bugün
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- mandalina7
- deve sidiği eksperliği4
- istanbul trafiği7
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı6
- kiraz cicegi kolonyasi41
- ismail kartal34
- sözlük yazarlarının saatleri5
- mal mıyım sorunsalı9
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- sözlük kızlarının kekleri5
- filistin kurtuluş örgütü ve terörü desteklemek6
- 2026 yazı4
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz4
- hüküm giymişim3
- usame bin ladin ve onun islamcı ütopyası7
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- sözlük kavgaları2
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- 0 0 712
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- youtubeda azer bülbül canlı diye arama yapan kız3
- türk töresinde zina edenin parçalara ayrılması6
- küt saçlı hatun8
- beşiktaş8
- sözlükte çok fazla kadın yazar olması2
- tütün eksperliği2
- takibe anında takip5
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- mesih gelseydi5
- mutsuzken çirkin olmak8
- friedrich hegel la bi cay icek15
- yazarların hayatlarında çıktığı en elit seviye3
- iskender10
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- kızılcık şerbeti dizisi4
- 11 eylül 2026 beşiktaş erzurumspor maçı4
- hinge2
- pazardan bir kilo muz alan erkek3
- azer bülbül'ün ümmeti olmak2
- yatamıyorum2
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- zina ne fuhuş ne sorunsalı3
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
mükemmel bir Necati Siyahkan şiiridir.
NATAŞA
1.
Nasıl ki
Bir ana ceylan
Vurulmuş yavrusuna
içten yanıyorsa
Ve nasıl ki
Teksas'lı bir kız
Almanya'da öleni
istanbul'da arıyorsa
işte öylesine..
Beyaz yeleli
Bir atın sırtında
Gece demeden
Gündüz demeden
Durmadan dinlenmeden
Koşarak
Azgın denizlerdeki
Kudurmuş dalgalar gibi
Coşarak
Kokladığın her çiçeği
Yaprak yaprak
Bastığın her adım toprağı
Parmak parmak
Dolaşarak
Bir gün ben de seni aramaya çıkacağım Nataşa!
Seni kaybettiğim dünyada
Bulmak istemiyorum
Geçtiğim yollardaki bütün aynaları
Ters kapattım
O her köşe başında
Tüm insanlardan sakladığım
Hatıralardan
Birer yıldız yaptım
Ve onları
Bilmediğim bir dünyanın
Göklerine astım
Tut ki
Yirmialtıncı asırda
Merih'te
Yahut
Otuzsekizinci asırda
Uranus'ta
Yahut
Zaman adlı çizginin
Bir x noktasında
O her köşe başından
Çekip çıkardığım
Ellerimle göklerine
Pençe pençe
Yıldızlara astığım
Dünyadayız.
Orada
Ne meyhane tezgahlarında
Mumlar gibi yanıp tutuşunların
Gönül yarası
Ne yalın ayak başı kabak
Sokakta dilenenlerin
Ekmek davası
Ve ne de
Kana susamış insanların
Ölüm kavgası..
Her köşe başında bir çeşme
Her çeşmeden
Oluk oluk akan sular
Ve suların başında
Hep bir ağızdan
ipek bir yumak sarar gibi
Türkü söyleyen kızlar..
Ne Neron
Ne Sezar
Ne Hitler
Ne Mussolini
Ne Hiroşima
Na-ta-şa......
Dokuz gezegenin
Onuncusu
Kardeş kavgasının
En sonuncusu
Öylesine bir dünya ki bu
Ne isa'nın oniki havarisi
Ne Muhammed'in dört halifesi
Çözemedi
Çözemedi
Bunun ne demek
Olduğunu..
2.
Tüm ışıkları söndürdüler
Birer birer
Tüm çeşmelere
Kilit vurdular
Güneşi hapsettiler
Ve seni
Yıldızların karanlığında
Yaşamaya
Tutsak ettiler.
Sen ki
Burjuva züppeleri nezdinde
Salonları süsleyen
Bir gül
Ve proleter sınıfından
Bir emekçisin
istesen
Senin için
Sönen mumlar birer birer
Yanabilir
Kilit vurulmuş çeşmeler
Gürül gürül
Akabilir
Akvaryumlu meyhanelerde
Zümrüt yeşili gözlerine
Şiirler okunur
Ve Adalar'da
Türküler yakılır
Altın saçlarına
Ben
Jandarma dipçiklerinin
Meydanlarında şaha kalktığı
Sokakları
Barut ve ölüm kokularının
Sardığı
Bir sonbahar akşamında
Üç kurşun sesiyle doğdum.
Senin için
Doktor-hastabakıcı
Ebe-hemşire
Yahut suyla ekmek
Ne ise
Benim için
Sehpa ve ölüm
Barut ve ateş
Yahut kavga
O'dur
Ve kavgasız geçen günlerimin neşesi yoktur.
Yasamızda
Akvaryumlu meyhanelerde
Zümrüt yeşili gözlerine
Türkü yakmak yok
Biz çoktan erittik
Yüreklerimizin çelik potasında
Sütün bacaklı kızların
Gözbebeklerini
Yasamızda
Kilit vurulmuş
Yasak kapıları
Kırmak yok
Açmak var
Suları
Gürül gürül
Akıtmak var
Ve tüm insanları
insanca yaşatmak var.
Yasamızda
Kan
Barut
Ateş
Ölüm
Yok
Olmayacak
Özgürlük ve kardeşlik var.
Ve düşün ki
Seni
Yıldızların karanlığında
Yaşamaya tutsak ettiler
Ve sen
Siyahın ne kadar siyah
Beyazın ne kadar beyaz
Olduğunu
Görmeden öleceksin
Oysa ki ben
Güneş aydınlığını gördüm
Güneşin hapsedildiği yeri biliyorum.
Hazır ol
Ordu ordu
Bölük bölük
Teker teker
Geliyorum.
Bu
Ne benim sana
Tepeden inme bir emrim
Ve ne de
Ayaklarına kapanıp ağladığım
Bir yalvarışımdır
Bu
Eğilmez başların
Bükülmez bileklerin
Yani tarihin
Durdurulmaz emridir.
Necati Siyahkan
NATAŞA
1.
Nasıl ki
Bir ana ceylan
Vurulmuş yavrusuna
içten yanıyorsa
Ve nasıl ki
Teksas'lı bir kız
Almanya'da öleni
istanbul'da arıyorsa
işte öylesine..
Beyaz yeleli
Bir atın sırtında
Gece demeden
Gündüz demeden
Durmadan dinlenmeden
Koşarak
Azgın denizlerdeki
Kudurmuş dalgalar gibi
Coşarak
Kokladığın her çiçeği
Yaprak yaprak
Bastığın her adım toprağı
Parmak parmak
Dolaşarak
Bir gün ben de seni aramaya çıkacağım Nataşa!
Seni kaybettiğim dünyada
Bulmak istemiyorum
Geçtiğim yollardaki bütün aynaları
Ters kapattım
O her köşe başında
Tüm insanlardan sakladığım
Hatıralardan
Birer yıldız yaptım
Ve onları
Bilmediğim bir dünyanın
Göklerine astım
Tut ki
Yirmialtıncı asırda
Merih'te
Yahut
Otuzsekizinci asırda
Uranus'ta
Yahut
Zaman adlı çizginin
Bir x noktasında
O her köşe başından
Çekip çıkardığım
Ellerimle göklerine
Pençe pençe
Yıldızlara astığım
Dünyadayız.
Orada
Ne meyhane tezgahlarında
Mumlar gibi yanıp tutuşunların
Gönül yarası
Ne yalın ayak başı kabak
Sokakta dilenenlerin
Ekmek davası
Ve ne de
Kana susamış insanların
Ölüm kavgası..
Her köşe başında bir çeşme
Her çeşmeden
Oluk oluk akan sular
Ve suların başında
Hep bir ağızdan
ipek bir yumak sarar gibi
Türkü söyleyen kızlar..
Ne Neron
Ne Sezar
Ne Hitler
Ne Mussolini
Ne Hiroşima
Na-ta-şa......
Dokuz gezegenin
Onuncusu
Kardeş kavgasının
En sonuncusu
Öylesine bir dünya ki bu
Ne isa'nın oniki havarisi
Ne Muhammed'in dört halifesi
Çözemedi
Çözemedi
Bunun ne demek
Olduğunu..
2.
Tüm ışıkları söndürdüler
Birer birer
Tüm çeşmelere
Kilit vurdular
Güneşi hapsettiler
Ve seni
Yıldızların karanlığında
Yaşamaya
Tutsak ettiler.
Sen ki
Burjuva züppeleri nezdinde
Salonları süsleyen
Bir gül
Ve proleter sınıfından
Bir emekçisin
istesen
Senin için
Sönen mumlar birer birer
Yanabilir
Kilit vurulmuş çeşmeler
Gürül gürül
Akabilir
Akvaryumlu meyhanelerde
Zümrüt yeşili gözlerine
Şiirler okunur
Ve Adalar'da
Türküler yakılır
Altın saçlarına
Ben
Jandarma dipçiklerinin
Meydanlarında şaha kalktığı
Sokakları
Barut ve ölüm kokularının
Sardığı
Bir sonbahar akşamında
Üç kurşun sesiyle doğdum.
Senin için
Doktor-hastabakıcı
Ebe-hemşire
Yahut suyla ekmek
Ne ise
Benim için
Sehpa ve ölüm
Barut ve ateş
Yahut kavga
O'dur
Ve kavgasız geçen günlerimin neşesi yoktur.
Yasamızda
Akvaryumlu meyhanelerde
Zümrüt yeşili gözlerine
Türkü yakmak yok
Biz çoktan erittik
Yüreklerimizin çelik potasında
Sütün bacaklı kızların
Gözbebeklerini
Yasamızda
Kilit vurulmuş
Yasak kapıları
Kırmak yok
Açmak var
Suları
Gürül gürül
Akıtmak var
Ve tüm insanları
insanca yaşatmak var.
Yasamızda
Kan
Barut
Ateş
Ölüm
Yok
Olmayacak
Özgürlük ve kardeşlik var.
Ve düşün ki
Seni
Yıldızların karanlığında
Yaşamaya tutsak ettiler
Ve sen
Siyahın ne kadar siyah
Beyazın ne kadar beyaz
Olduğunu
Görmeden öleceksin
Oysa ki ben
Güneş aydınlığını gördüm
Güneşin hapsedildiği yeri biliyorum.
Hazır ol
Ordu ordu
Bölük bölük
Teker teker
Geliyorum.
Bu
Ne benim sana
Tepeden inme bir emrim
Ve ne de
Ayaklarına kapanıp ağladığım
Bir yalvarışımdır
Bu
Eğilmez başların
Bükülmez bileklerin
Yani tarihin
Durdurulmaz emridir.
Necati Siyahkan
googleda ya da diğer sözlüklerde arama yapıldığında nazım'ın şiiri olduğu iddaa edilen necati siyahkan şiiridir.
bir zamanlar karadenizli sanatçımız erkan ocaklı'nın bu isimde bir şarkısı mevcuttu. maalesef ki internette bulunamadı. hatırladığımız kadarıyla paylaşalım.
rusyadan kızlar geldi doldi sahiller doldi
bekarlara ne ise evlilere ne oldi
e nataşa nataşa kodun beni ataşa
çıkardi bizi yoldan moskovali nataşa
çikardi bizi yoldan gavur kızi nataşa * *
rusyadan kızlar geldi doldi sahiller doldi
bekarlara ne ise evlilere ne oldi
e nataşa nataşa kodun beni ataşa
çıkardi bizi yoldan moskovali nataşa
çikardi bizi yoldan gavur kızi nataşa * *
ne olursa olsun içimi hoş eden rusya sogukluğu değilde antalya esintisi yaşatan bayan adıdır...
(bkz: Nataşa adında çirkin kız görmemek)
(bkz: Ayşeden fatmadan çirkin olması sorunsalı)
(bkz: keşke her yaygın isim adı altındaki kızlar bukadar güzel olsa)
(bkz: Nataşa adında çirkin kız görmemek)
(bkz: Ayşeden fatmadan çirkin olması sorunsalı)
(bkz: keşke her yaygın isim adı altındaki kızlar bukadar güzel olsa)
türklerin çoğuna göre fahişe anlamına gelen sözcük. ama bir bilseler o nataşalar fizikte, edebiyatta bize tur bindirmiş.
Rusya'da çok yaygin kullanilan bayan ismi. 'natalya'nin bir diğer şeklidir.
Latince 'natalis'-"akraba, yakin" demektir.
Latince 'natalis'-"akraba, yakin" demektir.
türkler ilk konuşmaya basladıklarında güzel kadınlardan bahsederken kendi aralarında şu şekilde konusurlarmış.
kutup kubilik : agabey seyir et ha yek karı vardır karsıda!
tuttu furitti : doğru valla . yahşi karıya seyir doyulmaz ha!
k.k : ne taş ha!
t.f : ne taş ha!
burda anlayacanız üzere 'ne taş ha' tepkisi şimdiki türkçeyle aynıdır. zaman içinde söylene söylene güzel bayanlara bu kelime nataşa'ya dönüşmüş. tabi günümüzde artık anlamı güzel kadınların dısına cıkmıştır.
efendime söyliim , tarihe baktığımızda şu husus da cok önemlidir;ruslar bir haclı seferi sırasında bu kelimeyi çok beğenip rus çarı'nın güzel mi güzel kızını birinci natasha adını vermişlerdir. boyle rusya natasha(nataşa) populer bir isim haline almış. aynı bizim ayşe gibi .
ne mutlu türküm diyene.
*
(bkz: natasha)
kutup kubilik : agabey seyir et ha yek karı vardır karsıda!
tuttu furitti : doğru valla . yahşi karıya seyir doyulmaz ha!
k.k : ne taş ha!
t.f : ne taş ha!
burda anlayacanız üzere 'ne taş ha' tepkisi şimdiki türkçeyle aynıdır. zaman içinde söylene söylene güzel bayanlara bu kelime nataşa'ya dönüşmüş. tabi günümüzde artık anlamı güzel kadınların dısına cıkmıştır.
efendime söyliim , tarihe baktığımızda şu husus da cok önemlidir;ruslar bir haclı seferi sırasında bu kelimeyi çok beğenip rus çarı'nın güzel mi güzel kızını birinci natasha adını vermişlerdir. boyle rusya natasha(nataşa) populer bir isim haline almış. aynı bizim ayşe gibi .
ne mutlu türküm diyene.
*
(bkz: natasha)
necati siyahkan'ı pişman eden insan türüdür.
kadınını fahişe olarak kabul eden toplumun slav kadınına bakışı.
"..sen ki
siyahın ne kadar siyah
beyazın ne kadar beyaz
olduğunu göremeden
öleceksin Nataşa." güzel şiirdir.
siyahın ne kadar siyah
beyazın ne kadar beyaz
olduğunu göremeden
öleceksin Nataşa." güzel şiirdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar