bugün
- kolonya şişesi görünce içme isteği gelmesi6
- her evde bulunan efes pilsen bardağı8
- yaz sıcağında ayakkabıya sakız yapışması4
- umursamaz insan2
- sözlük draması2
- kader adamım3
- bugün aradığım aşkı bulacağım gün2
- eski evini rüyada görmek2
- evde makarna yapmanın maliyeti4
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan3
- türklerin medeniyet kuramama nedeni9
- sözlükte tribünlere oynamak3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması18
- son 1 ayın en başarılı gammazları3
- deniz göktaş8
- yaşadığın şehrin turistik yerlerini gezmek2
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması3
- türklerin her ırkı türk sanması10
- roketsan tayfun blok 42
- muhittin böcek'in ifade vermesi2
- artemis2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle32
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- takip ediliyorum hissi2
- türklerin mal olduğunun ispatı2
- sözlüğün aptal kaynaması13
- velvet43
- 2026 dünya kupası38
- futbol32
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı12
- herkesle iyi anlaşan insan18
- kürtlüğüyle kavgalı olan pandela7
- kürtlerin iyi olduğu konular5
- eşcinsel2
- aselsan5
- falıma bakmak isteyen var mı28
- pandela7
- türklerin 2kg avrupalıların 200gr sabun tüketmesi6
- parcalandim toparlanamiyorum5
- akrep burcu kadını ile uyumlu burçlar4
- üstteki yazarın mesleğini tahmin etme7
- 19 yaşında kızla yatmak15
- herzevekil ile revani yemek5
- lgbt onur yürüyüşü4
- anın görüntüsü25
- göbeksiz erkek5
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- erkeklerin boy tahmini yapması5
bıraktığın yerde kalmayandır. başkası almıştır.
Elindekilerle yetinebilen ne istediğini bilen insanda. Bunu en iyi Adı Aylin kitabını okuduğumda anladım.Kitap, bir kadının sahip olabileceği her şeye sahip ama bir türlü memnun olamayan sürekli mutluluğu arayan bir kadının hayatını anlatan biyografik bir romandır.
Oralarda bi yerde.
Mutluluğun formülü çok açık, bir sen bir ben bir de bebek. Erkeklere sesleniyorum bu mısralarda.
hiç benim olmayan ve olmayacak yarin gözlerinde benim için...
kaf dağının arkasında, kaf dağı nerede?
insanın kendi içindedir. herhangi kimse ya da herhangi bir şeyde değildir.
küçüktüm anadolu lisesini kazanınca çok mutlu olurum sandım olmadı. üniversiteyi kazanınca bu defa tamam dedim olmadı. bitirirsem tamam dedim olmadı. atanayım on numara olacak dedim olmadı. ulan bir arabam olsa dedim aldım üç günde rutine bindi herşey gene olmadı. ha mutsuz muyum? çok şükür değilim. ama bu monotonluk maratonu beni bitirecek. soruyorum şimdi ey mutluluk nerdesin? benimle niye hiç hemhal değilsin?
Mutlu olmak istedikten sonra mutluluk her yerdedir ama mutlu olmayı istemeyen bireyler için mutluluk bir hiçtir. Onu aramak bulmak için çabalamak bile saçmadır ve gereksizdir. Tabii şimdi bu boş muhabbetleri geçelim ve Bigbadtrip olarak asıl konuya gelelim; sahte mutluluk diye bi olay var hacı. Atıyorsun, içiyorsun, çekiyorsun falan işte sonra bilinmez diyarlara doğru bir yolculuğa çıkıyorsun eğer şanslıyan geri dönebiliyorsun. Öyle işte yani; hayat kısa mutlu olmayı bilmek lazım. Sonuçta bir kere geliyoruz dünyaya.
(bkz: all izz well)
çok yakınımızda olmasına rağmen hep bizden uzakta olduğunu sanırız. yada hiç sahip olamayacağımızı.
çıktığın son sevgilinin alıp götürdüğü yerdedir bütün hayallerini, mutluluğunu alıp götürür ve hayatını sikip siktir olur gider.
edit:inşallah açıklayıcı olmuştur.
edit:inşallah açıklayıcı olmuştur.
bazen sadece o'nun iki dudağının arasındadır..
hatta çoğu zaman lan. ne bazeni..
hatta çoğu zaman lan. ne bazeni..
deniz kıyısında, yada yeşillik sakin bir alanda, kötülüklerden ve sahteliklerden uzak bir yerde sevdiğinle olmaktır.
şehir hayatından uzakta; bir ormanın içerisinde, kuş sesleri ile mest olurken yanaklara değen rüzgardadır.
bazen mutluluğu farklı yerlerde aramak gerekir.
bazen mutluluğu farklı yerlerde aramak gerekir.
(bkz: içimizde)
kapağın altında.
nereye koyduysan oradadir.
kiminde para pulda, kiminde cennet de, kiminde aşk ta. mutluyuz biz mutluyuz biz.
(bkz: mutluluğun gereksiz olması)
istediğin üniversitenin çimlerinde.
düdüt: ahaha yalan o çimler diyeyim ben sana , yoh öyle bişey.
düdüt: ahaha yalan o çimler diyeyim ben sana , yoh öyle bişey.
"O" nun olduğu her yerde.
Vakti zamanın birinde, sizler gibi, bu soruları soran bir delikanlının hikâyesi bu....
Yalnız başına, yokluk içinde yaşayan bir delikanlı varmış. Zenginliğin ve mutluluğun sırrını merak eder, hep düşünürmüş. Yine bir gün böyle düşünürken, birden küçüklüğünde, anneannesinin ona söylediği bir şeyi hatırlayıvermiş.
Anneannesi dermiş ki:"Oğlum bizim falanca yerde bir köyümüz var, köyde bir evimiz var, evimizin bir bahçesi var, bahçede bir ağaç var, ağacın altını kazarsan bir şişe bulacaksın, şişenin içinde de her şeyi bilen bir cin var, ona ne istiyorsan sorarsın, o da cevaplar."
Delikanlı bunu hatırlayınca birden irkilir. Hemen evden fırlar ve yola koyulur. Uzunca bir süre gittikten sonra, yüksek bir dağın tepesinde açlıktan ölmek üzere olan bir kurtla karşılaşır. Kurt titreyerek sorar: "Nereye gidiyorsun?" delikanlı hikâyesini anlatır. Kurt der ki: "lütfen benim durumumu da sor, açlıktan ölmemek için ne yapmalıymışım?"
"Tamam" der delikanlı ve yola devam eder, epey gittikten sonra çok susar ve bir evin kapısını çalar. Kapıyı genç ve güzel bir kız açar, delikanlıya suyunu getirdikten sonra nereye gittiğini sorar. Delikanlı ona da hikâyesini anlatır. Köyü, evi, ağacı, şişeyi ve cini. Genç kız der ki "Annem, babam öldükten sonra yalnız kaldım, param, topraklarım, her şeyim var ama mutsuzum. Lütfen cine benim durumu da sorar mısın?"
"Tamam" der delikanlı ve yola devam eder, epey gittikten sonra bu defa bir vadiye gelir ve dinlenmek için bir ağacın altına oturur. Ağaç sorar "Nereye gidiyorsun?" Delikanlı ona da hikâyesini anlatır. Köyü, evi, ağacı, şişeyi ve cini. Ağaç der ki: "Lütfen benim durumumu da sor, şu vadideki bütün ağaçların yaprakları yemyeşil, hepsinin meyveleri var, benim dallarım ve yapraklarım çok cılız, hiç meyvem yok. Ben de gölgemde çocuklar oynasın, insanlar meyvelerimi yesin istiyorum, benim ne yapmam gerekiyor?"
"Tamam" der delikanlı ve yola devam eder, epey gittikten sonra nihayet köyünü bulur, evi bulur, bahçeye çıkar ağacı bulur, ağacın altını kazar şişeyi bulur, şişeyi açar cini bulur ve hikâyesini anlatır, sorusunu sorar. Bu arada kurdun, genç kızın ve ağacın durumlarını da sorar.
Cin delikanlıya der ki: "şimdi doğruca aynı yoldan evine git, zenginliğin ve mutluluğun sırrını bulacaksın."
Ve delikanlı şişeyi yine toprağa gömer, hemen yola koyulur. Önce ağacın altına gelir. Ağaç sorar"Buldun mu, buldun mu, sordun mu sordun mu?"
Delikanlı "evet" der "Senin köklerinin altında büyük bir hazine sandığı varmış, köklerin yer altı sularına erişemediği için dalların ve yaprakların zayıf kalıyormuş. Hemen birini bulup kazdırmalı ve sandığı oradan çıkarttırmalıymışsın." Ağaç atılır "hemen kaz o zaman!"
"Yoo olmaz!" der delikanlı, "Benim hemen eve gitmem gerekiyor, zenginliğin ve mutluluğun sırrı evde"
Delikanlı yola koyulur. Bu defa genç kızın evine gelir. Kız koşarak kapıyı açar, sorar "Buldun mu, buldun mu, sordun mu sordun mu?"
Delikanlı "evet" der. "Senin kafana göre bir delikanlı bulup evlenmen gerekiyormuş, çok mutlu olacakmışsın." Genç kız atılır "Haydi gel evlenelim o zaman".
"Yoo olmaz!" der delikanlı, "Benim hemen eve gitmem gerekiyor, zenginliğin ve mutluluğun sırrı evde"
Yine yola koyulur. Bu defa kurdun yanına gelir. Kurt sorar: "Buldun mu, buldun mu, sordun mu sordun mu?"
Delikanlı:"Evet" der. "Cevabı pek anlamadım ama senin hemen bir aptal bulup yemen gerekiyormuş"
Kurt atılır "Merak Etme sen, ben anladım"
mutluluk hayata bakış şeklimizde, düşünce yapımızda sanırım bu hikayeye göre.
kurda kuşa yem olmadan mutluluğu bulmanız dileğiyle...
Yalnız başına, yokluk içinde yaşayan bir delikanlı varmış. Zenginliğin ve mutluluğun sırrını merak eder, hep düşünürmüş. Yine bir gün böyle düşünürken, birden küçüklüğünde, anneannesinin ona söylediği bir şeyi hatırlayıvermiş.
Anneannesi dermiş ki:"Oğlum bizim falanca yerde bir köyümüz var, köyde bir evimiz var, evimizin bir bahçesi var, bahçede bir ağaç var, ağacın altını kazarsan bir şişe bulacaksın, şişenin içinde de her şeyi bilen bir cin var, ona ne istiyorsan sorarsın, o da cevaplar."
Delikanlı bunu hatırlayınca birden irkilir. Hemen evden fırlar ve yola koyulur. Uzunca bir süre gittikten sonra, yüksek bir dağın tepesinde açlıktan ölmek üzere olan bir kurtla karşılaşır. Kurt titreyerek sorar: "Nereye gidiyorsun?" delikanlı hikâyesini anlatır. Kurt der ki: "lütfen benim durumumu da sor, açlıktan ölmemek için ne yapmalıymışım?"
"Tamam" der delikanlı ve yola devam eder, epey gittikten sonra çok susar ve bir evin kapısını çalar. Kapıyı genç ve güzel bir kız açar, delikanlıya suyunu getirdikten sonra nereye gittiğini sorar. Delikanlı ona da hikâyesini anlatır. Köyü, evi, ağacı, şişeyi ve cini. Genç kız der ki "Annem, babam öldükten sonra yalnız kaldım, param, topraklarım, her şeyim var ama mutsuzum. Lütfen cine benim durumu da sorar mısın?"
"Tamam" der delikanlı ve yola devam eder, epey gittikten sonra bu defa bir vadiye gelir ve dinlenmek için bir ağacın altına oturur. Ağaç sorar "Nereye gidiyorsun?" Delikanlı ona da hikâyesini anlatır. Köyü, evi, ağacı, şişeyi ve cini. Ağaç der ki: "Lütfen benim durumumu da sor, şu vadideki bütün ağaçların yaprakları yemyeşil, hepsinin meyveleri var, benim dallarım ve yapraklarım çok cılız, hiç meyvem yok. Ben de gölgemde çocuklar oynasın, insanlar meyvelerimi yesin istiyorum, benim ne yapmam gerekiyor?"
"Tamam" der delikanlı ve yola devam eder, epey gittikten sonra nihayet köyünü bulur, evi bulur, bahçeye çıkar ağacı bulur, ağacın altını kazar şişeyi bulur, şişeyi açar cini bulur ve hikâyesini anlatır, sorusunu sorar. Bu arada kurdun, genç kızın ve ağacın durumlarını da sorar.
Cin delikanlıya der ki: "şimdi doğruca aynı yoldan evine git, zenginliğin ve mutluluğun sırrını bulacaksın."
Ve delikanlı şişeyi yine toprağa gömer, hemen yola koyulur. Önce ağacın altına gelir. Ağaç sorar"Buldun mu, buldun mu, sordun mu sordun mu?"
Delikanlı "evet" der "Senin köklerinin altında büyük bir hazine sandığı varmış, köklerin yer altı sularına erişemediği için dalların ve yaprakların zayıf kalıyormuş. Hemen birini bulup kazdırmalı ve sandığı oradan çıkarttırmalıymışsın." Ağaç atılır "hemen kaz o zaman!"
"Yoo olmaz!" der delikanlı, "Benim hemen eve gitmem gerekiyor, zenginliğin ve mutluluğun sırrı evde"
Delikanlı yola koyulur. Bu defa genç kızın evine gelir. Kız koşarak kapıyı açar, sorar "Buldun mu, buldun mu, sordun mu sordun mu?"
Delikanlı "evet" der. "Senin kafana göre bir delikanlı bulup evlenmen gerekiyormuş, çok mutlu olacakmışsın." Genç kız atılır "Haydi gel evlenelim o zaman".
"Yoo olmaz!" der delikanlı, "Benim hemen eve gitmem gerekiyor, zenginliğin ve mutluluğun sırrı evde"
Yine yola koyulur. Bu defa kurdun yanına gelir. Kurt sorar: "Buldun mu, buldun mu, sordun mu sordun mu?"
Delikanlı:"Evet" der. "Cevabı pek anlamadım ama senin hemen bir aptal bulup yemen gerekiyormuş"
Kurt atılır "Merak Etme sen, ben anladım"
mutluluk hayata bakış şeklimizde, düşünce yapımızda sanırım bu hikayeye göre.
kurda kuşa yem olmadan mutluluğu bulmanız dileğiyle...
(bkz: kadınların şiddet görmediği yerde)
günün anlam ve önemine uygun olarak kadınlarımızın mutlu olması için şiddetten uzak olmalarını diliyorum.
günün anlam ve önemine uygun olarak kadınlarımızın mutlu olması için şiddetten uzak olmalarını diliyorum.
(bkz: mutluluğun saklı olduğu yer)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar