1. 1.
    Kedek Köyü civarında yaşayan bir ağa ve ağanın koyunlarını gütmek için yanına aldığı Munzur isminde bir çoban varmış.

    Munzur'un ağası hacca gitmis. Ağa hacda iken, Munzur bir gün ağanın hanımının yanına gelir ve;

    - Hatun, ağamın canı sıcak helva ister. Helvayı yaparsan, ben kendisine götürürüm der.

    Ağanın hanımı önce şaşırır, sonra herhalde zavallıçobanın canı sıcak helva istiyor, doğrudan söylemeye dili varmıyor, utanıyor, agasını da bahane ediyor. Kendisine bir helva yapayım da yesin der. Helvayı pişirir, bir bohçanın içine bağlar ve Munzur'a:

    -Al evladım götür der.

    O sırada ağa hacda namaz kılmaktadır. Namaz sırasında sağa selam verirken, bir de bakar ki sağ yanında, elinde bir bohça ile Munzur dikilmiş duruyor. Namazını bitirip Munzur'a:

    -Hos geldin evladım, burada ne arıyorsun? Nedir o elindeki? der.

    Munzur da:

    -Ağam canın sıcak helva istemişti, onu sana getirdim der.

    Elindeki bohçayı ağasına uzatır. Ağası bohçayı açar ve bakar ki içinde sıcacık helva duruyor.Hayretler içinde Munzur'a bir şeyler söylemek için başını çevirdiğinde, bir de bakar ki Munzur yanında yok.

    Hac vazifesini tamamlayıp köyüne döndüğünde, komşuları ellerinde hediyeler ile ağayı karşılamaya giderler.Munzur'da, götürecek başka hediyesi olmadığından, bir çanağın içerisine koyunlarından bir miktar süt sağar ve bununla ağasını karşılamaya gider. Ağa Munzur'u görünce yanındakilere:

    -Asıl hacı Munzur'dur. Öpülecek el varsa Munzur'un elidir. Önce ben öpeceğim der ve Munzur'a koşar.

    Munzur bu konuşmaları duyduğunda:

    -Aman ağam Allah aşkına. Böyle bir şey olmaz. Ben yıllarca senin ekmeğinle, aşınla büyüdüm. Sen nasıl benim elimi öpersin. Ben sana elimi öptürmem, der ve kaçmaya başlar.

    Munzur önde, ağa ve yanındakiler arkasında bir kovalamaca başlar.

    Simdiki Munzur ırmağının kaznağının olduğu yere geldikleri zaman Munzur'un elindeki süt dolu çanak dökülür ve sütün döküldüğü yerde, süt gibi bembeyaz su fışkırır. Bundan sonra Munzur kırk adım daha atar. Attığı her adımda, bir kaynak fışkırır. Ve fışkıran bu sulardan bir ırmak meydana gelir. Munzur'un arkasından koşanlar bu ırmaktan öteye geçemezler. Munzur'da bu dağlarda kaybolur gider.
    Not:bu efsanenin en çok bilinen ve anlatılan varyantıdır.Çok daha farklı varyantları halk arasında dilden dile dolaşmaktadır.
    5 -2 ... diyonsos
  2. 2.
    dünyanın en büyük milli parklarından olan munzur bugün 8 baraj projesiyle yok edilmeye çalışılmaktadır.tarihi dokusu ve doğal zenginlikleriyle ve büyük efsanesiyle gönüllerde bambaşka bi yeri olan ve kutsal sayılan yer.
    1 ... torut
  3. 3.
    Rüzgarla enerji üretmek yerine, ömrü maksimum 50 sene olan bir baraj projesi çizilir munzura. Üstelik bu enerji türkiye'nin sadece %0.7 lik enerji dilimini oluşturacaktır.
    1 -1 ... leserpentnoir
  4. 4.
    "munzur baba efsanesi"
    gözelerin girişindeki tabelada anlatılan hali.

    "bu, Tunceli'nin ovacık ilçesine bağlı ziyeret köyü civarında yaşayan bir ağa ile munzur isminde bir çobanın hikayesidir.
    Munzur'un ağası hac zamanı hacca'a gitmiş. Ağa hac'da iken munzur bir gün ağanın hanımının yanına gelir ve:
    - hatun, ağanın canı sıcak helva ister, helva yapta götüreyim der.
    ağanın hanımı önce şaşırır sonra "herhalde çobanın canı helva yemek istiyor, kendisine helva yapayım da yesin" diyerek helvayı pişirir ve bir bohçanın içinde munzur'a verir.
    munzur göz açıp kapayıncaya kadar helvayı ağaya götürür.
    ağa hac'da munzur'u karşısında görünce şaşırır. munzur:
    "ağam canın sıcak helva çekmişti. sana helva getirdim" der ve elindeki bohçayı verir.
    ağa bohçayı açar, sıcak helvayı görünce şaşırır. munzur'a bir şey söylemek ister ancak munzur orada değildir.
    hac'dan köyüne dönen ağayı köylüler topluca karşılamaya giderler. munzur'da elindeki süt dolu bakraçla köylülerin arkasında yürümeya başlar. herkes ağaya yaklaşıp elini öpmek ister.
    ağa munzur'u göstererek:
    "asıl eli öpülecek kişi munzur'dur" der ve halk ile birlikte munzur'a doğru koşar. bunu gören munzur panik içinde dağlara doğru kaçmaya başlar. bu koşma sırasında munzur'un elindeki bakraçtaki süt etrafa dökülür ve döküldüğü her yerde süt gibi beyaz sular fışkırır. munzur da kayalarda kaybolup gider.
    işte suların fışkırdığı bu yerler munzur suyu'nun doğduğu gözelerdir."
    -1 ... sahaf