bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- aleksey batrakov25
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- okan buruk3
- nükleer bomba4
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- hayvan düşmanı2
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- yagmurcu çık açıkla10
- the elder scrolls vi3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- dedenize sahip çıkar mısınız5
- son talika2
- atatürk düşmanı5
- futbol14
- sözlük dedeleri6
- durkheimın intihar teorisi6
- değişik meslekler2
- türkiye10
- kablosuz mouse13
- uefa şampiyonlar ligi4
- vfb stuttgart2
- galatasaray3
- arap götü9
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı2
- cevheri güven4
- istanbul13
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- öylesine bir şeyler yaz4
- iskilipli atıf hoca20
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- melis babadağ'ın ayakları2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- arda güler'in ankara da doğması2
- ormanda orman kebabı yemek2
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- belözoğlu'nun fenerbahçe teknik direktörü olması2
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- susualsuspects4
- yazarların akşama dair planları7
- kale3112 tarzı entry girmek8
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- sözlük kürdü55
- fenerbahçe11
Duaları kabul eden; istekleri yerine getiren, sıkıntıları gideren; bunları yalvarmadan bile lütuf ve keremiyle veren. Mutlak ve hakiki Vasi; ilmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş ve sonsuz olan.
Mücîb : Duaları kabul eden
Al-Mujib : The Responder to Prayer who grants the wishes who appeal to it.
Cenab-ı Hak buyuruyor.
"Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar." (1)
* Dua kulluk makamlarının en önemlisidir.
* Duadan maksat bildirmek değil, kulluk göstermek; tevazu ve alçak gönüllülük arz ederek müracaatta bulunmaktır. Maksat bu olunca, kaza ve kaderine rıza ile beraber Allah'a dua etmek, insanlık hissesini tercih değil; Allah'ın kudretine her şeyden fazla saygı duymaktır. Bu da en büyük makamdır. Bu da en büyük makamdır.
* istenenin açıkça ifade edilmesi, duanın zaruretlerinden değildir. Zaman olur ki edep ve yerini bilen huzur ehli için hâl, sözden daha edepli olur. "Ey Rabbim huzurundayım, hâlim sana malum." demek, söyleyenin makamına, kalbinin doğruluk ve ihlas derecesine göre, en belağatlı dualardan daha belağatlı olur.
* Dua hakkında naklî deliller o kadar çoktur ki, bunları ancak kâfirler inkar edebilirler.
"Bana dua ediniz ki size icabet edeyim." (Ğâfir, 40/60),
"Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua ediniz." (A'râf, 7/55),
"Yoksa sıkıntıya düşen kimseye, kendisine dua ettiği zaman icabet eden mi?" (Neml, 27/62),
"De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne kıymet verir?" (Furkan, 25/77),
"Hiç olmazsa böyle şiddetimiz geldiği zaman bari yalvarsaydılar. Fakat onların kalbleri katılaşmıştır." (En'âm, 6/43) gibi nice âyetler vardır.
Bunların sonuncusu gösteriyor ki Allah, dua edip istemeyenlere gazab eder.
* Dua eden kimsenin gönlü, Allah'tan başkasıyla meşgul olduğu müddetçe gerçekten dua etmiş olmaz. Allah'tan başka şeylerin hepsinden uzak olduğu vakit de Hakk'ın birliğinin marifetine dalar. Bu makamda kaldıkça kendi hakkını düşünme ve insanlık nasibini talepten kaçınır, bütün vasıtalar kaldırılır ve o zaman Allah'ın yakınlığı hasıl olur. Çünkü kul, kendi arzusuna yönelik olduğu sürece Allah'a yaklaşamaz, o arzu engelleyici bir vasıta olur. Bu, kaldırıldığı zaman ise: "Ben işimi Allah'a bırakıyorum. Şüphesiz ki Allah kullarını görür." (Ğâfir, 40/44) âyetindeki havale, tam bir samimiyetle ortaya çıkmış bulunur. Göz, Hakk'ın gözü olarak görür; kulak, Hakk'ın kulağı olarak işitir; kalb Hakk'ın aynası olarak bilir, duyar, ister. O zaman milyonlarca sebeplerin, asırlarca zamanların yapamadığı şeyler, Allah'ın dilemesi hükmüyle, "ol" demekle oluverir.
*
işte Cenab-ı Allah bu konudaki bütün şüpheleri defetmek ve kullarını irşad için duanın önemine işaret ederek oruç emrinden sonra Peygamberine buyuruyor ki: Kullarım sana benden sorarlarsa ben yakınım, bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına cevap veririm. Öyle ise onlar da benim emirlerime candan icabet edip, tutunsunlar ve bana inansınlar... doğruca arzularına kavuşabilsinler."
* Müslüman daima Allah'a muhtaç olduğunun bilincinde olmalı ve yalnız O'na güvenip dayanmalıdır. O'nun duaları işittiğini, başına gelen bela ve musibetleri bildiğini, sıkıntı ve zorluklardan haberdar olduğunu unutmamamlı ve ümitsizliğe kapılmamalıdır. Dua yaptığı ve talepte bulunduğu istekler, kendisini Allah'a yaklaştıracak istekler olmalıdır. (4)
* ihlasla "Yâ Mücib" diye bir müslüman bu isme devam etse, insanlar tarafından sevilir, duası kabul olur. (4)
* 55 defa okuyanın meşru duaları kabul olunur. (Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Bakara, 186
2) Elmalı Tefsiri, Bakara 186
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Yüce Allah' (c.c)ın Güzel isimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, istanbul Dağıtım A.Ş. 2002
5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
6) Islam City
Al-Mujib : The Responder to Prayer who grants the wishes who appeal to it.
Cenab-ı Hak buyuruyor.
"Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar." (1)
* Dua kulluk makamlarının en önemlisidir.
* Duadan maksat bildirmek değil, kulluk göstermek; tevazu ve alçak gönüllülük arz ederek müracaatta bulunmaktır. Maksat bu olunca, kaza ve kaderine rıza ile beraber Allah'a dua etmek, insanlık hissesini tercih değil; Allah'ın kudretine her şeyden fazla saygı duymaktır. Bu da en büyük makamdır. Bu da en büyük makamdır.
* istenenin açıkça ifade edilmesi, duanın zaruretlerinden değildir. Zaman olur ki edep ve yerini bilen huzur ehli için hâl, sözden daha edepli olur. "Ey Rabbim huzurundayım, hâlim sana malum." demek, söyleyenin makamına, kalbinin doğruluk ve ihlas derecesine göre, en belağatlı dualardan daha belağatlı olur.
* Dua hakkında naklî deliller o kadar çoktur ki, bunları ancak kâfirler inkar edebilirler.
"Bana dua ediniz ki size icabet edeyim." (Ğâfir, 40/60),
"Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua ediniz." (A'râf, 7/55),
"Yoksa sıkıntıya düşen kimseye, kendisine dua ettiği zaman icabet eden mi?" (Neml, 27/62),
"De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne kıymet verir?" (Furkan, 25/77),
"Hiç olmazsa böyle şiddetimiz geldiği zaman bari yalvarsaydılar. Fakat onların kalbleri katılaşmıştır." (En'âm, 6/43) gibi nice âyetler vardır.
Bunların sonuncusu gösteriyor ki Allah, dua edip istemeyenlere gazab eder.
* Dua eden kimsenin gönlü, Allah'tan başkasıyla meşgul olduğu müddetçe gerçekten dua etmiş olmaz. Allah'tan başka şeylerin hepsinden uzak olduğu vakit de Hakk'ın birliğinin marifetine dalar. Bu makamda kaldıkça kendi hakkını düşünme ve insanlık nasibini talepten kaçınır, bütün vasıtalar kaldırılır ve o zaman Allah'ın yakınlığı hasıl olur. Çünkü kul, kendi arzusuna yönelik olduğu sürece Allah'a yaklaşamaz, o arzu engelleyici bir vasıta olur. Bu, kaldırıldığı zaman ise: "Ben işimi Allah'a bırakıyorum. Şüphesiz ki Allah kullarını görür." (Ğâfir, 40/44) âyetindeki havale, tam bir samimiyetle ortaya çıkmış bulunur. Göz, Hakk'ın gözü olarak görür; kulak, Hakk'ın kulağı olarak işitir; kalb Hakk'ın aynası olarak bilir, duyar, ister. O zaman milyonlarca sebeplerin, asırlarca zamanların yapamadığı şeyler, Allah'ın dilemesi hükmüyle, "ol" demekle oluverir.
*
işte Cenab-ı Allah bu konudaki bütün şüpheleri defetmek ve kullarını irşad için duanın önemine işaret ederek oruç emrinden sonra Peygamberine buyuruyor ki: Kullarım sana benden sorarlarsa ben yakınım, bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına cevap veririm. Öyle ise onlar da benim emirlerime candan icabet edip, tutunsunlar ve bana inansınlar... doğruca arzularına kavuşabilsinler."
* Müslüman daima Allah'a muhtaç olduğunun bilincinde olmalı ve yalnız O'na güvenip dayanmalıdır. O'nun duaları işittiğini, başına gelen bela ve musibetleri bildiğini, sıkıntı ve zorluklardan haberdar olduğunu unutmamamlı ve ümitsizliğe kapılmamalıdır. Dua yaptığı ve talepte bulunduğu istekler, kendisini Allah'a yaklaştıracak istekler olmalıdır. (4)
* ihlasla "Yâ Mücib" diye bir müslüman bu isme devam etse, insanlar tarafından sevilir, duası kabul olur. (4)
* 55 defa okuyanın meşru duaları kabul olunur. (Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Bakara, 186
2) Elmalı Tefsiri, Bakara 186
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Yüce Allah' (c.c)ın Güzel isimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, istanbul Dağıtım A.Ş. 2002
5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
6) Islam City
duaları kabul eden, yardıma koşan.
allahın isimlerinden birisi.
allahın isimlerinden birisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar