bugün

songs of moors and misty fields albümünden iç acıtan empyrium şarkılarından biri.

meagre trees in the shrouds,
as olde as the stones....
mourners of abandonåd love,
fornever their woes shall grow silent.

o how many times may the moon has shone -
reflected in these black lakes?
should it be that we can hear,
the woes of those who ceased their lifes?

o so old they are...
they bare the neverending grief...
age-old miserability
ancient bitter beauty

lost is the hope of those,
who walk the moors with pain in heart.
and all joy it sinks,
burried deep, forever presumed dead.

o so old they are...
they bare the neverending grief...
age - old miserability,
a bitter beauty thrilling me
her ne kadar dinleyenler tarafından sert olarak nitelendirilse de, empyrium'un yüreğe işleyen en yumuşak, insanı en altüst eden şarkısı.*
(bkz: the light at the end of the world)*
bu nasıl bir şarkıdır, o nasıl bir vokaldir, o nasıl bir içtenliktir. tam anlamıyla muhteşem bir şarkı.
işte bir ruh üşümesine tanıklık yaratan şarkı daha. melankolinin hat safhada olduğu bir parça.

gözlerimden döküm döküm dökülen yaşların sebeplisi...
şarkının girişiyle ne derece güçlü etki yapacağı anlaşılan empyrium güzelliğidir.
gözlerimdeki yaşların sebebi..o nasıl gitar riffleridir ya..of.
Kefenler içindeki bereketsiz ağaçlar
Taşlar kadar eski..
Terkedilmiş aşklara yas tutanlar
Hüzünleri daima sesssizliği büyütüyor

Ay kaç kez parlayabildi-
Bu kara göller üzerinde yansıdı
Şu olmalı mı ki,hayatlarına son verenlerin
Hüzünlerini duyabilelim

Oo,ne kadar yaşlılar..
Bitmeyen hüzünlerini açığa çıkarıyorlar
Yaşlanmış perişanlık
Eski acı güzellik

Şunların..kalplerindeki acıyla
Çalılıklarda yürüyenlerin ümitleri,kayıp
ve bütün neşe gitmiş,
Derine gömülmüş,sonsuza dek öldüğü düşünülmüş

Oo,ne kadar yaşlılar..
Bitmeyen hüzünlerini açığa çıkarıyorlar
Yaşlanmış perişanlık
Beni ürküten acı bir güzellik
acılı anlarda gelir bu şarkı. duyunca gözler kapanır. her yer daha da siyah olur. dıştan normal biri, içten fırtına koparan kişi olursunuz. dalarsınız hayallere. binlerce kapı olur hayallerde. çıkmak istersiniz. çaresiz olursunuz bu bilinmezliğin içinde.
Empyrium'un songs of moors and misty fields albümündeki can yakan şarkı.

Çeviri,
Kefenler içindeki bereketsiz ağaçlar
Taşlar kadar eski..
Terkedilmiş aşklara yas tutanlar
Hüzünleri daima sesssizliği büyütüyor

Ay kaç kez parlayabildi
Bu kara göller üzerinde yansıdı
Şu olmalı mı ki, hayatlarına son verenlerin
Hüzünlerini duyabilelim

Oo, ne kadar yaşlılar..
Bitmeyen hüzünlerini açığa çıkarıyorlar
Yaşlanmış perişanlık
Eski acı güzellik

Şunların.. kalplerindeki acıyla
Çalılıklarda yürüyenlerin ümitleri, kayıp
ve bütün neşe gitmiş,
Derine gömülmüş, sonsuza dek öldüğü düşünülmüş

Oo, ne kadar yaşlılar..
Bitmeyen hüzünlerini açığa çıkarıyorlar
Yaşlanmış perişanlık
Beni ürküten acı bir güzellik
© copyright 2005 - 2026