bugün
- simko316
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü9
- iyi parti13
- çerçeve yasa35
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- claudian clouds17
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler30
- amedspor14
- aleksey batrakov8
- flört uygulamalarının yalan dolan olması2
- alttaki yazara motto ver16
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi6
- aslan gibi adam11
- nervio çaylak olmadı kalbimizde yaşıyor2
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- azize sibel gönül2
- kendini değersizleştiren insan8
- amedsporun türkiye ligi nde lider olması3
- içimizdeki canavar4
- halk cafe2
- hoppili gillini ve sincan bebeleri2
- özgür özel'in ne mutlu türküm diyene diyememesi3
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı14
- sihirli annem taci'ye yapılan haksızlık3
- bebek katili öcalan11
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- 1 50 boyundaki kızın ego sahibi olması2
- adana kebaba limon sıkmak2
- osuruktan şiirler22
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor4
- 16 ağustos 2026 türksat 4a frekans değişikliği4
- 20262
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak4
- seri gizli artı oy veren melek9
- porno entelektüelliği8
- ülkü ocaklarına gidip apoya küfür etmek3
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri3
- 17 ağustos 20262
- bir kadın için ağlayan erkek3
- hayatın kuralları14
- ortopedi poliklinik önü2
- uludağ sözlüğün havasının temiz olması3
- menzil tarikatı'na operasyon2
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar3
- murat soner2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- zorunlu eğitim zulmü3
- mansur yavaş3
- yaprak dökümü ali rıza bey in felç geçirmesi2
- bu havada gidilmez3
tevfik fikret ve mehmet akif arasındaki ayar alışverişinin ürünü lakap. şiiri de vardır ve aynen şöyledir:
paraya hiç dayanmayan bir şairmişim
zangoçluk edermişim protestanlara gider
size edebî saygılarımı sunarım efendim
yani yıldızlı bir kürsünün üstadına
bilgin şairine yani islâm dininin
molla sırat hazretlerine yani
lütfen bize ne güzel
zangoçluğu yakıştırıvermişler
ama aldanmış olmayasın sakın üstadım
müslüman oğluyum ne de olsa
sen o güzel dini anlatma bana
o dinden senin kadar ben de anlarım
ben de okudum o tanrı kitabını
yüreğe doğan o sözleri ben de dinledim
ben de dolaştım sizin gibi cami cami
tanrı önünde ben de oldum iki kat
açılırdı hayâlimde cennet yolu
dolardı yüreğime cehennem korkusu
ulu tuba'ya ben de tırmandım
ben de çıktım melekler katına
ezanı duydum mu bayılırdım
nasıl koşardım o 'tanrı' sesine!
ben de tespih çektim, dua ettim
ben de namaz kıldım, oruç tuttum,
hepsini yaptım, halt ettim!
çünkü ne dendiyse inanmıştım
kanmıştım senin kandıklarına
bağlanmıştım körü körüne
canımı adamıştım dinime canımı.
tanrıyı da sevmiştim peygamberi de.
ama onlar bu gün çok uzaklarda
anladım ben asıl gerçek nerde
anladım hanya'yı konya'yı
bizi hakka götüren yol başka
senin şu saydıkların var ya hani
şu şaşılacak şeyler hani doğaüstü
onlar hep masal hep kafadan atma
bugün hiç durmadan arıyor insan
gitgide görüyor işin içyüzünü de
senin hokkabazlar unutmuşlar geleceği
isa ile musa, aldatılan ve aldatan
o büyülü değnek, bir koca kuyruklu yalan
işte insanoğlu bir yerde böyle sapık
beşerin böyle delaletleri var
putunu kendi yapar, kendi tapar
git ara kiliseyi, dolaş kâbe'yi
can sesini duy, tekbiri dinle
umduğun, beklediğin şeyler nerde hani
ortada bir tek şey göreme
şeytanı da düzme, allah'ı gibi
buda'sı düzme, ehrimen'i düzme, yezdan'ı düzmece
bir korkak kuşku yaratmış bunların topunu
gölgeler baktım, gölgeler, gölgeler...
sonra baktım bir karanlık uçurum
haydi dön geri, dön geri, dön oğlum!
ve beynimden vurulmuş gibi devrildim.
şimdi benim ne cennet, ne cehennem umurumda
bakarım evrene, şaşar şaşar kalırım.
ne tapılan tanırım, ne taptıran tanırım
yaradılışın kuluyum ben artık
ben yaradılışın kulu
pıtrak gibi işte gökyüzünde mescitler
işte onlara orda vicdanım secde eder
işte benim bundan böyle tapınmam bu
işte bundan böyle benim vaktim böyle geçer
artık öyle rahat, öyle rahat ki içim
ayırt edemem kendimi bir kayadan
tapınmakta biraz minnacık bir kuşla
bir ishak kuşu da, la il ilahe illallah der
ben de la ilahe illallah derim
ve doğruluk ve alçak gönüllülük ve sıkı dostluk
ve el uzatma ve koruma ve insaf ve acıma
ve sonra bir şaire zangoç dememek
işte buyuran bunlar benim vicdanıma
benim ayinim düşünüp yapmaktır
benim dinim insan gibi yaşamaktır
inanmışım: taparım ben varlığa
her kanat bana bir melek sesi getirir
ne işim var peygamberle benim
beni hakka bir örümcek oturur
kitabım işte yeryüzü kitabı
bendedir iyilik, kötülük tohumu
varırım hep böyle ta mezara dek
yeniden dirilmek bizim nemize gerek
taşır insanların hem aşkını, hem acısını
bağrımdaki şu deli, şu ince yürek
insan gibi yaşamaktır bugün gerçek din
insan gibi yaşamak.
(bkz: kopyala-yapıştır ürünü)
paraya hiç dayanmayan bir şairmişim
zangoçluk edermişim protestanlara gider
size edebî saygılarımı sunarım efendim
yani yıldızlı bir kürsünün üstadına
bilgin şairine yani islâm dininin
molla sırat hazretlerine yani
lütfen bize ne güzel
zangoçluğu yakıştırıvermişler
ama aldanmış olmayasın sakın üstadım
müslüman oğluyum ne de olsa
sen o güzel dini anlatma bana
o dinden senin kadar ben de anlarım
ben de okudum o tanrı kitabını
yüreğe doğan o sözleri ben de dinledim
ben de dolaştım sizin gibi cami cami
tanrı önünde ben de oldum iki kat
açılırdı hayâlimde cennet yolu
dolardı yüreğime cehennem korkusu
ulu tuba'ya ben de tırmandım
ben de çıktım melekler katına
ezanı duydum mu bayılırdım
nasıl koşardım o 'tanrı' sesine!
ben de tespih çektim, dua ettim
ben de namaz kıldım, oruç tuttum,
hepsini yaptım, halt ettim!
çünkü ne dendiyse inanmıştım
kanmıştım senin kandıklarına
bağlanmıştım körü körüne
canımı adamıştım dinime canımı.
tanrıyı da sevmiştim peygamberi de.
ama onlar bu gün çok uzaklarda
anladım ben asıl gerçek nerde
anladım hanya'yı konya'yı
bizi hakka götüren yol başka
senin şu saydıkların var ya hani
şu şaşılacak şeyler hani doğaüstü
onlar hep masal hep kafadan atma
bugün hiç durmadan arıyor insan
gitgide görüyor işin içyüzünü de
senin hokkabazlar unutmuşlar geleceği
isa ile musa, aldatılan ve aldatan
o büyülü değnek, bir koca kuyruklu yalan
işte insanoğlu bir yerde böyle sapık
beşerin böyle delaletleri var
putunu kendi yapar, kendi tapar
git ara kiliseyi, dolaş kâbe'yi
can sesini duy, tekbiri dinle
umduğun, beklediğin şeyler nerde hani
ortada bir tek şey göreme
şeytanı da düzme, allah'ı gibi
buda'sı düzme, ehrimen'i düzme, yezdan'ı düzmece
bir korkak kuşku yaratmış bunların topunu
gölgeler baktım, gölgeler, gölgeler...
sonra baktım bir karanlık uçurum
haydi dön geri, dön geri, dön oğlum!
ve beynimden vurulmuş gibi devrildim.
şimdi benim ne cennet, ne cehennem umurumda
bakarım evrene, şaşar şaşar kalırım.
ne tapılan tanırım, ne taptıran tanırım
yaradılışın kuluyum ben artık
ben yaradılışın kulu
pıtrak gibi işte gökyüzünde mescitler
işte onlara orda vicdanım secde eder
işte benim bundan böyle tapınmam bu
işte bundan böyle benim vaktim böyle geçer
artık öyle rahat, öyle rahat ki içim
ayırt edemem kendimi bir kayadan
tapınmakta biraz minnacık bir kuşla
bir ishak kuşu da, la il ilahe illallah der
ben de la ilahe illallah derim
ve doğruluk ve alçak gönüllülük ve sıkı dostluk
ve el uzatma ve koruma ve insaf ve acıma
ve sonra bir şaire zangoç dememek
işte buyuran bunlar benim vicdanıma
benim ayinim düşünüp yapmaktır
benim dinim insan gibi yaşamaktır
inanmışım: taparım ben varlığa
her kanat bana bir melek sesi getirir
ne işim var peygamberle benim
beni hakka bir örümcek oturur
kitabım işte yeryüzü kitabı
bendedir iyilik, kötülük tohumu
varırım hep böyle ta mezara dek
yeniden dirilmek bizim nemize gerek
taşır insanların hem aşkını, hem acısını
bağrımdaki şu deli, şu ince yürek
insan gibi yaşamaktır bugün gerçek din
insan gibi yaşamak.
(bkz: kopyala-yapıştır ürünü)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar