bugün
- osuruktan şiirler59
- fenerbahçe biraz sert biraz katı10
- ona bir şey söyle5
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- abdullah öcalan13
- babo dünyayı düzdün doymadın4
- victor osimhen11
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı4
- kredi kartı2
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası3
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi3
- bik bik kız kaçırdı9
- yasakçı zihniyet15
- tarhana çorbası7
- ekşi sözlük21
- alparslan kuytul13
- yıllık izin3
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- yılmaz güney filmleri6
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- bir uykusuz eleman var uyuyamıyor geceleri2
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- avanosun nevşehirde olması5
- ismail kartal16
- sözlükte kavga olmayan gün2
- yılmaz güney büyüklüğü4
- her şeyi hatırlayan insan9
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- migros'a sorulacak tek soru3
- reels izleme bağımlılığı6
- bugün ne yapsam9
- muslettin amca6
- astral seyahate çıkış harcı4
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- müsavat dervişoğlu8
- sabah alarmı yapılacak şarkı4
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni2
- aleksey batrakov19
- şah hatayi'nin hataylı olmaması4
- felsefe9
- gammazın gammazlanması4
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- farah zeynep abdullah'ın yılmaz güney tweetleri3
- eskiden migrosun alışveriş kamyonları vardı2
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği3
- etimek tatlısı4
- sözlüğün boktanlaşması3
OKS, ÖSS geçin bunları, hepsinden daha çok geren gerilimdir denebilecek gerilimdir.
ilk gerilim misafir olunan eve girişte başlar. Kapıyı açtıklarında eğer dalar, selam vermeye kalkarsanız ayağınızda ayakkabı olduğunu farkeder mal mal sırıtırsınız. Siz ayakkabılarınızı çıkarırken sizi izlerler, siz bunu öyle olsun olasın "bak bizim eve giriyor ezik", "bizim evimize giriyorsun haddini bil", "ayakkabını çıkar öyle gir lan godoş" olarak anlarsınız. Diğer bir gerilim ise önce kimle tokalaşıp kimin öpüleceğidir. Bunun da alt dalları vardır. Kimin eli öpülecek, kiminle yalnızca tokalaşılacak, kime teyze kime abla, kime amca kime abi denecek gerilimleri gibi. Ortada kalmak ta gerer adamı. Herkes birbiriyle tokalaşır, öpüşürken çük gibi kalır beklersin ortalıkta birilerinin sarılması bitsin de biriyle sarılayım böyle çük gibi kalmayım dersin çünkü çok berbat bir durumdur, ellerini nereye koyacağını, nereye bakacağını bilemezsin. Onu geçtim bazı amca/teyze/abla/abi neyse sizden tiksiniyormuş gibi son derece uzak davranır, tokalaşır ,kafaya takarsınız "lan amuğa goduğum ne artistik bu" dersiniz. Gerilim bitti mi? Tabii ki hayır. Oturulacak yer de ayrı bir gerilimdir, misafirliğin en moloz kişisinin yanına denk düşersiniz ya da en yaşlı kişisinin yanına. Rüyalarınızı tek kişilik koltuk süsler ama yapamazsınız, oturamazsınız. Bir ses otur lan ne olcak der ama diğer ses olmaz der, 5 dakika sonra "kalk ordan teyzen otursun evladım" gibi sevimli duran ama altındaki mesaj "lan geldiğin gibi çöreklendin koltuğa" olan cümleyi duyacağını bilirsin.
Börek, çay servisi yapılır.Kazayla koltuğa çay dökerseniz ev sahibinin "hiç önemli değil", "olsun olsun" şeklinde cümlelerini duyarsınız ama gözlerinden anlarsınız size nasıl sinirlendiğini.
Yemeğe geçersiniz.Önünüzde bir sürü yemek vardır, yesem mi yemesem mi ikilemine düşersiniz.Yediğiniz her lokma adamların gözüne batıyormuş gibi gelir size, çoğu zaman da öyledir ya... Masadan aç kalkarsınız, masada herhangi onlara göre görgüsüzlük olarak sayılacak,aç gözlülük sayılacak bir hareket yapmayayım kaygısıyla yemek yemişsinizdir.Su bile içmemiş, adam gibi ekmek yememişsinizdir.Lokmaları küçük küçük tutmuş,masadan erken kalkmamak için her türlü vakit öldürme aracını kullanmışsınızdır.Sonucunda aç yatarsınız.
Yatmak bile strestir. Gece osurursam duyarlar mı, gece kendi kendime konuşursam rezil olur muyum diye düşünürsünüz. Eğer oturma odasında yatmışsanız ve kahvaltı masası orada kurulmuşsa kendinizi kahvaltı masasını hazırlayan bir sürü insanın içinde bulursunuz yarı çıplak bir biçimde. Üstelik siz her zaman itici gelmiş olan ailenin güzel kızı da orada olur. işte o an biter o adam.
Buradan velilere ve yetkililere sesleniyorum, çocukları misafirliğe yollayıp kalp hastası yapmayın!
ilk gerilim misafir olunan eve girişte başlar. Kapıyı açtıklarında eğer dalar, selam vermeye kalkarsanız ayağınızda ayakkabı olduğunu farkeder mal mal sırıtırsınız. Siz ayakkabılarınızı çıkarırken sizi izlerler, siz bunu öyle olsun olasın "bak bizim eve giriyor ezik", "bizim evimize giriyorsun haddini bil", "ayakkabını çıkar öyle gir lan godoş" olarak anlarsınız. Diğer bir gerilim ise önce kimle tokalaşıp kimin öpüleceğidir. Bunun da alt dalları vardır. Kimin eli öpülecek, kiminle yalnızca tokalaşılacak, kime teyze kime abla, kime amca kime abi denecek gerilimleri gibi. Ortada kalmak ta gerer adamı. Herkes birbiriyle tokalaşır, öpüşürken çük gibi kalır beklersin ortalıkta birilerinin sarılması bitsin de biriyle sarılayım böyle çük gibi kalmayım dersin çünkü çok berbat bir durumdur, ellerini nereye koyacağını, nereye bakacağını bilemezsin. Onu geçtim bazı amca/teyze/abla/abi neyse sizden tiksiniyormuş gibi son derece uzak davranır, tokalaşır ,kafaya takarsınız "lan amuğa goduğum ne artistik bu" dersiniz. Gerilim bitti mi? Tabii ki hayır. Oturulacak yer de ayrı bir gerilimdir, misafirliğin en moloz kişisinin yanına denk düşersiniz ya da en yaşlı kişisinin yanına. Rüyalarınızı tek kişilik koltuk süsler ama yapamazsınız, oturamazsınız. Bir ses otur lan ne olcak der ama diğer ses olmaz der, 5 dakika sonra "kalk ordan teyzen otursun evladım" gibi sevimli duran ama altındaki mesaj "lan geldiğin gibi çöreklendin koltuğa" olan cümleyi duyacağını bilirsin.
Börek, çay servisi yapılır.Kazayla koltuğa çay dökerseniz ev sahibinin "hiç önemli değil", "olsun olsun" şeklinde cümlelerini duyarsınız ama gözlerinden anlarsınız size nasıl sinirlendiğini.
Yemeğe geçersiniz.Önünüzde bir sürü yemek vardır, yesem mi yemesem mi ikilemine düşersiniz.Yediğiniz her lokma adamların gözüne batıyormuş gibi gelir size, çoğu zaman da öyledir ya... Masadan aç kalkarsınız, masada herhangi onlara göre görgüsüzlük olarak sayılacak,aç gözlülük sayılacak bir hareket yapmayayım kaygısıyla yemek yemişsinizdir.Su bile içmemiş, adam gibi ekmek yememişsinizdir.Lokmaları küçük küçük tutmuş,masadan erken kalkmamak için her türlü vakit öldürme aracını kullanmışsınızdır.Sonucunda aç yatarsınız.
Yatmak bile strestir. Gece osurursam duyarlar mı, gece kendi kendime konuşursam rezil olur muyum diye düşünürsünüz. Eğer oturma odasında yatmışsanız ve kahvaltı masası orada kurulmuşsa kendinizi kahvaltı masasını hazırlayan bir sürü insanın içinde bulursunuz yarı çıplak bir biçimde. Üstelik siz her zaman itici gelmiş olan ailenin güzel kızı da orada olur. işte o an biter o adam.
Buradan velilere ve yetkililere sesleniyorum, çocukları misafirliğe yollayıp kalp hastası yapmayın!
kalacagınız zamana göre degişiklik gösteren durumdur.çok kalındıgı taktirde ev sahibi;"nezaman kalkıcak bunlar?"(içinden geçtikleri)tam tersi az kalındıgı durumlarda ise ev sahibi;"bunu saymam efenim gene bekleriz."(yalan dolu bi söz)gibi konusmaların geçtigi an.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar