bugün
- askerde özlenen şeyler8
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- dizi sektöründeki maliyet krizi7
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey5
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- gammaz mesaisi4
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- iran füzeleri ateşlemiş2
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- kürt lastikçi2
- burun karıştırmak5
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek3
- bir önceki entryi devam ettir4
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- mesaj atan travestiye nerden esti demek2
- yazarların işlediği günahlar15
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- pazar günü aktiviteleri3
- terhis oluyorum sözlük25
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- sıra gecesine gidip çılgınlar gibi eğlenmek2
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı2
- helin elveren3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu4
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- muslettin amca23
- soğuk havaların resmi içeceği2
- anın görüntüsü25
- bekareti kaybedince aglamanin mantiksizligi2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- felsefe öğretmenin ironisi3
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- hayat bilgisi ürperi2
- onur babacan3
- scream 82
- kahvaltı yapmak2
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı5
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
gilles deleuze ve felix guattari tarafından geliştirilen kavramdır. Özellikle "kafka minör bir edebiyat için" yapıtında kavramı derinlemesine açıklarlar. ilgili kitaptan bu kavramın "ne"liği üzerine birkaç başlık alayım:
"Minör edebiyat, minör bir dilin edebiyatı değil, daha ziyade, bir azınlığın majör bir dilde yaptığı edebiyattır. Ama temel özelliği dilin güçlü bir yersizyurtsuzlaşma katsayısından her koşulda etkilenmiş olmasıdır."
"Kafka, Prag Yahudilerine yazı yolunu tıkayan ve edebiyatlarını olanaksız kılan çıkmazı şu şekilde tanımlar: Yazmama olanaksızlığı, Almanca yazma olanaksızlığı, başka türlü yazma olanaksızlığı. Yazmamak olanaksızdır, çünkü ulusal bilinç, ister belirsiz olsun ister baskı altında, zorunlu olarak edebiyattan geçer. (Edebi savaş, olası en geniş ölçekte gerçek bir meşruluk kazanır.) Almancadan başka bir dilde yazma olanaksızlığı, Prag Yahudileri için, başlangıçtaki Çek yerliyurtluluğu ile ortadan kaldırılamaz bir uzaklık duygusu anlamına gelmektedir. - "
"Minör edebiyatların ikinci özelliği, bu edebiyatlardaki her şeyin politik olmasıdır. Tersine, büyük edebiyatlarda bireysel sorun (ailevi, evliliğe ilişkin vb.) daha az bireysel olmayan başka sorunlarla birleşme eğilimindedir, toplumsal ortam, çevre ve arka-plan olarak kullanılır; öyleki, bu Oedipusçu sorunların hiçbiri ne özellikle vazgeçilmezdir ne de mutlak olarak zorunludur; ama tümü birlikte daha geniş bir mekanda blok oluşturur. Minör edebiyat ise tümüyle farklıdır: Daracık mekanı, her bireysel sorunun doğrudan politikaya bağlanmasını sağlar. Yani bireysel sorun, içinde bambaşka bir öykü hareket ettiği oranda zorunlu, vazgeçilmez ve mikroskop altında büyütülmüş hale gelir."
"Üçüncü özellik, her şeyin kolektif bir değer taşımasıdır. Gerçekten de, minör bir edebiyatta yetenekli kişilere bolca rastlanmadığından, koşullar, şu ya da bu ustaya ait olan ve kolektif sözcelemden ayrılabilir, bireyleştirilmiş bir sözcelemden kaynaklanmaz. Öyle ki, yetenekli kişilere az rastlanması aslında yararlıdır ve ustalar edebiyatından başka bir şeyin kavranmasına izin verir: Yazarın tek başına dile getirdiği şey zaten ortak bir eylemi oluşturur ve söylediği ya da yaptığı şey, başkaları hemfikir olmasa da zorunlu olarak politiktir. Politik alan her türlü sözceye bulaşmıştır. Dahası, özellikle kolektif ya da ulusal bilinç dış yaşamda çoğunlukla edilgin ve her zaman dağılma sürecinde olduğundan, bu kolektif, hatta devrimci sözcelem işlevini ve rolünü olumlu olarak üstlenen de yine edebiyattır: Kuşkuculuğa rağmen etkin bir dayanışmayı yalnızca edebiyat üretebilir; ve eğer yazar kendi dayanıksız cemaatinin kıyısında ya da uzağındaysa, bu konum onu, başka potansiyel topluluğu ortaya çıkarmak, başka bir bilincin ve başka bir duyarlılığın araçlarını oluşturmak için daha da yeterli kılar."
"Minör edebiyat, minör bir dilin edebiyatı değil, daha ziyade, bir azınlığın majör bir dilde yaptığı edebiyattır. Ama temel özelliği dilin güçlü bir yersizyurtsuzlaşma katsayısından her koşulda etkilenmiş olmasıdır."
"Kafka, Prag Yahudilerine yazı yolunu tıkayan ve edebiyatlarını olanaksız kılan çıkmazı şu şekilde tanımlar: Yazmama olanaksızlığı, Almanca yazma olanaksızlığı, başka türlü yazma olanaksızlığı. Yazmamak olanaksızdır, çünkü ulusal bilinç, ister belirsiz olsun ister baskı altında, zorunlu olarak edebiyattan geçer. (Edebi savaş, olası en geniş ölçekte gerçek bir meşruluk kazanır.) Almancadan başka bir dilde yazma olanaksızlığı, Prag Yahudileri için, başlangıçtaki Çek yerliyurtluluğu ile ortadan kaldırılamaz bir uzaklık duygusu anlamına gelmektedir. - "
"Minör edebiyatların ikinci özelliği, bu edebiyatlardaki her şeyin politik olmasıdır. Tersine, büyük edebiyatlarda bireysel sorun (ailevi, evliliğe ilişkin vb.) daha az bireysel olmayan başka sorunlarla birleşme eğilimindedir, toplumsal ortam, çevre ve arka-plan olarak kullanılır; öyleki, bu Oedipusçu sorunların hiçbiri ne özellikle vazgeçilmezdir ne de mutlak olarak zorunludur; ama tümü birlikte daha geniş bir mekanda blok oluşturur. Minör edebiyat ise tümüyle farklıdır: Daracık mekanı, her bireysel sorunun doğrudan politikaya bağlanmasını sağlar. Yani bireysel sorun, içinde bambaşka bir öykü hareket ettiği oranda zorunlu, vazgeçilmez ve mikroskop altında büyütülmüş hale gelir."
"Üçüncü özellik, her şeyin kolektif bir değer taşımasıdır. Gerçekten de, minör bir edebiyatta yetenekli kişilere bolca rastlanmadığından, koşullar, şu ya da bu ustaya ait olan ve kolektif sözcelemden ayrılabilir, bireyleştirilmiş bir sözcelemden kaynaklanmaz. Öyle ki, yetenekli kişilere az rastlanması aslında yararlıdır ve ustalar edebiyatından başka bir şeyin kavranmasına izin verir: Yazarın tek başına dile getirdiği şey zaten ortak bir eylemi oluşturur ve söylediği ya da yaptığı şey, başkaları hemfikir olmasa da zorunlu olarak politiktir. Politik alan her türlü sözceye bulaşmıştır. Dahası, özellikle kolektif ya da ulusal bilinç dış yaşamda çoğunlukla edilgin ve her zaman dağılma sürecinde olduğundan, bu kolektif, hatta devrimci sözcelem işlevini ve rolünü olumlu olarak üstlenen de yine edebiyattır: Kuşkuculuğa rağmen etkin bir dayanışmayı yalnızca edebiyat üretebilir; ve eğer yazar kendi dayanıksız cemaatinin kıyısında ya da uzağındaysa, bu konum onu, başka potansiyel topluluğu ortaya çıkarmak, başka bir bilincin ve başka bir duyarlılığın araçlarını oluşturmak için daha da yeterli kılar."
birden bire dilime düşen, duvarlara gölgesini veren söz öbeği.
deleuze'den kalsa gerek .
deleuze'den kalsa gerek .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com