bugün
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri25
- yazarların buluşmak istediği yazar6
- dilbigisisi en iyi olan yazar15
- tutunamayanlar8
- arkadaşlar hesabımı gizliyorum7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- tanrılar3
- gecenin şarkısı3
- boyumun 2 cm kısalması29
- ölmek istemek ama ölememek3
- kızlar bakar mısınız13
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- istanbul da 2 ilçede denize girme yasağı3
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- chatgpt ile dertleşmek3
- gece açlığı2
- gammazlar bakar mısınız3
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri3
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- bol tereyağlı iskender2
- islamda namaz yoktur13
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- flörtöz erkek iticiliği2
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları5
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak8
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri6
- true'ye seksi gelmeyen kızlar3
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek8
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- her ilde üniversite kurulması6
- tai lung15
- drama bağımlısı olmak3
- düş sokağı sakinleri3
- gammaz olmanın avantajları2
- işıklar içinde yatsın3
- ankara hukuk2
- hakaret etmek7
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- tora'ya göre allah arşta istiva etmiyor3
- her şeyin mizahı yapılmalı mı19
- blues2
- motorin7
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- geçmişe takılıp kalmak8
gilles deleuze ve felix guattari tarafından geliştirilen kavramdır. Özellikle "kafka minör bir edebiyat için" yapıtında kavramı derinlemesine açıklarlar. ilgili kitaptan bu kavramın "ne"liği üzerine birkaç başlık alayım:
"Minör edebiyat, minör bir dilin edebiyatı değil, daha ziyade, bir azınlığın majör bir dilde yaptığı edebiyattır. Ama temel özelliği dilin güçlü bir yersizyurtsuzlaşma katsayısından her koşulda etkilenmiş olmasıdır."
"Kafka, Prag Yahudilerine yazı yolunu tıkayan ve edebiyatlarını olanaksız kılan çıkmazı şu şekilde tanımlar: Yazmama olanaksızlığı, Almanca yazma olanaksızlığı, başka türlü yazma olanaksızlığı. Yazmamak olanaksızdır, çünkü ulusal bilinç, ister belirsiz olsun ister baskı altında, zorunlu olarak edebiyattan geçer. (Edebi savaş, olası en geniş ölçekte gerçek bir meşruluk kazanır.) Almancadan başka bir dilde yazma olanaksızlığı, Prag Yahudileri için, başlangıçtaki Çek yerliyurtluluğu ile ortadan kaldırılamaz bir uzaklık duygusu anlamına gelmektedir. - "
"Minör edebiyatların ikinci özelliği, bu edebiyatlardaki her şeyin politik olmasıdır. Tersine, büyük edebiyatlarda bireysel sorun (ailevi, evliliğe ilişkin vb.) daha az bireysel olmayan başka sorunlarla birleşme eğilimindedir, toplumsal ortam, çevre ve arka-plan olarak kullanılır; öyleki, bu Oedipusçu sorunların hiçbiri ne özellikle vazgeçilmezdir ne de mutlak olarak zorunludur; ama tümü birlikte daha geniş bir mekanda blok oluşturur. Minör edebiyat ise tümüyle farklıdır: Daracık mekanı, her bireysel sorunun doğrudan politikaya bağlanmasını sağlar. Yani bireysel sorun, içinde bambaşka bir öykü hareket ettiği oranda zorunlu, vazgeçilmez ve mikroskop altında büyütülmüş hale gelir."
"Üçüncü özellik, her şeyin kolektif bir değer taşımasıdır. Gerçekten de, minör bir edebiyatta yetenekli kişilere bolca rastlanmadığından, koşullar, şu ya da bu ustaya ait olan ve kolektif sözcelemden ayrılabilir, bireyleştirilmiş bir sözcelemden kaynaklanmaz. Öyle ki, yetenekli kişilere az rastlanması aslında yararlıdır ve ustalar edebiyatından başka bir şeyin kavranmasına izin verir: Yazarın tek başına dile getirdiği şey zaten ortak bir eylemi oluşturur ve söylediği ya da yaptığı şey, başkaları hemfikir olmasa da zorunlu olarak politiktir. Politik alan her türlü sözceye bulaşmıştır. Dahası, özellikle kolektif ya da ulusal bilinç dış yaşamda çoğunlukla edilgin ve her zaman dağılma sürecinde olduğundan, bu kolektif, hatta devrimci sözcelem işlevini ve rolünü olumlu olarak üstlenen de yine edebiyattır: Kuşkuculuğa rağmen etkin bir dayanışmayı yalnızca edebiyat üretebilir; ve eğer yazar kendi dayanıksız cemaatinin kıyısında ya da uzağındaysa, bu konum onu, başka potansiyel topluluğu ortaya çıkarmak, başka bir bilincin ve başka bir duyarlılığın araçlarını oluşturmak için daha da yeterli kılar."
"Minör edebiyat, minör bir dilin edebiyatı değil, daha ziyade, bir azınlığın majör bir dilde yaptığı edebiyattır. Ama temel özelliği dilin güçlü bir yersizyurtsuzlaşma katsayısından her koşulda etkilenmiş olmasıdır."
"Kafka, Prag Yahudilerine yazı yolunu tıkayan ve edebiyatlarını olanaksız kılan çıkmazı şu şekilde tanımlar: Yazmama olanaksızlığı, Almanca yazma olanaksızlığı, başka türlü yazma olanaksızlığı. Yazmamak olanaksızdır, çünkü ulusal bilinç, ister belirsiz olsun ister baskı altında, zorunlu olarak edebiyattan geçer. (Edebi savaş, olası en geniş ölçekte gerçek bir meşruluk kazanır.) Almancadan başka bir dilde yazma olanaksızlığı, Prag Yahudileri için, başlangıçtaki Çek yerliyurtluluğu ile ortadan kaldırılamaz bir uzaklık duygusu anlamına gelmektedir. - "
"Minör edebiyatların ikinci özelliği, bu edebiyatlardaki her şeyin politik olmasıdır. Tersine, büyük edebiyatlarda bireysel sorun (ailevi, evliliğe ilişkin vb.) daha az bireysel olmayan başka sorunlarla birleşme eğilimindedir, toplumsal ortam, çevre ve arka-plan olarak kullanılır; öyleki, bu Oedipusçu sorunların hiçbiri ne özellikle vazgeçilmezdir ne de mutlak olarak zorunludur; ama tümü birlikte daha geniş bir mekanda blok oluşturur. Minör edebiyat ise tümüyle farklıdır: Daracık mekanı, her bireysel sorunun doğrudan politikaya bağlanmasını sağlar. Yani bireysel sorun, içinde bambaşka bir öykü hareket ettiği oranda zorunlu, vazgeçilmez ve mikroskop altında büyütülmüş hale gelir."
"Üçüncü özellik, her şeyin kolektif bir değer taşımasıdır. Gerçekten de, minör bir edebiyatta yetenekli kişilere bolca rastlanmadığından, koşullar, şu ya da bu ustaya ait olan ve kolektif sözcelemden ayrılabilir, bireyleştirilmiş bir sözcelemden kaynaklanmaz. Öyle ki, yetenekli kişilere az rastlanması aslında yararlıdır ve ustalar edebiyatından başka bir şeyin kavranmasına izin verir: Yazarın tek başına dile getirdiği şey zaten ortak bir eylemi oluşturur ve söylediği ya da yaptığı şey, başkaları hemfikir olmasa da zorunlu olarak politiktir. Politik alan her türlü sözceye bulaşmıştır. Dahası, özellikle kolektif ya da ulusal bilinç dış yaşamda çoğunlukla edilgin ve her zaman dağılma sürecinde olduğundan, bu kolektif, hatta devrimci sözcelem işlevini ve rolünü olumlu olarak üstlenen de yine edebiyattır: Kuşkuculuğa rağmen etkin bir dayanışmayı yalnızca edebiyat üretebilir; ve eğer yazar kendi dayanıksız cemaatinin kıyısında ya da uzağındaysa, bu konum onu, başka potansiyel topluluğu ortaya çıkarmak, başka bir bilincin ve başka bir duyarlılığın araçlarını oluşturmak için daha da yeterli kılar."
birden bire dilime düşen, duvarlara gölgesini veren söz öbeği.
deleuze'den kalsa gerek .
deleuze'den kalsa gerek .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar