bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- akşama kadar entry giren torpilli memur10
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu20
- fatma betül sayan kaya29
- sözlük açacak olsanız6
- münafık6
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek8
- camilerdeki ayak kokusu7
- yapay zekanın çok yapay olması8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- asansörde yukarı bakma refleksi3
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- seri katilin özellikleri3
- damla sakızlı muhallebi9
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- dolar 50 13 liraya çakılınca sus pus olan muhalif2
- alexander nübel14
- terhis oluyorum sözlük3
- ciddiye alınmamak3
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- daha 17 dizisi4
- sicilya kizlari4
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- erecto birader ciguli mi2
- her şeyi bilen halk4
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- eteği açan kadına bakmayan erkek2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- allah ne muradın varsa versin2
- fatma betülüm yapmaz9
- iyi menemenin sırrı22
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
- musiker2
- ocean vitamind32
- masklavi felsefesi5
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- boşanmak2
- kahve içerken piyasa yapmak3
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- avrupa5
- sinirlenen dilenci kadın6
- negatif insanları hayatına almamak2
gilles deleuze ve felix guattari tarafından geliştirilen kavramdır. Özellikle "kafka minör bir edebiyat için" yapıtında kavramı derinlemesine açıklarlar. ilgili kitaptan bu kavramın "ne"liği üzerine birkaç başlık alayım:
"Minör edebiyat, minör bir dilin edebiyatı değil, daha ziyade, bir azınlığın majör bir dilde yaptığı edebiyattır. Ama temel özelliği dilin güçlü bir yersizyurtsuzlaşma katsayısından her koşulda etkilenmiş olmasıdır."
"Kafka, Prag Yahudilerine yazı yolunu tıkayan ve edebiyatlarını olanaksız kılan çıkmazı şu şekilde tanımlar: Yazmama olanaksızlığı, Almanca yazma olanaksızlığı, başka türlü yazma olanaksızlığı. Yazmamak olanaksızdır, çünkü ulusal bilinç, ister belirsiz olsun ister baskı altında, zorunlu olarak edebiyattan geçer. (Edebi savaş, olası en geniş ölçekte gerçek bir meşruluk kazanır.) Almancadan başka bir dilde yazma olanaksızlığı, Prag Yahudileri için, başlangıçtaki Çek yerliyurtluluğu ile ortadan kaldırılamaz bir uzaklık duygusu anlamına gelmektedir. - "
"Minör edebiyatların ikinci özelliği, bu edebiyatlardaki her şeyin politik olmasıdır. Tersine, büyük edebiyatlarda bireysel sorun (ailevi, evliliğe ilişkin vb.) daha az bireysel olmayan başka sorunlarla birleşme eğilimindedir, toplumsal ortam, çevre ve arka-plan olarak kullanılır; öyleki, bu Oedipusçu sorunların hiçbiri ne özellikle vazgeçilmezdir ne de mutlak olarak zorunludur; ama tümü birlikte daha geniş bir mekanda blok oluşturur. Minör edebiyat ise tümüyle farklıdır: Daracık mekanı, her bireysel sorunun doğrudan politikaya bağlanmasını sağlar. Yani bireysel sorun, içinde bambaşka bir öykü hareket ettiği oranda zorunlu, vazgeçilmez ve mikroskop altında büyütülmüş hale gelir."
"Üçüncü özellik, her şeyin kolektif bir değer taşımasıdır. Gerçekten de, minör bir edebiyatta yetenekli kişilere bolca rastlanmadığından, koşullar, şu ya da bu ustaya ait olan ve kolektif sözcelemden ayrılabilir, bireyleştirilmiş bir sözcelemden kaynaklanmaz. Öyle ki, yetenekli kişilere az rastlanması aslında yararlıdır ve ustalar edebiyatından başka bir şeyin kavranmasına izin verir: Yazarın tek başına dile getirdiği şey zaten ortak bir eylemi oluşturur ve söylediği ya da yaptığı şey, başkaları hemfikir olmasa da zorunlu olarak politiktir. Politik alan her türlü sözceye bulaşmıştır. Dahası, özellikle kolektif ya da ulusal bilinç dış yaşamda çoğunlukla edilgin ve her zaman dağılma sürecinde olduğundan, bu kolektif, hatta devrimci sözcelem işlevini ve rolünü olumlu olarak üstlenen de yine edebiyattır: Kuşkuculuğa rağmen etkin bir dayanışmayı yalnızca edebiyat üretebilir; ve eğer yazar kendi dayanıksız cemaatinin kıyısında ya da uzağındaysa, bu konum onu, başka potansiyel topluluğu ortaya çıkarmak, başka bir bilincin ve başka bir duyarlılığın araçlarını oluşturmak için daha da yeterli kılar."
"Minör edebiyat, minör bir dilin edebiyatı değil, daha ziyade, bir azınlığın majör bir dilde yaptığı edebiyattır. Ama temel özelliği dilin güçlü bir yersizyurtsuzlaşma katsayısından her koşulda etkilenmiş olmasıdır."
"Kafka, Prag Yahudilerine yazı yolunu tıkayan ve edebiyatlarını olanaksız kılan çıkmazı şu şekilde tanımlar: Yazmama olanaksızlığı, Almanca yazma olanaksızlığı, başka türlü yazma olanaksızlığı. Yazmamak olanaksızdır, çünkü ulusal bilinç, ister belirsiz olsun ister baskı altında, zorunlu olarak edebiyattan geçer. (Edebi savaş, olası en geniş ölçekte gerçek bir meşruluk kazanır.) Almancadan başka bir dilde yazma olanaksızlığı, Prag Yahudileri için, başlangıçtaki Çek yerliyurtluluğu ile ortadan kaldırılamaz bir uzaklık duygusu anlamına gelmektedir. - "
"Minör edebiyatların ikinci özelliği, bu edebiyatlardaki her şeyin politik olmasıdır. Tersine, büyük edebiyatlarda bireysel sorun (ailevi, evliliğe ilişkin vb.) daha az bireysel olmayan başka sorunlarla birleşme eğilimindedir, toplumsal ortam, çevre ve arka-plan olarak kullanılır; öyleki, bu Oedipusçu sorunların hiçbiri ne özellikle vazgeçilmezdir ne de mutlak olarak zorunludur; ama tümü birlikte daha geniş bir mekanda blok oluşturur. Minör edebiyat ise tümüyle farklıdır: Daracık mekanı, her bireysel sorunun doğrudan politikaya bağlanmasını sağlar. Yani bireysel sorun, içinde bambaşka bir öykü hareket ettiği oranda zorunlu, vazgeçilmez ve mikroskop altında büyütülmüş hale gelir."
"Üçüncü özellik, her şeyin kolektif bir değer taşımasıdır. Gerçekten de, minör bir edebiyatta yetenekli kişilere bolca rastlanmadığından, koşullar, şu ya da bu ustaya ait olan ve kolektif sözcelemden ayrılabilir, bireyleştirilmiş bir sözcelemden kaynaklanmaz. Öyle ki, yetenekli kişilere az rastlanması aslında yararlıdır ve ustalar edebiyatından başka bir şeyin kavranmasına izin verir: Yazarın tek başına dile getirdiği şey zaten ortak bir eylemi oluşturur ve söylediği ya da yaptığı şey, başkaları hemfikir olmasa da zorunlu olarak politiktir. Politik alan her türlü sözceye bulaşmıştır. Dahası, özellikle kolektif ya da ulusal bilinç dış yaşamda çoğunlukla edilgin ve her zaman dağılma sürecinde olduğundan, bu kolektif, hatta devrimci sözcelem işlevini ve rolünü olumlu olarak üstlenen de yine edebiyattır: Kuşkuculuğa rağmen etkin bir dayanışmayı yalnızca edebiyat üretebilir; ve eğer yazar kendi dayanıksız cemaatinin kıyısında ya da uzağındaysa, bu konum onu, başka potansiyel topluluğu ortaya çıkarmak, başka bir bilincin ve başka bir duyarlılığın araçlarını oluşturmak için daha da yeterli kılar."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com