bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim30
- ilhan irem dinleyen erkek3
- o 8 0 diyen biri vardı5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok9
- terapi niteliğindeki şeyler10
- türklerin özellikleri3
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- sabah yedi buçukta işe başlamak2
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- sobaları hazırlayın2
- votka2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- nervio43
- kışın gelmesi2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- aşk10
- soğuk sabah2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- fenerbahçeli yazarlar8
- arabada sakso4
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- iyi menemenin sırrı7
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- febelilerin herşeyi abartması3
- iyi memenin sırrı7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- israil'in gazze de çadıra hava saldırısı2
- muslettin amca14
- kale3112 ifşa7
- almanca bilmek5
- sözlük kürdü55
- abd ara seçimlerinin f35 ve caatsa'ya etkisi2
- siyah sütyen5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov27
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
kaynak google
Birkaç yil once, Suleymaniye Camii'nin yikilma tehlikesiyle karsi
karsiya kaldigi anlasilmis. Eğer cozum bulunamazsa, koca cami kisa
bir zaman içinde yikilacakmis. Caminin tum tasiyici yuku
kemerlerindeymis. Bu kemerlerin ortalarğnda bulunan kilit taslari
zamanla asinmis.
Ama elde yazili bir proje olmadigi için nasil degistirileceği
bilinmiyormus.
Hemen Turkiye'nin en yetkin muhendis ve mimarlarindan olusan bir
heyet olusturulmus. Ortaya bir sürü fikir atilmis. Her kafadan bir
sesçikmis ama sonuç alinamamis. Tartismalar surerken caminin içinde
büyük bir karmasa suruyormus. Ulkenin çesitli bilim kuruluslarindan
bir sürü mimar, muhendis kemerleri inceliyormus. Bu adamlardan biri
ortalarda dolanirken, kazara, gizli bir bolme bulmus. Bolmede,
uzerinde eski yazi olan bir not varmis. Uzmanlara inceletilen
kagidin orijinal olduğu belgelenmis.
Bu kagit parcasi bizzat Mimar Sinan'in imzasini tasiyan bir
mektupmus. Mektupta yazilanlar tercüme ettirilince ortaya söyle bir
metin cikmis. "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit
tasi asindi ve nasil degistirilecegini bilmiyorsunuz." Koca Sinan,
kademe kademe, kilit tasinin nasil degistirileceğini anlatiyormus.
Bu oyuk içinde yer alan bir sise ve sise içindeki notta soyle bir
sey yaziyormus: "Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle degistirmek
isterse; eski tasin yerine takilacak yeni kilit tasinin iki
tarafindan yagli iple tasi bir taraftan sokup oteki taraftan ceksin
ve sonra ipin disarida kalan kisimlarini kessin".
Heyet Sinan'in söylediklerini aynen yapmis. Suleymaniye camisi
boylelikle kurtarilmis. Bu mektup su an Topkapi Sarayi'nda
saklaniyormus.
Mimar Sinan 2 Hem okuyalim hem bilgilenelim.
1950-60 arasi bir tarihte insaat muhendisi, mimar ve
jeofizikçilerden Bakanligi'ndan izin alarak ulkemizdeki tarihi
yapilari incelemeye baslamis.Ayasofyayi, Yerebatan Sarnicini filan
gezdikten sonra sira Sinanin kalfalik eseri Suleymaniye Camisi'yle
Sinan'in ogrencisi Mimar Davut Aga'nin eseri Sultanahmet Camisi'ne
gelmis.
Japonlar bu camiler uzerinde gunlerce inceleme yapmislar. Her geçen
gun saskinliklari daha da artiyormus. Cunkü Japonlar daha ilk
incelemede camilerin gevsek bir zemin uzerine insa edildiğini
anlamislar.
Ama bunca yil, bu camilerde bir catlak dahi olmamasina akil sir
erdirememisler.
Bunun uzerine Tuürkiye programinin gerisini tamamen iptal edip, bu
iki cami üzerine yogunlasmislar.
Arastirmalarinin sonucunda herhangi bir sarsinti sirasinda bu iki
caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yikilmaktan
kurtulabildiği ortaya çikmis. Minareleri incelediklerinde ise
dumurlari ikiye katlanmis. Minarelerin cok daha gelismis bir rayli
sistem mekanizmasi uzerine oturtulduğunu ve her yone yaklasik 5
derece yatabildiğini gormusler.
Daha derin arastirma yapmak için Edirne'ye, Sinan'in ustalik eseri
Selimiye Camisi'ne gitmisler. Ordaki olaganustu sistemleri gorunce
iyice dumur olmuslar. Selimiye'nin tüm sirlarini aylarini harcayarak
cozmüsler. Japonya'ya donduklerinde ise Sinan'in sirlarini
uygulamaya sokarak sehirlerini Sinan'in kullandigi sistemlerle kurup
muazzam gokdelenler dikmisler. Yani su an gelismis ulkelerin
gokdelen yapiminda kullanılan cogu sistem, yuzyillar önce Sinan'in
gelistirdigi mekanizmalarmis.
Bir gun Selimiye Camii'ne girenler, kubbenin altiğnda bir Japon'un
ayaklarini kibleye doğru uzatmis sirtustu yattigini gormusler.
Tabii hemen Japon'u, "Burasi kutsal bir yer. Bu sekilde yatmak bizim
inanclarimiza gore saygisizliktir. Lutfen oturun veya ayakta durun"
diyerek uyarmislar. Ancak, Japon trans vaziyetteymis, gozlerini
kubbeden ayirmadan soyle sayikliyormus: "Bu imkansiz. Ben yillarin
muhendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal goruyorum. Bu kubbenin
orada o sekilde durmasi fizik ve matematik kurallarina aykiri. Bu
imkansiz, orada hicbir sey yok, orada hicbir sey yok..."
Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmis. Bu nedenle
minarelerinin yakin zamanda yikilacagi farkedilimis. Uluslararasi
bir grup bilimadami toplanmislar. Nasil kurtaririz bu tarihi
minareleri diye kafa kafaya vermisler. Sonucta en son teknoloji olan
metal kelepcelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi cozum
olduğuna karar vermisler.
Minarelerin temellerini acinca, koymayi dusundukleri kelepcelerin
aynisiyla karsilasmislar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyil once ayni
seyi dusunmus megerse.
Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genisliğe oturtmak
için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana
isleminden farkli besinci bir islem yaratarak cozdugu soylenir.
Ayrica minarelerin serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini
gormemeleri ise buyuk bir bir dehanin urunudur. Almanlar ayni
sistemi meclislerinin onundeki dev kurede kullanmislar. Mimar Sinan
bu sistemi 2 metre capindaki minarelere yuzyillar once monte
edebilecek bir dehadir. Almanlarin dehasi ise, o cirkin metal
yiginina Selimiye'den fazla turist cekebilmelerindedir.
Birkaç yil once, Suleymaniye Camii'nin yikilma tehlikesiyle karsi
karsiya kaldigi anlasilmis. Eğer cozum bulunamazsa, koca cami kisa
bir zaman içinde yikilacakmis. Caminin tum tasiyici yuku
kemerlerindeymis. Bu kemerlerin ortalarğnda bulunan kilit taslari
zamanla asinmis.
Ama elde yazili bir proje olmadigi için nasil degistirileceği
bilinmiyormus.
Hemen Turkiye'nin en yetkin muhendis ve mimarlarindan olusan bir
heyet olusturulmus. Ortaya bir sürü fikir atilmis. Her kafadan bir
sesçikmis ama sonuç alinamamis. Tartismalar surerken caminin içinde
büyük bir karmasa suruyormus. Ulkenin çesitli bilim kuruluslarindan
bir sürü mimar, muhendis kemerleri inceliyormus. Bu adamlardan biri
ortalarda dolanirken, kazara, gizli bir bolme bulmus. Bolmede,
uzerinde eski yazi olan bir not varmis. Uzmanlara inceletilen
kagidin orijinal olduğu belgelenmis.
Bu kagit parcasi bizzat Mimar Sinan'in imzasini tasiyan bir
mektupmus. Mektupta yazilanlar tercüme ettirilince ortaya söyle bir
metin cikmis. "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit
tasi asindi ve nasil degistirilecegini bilmiyorsunuz." Koca Sinan,
kademe kademe, kilit tasinin nasil degistirileceğini anlatiyormus.
Bu oyuk içinde yer alan bir sise ve sise içindeki notta soyle bir
sey yaziyormus: "Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle degistirmek
isterse; eski tasin yerine takilacak yeni kilit tasinin iki
tarafindan yagli iple tasi bir taraftan sokup oteki taraftan ceksin
ve sonra ipin disarida kalan kisimlarini kessin".
Heyet Sinan'in söylediklerini aynen yapmis. Suleymaniye camisi
boylelikle kurtarilmis. Bu mektup su an Topkapi Sarayi'nda
saklaniyormus.
Mimar Sinan 2 Hem okuyalim hem bilgilenelim.
1950-60 arasi bir tarihte insaat muhendisi, mimar ve
jeofizikçilerden Bakanligi'ndan izin alarak ulkemizdeki tarihi
yapilari incelemeye baslamis.Ayasofyayi, Yerebatan Sarnicini filan
gezdikten sonra sira Sinanin kalfalik eseri Suleymaniye Camisi'yle
Sinan'in ogrencisi Mimar Davut Aga'nin eseri Sultanahmet Camisi'ne
gelmis.
Japonlar bu camiler uzerinde gunlerce inceleme yapmislar. Her geçen
gun saskinliklari daha da artiyormus. Cunkü Japonlar daha ilk
incelemede camilerin gevsek bir zemin uzerine insa edildiğini
anlamislar.
Ama bunca yil, bu camilerde bir catlak dahi olmamasina akil sir
erdirememisler.
Bunun uzerine Tuürkiye programinin gerisini tamamen iptal edip, bu
iki cami üzerine yogunlasmislar.
Arastirmalarinin sonucunda herhangi bir sarsinti sirasinda bu iki
caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yikilmaktan
kurtulabildiği ortaya çikmis. Minareleri incelediklerinde ise
dumurlari ikiye katlanmis. Minarelerin cok daha gelismis bir rayli
sistem mekanizmasi uzerine oturtulduğunu ve her yone yaklasik 5
derece yatabildiğini gormusler.
Daha derin arastirma yapmak için Edirne'ye, Sinan'in ustalik eseri
Selimiye Camisi'ne gitmisler. Ordaki olaganustu sistemleri gorunce
iyice dumur olmuslar. Selimiye'nin tüm sirlarini aylarini harcayarak
cozmüsler. Japonya'ya donduklerinde ise Sinan'in sirlarini
uygulamaya sokarak sehirlerini Sinan'in kullandigi sistemlerle kurup
muazzam gokdelenler dikmisler. Yani su an gelismis ulkelerin
gokdelen yapiminda kullanılan cogu sistem, yuzyillar önce Sinan'in
gelistirdigi mekanizmalarmis.
Bir gun Selimiye Camii'ne girenler, kubbenin altiğnda bir Japon'un
ayaklarini kibleye doğru uzatmis sirtustu yattigini gormusler.
Tabii hemen Japon'u, "Burasi kutsal bir yer. Bu sekilde yatmak bizim
inanclarimiza gore saygisizliktir. Lutfen oturun veya ayakta durun"
diyerek uyarmislar. Ancak, Japon trans vaziyetteymis, gozlerini
kubbeden ayirmadan soyle sayikliyormus: "Bu imkansiz. Ben yillarin
muhendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal goruyorum. Bu kubbenin
orada o sekilde durmasi fizik ve matematik kurallarina aykiri. Bu
imkansiz, orada hicbir sey yok, orada hicbir sey yok..."
Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmis. Bu nedenle
minarelerinin yakin zamanda yikilacagi farkedilimis. Uluslararasi
bir grup bilimadami toplanmislar. Nasil kurtaririz bu tarihi
minareleri diye kafa kafaya vermisler. Sonucta en son teknoloji olan
metal kelepcelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi cozum
olduğuna karar vermisler.
Minarelerin temellerini acinca, koymayi dusundukleri kelepcelerin
aynisiyla karsilasmislar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyil once ayni
seyi dusunmus megerse.
Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genisliğe oturtmak
için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana
isleminden farkli besinci bir islem yaratarak cozdugu soylenir.
Ayrica minarelerin serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini
gormemeleri ise buyuk bir bir dehanin urunudur. Almanlar ayni
sistemi meclislerinin onundeki dev kurede kullanmislar. Mimar Sinan
bu sistemi 2 metre capindaki minarelere yuzyillar once monte
edebilecek bir dehadir. Almanlarin dehasi ise, o cirkin metal
yiginina Selimiye'den fazla turist cekebilmelerindedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar