bugün
- ağlamamak için kendini tutmak7
- en iyi simit hangi şehirdedir16
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması6
- ctrlx22
- hiç tadın tuzun olmaması3
- içim yanıyor be sözlük7
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- gürcistan22
- hewal ebo18
- sözlükte kesme işareti olmaması3
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- ismail alpen'in yazılımcı olduğu gerçeği3
- türkçedeki garip kelimeler2
- hoşlanılan kızın sevgilisi olduğunu öğrenmek3
- borcunu ödemeyen insan3
- mutlakbutlan2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- türk düşmanları4
- beşiktaş'ın uefa avrupa ligi rakibi2
- sözlüğe gelmesi gereken mükemmel şeyler2
- kuran da namaz yok21
- ilgi isteyen kız16
- yürüyememek2
- asansörde kalmak7
- eşek mi eşşek mi egzoz mu egsoz mu2
- lahmacunu elle yiyen kız13
- sevilen kızın zort diye ossurması4
- gocu12
- aylık 411 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- togg'un tekerleğini öpen çomar3
- tanrı türkü korusun3
- sözlükte kavga etmek6
- cendere calarken entry girmek4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- yaşar nuri öztürk4
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı2
- saçımı boyadığıma pişman olmam2
- erkek eti gurmesi4
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- zall'ın sözlükten kaldırması gereken şeyler3
- goooooool gol gol gol gooool2
- abdullah öcalan7
- dr mehmet akif nacar2
- ben osmanlı torunuyum diyen tip2
- bir sırp filmi2
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- arkeoloji bölümü5
- biyolojik antropoloji5
mads mikkelsen abimizin başrolünde oynadığı adalet temalı filmdir.sonu ile "oyunculuk nedir?nasıl yapılır?" dersi verilmiştir.
(bkz: Spoiler)
Ortaçağ Fransasında geçiyor. Kahramanımız, derebeylikle yönetilen topraklarda, maddi durumu iyi olan, çevresinde sevilen sayılan, at üreticiliğiyle geçinen dürüst bir tüccar. Olaylar Kohlhaas’ın atlarını satmak için başka bir bölgeye geçirirken rüşvet ağına takılmasıyla başlar. Kohlhaas başta direnmesine rağmen, ödemenin kanuni olduğunun iddia edilmesine inanarak, mecburen iki atını ve uşağını rehin bırakır. Fakat atlara çok kötü davranılır, bu durumu engellemeye çalışan uşağın da üzerine köpekler saldırtılarak her tarafı parçalatılır. Kohlhaas bu durumu öğrenince sarsılır, ve kanun yolunu tercih ederek dava açar, tazminat ister. Fakat günümüzde kendi ülkemizden de gayet iyi bir şekilde bilebileceğimiz, en eski zamanlardan beri bulunan farklı faktörler vardır devrede. Bu zararı veren bölge amiri, yani kahyası nüfuzlu bir kişidir, yönetimin üst kademelerinde tanıdıkları vardır. Ve hâliyle dava reddedilir. Hatta avukat, müvekkili Kohlhaas’la görüşmeye bile çekinir sonrasında, kendisinin bile tehdit edildiğini ve aklı varsa bu işin peşini bırakması gerektiğini ima eder. Bizlere maalesef çok tanıdık gelen bu süreç sonrasında, Kohlhaas hakkını aramaktan vazgeçmez, saraya gidip prensesle konuşmak ister. Fakat eşi devreye girer ve gitmemesini, kendisinin prensesin huzuruna çıkıp yalvarmasının daha uygun olacağını söyler. Daha da acı olan kısımlar gelmektedir, Kohlhaas’ın eşi prensesin huzuruna çıkar, ve saraydan kadının ölüsü döner eve. Tüm hukuk yolları tıkanan, canından çok sevdiği karısını kaybeden Kohlhaas, uşaklarını, yakın adamlarını toplayarak kahyanın şatosunu basar, yakar yıkar. Daha sonra da iktidarın baskısından bunalmış, düzenden şikayetçi bazı köylülerin de katılımıyla, adeta bir asiler ordusu olarak kırlarda, ormanlarda yaşamaya başlarlar. Gene çeşitli saldırılar yaparlar devlet noktalarına, çeşitli çatışmalar olur. isyanı bastıramayan, daha fazla adamını kaybetmek istemeyen prenses en sonunda uzlaşma teklif eder. Davasının adilce görüleceğini, zararının tazmin edileceğini ve teslim olan isyancılara dokunulmayacağını vaadeder. Prensesin sözüne güvenen Kohlhaas isyancıları dağıtır, silahları bırakır. Tabi egemen güç yalan söylemiştir, birkaç gün sonra çeşitli dalaverelerle Kohlhaas’ın isyancılarının hala çeşitli bozgunlara karıştığını ve bu yüzden tutuklanması gerektiğini tebliğ ederler. Kahramanımızı tutuklarlar, atların ve uşağın tazminatını öderler, zararı veren kahyaya küçük bir ceza verildiğini açıklarlar ve sonrasında kahramanımızı idam ederler. http://alkanaltas.blogspo...aas-cesitlikonularda.html
(bkz: Spoiler)
Ortaçağ Fransasında geçiyor. Kahramanımız, derebeylikle yönetilen topraklarda, maddi durumu iyi olan, çevresinde sevilen sayılan, at üreticiliğiyle geçinen dürüst bir tüccar. Olaylar Kohlhaas’ın atlarını satmak için başka bir bölgeye geçirirken rüşvet ağına takılmasıyla başlar. Kohlhaas başta direnmesine rağmen, ödemenin kanuni olduğunun iddia edilmesine inanarak, mecburen iki atını ve uşağını rehin bırakır. Fakat atlara çok kötü davranılır, bu durumu engellemeye çalışan uşağın da üzerine köpekler saldırtılarak her tarafı parçalatılır. Kohlhaas bu durumu öğrenince sarsılır, ve kanun yolunu tercih ederek dava açar, tazminat ister. Fakat günümüzde kendi ülkemizden de gayet iyi bir şekilde bilebileceğimiz, en eski zamanlardan beri bulunan farklı faktörler vardır devrede. Bu zararı veren bölge amiri, yani kahyası nüfuzlu bir kişidir, yönetimin üst kademelerinde tanıdıkları vardır. Ve hâliyle dava reddedilir. Hatta avukat, müvekkili Kohlhaas’la görüşmeye bile çekinir sonrasında, kendisinin bile tehdit edildiğini ve aklı varsa bu işin peşini bırakması gerektiğini ima eder. Bizlere maalesef çok tanıdık gelen bu süreç sonrasında, Kohlhaas hakkını aramaktan vazgeçmez, saraya gidip prensesle konuşmak ister. Fakat eşi devreye girer ve gitmemesini, kendisinin prensesin huzuruna çıkıp yalvarmasının daha uygun olacağını söyler. Daha da acı olan kısımlar gelmektedir, Kohlhaas’ın eşi prensesin huzuruna çıkar, ve saraydan kadının ölüsü döner eve. Tüm hukuk yolları tıkanan, canından çok sevdiği karısını kaybeden Kohlhaas, uşaklarını, yakın adamlarını toplayarak kahyanın şatosunu basar, yakar yıkar. Daha sonra da iktidarın baskısından bunalmış, düzenden şikayetçi bazı köylülerin de katılımıyla, adeta bir asiler ordusu olarak kırlarda, ormanlarda yaşamaya başlarlar. Gene çeşitli saldırılar yaparlar devlet noktalarına, çeşitli çatışmalar olur. isyanı bastıramayan, daha fazla adamını kaybetmek istemeyen prenses en sonunda uzlaşma teklif eder. Davasının adilce görüleceğini, zararının tazmin edileceğini ve teslim olan isyancılara dokunulmayacağını vaadeder. Prensesin sözüne güvenen Kohlhaas isyancıları dağıtır, silahları bırakır. Tabi egemen güç yalan söylemiştir, birkaç gün sonra çeşitli dalaverelerle Kohlhaas’ın isyancılarının hala çeşitli bozgunlara karıştığını ve bu yüzden tutuklanması gerektiğini tebliğ ederler. Kahramanımızı tutuklarlar, atların ve uşağın tazminatını öderler, zararı veren kahyaya küçük bir ceza verildiğini açıklarlar ve sonrasında kahramanımızı idam ederler. http://alkanaltas.blogspo...aas-cesitlikonularda.html
(bkz: Spoiler)
Filmi harikaydı. Ömer Seyfettin hikayesi fermanı hatırladım.
Adam çok iyi oyuncu. Adını bakmadan yazamıyorum ama iyi oyuncu.
Adam çok iyi oyuncu. Adını bakmadan yazamıyorum ama iyi oyuncu.
heinrich von kleist'ın, 1810 yılında yayımlanmış olan novellasıdır. 16. yüzyılda michael kohlhaas adındaki bir at tüccarı, derebeyinin yaptığı haksızlıklar karşısında kanuni yollara başvurur. fakat adalet sağlanmayıp, üstelik de eşini kaybedince, adaleti kendi başına sağlamaya karar verir. adaleti sağlamaktaki düsturu ise, "fiat justitia pereat mundus"dur.
meali: dünya'nın yok olması pahasına olsa bile, adalet gerçekleşmelidir.
haklı.
meali: dünya'nın yok olması pahasına olsa bile, adalet gerçekleşmelidir.
haklı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar