bugün
- komik olmayan komedyen2
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- manifest dinleyen erkek11
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- sudekiray3
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- berrak tüzünataç3
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- mesele ne senin benden ayrılman3
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- taşak sütyeni2
- türkiye7
- mohamed salah ghaly13
- tofaş2
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- insan zamandan ibarettir3
- trabzonspor7
- yaz yemekleri5
- gocu4
- mauro icardi3
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- birleşik krallık3
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- spiderman mi döver batman mi5
- gulmekicinyaratilmis11
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- stres yönetimi6
- almanya5
- ona bir şey söyle7
- dost2
- ispanya7
- falkland yasası3
- murphy yasası2
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- gocu bay bey birader3
- elalem ne der4
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- petrol4
mads mikkelsen abimizin başrolünde oynadığı adalet temalı filmdir.sonu ile "oyunculuk nedir?nasıl yapılır?" dersi verilmiştir.
(bkz: Spoiler)
Ortaçağ Fransasında geçiyor. Kahramanımız, derebeylikle yönetilen topraklarda, maddi durumu iyi olan, çevresinde sevilen sayılan, at üreticiliğiyle geçinen dürüst bir tüccar. Olaylar Kohlhaas’ın atlarını satmak için başka bir bölgeye geçirirken rüşvet ağına takılmasıyla başlar. Kohlhaas başta direnmesine rağmen, ödemenin kanuni olduğunun iddia edilmesine inanarak, mecburen iki atını ve uşağını rehin bırakır. Fakat atlara çok kötü davranılır, bu durumu engellemeye çalışan uşağın da üzerine köpekler saldırtılarak her tarafı parçalatılır. Kohlhaas bu durumu öğrenince sarsılır, ve kanun yolunu tercih ederek dava açar, tazminat ister. Fakat günümüzde kendi ülkemizden de gayet iyi bir şekilde bilebileceğimiz, en eski zamanlardan beri bulunan farklı faktörler vardır devrede. Bu zararı veren bölge amiri, yani kahyası nüfuzlu bir kişidir, yönetimin üst kademelerinde tanıdıkları vardır. Ve hâliyle dava reddedilir. Hatta avukat, müvekkili Kohlhaas’la görüşmeye bile çekinir sonrasında, kendisinin bile tehdit edildiğini ve aklı varsa bu işin peşini bırakması gerektiğini ima eder. Bizlere maalesef çok tanıdık gelen bu süreç sonrasında, Kohlhaas hakkını aramaktan vazgeçmez, saraya gidip prensesle konuşmak ister. Fakat eşi devreye girer ve gitmemesini, kendisinin prensesin huzuruna çıkıp yalvarmasının daha uygun olacağını söyler. Daha da acı olan kısımlar gelmektedir, Kohlhaas’ın eşi prensesin huzuruna çıkar, ve saraydan kadının ölüsü döner eve. Tüm hukuk yolları tıkanan, canından çok sevdiği karısını kaybeden Kohlhaas, uşaklarını, yakın adamlarını toplayarak kahyanın şatosunu basar, yakar yıkar. Daha sonra da iktidarın baskısından bunalmış, düzenden şikayetçi bazı köylülerin de katılımıyla, adeta bir asiler ordusu olarak kırlarda, ormanlarda yaşamaya başlarlar. Gene çeşitli saldırılar yaparlar devlet noktalarına, çeşitli çatışmalar olur. isyanı bastıramayan, daha fazla adamını kaybetmek istemeyen prenses en sonunda uzlaşma teklif eder. Davasının adilce görüleceğini, zararının tazmin edileceğini ve teslim olan isyancılara dokunulmayacağını vaadeder. Prensesin sözüne güvenen Kohlhaas isyancıları dağıtır, silahları bırakır. Tabi egemen güç yalan söylemiştir, birkaç gün sonra çeşitli dalaverelerle Kohlhaas’ın isyancılarının hala çeşitli bozgunlara karıştığını ve bu yüzden tutuklanması gerektiğini tebliğ ederler. Kahramanımızı tutuklarlar, atların ve uşağın tazminatını öderler, zararı veren kahyaya küçük bir ceza verildiğini açıklarlar ve sonrasında kahramanımızı idam ederler. http://alkanaltas.blogspo...aas-cesitlikonularda.html
(bkz: Spoiler)
Ortaçağ Fransasında geçiyor. Kahramanımız, derebeylikle yönetilen topraklarda, maddi durumu iyi olan, çevresinde sevilen sayılan, at üreticiliğiyle geçinen dürüst bir tüccar. Olaylar Kohlhaas’ın atlarını satmak için başka bir bölgeye geçirirken rüşvet ağına takılmasıyla başlar. Kohlhaas başta direnmesine rağmen, ödemenin kanuni olduğunun iddia edilmesine inanarak, mecburen iki atını ve uşağını rehin bırakır. Fakat atlara çok kötü davranılır, bu durumu engellemeye çalışan uşağın da üzerine köpekler saldırtılarak her tarafı parçalatılır. Kohlhaas bu durumu öğrenince sarsılır, ve kanun yolunu tercih ederek dava açar, tazminat ister. Fakat günümüzde kendi ülkemizden de gayet iyi bir şekilde bilebileceğimiz, en eski zamanlardan beri bulunan farklı faktörler vardır devrede. Bu zararı veren bölge amiri, yani kahyası nüfuzlu bir kişidir, yönetimin üst kademelerinde tanıdıkları vardır. Ve hâliyle dava reddedilir. Hatta avukat, müvekkili Kohlhaas’la görüşmeye bile çekinir sonrasında, kendisinin bile tehdit edildiğini ve aklı varsa bu işin peşini bırakması gerektiğini ima eder. Bizlere maalesef çok tanıdık gelen bu süreç sonrasında, Kohlhaas hakkını aramaktan vazgeçmez, saraya gidip prensesle konuşmak ister. Fakat eşi devreye girer ve gitmemesini, kendisinin prensesin huzuruna çıkıp yalvarmasının daha uygun olacağını söyler. Daha da acı olan kısımlar gelmektedir, Kohlhaas’ın eşi prensesin huzuruna çıkar, ve saraydan kadının ölüsü döner eve. Tüm hukuk yolları tıkanan, canından çok sevdiği karısını kaybeden Kohlhaas, uşaklarını, yakın adamlarını toplayarak kahyanın şatosunu basar, yakar yıkar. Daha sonra da iktidarın baskısından bunalmış, düzenden şikayetçi bazı köylülerin de katılımıyla, adeta bir asiler ordusu olarak kırlarda, ormanlarda yaşamaya başlarlar. Gene çeşitli saldırılar yaparlar devlet noktalarına, çeşitli çatışmalar olur. isyanı bastıramayan, daha fazla adamını kaybetmek istemeyen prenses en sonunda uzlaşma teklif eder. Davasının adilce görüleceğini, zararının tazmin edileceğini ve teslim olan isyancılara dokunulmayacağını vaadeder. Prensesin sözüne güvenen Kohlhaas isyancıları dağıtır, silahları bırakır. Tabi egemen güç yalan söylemiştir, birkaç gün sonra çeşitli dalaverelerle Kohlhaas’ın isyancılarının hala çeşitli bozgunlara karıştığını ve bu yüzden tutuklanması gerektiğini tebliğ ederler. Kahramanımızı tutuklarlar, atların ve uşağın tazminatını öderler, zararı veren kahyaya küçük bir ceza verildiğini açıklarlar ve sonrasında kahramanımızı idam ederler. http://alkanaltas.blogspo...aas-cesitlikonularda.html
(bkz: Spoiler)
Filmi harikaydı. Ömer Seyfettin hikayesi fermanı hatırladım.
Adam çok iyi oyuncu. Adını bakmadan yazamıyorum ama iyi oyuncu.
Adam çok iyi oyuncu. Adını bakmadan yazamıyorum ama iyi oyuncu.
heinrich von kleist'ın, 1810 yılında yayımlanmış olan novellasıdır. 16. yüzyılda michael kohlhaas adındaki bir at tüccarı, derebeyinin yaptığı haksızlıklar karşısında kanuni yollara başvurur. fakat adalet sağlanmayıp, üstelik de eşini kaybedince, adaleti kendi başına sağlamaya karar verir. adaleti sağlamaktaki düsturu ise, "fiat justitia pereat mundus"dur.
meali: dünya'nın yok olması pahasına olsa bile, adalet gerçekleşmelidir.
haklı.
meali: dünya'nın yok olması pahasına olsa bile, adalet gerçekleşmelidir.
haklı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar