bugün
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- en çok ihanet eden burçlar7
- sözlüğe renk katan yazarlar6
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- sarı poşet kudurtması15
- götünden tanırım seni5
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek5
- iyiliğin yan etkileri4
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler4
- oğlak burcu kadını4
- evliliği ayakta tutan güçler13
- y o r u l d u m5
- true nickli yazar13
- türkiye de muhalefet var mı10
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik4
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- manisada okul saldırısı17
- iş hayatında takılan maskeler5
- kış geliyor6
- yılbaşında marketler havai fişek satmalı3
- celal şengör'ün burç yorumu4
- kutsi2
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- siyaset üstü yazarlar9
- tai lung10
- kova burçlari bakar misiniz4
- z kuşağı9
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar4
- beleş tuvalet kağıdı ve beleş sıvı sabun3
- evlatlığın eşiyle cinsel ilişkiye girmek yasaktır2
- çok hastayım sözlük2
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- eski arkadaşlarınızın fotoğrafları2
- dr serkan aygın2
- kendinden bile sakladığın şey4
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak3
- derin düşüncelere dalmış görünen insan4
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- sahipsiz çocuklara ne olur2
- tayyip ölünce başa kim geçecek sorunsalı3
- berbere gidince söylenenler5
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- halk tv haberciliği5
- selvi boylu mal yazmalım2
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
mads mikkelsen abimizin başrolünde oynadığı adalet temalı filmdir.sonu ile "oyunculuk nedir?nasıl yapılır?" dersi verilmiştir.
(bkz: Spoiler)
Ortaçağ Fransasında geçiyor. Kahramanımız, derebeylikle yönetilen topraklarda, maddi durumu iyi olan, çevresinde sevilen sayılan, at üreticiliğiyle geçinen dürüst bir tüccar. Olaylar Kohlhaas’ın atlarını satmak için başka bir bölgeye geçirirken rüşvet ağına takılmasıyla başlar. Kohlhaas başta direnmesine rağmen, ödemenin kanuni olduğunun iddia edilmesine inanarak, mecburen iki atını ve uşağını rehin bırakır. Fakat atlara çok kötü davranılır, bu durumu engellemeye çalışan uşağın da üzerine köpekler saldırtılarak her tarafı parçalatılır. Kohlhaas bu durumu öğrenince sarsılır, ve kanun yolunu tercih ederek dava açar, tazminat ister. Fakat günümüzde kendi ülkemizden de gayet iyi bir şekilde bilebileceğimiz, en eski zamanlardan beri bulunan farklı faktörler vardır devrede. Bu zararı veren bölge amiri, yani kahyası nüfuzlu bir kişidir, yönetimin üst kademelerinde tanıdıkları vardır. Ve hâliyle dava reddedilir. Hatta avukat, müvekkili Kohlhaas’la görüşmeye bile çekinir sonrasında, kendisinin bile tehdit edildiğini ve aklı varsa bu işin peşini bırakması gerektiğini ima eder. Bizlere maalesef çok tanıdık gelen bu süreç sonrasında, Kohlhaas hakkını aramaktan vazgeçmez, saraya gidip prensesle konuşmak ister. Fakat eşi devreye girer ve gitmemesini, kendisinin prensesin huzuruna çıkıp yalvarmasının daha uygun olacağını söyler. Daha da acı olan kısımlar gelmektedir, Kohlhaas’ın eşi prensesin huzuruna çıkar, ve saraydan kadının ölüsü döner eve. Tüm hukuk yolları tıkanan, canından çok sevdiği karısını kaybeden Kohlhaas, uşaklarını, yakın adamlarını toplayarak kahyanın şatosunu basar, yakar yıkar. Daha sonra da iktidarın baskısından bunalmış, düzenden şikayetçi bazı köylülerin de katılımıyla, adeta bir asiler ordusu olarak kırlarda, ormanlarda yaşamaya başlarlar. Gene çeşitli saldırılar yaparlar devlet noktalarına, çeşitli çatışmalar olur. isyanı bastıramayan, daha fazla adamını kaybetmek istemeyen prenses en sonunda uzlaşma teklif eder. Davasının adilce görüleceğini, zararının tazmin edileceğini ve teslim olan isyancılara dokunulmayacağını vaadeder. Prensesin sözüne güvenen Kohlhaas isyancıları dağıtır, silahları bırakır. Tabi egemen güç yalan söylemiştir, birkaç gün sonra çeşitli dalaverelerle Kohlhaas’ın isyancılarının hala çeşitli bozgunlara karıştığını ve bu yüzden tutuklanması gerektiğini tebliğ ederler. Kahramanımızı tutuklarlar, atların ve uşağın tazminatını öderler, zararı veren kahyaya küçük bir ceza verildiğini açıklarlar ve sonrasında kahramanımızı idam ederler. http://alkanaltas.blogspo...aas-cesitlikonularda.html
(bkz: Spoiler)
Ortaçağ Fransasında geçiyor. Kahramanımız, derebeylikle yönetilen topraklarda, maddi durumu iyi olan, çevresinde sevilen sayılan, at üreticiliğiyle geçinen dürüst bir tüccar. Olaylar Kohlhaas’ın atlarını satmak için başka bir bölgeye geçirirken rüşvet ağına takılmasıyla başlar. Kohlhaas başta direnmesine rağmen, ödemenin kanuni olduğunun iddia edilmesine inanarak, mecburen iki atını ve uşağını rehin bırakır. Fakat atlara çok kötü davranılır, bu durumu engellemeye çalışan uşağın da üzerine köpekler saldırtılarak her tarafı parçalatılır. Kohlhaas bu durumu öğrenince sarsılır, ve kanun yolunu tercih ederek dava açar, tazminat ister. Fakat günümüzde kendi ülkemizden de gayet iyi bir şekilde bilebileceğimiz, en eski zamanlardan beri bulunan farklı faktörler vardır devrede. Bu zararı veren bölge amiri, yani kahyası nüfuzlu bir kişidir, yönetimin üst kademelerinde tanıdıkları vardır. Ve hâliyle dava reddedilir. Hatta avukat, müvekkili Kohlhaas’la görüşmeye bile çekinir sonrasında, kendisinin bile tehdit edildiğini ve aklı varsa bu işin peşini bırakması gerektiğini ima eder. Bizlere maalesef çok tanıdık gelen bu süreç sonrasında, Kohlhaas hakkını aramaktan vazgeçmez, saraya gidip prensesle konuşmak ister. Fakat eşi devreye girer ve gitmemesini, kendisinin prensesin huzuruna çıkıp yalvarmasının daha uygun olacağını söyler. Daha da acı olan kısımlar gelmektedir, Kohlhaas’ın eşi prensesin huzuruna çıkar, ve saraydan kadının ölüsü döner eve. Tüm hukuk yolları tıkanan, canından çok sevdiği karısını kaybeden Kohlhaas, uşaklarını, yakın adamlarını toplayarak kahyanın şatosunu basar, yakar yıkar. Daha sonra da iktidarın baskısından bunalmış, düzenden şikayetçi bazı köylülerin de katılımıyla, adeta bir asiler ordusu olarak kırlarda, ormanlarda yaşamaya başlarlar. Gene çeşitli saldırılar yaparlar devlet noktalarına, çeşitli çatışmalar olur. isyanı bastıramayan, daha fazla adamını kaybetmek istemeyen prenses en sonunda uzlaşma teklif eder. Davasının adilce görüleceğini, zararının tazmin edileceğini ve teslim olan isyancılara dokunulmayacağını vaadeder. Prensesin sözüne güvenen Kohlhaas isyancıları dağıtır, silahları bırakır. Tabi egemen güç yalan söylemiştir, birkaç gün sonra çeşitli dalaverelerle Kohlhaas’ın isyancılarının hala çeşitli bozgunlara karıştığını ve bu yüzden tutuklanması gerektiğini tebliğ ederler. Kahramanımızı tutuklarlar, atların ve uşağın tazminatını öderler, zararı veren kahyaya küçük bir ceza verildiğini açıklarlar ve sonrasında kahramanımızı idam ederler. http://alkanaltas.blogspo...aas-cesitlikonularda.html
(bkz: Spoiler)
Filmi harikaydı. Ömer Seyfettin hikayesi fermanı hatırladım.
Adam çok iyi oyuncu. Adını bakmadan yazamıyorum ama iyi oyuncu.
Adam çok iyi oyuncu. Adını bakmadan yazamıyorum ama iyi oyuncu.
heinrich von kleist'ın, 1810 yılında yayımlanmış olan novellasıdır. 16. yüzyılda michael kohlhaas adındaki bir at tüccarı, derebeyinin yaptığı haksızlıklar karşısında kanuni yollara başvurur. fakat adalet sağlanmayıp, üstelik de eşini kaybedince, adaleti kendi başına sağlamaya karar verir. adaleti sağlamaktaki düsturu ise, "fiat justitia pereat mundus"dur.
meali: dünya'nın yok olması pahasına olsa bile, adalet gerçekleşmelidir.
haklı.
meali: dünya'nın yok olması pahasına olsa bile, adalet gerçekleşmelidir.
haklı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar