bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- muşlettin amca dul mu5
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tuborg ice8
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
- sözlüğün yeni tasarımı4
- toplumsal çürüme7
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız3
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması2
- gülşen in memeleri14
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız2
- kızıl saçlılar6
- istihbarat kolejleri2
- yol vermek4
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- 5 kasım 2026 afyonkarahisar seri cinayet vakası2
- mika raun vardı nerede şimdi7
- galatasaraylıya sormuşlar3
- ese dezze11
- hamas denince akla gelenler11
- jason voorhees vs michael myers3
- yeşil göz4
- perla harb2
- pideler olmuş2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- gençlere tavsiyeler3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- aşk10
- angel bhathal2
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- müslüman5
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- caitlin worthington3
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- hızlı ve çok okumak4
- ben geldim naneler5
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- iyi parti2
- terapi niteliğindeki şeyler13
- tinto brass7
Joseph McCarthy, 1950'li yıllarda Amerika'da yaşanan cadı avının sorumlusu olan politikacıdır. Kendi kirli siyaseti için, FBI'nın ve medyanın da yardımıyla, masum insanları karalamış, ülkesinin aydınlarını komünistlikle itham etmiş, pek çok kişinin hayatını karartmış, bir çok profesörün, sanatçının kariyerini mahvetmiş ve hatta intiharlara neden olmuştur.
Mccarthyizm, demokratik bir ülkede siyaseti, devlet mekanizmasını ve medyayı kullanarak çamur atma, karalama yoluyla insanları haksız yere itham eden ve suçsuzları cezalandıran, toplumun temel hak ve özgürlüklerini zadeleyen, demokrasiyi istismar ederek bütün toplumu baskı altına alan antidemokratik uygulamanın adıdır.
Mccarthyizm'in önemi demokratik bir toplumda yaşanmış olmasından gelir. Demokratik bir toplumda, devlet gücünün, istihbaratın, siyasetin ve medyanın nasıl kötüye kullanıldığını ve bu kötüye kullanmanın ne korkunç sonuçlar doğurduğunu gösterir. Komünizm karşıtlığı ve demokrasi koruyuculuğu maskesi altında, insanların nasıl baskı altına alındığının tipik bir örneğini oluşturduğu için önemlidir.
Üzerinden yarım yüzyıl geçtikten sonra bu korkunç uygulama artık bütün boyutlarıyla açığa çıkmıştır. Yazılan anılar, otobiyografiler, bu trajedinin perde arkasını, ilişkilerini tümüyle ortaya dökmüştür. Amerikan siyasal tarihinin bu kara lekesi artık tüm politikacılar için bir model olmuştur. iyi niyetliler için sakınılması ve engellenmesi gereken, kötü niyetliler için ise yararlanılacak bir model!
Olayın merkezinde 3 isim yer almaktadır.
Kişiliği bozuk bir politikacı : Joseph Mccarthy
FBI'ın antikomünistliğiyle ünlü başkanı : J. Edgar Hoover
Politikacılarla iç içe bir gazeteci : Jack Anderson
FBI'ın rolünü, William Sullivan adlı bir ajan sonradan, "Gerekli bütün bilgileri ona aktararak Senota'daki McCarthy soruşturmasını biz sağlamıştık." diye açıkça belirtmiştir.
Arderson ise McCarthy ile olan ilişkisini ve yaptıklarını "Confessions of a Muckraker (Bir Skandal Gazetecisinin itirafları)" adlı otobiyografisinde açıklamıştır.
Görüldüğü gibi bu cadı avının, demokratik bir ülkedeki bu antidemokratik uygulamanın itici gücü, senatör, FBI Başkanı, gazeteci üçlüsüdür. Zaten bu uygulamanın bu denli etkili olmasının, bütün toplumu boyunduruk altına almış olmasının ve pek çok kişinin hayatını söndürebilmesinin ardındaki güç de bu üçlünün ittifak ederek yarattığı kamuoyu ortamından gelmektedir.
Siyaset, istihbarat ve medya! Günümüz dünyasında ve Türkiye'sinde olup bitenleri anlamak için bu modele dikkat etmemiz gerek. Hele bu modeli oluşturan üçlüye bir de yargıyı eklersek....
(19.04.2009 - Emre Kongar, Cumhuriyet)
Mccarthyizm, demokratik bir ülkede siyaseti, devlet mekanizmasını ve medyayı kullanarak çamur atma, karalama yoluyla insanları haksız yere itham eden ve suçsuzları cezalandıran, toplumun temel hak ve özgürlüklerini zadeleyen, demokrasiyi istismar ederek bütün toplumu baskı altına alan antidemokratik uygulamanın adıdır.
Mccarthyizm'in önemi demokratik bir toplumda yaşanmış olmasından gelir. Demokratik bir toplumda, devlet gücünün, istihbaratın, siyasetin ve medyanın nasıl kötüye kullanıldığını ve bu kötüye kullanmanın ne korkunç sonuçlar doğurduğunu gösterir. Komünizm karşıtlığı ve demokrasi koruyuculuğu maskesi altında, insanların nasıl baskı altına alındığının tipik bir örneğini oluşturduğu için önemlidir.
Üzerinden yarım yüzyıl geçtikten sonra bu korkunç uygulama artık bütün boyutlarıyla açığa çıkmıştır. Yazılan anılar, otobiyografiler, bu trajedinin perde arkasını, ilişkilerini tümüyle ortaya dökmüştür. Amerikan siyasal tarihinin bu kara lekesi artık tüm politikacılar için bir model olmuştur. iyi niyetliler için sakınılması ve engellenmesi gereken, kötü niyetliler için ise yararlanılacak bir model!
Olayın merkezinde 3 isim yer almaktadır.
Kişiliği bozuk bir politikacı : Joseph Mccarthy
FBI'ın antikomünistliğiyle ünlü başkanı : J. Edgar Hoover
Politikacılarla iç içe bir gazeteci : Jack Anderson
FBI'ın rolünü, William Sullivan adlı bir ajan sonradan, "Gerekli bütün bilgileri ona aktararak Senota'daki McCarthy soruşturmasını biz sağlamıştık." diye açıkça belirtmiştir.
Arderson ise McCarthy ile olan ilişkisini ve yaptıklarını "Confessions of a Muckraker (Bir Skandal Gazetecisinin itirafları)" adlı otobiyografisinde açıklamıştır.
Görüldüğü gibi bu cadı avının, demokratik bir ülkedeki bu antidemokratik uygulamanın itici gücü, senatör, FBI Başkanı, gazeteci üçlüsüdür. Zaten bu uygulamanın bu denli etkili olmasının, bütün toplumu boyunduruk altına almış olmasının ve pek çok kişinin hayatını söndürebilmesinin ardındaki güç de bu üçlünün ittifak ederek yarattığı kamuoyu ortamından gelmektedir.
Siyaset, istihbarat ve medya! Günümüz dünyasında ve Türkiye'sinde olup bitenleri anlamak için bu modele dikkat etmemiz gerek. Hele bu modeli oluşturan üçlüye bir de yargıyı eklersek....
(19.04.2009 - Emre Kongar, Cumhuriyet)
"McCarthyizm, demokratik bir biçimde ele geçirilen siyasal gücün nasıl kötüye kullanıldığını gösterir: Siyaset, devlet istihbaratı, güvenlik güçleri ve medya ile ortak olarak kötüye kullanıldığında, adalet de buna alet olmakta ve trajik insan hakları ihlalleri ortaya çıkmaktadır.
Olay, bireysel özgürlükleri anayasal güvence altına almış olmakla övünen ABD'de yaşanmıştır. Dönek ve habis bir politikacının utanç verici bir siyasal eylemine devletin güvenlik ve istihbarat güçleri (milli menfaatler(!) uğruna) destek olmuş, medya onunla işbirliği yapmış, adalet de buna alet edilmiştir.
Böyle olaylar, sistemin demokratlığı ve insanların karakterleri için gerçek bir sınav niteliği taşır: Demokratik sistem, kendini böyle istismarlara karşı koruyabilmekte midir?
Yargı bu yanlışlıklara direnebilmekte midir? Kimler korkak, dönek, hain ve çıkarcıdır? Kimler arkadaşlarına çamur atmaktan çekinmeyen aşağılık yalancılar ve muhbirlerdir? Kimler ellerindeki istihbarat, güvenlik ve medya gücünü kötüye kullanan sahtekârlardır?
Kimler demokrasi katliamına, insan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin tahribine karşı çıkmıştır? Kimler gerçekten demokrat, gerçekten cesur, gerçekten görevlerini nesnel kurallara göre yerine getiren, vicdan sahibi profesyonel istihbaratçı, güvenlikçi ve medyacılardır?
McCarthy felaketi, bütün bu soruların yanıtlarının er veya geç tarih tarafından dürüstçe verildiğini; Haksızlıklara karşı cesurca direnenlerin, demokrasiyi, hukuku, adaleti savunanların onurlandırıldığını; Döneklerin, sahtekârların, muhbirlerin, çıkarcıların, demokrasi katillerinin, iktidar dalkavuklarının maskelerinin zaman içinde düştüğünü ve hepsinin utanç içinde yaşamaya mahkûm olduğunu göstermiştir." (kaynak)
Olay, bireysel özgürlükleri anayasal güvence altına almış olmakla övünen ABD'de yaşanmıştır. Dönek ve habis bir politikacının utanç verici bir siyasal eylemine devletin güvenlik ve istihbarat güçleri (milli menfaatler(!) uğruna) destek olmuş, medya onunla işbirliği yapmış, adalet de buna alet edilmiştir.
Böyle olaylar, sistemin demokratlığı ve insanların karakterleri için gerçek bir sınav niteliği taşır: Demokratik sistem, kendini böyle istismarlara karşı koruyabilmekte midir?
Yargı bu yanlışlıklara direnebilmekte midir? Kimler korkak, dönek, hain ve çıkarcıdır? Kimler arkadaşlarına çamur atmaktan çekinmeyen aşağılık yalancılar ve muhbirlerdir? Kimler ellerindeki istihbarat, güvenlik ve medya gücünü kötüye kullanan sahtekârlardır?
Kimler demokrasi katliamına, insan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin tahribine karşı çıkmıştır? Kimler gerçekten demokrat, gerçekten cesur, gerçekten görevlerini nesnel kurallara göre yerine getiren, vicdan sahibi profesyonel istihbaratçı, güvenlikçi ve medyacılardır?
McCarthy felaketi, bütün bu soruların yanıtlarının er veya geç tarih tarafından dürüstçe verildiğini; Haksızlıklara karşı cesurca direnenlerin, demokrasiyi, hukuku, adaleti savunanların onurlandırıldığını; Döneklerin, sahtekârların, muhbirlerin, çıkarcıların, demokrasi katillerinin, iktidar dalkavuklarının maskelerinin zaman içinde düştüğünü ve hepsinin utanç içinde yaşamaya mahkûm olduğunu göstermiştir." (kaynak)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar