bugün
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz25
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- penis boyu takıntısı6
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- hangi yazarla çift olursunuz28
- sabah tostu3
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- itlik kopukluk2
- ya bi siktirin gidin15
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- recep tayyip erdoğan13
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- zamanda kaybolmus yazar2
- 144p film izlemek2
- akp de fon krizi tartışmaları3
- düş sokağı sakinleri4
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- ucan tekme atan hipopotam43
- sözlükte bile yalnız olmak10
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- üzülünce kime gidersiniz8
- sözlük çiftleştirme servisi11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- tomtom mahallesi3
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- şapka takar mısınız12
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- istanbul12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- sarapci koala hatayi13
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- yemek yedikten sonra kusmak9
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- nervionun beni engellemesi9
- arkadaşlar buldum9
- sezen taş7
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- büyük oyunu görmek9
- şükürcülük9
marka giyinmek için parçalananlara şu denilmelidir:''kıyafetin marka olacağına,kafan marka olsun''.
kendi parasını kendi kazanan kişi için kimseyi irdelemeyen durumdur.
parası olan insanın en doğal hakkı.
tipsizlerin içine sığınıp kendilerini bir halt sandıkları giyiniş şekli.
iş yerinde yaza merhaba partisi var. yaza neden merhaba diyoruz bunu hiç bilmiyoruz ama katılmak zorundayız. bu tür davetler yapıldığı an kadınlar arasında rekabet başlar. kim daha şık olacak? kim daha çok dikkat çekecek? kim tüm gözleri üzerinde toplayacak? onlarca saçma şey. tüm bunların saçma olduğunu bildiğim halde yusuf yusuf geziyorum. kadınsal saçmalıkları bir kadın olarak yaşamak zorundaymışım gibi davranıyorum. iş yerinden en yakın arkadaşı alıp çıkıyoruz alışverişe. bir sürü mağaza dolaşıyoruz ama istediği elbiseyi bulamıyor o, ben artık elbise alacağımı unutmuş onun peşinde geziyorum, öylesine telaşlı ki ben de onun için endişeliyim artık. ya istediği elbiseyi bulamazsa? ya diğer kadınlar onunla dalga geçerse?
gelin gelin zi.cez sizi diye bas bas bağıran bir mağazayı gözüne kestiriyor. giriyoruz. kıza diyoruz böyle böyle bir durum var. bülent ersoy için tasarlandığını düşündüğüm elbiseleri gösteriyor bize. bir tanesi tavus kuşları için tasarlanmış. tasarımcısının ismini söylüyor sonra fiyatını. sonra onun farklı tasarımlarını gösteriyor, elbiseler bok gibi ama marka olunca özellikle zengin koçişkosundan dolayı isim yapmış biri tasarladıysa göze güzel geliyor, hiç olmazsa arkadaşım için durum bu. en basit kumaştan dikilmiş, yeşil ve tek özelliği şeyine kadar yırtmacı olan kıyafete yarı maaşını veriyor çıkıyoruz oradan. pazardan 30 tl gibi bir fiyata alacağımız elbiseye sırf marka olduğu için bi ton para veriyoruz.
markaysa güzeldir, kalitelidir saçmalığı yüzünden o elbiseye verilen para hala içimi acıtıyor benim. çoğu geceler yastığa yüzüme bastırıp hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. mesela ben çok saçma bir markanın beyaz eşyalarını aldım çünkü en ucuzu oydu, 4 yıldır kullanıyorum, marka olmayan kıyafetlerimi de kullanıyorum yıllardır.
aslında aynı kalitede ürünü sırf isminden dolayı daha pahalıya satmak, satabilmek işte bunlar hep.. çok acayip. bilmiyorum.
gelin gelin zi.cez sizi diye bas bas bağıran bir mağazayı gözüne kestiriyor. giriyoruz. kıza diyoruz böyle böyle bir durum var. bülent ersoy için tasarlandığını düşündüğüm elbiseleri gösteriyor bize. bir tanesi tavus kuşları için tasarlanmış. tasarımcısının ismini söylüyor sonra fiyatını. sonra onun farklı tasarımlarını gösteriyor, elbiseler bok gibi ama marka olunca özellikle zengin koçişkosundan dolayı isim yapmış biri tasarladıysa göze güzel geliyor, hiç olmazsa arkadaşım için durum bu. en basit kumaştan dikilmiş, yeşil ve tek özelliği şeyine kadar yırtmacı olan kıyafete yarı maaşını veriyor çıkıyoruz oradan. pazardan 30 tl gibi bir fiyata alacağımız elbiseye sırf marka olduğu için bi ton para veriyoruz.
markaysa güzeldir, kalitelidir saçmalığı yüzünden o elbiseye verilen para hala içimi acıtıyor benim. çoğu geceler yastığa yüzüme bastırıp hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. mesela ben çok saçma bir markanın beyaz eşyalarını aldım çünkü en ucuzu oydu, 4 yıldır kullanıyorum, marka olmayan kıyafetlerimi de kullanıyorum yıllardır.
aslında aynı kalitede ürünü sırf isminden dolayı daha pahalıya satmak, satabilmek işte bunlar hep.. çok acayip. bilmiyorum.
5000 euro ya blazer, 3500 euro ya jean pantolon giyenlerdir günümüz dünyasinda. gereksiz ve gösteris meraklisi insanimsi eylemidir. gsmh da yillik kisi basi okadar para düsmeyen onlarca ülke var lan.
Markalar sizi kendinize yabancılaştırır zira markayı çok önemserseniz marka da sizi kölesi yapar, sonunda kendisine benzetir.
Sonra bir bakmışsınız markan yoksa hiçsin olmuşsunuz.
Yani sözün özü;
Giyinin ama kendiniz olun markanız ne olursa olsun...
Sonra bir bakmışsınız markan yoksa hiçsin olmuşsunuz.
Yani sözün özü;
Giyinin ama kendiniz olun markanız ne olursa olsun...
ne elbiseler gördüm ...
Marka dediğin kuru bir logodan ibaret ise bir halt değildir. Yalnız kalite giyim ne yazık ki markadan geÇmektedir.
artık bir ürünün kalitesinden emin olmak için yapılması gerekendir.
kanserojen mi değil mi bilemiyor çünkü insan.
insanların hakkımda ne düşündüğünü hiç umruma takmadım. son 1 senedir kıyafetlerimi marka alıyorum, ne gibi sahtekarlıklar döndüğünü bilmediğim için.
erkek olduğumdan ötürü pek bir masrafı da olmuyor. herkese tavsiye ederim. eğer alacağınız bir ürünü uzun bir süre kullanmak istiyoranız marka ürün alınız.
kanserojen mi değil mi bilemiyor çünkü insan.
insanların hakkımda ne düşündüğünü hiç umruma takmadım. son 1 senedir kıyafetlerimi marka alıyorum, ne gibi sahtekarlıklar döndüğünü bilmediğim için.
erkek olduğumdan ötürü pek bir masrafı da olmuyor. herkese tavsiye ederim. eğer alacağınız bir ürünü uzun bir süre kullanmak istiyoranız marka ürün alınız.
eskiden severdim. şimdi tat vermiyor. aslına bakarsan artık hiçbir şey tat vermiyor aq.
Kaliteli marka giyinmektir. Hugo boss gibi mesela.
marka değil de zara'dan giyinme takıntım var. o boomber ceketler yok mu bir de...
Maalesef bemde olan durum kinetixten asagisini giyemiyorum evt.
Esnaf mağazalarından giyinin, herkes kazansın. Size göklerden bakan adamları zengin ediyosunuz.
iş adamı fabrikatör holding sahibi olmadığım için çokta fifi diyorum. ben kaliteye bakıyorum gerisi fasafiso. ha indirim kovalayıp aldığım ürünler var.
marka bir ayakkabıya para bayılıp hayrını göremezken nerdeyse üçte hatta dörtte bir fiyatına aldığım ayakkabı 2 senedir giydim.
marka bir ayakkabıya para bayılıp hayrını göremezken nerdeyse üçte hatta dörtte bir fiyatına aldığım ayakkabı 2 senedir giydim.
markasına göre değişir.
ama hangi marka?
ustop da pantolon üretiyor diesel de,
lcw nin de polo yaka t shirt ü var lacoste un da?
önemli olan markanın hangi marka olduğudur.
ustop da pantolon üretiyor diesel de,
lcw nin de polo yaka t shirt ü var lacoste un da?
önemli olan markanın hangi marka olduğudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar