bugün
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu6
- sözlükteki sessiz yazarlar4
- kimse seni sevmiyor4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- ölümden korkuyor musunuz30
- claudian clouds37
- mustafa kemal atatürk ün boyu7
- habire1220
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- 2026 2027 uefa avrupa ligi şampiyonu3
- kadın dövmek4
- game of thrones taki kerhaneci4
- atatürk diyor ki8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- epoxis2
- tuba büyüküstün2
- iltica17
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- hamburgerin içindeki domates4
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- meriç keskin4
- vedat muriqi6
- tulumba tatlısı6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- her biji amed8
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- kafakoparan dede3
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- depresyon6
- 0 0 719
- fenerbahçe5
- trombosit bağışında bulunmak2
- gecenin şarkısı12
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- sıfır atık vakfı11
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- türk düşmanı piçler9
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- galatasaray5
- adana saimbeylide deprem3
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
hak-iş başkanı.
--spoiler--
Mahmut Arslan, mercimek kralı, Mersin'deki Arbel şirketinin başkanı. Hani şu Barzani'nin ortağı diye hakkında yazılıp çizilen European Tobacco'nun sahibi...
Önceki hafta Ankara'da sigara zamlarıyla ilgili toplantı vardı. Toplantıya sigara şirketlerinin temsilcileri de katıldı. Özel şirketlerin temsilcileri sigara zammına karşıydılar, Maliye ise zam istiyordu. Orada sadece Arslan, "Devletin ihtiyacı var." diyerek zammı destekledi.
Ertesi günü, bir gazetede European Tobacco ile ilgili haber çıktı. Buna göre, European Tobacco'nun gizli ortağı Barzani'nin adamıydı. Bu haberin öncesinde iki gelişme daha oldu.
European Tobacco, Mehmetçik Vakfı'na bir trilyon YTL bağışlayacağını açıkladı. Buna karşı da bir kampanya başladı. Neymiş? Mehmetçik Vakfı bağışı kabul etmeyecekmiş!
ilginçtir ki, bir hafta önce de European Tobacco'nun genel müdürü Hulisi Kaymaz, "Tekel ihalesine gireceğiz." diye açıklama yapmıştı.
Bu ne tesadüf!
Şirket hemen tepkisini gösterdi. Ama ne çare? Konuyla ilgili yazılar farklı noktalarda çıkmaya devam etti. Olanlara rağmen, bir hafta öncesine kadar da, Arslan ailesi Tekel ihalesine girmek için iddialıydılar.
Önce Mehmetçik Vakfı bağışı kabul edeceğine dair mesajı şirkete iletti. Sabah gazetesi, Barzani ortaklığına dair haberi yalanlarcasına bir haber yaptı. Geçen cuma günü de CNNTürk'te Mahmut Arslan, Mersin'den canlı yayına alındı.
Dün yaptığım telefon görüşmesinde Mahmut Bey'i rahatlamış gördüm ama bu beni rahatsız etti. Onun rahatlamasının sebebi, yoğun tepkilerin son bulmasıydı. Ama üzüntüsü her kelimesine yansıyordu. "Tekel ihalesine girmekten vazgeçtim." dedi.
Bu kadar iddialı birinin Tekel ihalesine girmemesinin sonuçları üzerine düşünmenizi istiyorum.
Sigaradan nefret ederim. içenlere karşı da, üretenlere de sempatik olamıyorum... Konuya duyarlılığımın sebebi yanlış giden bir şeylerin olması...
Hatta iki ay önce, Mersin Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Mahmut Bey'le sigara fabrikasını gezince, bana tütünleri göstererek, "Ne güzel manzara değil mi?" diye sordu. "Renkleri çok güzel ama sevmem için yeterli değil?" diye cevap vermiştim.
Kapasitesinin üzerinde üretim yapan, Türkiye'nin en yeni sigara tesisindeydik. Çıkarken şunu demeden edemedim: "Bu kadar büyük emeği ve sermayeyi keşke hayırlı bir şeye yatırsaydınız". Niyetimi bildiği için Mahmut Bey gülümseyerek geçti ama her şeyini oraya yatıran, gecesini gündüzünü veren genel müdürü Hulisi Kaymaz'ın bakışları sertleşmişti.
işte bu yatırımlar sonucu European Tobacco, Türkiye'de pazar payında üçüncülüğe çıkmıştı. Eğer istedikleri makineleri alabilselerdi ikinci bile olurlardı.
Böyle iddialı bir grubun Tekel'e katılmaması, satışın tamamen yabancılara kalacağı ihtimalini güçlendiriyor.
Mahmut Bey, kırgınım, diyor: "Bu ülkeye bilinen ve kamuoyunun bilmediği pek çok hizmet yaptım. Bunca saldırıya maruz kalırken; ne savcılık ne emniyet görüşüme başvurma ihtiyacı hissetmedi. Eğer Tekel'i alsaydım 'Barzani Tekel'i aldı' diyeceklerdi. Bunu nasıl göğüslerim? Kendimi korumak için özelleştirmeye girmiyorum."
Sigara üretim projesi ilk kendisine geldiğinde; "Yerli bir üretici olsun" düşüncesiyle istemeyerek bu işe bulaşmıştı. Dağıtım konusunda büyük üreticilerle arasındaki rekabet onun, sigara sektöründe iddiasını güçlendirdi. Tekel'i almak istemesi de, sadece yerli sermayede kalma düşüncesinden kaynaklanıyordu.
Mahmut Arslan bu kırılgan yapısını, Kırgızistan'da da göstermişti. Modern tarım yöntemleriyle fasulye üretimini öğretmiş, ürünleri uluslararası pazarlara satma konusunda öncü olmuştu. Günün birinde mafyavari kişiler mallarına el koyup, devletin yöneticileri duruma kayıtsız kalınca çekip gitti Kırgızistan'dan. Kırgızlar, Arslan'ın yokluğunun ne büyük kayıp olduğunu anlayınca bir bakan, birkaç müsteşardan oluşan kalabalık bir grupla Mersin'e özür dilemeye geldiler. El konulan malların parasını gönderdiler ve kendisini 'fahri konsolosluk'la ödüllendirdiler.
Tekel, önceki özelleştirme süreçlerinde gerçek değerine ulaşmadığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Bakalım bu sefer ne olacak?
--spoiler--
sigara lobisinin nasıl çalıştığını iftiracılığın nasıl bir hal aldığını ortaya koyan bir durumdur.
Mahmut Arslan, mercimek kralı, Mersin'deki Arbel şirketinin başkanı. Hani şu Barzani'nin ortağı diye hakkında yazılıp çizilen European Tobacco'nun sahibi...
Önceki hafta Ankara'da sigara zamlarıyla ilgili toplantı vardı. Toplantıya sigara şirketlerinin temsilcileri de katıldı. Özel şirketlerin temsilcileri sigara zammına karşıydılar, Maliye ise zam istiyordu. Orada sadece Arslan, "Devletin ihtiyacı var." diyerek zammı destekledi.
Ertesi günü, bir gazetede European Tobacco ile ilgili haber çıktı. Buna göre, European Tobacco'nun gizli ortağı Barzani'nin adamıydı. Bu haberin öncesinde iki gelişme daha oldu.
European Tobacco, Mehmetçik Vakfı'na bir trilyon YTL bağışlayacağını açıkladı. Buna karşı da bir kampanya başladı. Neymiş? Mehmetçik Vakfı bağışı kabul etmeyecekmiş!
ilginçtir ki, bir hafta önce de European Tobacco'nun genel müdürü Hulisi Kaymaz, "Tekel ihalesine gireceğiz." diye açıklama yapmıştı.
Bu ne tesadüf!
Şirket hemen tepkisini gösterdi. Ama ne çare? Konuyla ilgili yazılar farklı noktalarda çıkmaya devam etti. Olanlara rağmen, bir hafta öncesine kadar da, Arslan ailesi Tekel ihalesine girmek için iddialıydılar.
Önce Mehmetçik Vakfı bağışı kabul edeceğine dair mesajı şirkete iletti. Sabah gazetesi, Barzani ortaklığına dair haberi yalanlarcasına bir haber yaptı. Geçen cuma günü de CNNTürk'te Mahmut Arslan, Mersin'den canlı yayına alındı.
Dün yaptığım telefon görüşmesinde Mahmut Bey'i rahatlamış gördüm ama bu beni rahatsız etti. Onun rahatlamasının sebebi, yoğun tepkilerin son bulmasıydı. Ama üzüntüsü her kelimesine yansıyordu. "Tekel ihalesine girmekten vazgeçtim." dedi.
Bu kadar iddialı birinin Tekel ihalesine girmemesinin sonuçları üzerine düşünmenizi istiyorum.
Sigaradan nefret ederim. içenlere karşı da, üretenlere de sempatik olamıyorum... Konuya duyarlılığımın sebebi yanlış giden bir şeylerin olması...
Hatta iki ay önce, Mersin Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Mahmut Bey'le sigara fabrikasını gezince, bana tütünleri göstererek, "Ne güzel manzara değil mi?" diye sordu. "Renkleri çok güzel ama sevmem için yeterli değil?" diye cevap vermiştim.
Kapasitesinin üzerinde üretim yapan, Türkiye'nin en yeni sigara tesisindeydik. Çıkarken şunu demeden edemedim: "Bu kadar büyük emeği ve sermayeyi keşke hayırlı bir şeye yatırsaydınız". Niyetimi bildiği için Mahmut Bey gülümseyerek geçti ama her şeyini oraya yatıran, gecesini gündüzünü veren genel müdürü Hulisi Kaymaz'ın bakışları sertleşmişti.
işte bu yatırımlar sonucu European Tobacco, Türkiye'de pazar payında üçüncülüğe çıkmıştı. Eğer istedikleri makineleri alabilselerdi ikinci bile olurlardı.
Böyle iddialı bir grubun Tekel'e katılmaması, satışın tamamen yabancılara kalacağı ihtimalini güçlendiriyor.
Mahmut Bey, kırgınım, diyor: "Bu ülkeye bilinen ve kamuoyunun bilmediği pek çok hizmet yaptım. Bunca saldırıya maruz kalırken; ne savcılık ne emniyet görüşüme başvurma ihtiyacı hissetmedi. Eğer Tekel'i alsaydım 'Barzani Tekel'i aldı' diyeceklerdi. Bunu nasıl göğüslerim? Kendimi korumak için özelleştirmeye girmiyorum."
Sigara üretim projesi ilk kendisine geldiğinde; "Yerli bir üretici olsun" düşüncesiyle istemeyerek bu işe bulaşmıştı. Dağıtım konusunda büyük üreticilerle arasındaki rekabet onun, sigara sektöründe iddiasını güçlendirdi. Tekel'i almak istemesi de, sadece yerli sermayede kalma düşüncesinden kaynaklanıyordu.
Mahmut Arslan bu kırılgan yapısını, Kırgızistan'da da göstermişti. Modern tarım yöntemleriyle fasulye üretimini öğretmiş, ürünleri uluslararası pazarlara satma konusunda öncü olmuştu. Günün birinde mafyavari kişiler mallarına el koyup, devletin yöneticileri duruma kayıtsız kalınca çekip gitti Kırgızistan'dan. Kırgızlar, Arslan'ın yokluğunun ne büyük kayıp olduğunu anlayınca bir bakan, birkaç müsteşardan oluşan kalabalık bir grupla Mersin'e özür dilemeye geldiler. El konulan malların parasını gönderdiler ve kendisini 'fahri konsolosluk'la ödüllendirdiler.
Tekel, önceki özelleştirme süreçlerinde gerçek değerine ulaşmadığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Bakalım bu sefer ne olacak?
--spoiler--
sigara lobisinin nasıl çalıştığını iftiracılığın nasıl bir hal aldığını ortaya koyan bir durumdur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar