bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı73
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- tarihin en kötü liverpollunu yenmek2
- terapi niteliğindeki şeyler8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- nervio43
- febelilerin herşeyi abartması2
- iyi menemenin sırrı7
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- sözlüğün en şık erkeği12
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- iyi memenin sırrı7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- almanca bilmek5
- kale3112 ifşa8
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- siyah sütyen5
- fenerbahçeli yazarlar7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- meme4
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- muslettin amca14
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- sözlük klasikleri12
- engineer288
- ese dezze8
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- true esaretten kurtulacak4
- aleksey batrakov27
- aşk9
- kassız erkek neye benzer5
- anın görüntüsü32
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- sözlük kürdü55
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- futbol17
- yarın iş olması3
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
hak-iş başkanı.
--spoiler--
Mahmut Arslan, mercimek kralı, Mersin'deki Arbel şirketinin başkanı. Hani şu Barzani'nin ortağı diye hakkında yazılıp çizilen European Tobacco'nun sahibi...
Önceki hafta Ankara'da sigara zamlarıyla ilgili toplantı vardı. Toplantıya sigara şirketlerinin temsilcileri de katıldı. Özel şirketlerin temsilcileri sigara zammına karşıydılar, Maliye ise zam istiyordu. Orada sadece Arslan, "Devletin ihtiyacı var." diyerek zammı destekledi.
Ertesi günü, bir gazetede European Tobacco ile ilgili haber çıktı. Buna göre, European Tobacco'nun gizli ortağı Barzani'nin adamıydı. Bu haberin öncesinde iki gelişme daha oldu.
European Tobacco, Mehmetçik Vakfı'na bir trilyon YTL bağışlayacağını açıkladı. Buna karşı da bir kampanya başladı. Neymiş? Mehmetçik Vakfı bağışı kabul etmeyecekmiş!
ilginçtir ki, bir hafta önce de European Tobacco'nun genel müdürü Hulisi Kaymaz, "Tekel ihalesine gireceğiz." diye açıklama yapmıştı.
Bu ne tesadüf!
Şirket hemen tepkisini gösterdi. Ama ne çare? Konuyla ilgili yazılar farklı noktalarda çıkmaya devam etti. Olanlara rağmen, bir hafta öncesine kadar da, Arslan ailesi Tekel ihalesine girmek için iddialıydılar.
Önce Mehmetçik Vakfı bağışı kabul edeceğine dair mesajı şirkete iletti. Sabah gazetesi, Barzani ortaklığına dair haberi yalanlarcasına bir haber yaptı. Geçen cuma günü de CNNTürk'te Mahmut Arslan, Mersin'den canlı yayına alındı.
Dün yaptığım telefon görüşmesinde Mahmut Bey'i rahatlamış gördüm ama bu beni rahatsız etti. Onun rahatlamasının sebebi, yoğun tepkilerin son bulmasıydı. Ama üzüntüsü her kelimesine yansıyordu. "Tekel ihalesine girmekten vazgeçtim." dedi.
Bu kadar iddialı birinin Tekel ihalesine girmemesinin sonuçları üzerine düşünmenizi istiyorum.
Sigaradan nefret ederim. içenlere karşı da, üretenlere de sempatik olamıyorum... Konuya duyarlılığımın sebebi yanlış giden bir şeylerin olması...
Hatta iki ay önce, Mersin Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Mahmut Bey'le sigara fabrikasını gezince, bana tütünleri göstererek, "Ne güzel manzara değil mi?" diye sordu. "Renkleri çok güzel ama sevmem için yeterli değil?" diye cevap vermiştim.
Kapasitesinin üzerinde üretim yapan, Türkiye'nin en yeni sigara tesisindeydik. Çıkarken şunu demeden edemedim: "Bu kadar büyük emeği ve sermayeyi keşke hayırlı bir şeye yatırsaydınız". Niyetimi bildiği için Mahmut Bey gülümseyerek geçti ama her şeyini oraya yatıran, gecesini gündüzünü veren genel müdürü Hulisi Kaymaz'ın bakışları sertleşmişti.
işte bu yatırımlar sonucu European Tobacco, Türkiye'de pazar payında üçüncülüğe çıkmıştı. Eğer istedikleri makineleri alabilselerdi ikinci bile olurlardı.
Böyle iddialı bir grubun Tekel'e katılmaması, satışın tamamen yabancılara kalacağı ihtimalini güçlendiriyor.
Mahmut Bey, kırgınım, diyor: "Bu ülkeye bilinen ve kamuoyunun bilmediği pek çok hizmet yaptım. Bunca saldırıya maruz kalırken; ne savcılık ne emniyet görüşüme başvurma ihtiyacı hissetmedi. Eğer Tekel'i alsaydım 'Barzani Tekel'i aldı' diyeceklerdi. Bunu nasıl göğüslerim? Kendimi korumak için özelleştirmeye girmiyorum."
Sigara üretim projesi ilk kendisine geldiğinde; "Yerli bir üretici olsun" düşüncesiyle istemeyerek bu işe bulaşmıştı. Dağıtım konusunda büyük üreticilerle arasındaki rekabet onun, sigara sektöründe iddiasını güçlendirdi. Tekel'i almak istemesi de, sadece yerli sermayede kalma düşüncesinden kaynaklanıyordu.
Mahmut Arslan bu kırılgan yapısını, Kırgızistan'da da göstermişti. Modern tarım yöntemleriyle fasulye üretimini öğretmiş, ürünleri uluslararası pazarlara satma konusunda öncü olmuştu. Günün birinde mafyavari kişiler mallarına el koyup, devletin yöneticileri duruma kayıtsız kalınca çekip gitti Kırgızistan'dan. Kırgızlar, Arslan'ın yokluğunun ne büyük kayıp olduğunu anlayınca bir bakan, birkaç müsteşardan oluşan kalabalık bir grupla Mersin'e özür dilemeye geldiler. El konulan malların parasını gönderdiler ve kendisini 'fahri konsolosluk'la ödüllendirdiler.
Tekel, önceki özelleştirme süreçlerinde gerçek değerine ulaşmadığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Bakalım bu sefer ne olacak?
--spoiler--
sigara lobisinin nasıl çalıştığını iftiracılığın nasıl bir hal aldığını ortaya koyan bir durumdur.
Mahmut Arslan, mercimek kralı, Mersin'deki Arbel şirketinin başkanı. Hani şu Barzani'nin ortağı diye hakkında yazılıp çizilen European Tobacco'nun sahibi...
Önceki hafta Ankara'da sigara zamlarıyla ilgili toplantı vardı. Toplantıya sigara şirketlerinin temsilcileri de katıldı. Özel şirketlerin temsilcileri sigara zammına karşıydılar, Maliye ise zam istiyordu. Orada sadece Arslan, "Devletin ihtiyacı var." diyerek zammı destekledi.
Ertesi günü, bir gazetede European Tobacco ile ilgili haber çıktı. Buna göre, European Tobacco'nun gizli ortağı Barzani'nin adamıydı. Bu haberin öncesinde iki gelişme daha oldu.
European Tobacco, Mehmetçik Vakfı'na bir trilyon YTL bağışlayacağını açıkladı. Buna karşı da bir kampanya başladı. Neymiş? Mehmetçik Vakfı bağışı kabul etmeyecekmiş!
ilginçtir ki, bir hafta önce de European Tobacco'nun genel müdürü Hulisi Kaymaz, "Tekel ihalesine gireceğiz." diye açıklama yapmıştı.
Bu ne tesadüf!
Şirket hemen tepkisini gösterdi. Ama ne çare? Konuyla ilgili yazılar farklı noktalarda çıkmaya devam etti. Olanlara rağmen, bir hafta öncesine kadar da, Arslan ailesi Tekel ihalesine girmek için iddialıydılar.
Önce Mehmetçik Vakfı bağışı kabul edeceğine dair mesajı şirkete iletti. Sabah gazetesi, Barzani ortaklığına dair haberi yalanlarcasına bir haber yaptı. Geçen cuma günü de CNNTürk'te Mahmut Arslan, Mersin'den canlı yayına alındı.
Dün yaptığım telefon görüşmesinde Mahmut Bey'i rahatlamış gördüm ama bu beni rahatsız etti. Onun rahatlamasının sebebi, yoğun tepkilerin son bulmasıydı. Ama üzüntüsü her kelimesine yansıyordu. "Tekel ihalesine girmekten vazgeçtim." dedi.
Bu kadar iddialı birinin Tekel ihalesine girmemesinin sonuçları üzerine düşünmenizi istiyorum.
Sigaradan nefret ederim. içenlere karşı da, üretenlere de sempatik olamıyorum... Konuya duyarlılığımın sebebi yanlış giden bir şeylerin olması...
Hatta iki ay önce, Mersin Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Mahmut Bey'le sigara fabrikasını gezince, bana tütünleri göstererek, "Ne güzel manzara değil mi?" diye sordu. "Renkleri çok güzel ama sevmem için yeterli değil?" diye cevap vermiştim.
Kapasitesinin üzerinde üretim yapan, Türkiye'nin en yeni sigara tesisindeydik. Çıkarken şunu demeden edemedim: "Bu kadar büyük emeği ve sermayeyi keşke hayırlı bir şeye yatırsaydınız". Niyetimi bildiği için Mahmut Bey gülümseyerek geçti ama her şeyini oraya yatıran, gecesini gündüzünü veren genel müdürü Hulisi Kaymaz'ın bakışları sertleşmişti.
işte bu yatırımlar sonucu European Tobacco, Türkiye'de pazar payında üçüncülüğe çıkmıştı. Eğer istedikleri makineleri alabilselerdi ikinci bile olurlardı.
Böyle iddialı bir grubun Tekel'e katılmaması, satışın tamamen yabancılara kalacağı ihtimalini güçlendiriyor.
Mahmut Bey, kırgınım, diyor: "Bu ülkeye bilinen ve kamuoyunun bilmediği pek çok hizmet yaptım. Bunca saldırıya maruz kalırken; ne savcılık ne emniyet görüşüme başvurma ihtiyacı hissetmedi. Eğer Tekel'i alsaydım 'Barzani Tekel'i aldı' diyeceklerdi. Bunu nasıl göğüslerim? Kendimi korumak için özelleştirmeye girmiyorum."
Sigara üretim projesi ilk kendisine geldiğinde; "Yerli bir üretici olsun" düşüncesiyle istemeyerek bu işe bulaşmıştı. Dağıtım konusunda büyük üreticilerle arasındaki rekabet onun, sigara sektöründe iddiasını güçlendirdi. Tekel'i almak istemesi de, sadece yerli sermayede kalma düşüncesinden kaynaklanıyordu.
Mahmut Arslan bu kırılgan yapısını, Kırgızistan'da da göstermişti. Modern tarım yöntemleriyle fasulye üretimini öğretmiş, ürünleri uluslararası pazarlara satma konusunda öncü olmuştu. Günün birinde mafyavari kişiler mallarına el koyup, devletin yöneticileri duruma kayıtsız kalınca çekip gitti Kırgızistan'dan. Kırgızlar, Arslan'ın yokluğunun ne büyük kayıp olduğunu anlayınca bir bakan, birkaç müsteşardan oluşan kalabalık bir grupla Mersin'e özür dilemeye geldiler. El konulan malların parasını gönderdiler ve kendisini 'fahri konsolosluk'la ödüllendirdiler.
Tekel, önceki özelleştirme süreçlerinde gerçek değerine ulaşmadığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Bakalım bu sefer ne olacak?
--spoiler--
sigara lobisinin nasıl çalıştığını iftiracılığın nasıl bir hal aldığını ortaya koyan bir durumdur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar