bugün
- nemlendirici krem16
- mokv yaşıyor mu6
- askerde özlenen şeyler5
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- babaların babası5
- katatespizartmasi13
- bakın ne geldi6
- özelden mesajlaşırken başlık açıp cevap vermek3
- teleferik4
- nev15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız5
- ah nerede o eski masum sözlük kızları3
- uludağ sözlük premium hesaplara gelen hediye3
- şafak saymak2
- benim açık oylarım görünüyor mu4
- istanbul şu an 16 derece4
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- kedi tırnağı kesmek3
- yazlık mekanlardaki clublerin kapanış partileri2
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- sahilden2
- aziz yıldırım4
- türkiye yüzyılı2
- ciddi ciddi devlet aklı diyen şahıs5
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- almanca bilinmeyen yerde ölümüne almanca konuşmak2
- icapçı4
- fransada marketlere siber saldırı yapılması4
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- iri memeler4
- arkadaşlar entry girer misiniz5
- fenerbahçe'nin yeni stad projesi2
- ismail kartal9
- jinekomasti4
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- çocukluk arkadaşlığı11
- gammazlar adam mıdır sorunsalı4
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- künefenin sünen peyniri4
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- joseph shomolo kuschca2
- cumartesi akşamı evde oturup çay içmek2
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- etekaltından sonra kolonya sürmek2
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- fon vurgunu56
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- aile kurmanın erkeğe ağır gelmesi2
modern zamanlar anlamında ki fransızca cümle. jean paul sartre nın 1945 de çıkarmaya başladığı edebiyat ve siyaset dergisi.
1 ekim 1945'de Jean Paul Sartre'nin 1. sayısına yazdığı sunu:
"Burjuva kökenli bütün yazarlar, sorumsuzluğun çekiciliğini tanıdılar: yüzyıldan beri yazarlık mesleği içinde gelenekselleşmiştir (...) Bu sorumsuzluk mirası, birçok insanın kafasını karıştırdı. Başkaları kavga içindeyken yazın adamı yazar; bir gün ideal değerlerin aydını ve bekçisi olduğunu duyumsar, bundan gurur duyar; ertesi gün yazının özel bir gösteriş biçimine çok fazla benzediğini düşünür, utanır. Kendisini okuyan burjuvaların saygı duyduklarının bilincindedir; ne ki onu okumayan işçiler karşısında aşağılık kompleksi duyarak acıçeker (...)
Bugün olaylar öyle bir noktaya gelmiştir ki, kalemlerini Almanların hizmetine verdikleri için kınanan ya da cezalandırılan, zavallı bir durum sergileyen yazarlar görülmüştür. Ne diyorlar, yazılan bağlar mı? Bağlanmanın kaçınılmazlığı, kitabın toplumsal bir olay olmayacağının olanaksızlığı üzerine kurulmuştur: Çünkü yazarın kaçıp kurtulacağı hiçbir yol yoktur, onun yaşadığı çağı sıkıca kucaklamasını istiyoruz; buçağın bir tek şansı vardır: yazar onun için, çağ da yazar için yapılmıştır. Zamanımızdan hiçbir şeyi saklamak istemiyoruz: dönemin en güzeli belki, ancak bizimkidir; bu yaşanacak yaşamdan başka şeyimiz yok. işin içinden ustalıkla sıyrılanamayacağının bilincindeyiz. Yoksa sessiz ya da şaşkınlıktan ağzımız açık kalırdık, edilgenliğimiz bile bir eylem olurdu.
Yazar, çağında durum içindedir: her söz çınlar? Her sessizlik de. Komüne'den sonraki baskıya ilişkin olarak Flaubert ve Goncourt'u sorumlu tutuyorum, çünkü engel olmak için bir tek satır yazmadılar. Bu yazarlardan her biri, yaşamının özel bir durumunda yazar sorumluluğunu ölçtü. işgal dönemi, kendi sorumluluğumuzu bize öğretti. Çünkü varlığımızla bile dönemimizi değiştirmeye çalışıyoruz, bu eylemin gönüllü bir eylem olacağına karar veriyoruz."
"Burjuva kökenli bütün yazarlar, sorumsuzluğun çekiciliğini tanıdılar: yüzyıldan beri yazarlık mesleği içinde gelenekselleşmiştir (...) Bu sorumsuzluk mirası, birçok insanın kafasını karıştırdı. Başkaları kavga içindeyken yazın adamı yazar; bir gün ideal değerlerin aydını ve bekçisi olduğunu duyumsar, bundan gurur duyar; ertesi gün yazının özel bir gösteriş biçimine çok fazla benzediğini düşünür, utanır. Kendisini okuyan burjuvaların saygı duyduklarının bilincindedir; ne ki onu okumayan işçiler karşısında aşağılık kompleksi duyarak acıçeker (...)
Bugün olaylar öyle bir noktaya gelmiştir ki, kalemlerini Almanların hizmetine verdikleri için kınanan ya da cezalandırılan, zavallı bir durum sergileyen yazarlar görülmüştür. Ne diyorlar, yazılan bağlar mı? Bağlanmanın kaçınılmazlığı, kitabın toplumsal bir olay olmayacağının olanaksızlığı üzerine kurulmuştur: Çünkü yazarın kaçıp kurtulacağı hiçbir yol yoktur, onun yaşadığı çağı sıkıca kucaklamasını istiyoruz; buçağın bir tek şansı vardır: yazar onun için, çağ da yazar için yapılmıştır. Zamanımızdan hiçbir şeyi saklamak istemiyoruz: dönemin en güzeli belki, ancak bizimkidir; bu yaşanacak yaşamdan başka şeyimiz yok. işin içinden ustalıkla sıyrılanamayacağının bilincindeyiz. Yoksa sessiz ya da şaşkınlıktan ağzımız açık kalırdık, edilgenliğimiz bile bir eylem olurdu.
Yazar, çağında durum içindedir: her söz çınlar? Her sessizlik de. Komüne'den sonraki baskıya ilişkin olarak Flaubert ve Goncourt'u sorumlu tutuyorum, çünkü engel olmak için bir tek satır yazmadılar. Bu yazarlardan her biri, yaşamının özel bir durumunda yazar sorumluluğunu ölçtü. işgal dönemi, kendi sorumluluğumuzu bize öğretti. Çünkü varlığımızla bile dönemimizi değiştirmeye çalışıyoruz, bu eylemin gönüllü bir eylem olacağına karar veriyoruz."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar