bugün
- yagmurcu çık açıkla8
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir4
- queen ravennanın aşırı güzel olması7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı17
- arap götü8
- camgöz balık ekmek4
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- yazarların akşama dair planları7
- tren4
- kırıkkaleli olmak istemek4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- kale3112 tarzı entry girmek8
- doların 50 tl olması7
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- mazot 3 euro olabilirmiş2
- iskilipli atıf hoca20
- kablosuz mouse12
- yagmurcu3
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- topla topla topla2
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- 3 gündür eksi yemiyorum2
- favlayan yazarın asıl amacı12
- true niye hala çaylak5
- ormanda bir kulübede feci şekilde ölmeli film2
- ahmet3
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- sözlük kürdü55
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- sözlükteki kuzucuklarım6
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- somali de türk bayrağı yakılması5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- ne oldu2
- emre belözoğlu3
- yogartiksen6
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- alt tarafı bir alet kahraman sensin2
- songül karlı5
- anın görüntüsü32
- millette manyak para var21
- esra'yı aç esra'yı9
- ahmet nazif zorlu8
- istanbul şu an hafif yağmurlu 17 derece2
- ismail kartal17
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
fransız şair, besteci, muhalif.
"kelimeler ve silahlar aynı şeylerdir;ikiside gebertir"
"kelimeler ve silahlar aynı şeylerdir;ikiside gebertir"
leo ferre, bir anarşistti. Anarşistti teröristle karıştırmayan bir toplumda, italyan asıllı bir anne ve fransız asıllı bir babanın karışımından, 24 Ağustos 1916'da monaco'da dünyaya gelmişti. 14 temmuz 1993'de öldü.
1789 büyük fransız devrimi'ni bilmeyenler, aragon'u, verlaine'i, rimbaud ve apollinaire'i okumayanlar leo ferre'yi tanımazlar.
Leo ferre, savaşın her türüne karşıydı. fransa'nın cezayir savaşı sırasında de gaulle'e yazdığı generalim adlı şarkı yasaklanmıştı.
ispanyol iç savaş'ında franco'ya karşı yürütülen anarşist mücadelenin ateşli bir savunucusu olmuştu ve günümüzde chanson sanatının en sevilen klasikleri arasında yer alan tutkulu ve ölümsüz protest şarkılar bestelemiştir.
bir çok isyankar ruh gibi ferre'de saygın bir burjuva ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelmişti. sıkı bit hristiyan eğitim alan ferre, daha o yaşlardan isyankarlığını ortaya koyarak evden kaçtı. bir süre paris hukuk fakültesi'ne daha sonra da siyasal bilimler fakültesi'ne devam etti. anarşist arkadaşlarından biri, onun için bu konuda şunları sölüyor:
"siyasal bilimler okuması onun için çok yararlı olmuştu. ekonomik ve sosyal bir hareket olarak anarşizmi tam anlamıyla bilen ülkedeki tek sanatçıydı"
eğitimine devam ettiği yıllarda müzik aşkı çoktan yer etmişti. çocukken gizlice kendi kendine piyano çalmayı öğrenen ferre, paris'e geldiğinde besteler yapmaya başlamıştı bile. Profesyonel müzik kariyeri monte carlo radyosu'na piyanist ve sunucu olarak girmesiyle başladı. bu radyoda la chambre (oda) ve la chanson du scaphandrier (derin deniz dalgıcının şarkısı) gibi şarkılarıyla parlak bir çıkış yaptı.
ferre, yaşamı boyunca sözleri de kendine ait olan yaklaşık 350 şarkı besteledi.
greco, bir röportajında ferre'nin nasıl izleyicinin üzerinde büyülü ve cinsel bir etki bıraktığını anlatmıştı: " sanki sesini, varlığın en derin noktalarından çekip çıkarıyordu. toplumu değiştiren, kliseye, orduya, hükümetin ikiyüzlülüğüne karşı öfkesini anlatan anarşist şarkılardan, yumuşak aşk şarkılarına geçerken ses tonunda oluşan fark, dramatik bir etki yaratırdı."
zamanla her şey unutulur.
tutkular unutulur,
sesler unutulur.
o sesler ki,
yoksul insanlarıdır ve
"geç kalma sakın, üşütme kendini"
derler usulca kulağınıza... *
(yazı çalıntı dergisi'nin 7. sayısından alıntıdır)
1789 büyük fransız devrimi'ni bilmeyenler, aragon'u, verlaine'i, rimbaud ve apollinaire'i okumayanlar leo ferre'yi tanımazlar.
Leo ferre, savaşın her türüne karşıydı. fransa'nın cezayir savaşı sırasında de gaulle'e yazdığı generalim adlı şarkı yasaklanmıştı.
ispanyol iç savaş'ında franco'ya karşı yürütülen anarşist mücadelenin ateşli bir savunucusu olmuştu ve günümüzde chanson sanatının en sevilen klasikleri arasında yer alan tutkulu ve ölümsüz protest şarkılar bestelemiştir.
bir çok isyankar ruh gibi ferre'de saygın bir burjuva ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelmişti. sıkı bit hristiyan eğitim alan ferre, daha o yaşlardan isyankarlığını ortaya koyarak evden kaçtı. bir süre paris hukuk fakültesi'ne daha sonra da siyasal bilimler fakültesi'ne devam etti. anarşist arkadaşlarından biri, onun için bu konuda şunları sölüyor:
"siyasal bilimler okuması onun için çok yararlı olmuştu. ekonomik ve sosyal bir hareket olarak anarşizmi tam anlamıyla bilen ülkedeki tek sanatçıydı"
eğitimine devam ettiği yıllarda müzik aşkı çoktan yer etmişti. çocukken gizlice kendi kendine piyano çalmayı öğrenen ferre, paris'e geldiğinde besteler yapmaya başlamıştı bile. Profesyonel müzik kariyeri monte carlo radyosu'na piyanist ve sunucu olarak girmesiyle başladı. bu radyoda la chambre (oda) ve la chanson du scaphandrier (derin deniz dalgıcının şarkısı) gibi şarkılarıyla parlak bir çıkış yaptı.
ferre, yaşamı boyunca sözleri de kendine ait olan yaklaşık 350 şarkı besteledi.
greco, bir röportajında ferre'nin nasıl izleyicinin üzerinde büyülü ve cinsel bir etki bıraktığını anlatmıştı: " sanki sesini, varlığın en derin noktalarından çekip çıkarıyordu. toplumu değiştiren, kliseye, orduya, hükümetin ikiyüzlülüğüne karşı öfkesini anlatan anarşist şarkılardan, yumuşak aşk şarkılarına geçerken ses tonunda oluşan fark, dramatik bir etki yaratırdı."
zamanla her şey unutulur.
tutkular unutulur,
sesler unutulur.
o sesler ki,
yoksul insanlarıdır ve
"geç kalma sakın, üşütme kendini"
derler usulca kulağınıza... *
(yazı çalıntı dergisi'nin 7. sayısından alıntıdır)
Sahnede seyretmeye doyamadığım, sesine ve yorumuna hayran kaldığım besteci, şarkıcı, eylem adamı. Avec le Temps ve La Vie d'artiste parçalarıyla kulaklarınızın pası silinir. La vie d'artiste şarıkısının son kısmındaki sözler ve buna eşlik eden -kendi çaldığı- piyanonun bir tokat gibi çarpan tınıları kendisinin sıradan bir besteci olmadığının kanıtıdır. Maymunu Richard ile yaşadığı şatosunda bohem bir hayat sürmüş ve sahnede siyah veya kırmızıdan başka renk giysi giymemiştir. Anarşisttir. Bir defa seyreden bir daha unutamaz. Tülay German ile aynı sahneyi de paylaşmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar