bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği6
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi5
- sobaları hazırlayın6
- terapi niteliğindeki şeyler13
- tinto brass4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi3
- mika kase3
- eoka'nın amacı2
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- türklerin özellikleri5
- mika raun vardı nerede şimdi2
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir4
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- o 8 0 diyen biri vardı5
- cumali ceber2
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- sandra bullock4
- ilhan irem dinleyen erkek2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- nervio43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- votka2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- tulumba tatlısı2
- sözlüğün en şık erkeği12
- fenerbahçeli yazarlar8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- aşk10
- kışın gelmesi2
- arabada sakso4
- iyi menemenin sırrı7
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- soğuk sabah2
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- iyi memenin sırrı7
yumusak, incelikleri gören, nazik.
(bkz: latife)
(bkz: kibar)
erkeklere verilen bir isim.
(bkz: latif doğan)
(bkz: latif doğan)
Lâtif : Lütfedici, gizliyi bilen.
Al-Latif : The Subtle One who knows the minutest subtleties of all things.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır."(2)
O, yarattığını bilmez mi? O, Latif'tir; Habir'dir. (1)
"Allah kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür." (3)
* Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Kulluğunu bilen, vazifesini doğru yapan kullarına çok lütufkârdır. Onları çeşitli lütuflarla öyle mutlu kılar ki akıllar onu kavramaktan acizdir. Her dilediğini bir şekilde rızıklandırır. Kullarından her birini büyük hikmeti içeren "dilemesi"ne göre bir çeşit lütuf ile seçkin kılar. Ve öyle güçlü, öyle azizdir ki her şeye ve herkese karşı dilediği gibi iradesini uygulamaya, vaadini yerine getirmeye kadir ve hiçbir sebep ve şekilde mağlup edilmez, her yönden galiptir. Onun için dinini doğru tutan kullarını o korkunç "saat" geldiği zaman perişan etmez, kuvvet ve izzetiyle türlü lütuflarından nasiplendirir. (4)
* O lutuf sahibi ve her şeyden haberdardır. Ve lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan ancak odur. idrakin nuru gibi her lutuf O'nundur. Her şeyi bilen, her doğru haberi veren ancak odur. Bundan dolayı hem O'nu dürbünlerle, teleskoplarla aramaya kalkmamalı, hem de gözler görmüyor diye, gözlerden, gönüllerden uzak, ihtiyaçlardan, dileklerden, doğru doğru haberdar olmaz sanıp da O'ndan dönmemeli, eğri yollara sapmamalıdır. O lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan en görmeyen gözleri görür, en gizli, en duyulmaz sanılan şeylerden, gönüllerin hiç kimselere açılamayan sırlarından ve eğilimlerinden haberdardır. O, onlara kendilerinden yakındır. O'na ibadet etmek ve işleri ısmarlamak için şart, O'nu görmek değil, O'nun görmesi, lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olması ve O'na ihlas ve tevhid ile zât ve sıfatlarına, fiilerine ve lutuflarına iman edilmesidir. (5)
* Kur'an-ı Kerim'de 7 yerde Yüce Allah kendini Latif olarak vasıflandırmıştır.
* Hali değişen, fakir, garip, kimsesiz, hasta olan bir kimse abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra "Yâ Lâtif" ismini 100 kere okuyup Allah'tan hacet dilerse, ihtiyacının giderilmesini isterse Allah'da onun ihtiyacını giderir. (6)
Kaynaklar:
1) Mülk Suresi, 14
2) Enam Suresi, 103
3) Şûra, 19
4) Elmalı Tefsiri, Şura Süresi, 19
5) Elmalı Tefsiri, Enam, 103
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
Al-Latif : The Subtle One who knows the minutest subtleties of all things.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır."(2)
O, yarattığını bilmez mi? O, Latif'tir; Habir'dir. (1)
"Allah kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür." (3)
* Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Kulluğunu bilen, vazifesini doğru yapan kullarına çok lütufkârdır. Onları çeşitli lütuflarla öyle mutlu kılar ki akıllar onu kavramaktan acizdir. Her dilediğini bir şekilde rızıklandırır. Kullarından her birini büyük hikmeti içeren "dilemesi"ne göre bir çeşit lütuf ile seçkin kılar. Ve öyle güçlü, öyle azizdir ki her şeye ve herkese karşı dilediği gibi iradesini uygulamaya, vaadini yerine getirmeye kadir ve hiçbir sebep ve şekilde mağlup edilmez, her yönden galiptir. Onun için dinini doğru tutan kullarını o korkunç "saat" geldiği zaman perişan etmez, kuvvet ve izzetiyle türlü lütuflarından nasiplendirir. (4)
* O lutuf sahibi ve her şeyden haberdardır. Ve lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan ancak odur. idrakin nuru gibi her lutuf O'nundur. Her şeyi bilen, her doğru haberi veren ancak odur. Bundan dolayı hem O'nu dürbünlerle, teleskoplarla aramaya kalkmamalı, hem de gözler görmüyor diye, gözlerden, gönüllerden uzak, ihtiyaçlardan, dileklerden, doğru doğru haberdar olmaz sanıp da O'ndan dönmemeli, eğri yollara sapmamalıdır. O lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan en görmeyen gözleri görür, en gizli, en duyulmaz sanılan şeylerden, gönüllerin hiç kimselere açılamayan sırlarından ve eğilimlerinden haberdardır. O, onlara kendilerinden yakındır. O'na ibadet etmek ve işleri ısmarlamak için şart, O'nu görmek değil, O'nun görmesi, lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olması ve O'na ihlas ve tevhid ile zât ve sıfatlarına, fiilerine ve lutuflarına iman edilmesidir. (5)
* Kur'an-ı Kerim'de 7 yerde Yüce Allah kendini Latif olarak vasıflandırmıştır.
* Hali değişen, fakir, garip, kimsesiz, hasta olan bir kimse abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra "Yâ Lâtif" ismini 100 kere okuyup Allah'tan hacet dilerse, ihtiyacının giderilmesini isterse Allah'da onun ihtiyacını giderir. (6)
Kaynaklar:
1) Mülk Suresi, 14
2) Enam Suresi, 103
3) Şûra, 19
4) Elmalı Tefsiri, Şura Süresi, 19
5) Elmalı Tefsiri, Enam, 103
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
Hakiki, mutlak lütuf sahibi; lütuf kerem ve inayeti sınırsız olan, en ince işleri bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına akıl erdiremeyen en ince şeyleri yapan; görünen görünmeyen türlü yollardan ve yerlerden çeşit çeşit faydalar, ihsanlar bahşeden.
yeni bir yazar. hoşgelmiş.
güzel bir erkek ismi.
(bkz: lok)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar