bugün

Hayatın makarasından
boşanıverdi birden
derin kuyunun ipi
suları kurudu
can mevsiminin
alıcı bir kuştu
son anların konuğu

Bilinmeyen bir limanda
kollarına aldı teni
sonsuzun uğultusu
bu hangi tufan
yıldızları kaydıran
bilemedi biliciler
toprağa ağarken
tenin buğusu

Eprimiş bir ömre
araladı kapısını
ölüm isimli mekan
duyulmadı hışırtısı
değişimi getiren yelin
göğüsteki flüt sustu

Kokusunu arandım
gömütünde açan gülden
çağla yeşilini gözlerinin
ölüm inatla sustu
bir avuç topraktı annem. * *
halka ve türevleri hiç çekilmemiş olsa bile bilinçaltında çocukluktan yetişkinliğe taşıdığımız ürkünç sembollerden biri..tabi bunda içinde yaşadığı öne sürülen yaratıklardan çok, kuyunun üstünü kapatmaya üşenip, emanet edilen veletler çok yaklaşmasın diye içine düşüp sır olan çocuk hikayeleri döktüren anneanne/babaanne ve türevlerinin emeği vardır..
korku filmlerinin popüler mekanı.
bu sıkıntılı geceden bir şey mi umuyorsun
sıcak su gibi sarmış çevreni
yıldızlı bir kuyuya düşmüşsün
ya da içinde yıldızlı bir kuyu var

gömleğinin düğmelerini çözmüş
ağzında sulu yaz meyvelerinin ballı tadı
terlemiş göbeğini yaz rehavetiyle sıvazlıyorsun

kalbin pırıltılı bir cevher değil senin
ah! kalbin morarmış vesvese içinde
duru ruhun miskin ve de çamur

her akşam çay bahçelerinde
avuntusuz denizin seyrine dalıyorsun
çayı değil denizi karıştırıyorsun

yalnızlığın tadı pek acı
lanetlenmiş bir kuyunun içinde boğuyor seni
aklı kör ve fikri şaşmış bir adam
pervane dönüyor beyni oyun yapıyor ona
ışığın aldatıcılığı gibi
sürüklenmiş bir sandığın içinden
hiç görmediği şeyler çıkıyor sanki

insanların gözleri ona köpekbalığı
güçlerini hissediyorum onların
güç bir elmastır
parıltısı insanları körleştirirken
köleleştiriyor bir yandan

ben de gücümü kınında saklanmış
bir kılıç gibi tutuyorum kalbimde
düşmanımı seçemiyorum pusudadır belki
kim bilir belki sevgili suretinde gözükür
kirpikleri kanıma batmış
belki de eşyanın içinde gizlidir
kim bilir bir diktatörün
altın kaplama dişidir

Ey Tanrım!
bir düşman mı arzuluyorum yoksa
kurulmuş bir saat gibi gergin
şüphelenip her şeyde görüyorum onu

sadece kutsal toprağımın
yeşil başakları içinde
kılıcımı saplamak istiyorum. *
"insanlık iki kovalı bir kuyudur;biri dolmak için aşağı iner,öbürü boşalmak için yukarı çıkar." beckett murphy
turkiyede genellikle agız kısmı acık bırakılan cukur.
Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur.*
© copyright 2005 - 2026