bugün

Bir topluluk birbirine karşıt gruplara ayrılmak.
toplumda bir grubun, kendini diğerlerinden daha dindar veya daha milliyetçi görmesi.
siyasiler tarafından "bizden olanlar ve bizden olmayanlar" denilerek her gün itildiğimiz,sürüldüğümüz durum...
toplum içinde iki zıt görüşte yoğunlaşmanın, taraflılığın oluşması. sosyologlar da meyillidirler bu toplumsal olguya yön vermeye. karl marx, kapitalist toplumlarda proletarya ve burjuvazinin kutuplaşmanın iki tarafı olduğu vurgulamıştır. tabii bunu toplumsal/ siyasal/ kültürel analizlerle irdelemek icap eder. sistemsel bir dışavuruşun dışında, iki taraf dışındakilerin ötekileştirilmesi pozisyonu sıkıntı yumağı haline sokabilir. türkiye'de kimilerine göre akp iktidarıyla hortlamış kimilerine göre de 50'li yıllardan sonra oluşmuş laik-dindar kutuplaşması olguya güzel bir örnek teşkil eder. avrupa'da ekmeğine yağ sürülmüşcesine cumhuriyet mitinglerinde bu kutuplaşmayı dillendirmişti. sonuç gayet partisel bir zeminde bu akpli ötekisi chpli pozisyonuna sokulur ki işin bu noktası sıkıntılıdır.
bir örnekle noktalamak gerekirse hayli çalkantılı son zamanlar yaşamışta olsa ödp'nin türkiye'de bir ilçe belediyesi kazanmış olması dahi bu bağlamda dikkate değerdir. o yerin ödpli bir belediye tarafından yönetilmesi dahi dokunabilir kutuplaşmanın taraflarına. demokrasi bilinci çok sesliliğin özümsenmesidir.
edit:sosyolojide kutuplaşmak olarak başlı başına hayli mühim bir konudur!
daha çok kutuplaşma olarak bilinir.
© copyright 2005 - 2026