bugün
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak15
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- mutlu günleri beklemek15
- en lezzetli balık12
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- yerde para bulmak8
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- motorsiklet4
- kedimin yatağıma kusması6
- gece gece canın cips çekmesi2
- ahmet kaya2
- yeni evli çift aktiviteleri12
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması4
- para kazanmak6
- vajinaya dil atmak16
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- sözlük kızlarının çorapları11
- ıspartalıları sevmemek8
- nervio abla15
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- pürüzsüz bir ama olmak3
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz6
- porsche3
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- kimsenin sizi sevmemesi16
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- ismail kartal19
- from gold from dust36
- mersin10
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması3
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- en son ne aldınız13
- güney kore34
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı6
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- gecenin şiiri3
- ümit kocasakal19
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- gecenin şarkısı2
- canım anam yazılı gül dövmesi3
- 1986 yılında miami geceleri4
- instagram da artan erotizm sebebi10
- ne kadar yaşlısın4
- sözlüğün kezban yazarı5
- yarımşar metre arayla bırakılmış kedi maması5
Albüm icerigi...
1- Cemo
2- Gun Karanfil Kokuyor
3- Devrim Yuruyusumuz Suruyor
4- Hasret
5- Tutsak Analari
6- Boran Firtinasi
7- Goc Destani
8- Seni Men Yaman Sevirem (intro)
9- Nehir Kenarinda Yuruyen Gerillalar
10- Bir Omur de…
11- Hakliyiz Kazanacagiz (yayli partisyonu)
12- Emek
13- Halkin Adalet'I
14- Sasa Horonu
15- Biz Hic Teslim Olmadik ki
16- Sahnedeydi Idil ve Olume Aciliyordu Perde
17- Kucaklasma
18- Ilginc de Dustu
19- Naz Bari
20- Voltada Soylenen Turku
21- Yemliha ile Dogrulduk Zafere
22- Ya Kazanacaklardi
23- Gun Tutusur (intro)
24- Ve Zafer…
1- Cemo
2- Gun Karanfil Kokuyor
3- Devrim Yuruyusumuz Suruyor
4- Hasret
5- Tutsak Analari
6- Boran Firtinasi
7- Goc Destani
8- Seni Men Yaman Sevirem (intro)
9- Nehir Kenarinda Yuruyen Gerillalar
10- Bir Omur de…
11- Hakliyiz Kazanacagiz (yayli partisyonu)
12- Emek
13- Halkin Adalet'I
14- Sasa Horonu
15- Biz Hic Teslim Olmadik ki
16- Sahnedeydi Idil ve Olume Aciliyordu Perde
17- Kucaklasma
18- Ilginc de Dustu
19- Naz Bari
20- Voltada Soylenen Turku
21- Yemliha ile Dogrulduk Zafere
22- Ya Kazanacaklardi
23- Gun Tutusur (intro)
24- Ve Zafer…
en güzel sevgi gösterisinden biridir
sunuş :
14 yıldır müzik yaşamımız içinde sizlere 13 albümle ve bir çok konserle ulaşmaya çalıştık. Her albümümüz adeta kendi içinde bir hikaye taşıyor. Hepsinde yaşadıklarımız, edindiğimiz deneyimler, birikimlerimiz ve vatan topraklarına daha sağlam bakışımız var. Her defasında karşılaştığımız baskılara karşılık özgün yöntemler geliştirerek yıktık baskı duvarlarını. Şimdi elinize ulaşan 14. albümümüzde yine bir Grup Yorum gerçekliği var. Sizler bu çalışmayı dinlerken Grup Yorum elemanı irşad Aydın, halkın ve haklının, ezilenlerin türküsünü söylediği için tutsak. Çalışmalarımızı yürüttüğümüz idil Kültür Merkezi'ne 21 Ağustos'ta yapılan polis baskınında gözaltına alındı ve tutuklandı.
14 yıldır, mantıklarımızdan zerrece taviz vermeden yürüyoruz. Yaşadığımız sayısız gözaltıyı hesaba katmazsak ilk tutsaklığımızı 1988 yılında yaşadık. 12 Eylül sonrası ilk kez Kürtçe türkü seslendirdigimiz için bir elemammız tutsak edildi. 1989'da ise Mersin konserimizin yasaklanmasını protesto ettiğimiz için tüm Yorumcular 60 gün süreyle tutsak edildik. "Cemo" burada şekillenip ulaştı ellerinize. "Türküler Susmaz Halaylar Sürer" sloganı böyle doğdu. Ve buradan ulaştı dört bir yana Grup Yorum'un engel tanımayacağının ilk işareti. 1990 yılında tüm ülkeyi saran madencilerin grevinde onların yanıbaşındaydık.
"Madenciden" türküsü, nice türkümüz gibi hayatın, halkın içinde doğdu.
1992 yılında Eskişehir'de verdiğimiz bir konserden sonra hakkımızda keyfi gerekçelerle tutuklama kararı çıktı. Kabullenmedik! Egemenlerin bunca zulmünü, halklarımıza layık gördüğü sömürüyü, baskıyı kabullenmedik ve teslim olmadık. Böyle başladı "kaçak"lık günlerimiz. "Cesaret'in elden ele dolaştığı günlerde biz, hayatın içinde, halkın kapılarını ardına kadar açtığı yüreğinde yürüttük çalışmalanmızı. Dost ve düşman bildi ki, Grup Yorum'un sesi hiç susmayacak. Türküleri dilden dile yayılacak.
1993 Eylül'ünde yaptığımız "Hiç Durmadan" albümünün yayınlanmasının ardından üç ay geçtiginde yeni bir baskıyla karşılaştık; 1992 yılında Denizli'de verdiğimiz bir konserden dolayı açılan davada iki elemanımıza 20'şer ay hapis cezası verildi. Yine teslim olmadık. "Varsın zulmün sahipleri bulsun"du bizi. Bir arkadaşımızın bu davadan dolayı tutsak edilmesiyle yepyeni bir süreç başladı bizim için. Çok tanıdık duvarları, bu duvarları yine delip geçti türkülerimiz. "ileri" böyle şekillendi. Yorum, elemanları tutsak düştükçe çoğaldı, ürünleri gelişti.
1996 yılında evlerimiz talan edildi, işkencelerden geçtik. Ardından yine tutsaklık... iki elemanımız üç ayda üç hapishane dolaştı. Tutsaklığa sürgünler eklendi.
1998 Ağustos'unu da iki tutsaklıkla karşıladık, irşad, idil Kültür Merkezi'ne yapılan baskında, Ufuk da 1994 yılında Denizli'de verdiğimiz konser sonrasında açılan davanın hapis cezası ile sonuçlanması üzerine, konser nedeniyle gittiğimiz izmit'te gözaltına alınıp yaklaşık 3 ay tutuklu kaldı.
"Hapishane Türkücüleri" deniliyor bizim için. Şimdi yine bir yanımız tutsak ama budanan ağaçlar misali uç veriyor, filizleniyor, çoğalıyoruz. Halkın bize duyduğu güveni asla boşa çıkarmadan, bir kar makinası gibi yolları aça aça ilerliyoruz. Tutsaklıklar baskılar bitene, bayraklarla, halaylarla yollara dökülüp türkülerimizi özgürce söyleyeceğimiz güne dek.
teşekkür :
Devrimci sanat faaliyetlerinin içinde, yeni bir dünya kurma mücadelesinde müziğin, şarkılarımızın da önemli bir yere sahip olduğu, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinde defalarca görülmüştür. Anadolu halkları yüzlerce yıldır yaşadıklarını türkülerle dile getirmiştir. Türküleri dinlediğimizde, Anadolu'nun tarihsel gerçekliği, yaşayış biçimi apaçık bir biçimde canlanır gözümüzde. Yaşadığımız çağın ilişkileri insanlanmızı yeni biçimlere, yeni arayışlara ve doğal sonucu olarak da üretimlere yöneltmiştir. Enstrümantal çalışmalar da müziğimizi ifade etmede bu tür çalışmaların bir ürünüdür.
14 yıldır yürüttüğümüz çalışmalanmız boyunca kazandığımız birikimi, halkımızla paylaşmaya özen gösterdik. 1985 yılında kuruluşumuzun ardından 1987 yılında yayınlanan ilk albümümüz Sıyrılıp Gelen'den bu yana hemen her albümümüzde enstrümantal çalışmalara yer verdik. Bu çalışma, 14 yıl boyunca yaptığımız müzikal çalışmaların, kazandığımız birikimlerin küçük bir kesitidir.
Bu çalışmalarımızda bize sürekli destek olan çalışma arkadaşlanmız idil Kültür Merkezi emekçileri, Özgürlük Türküsü, Grup Ekin, Koma Berfin, Grup Günışığı elemanları, Ayşe Gülen Halk Sahnesi oyuncuları. Fotoğraf ve Sinema Emekçileri, Kültür Sanatta Tavır Dergisi çalışanlarına; Kalan Müzik emekçileri'ne, prodüktörümüz Hasan Saltık'a; Stüdyo Audeon çalışanları Ercan Akbay ve Cüneyt Dinçer'e, Stüdyo Metropol çalışanı Hasan Bitmez'e; Erkan Oğur'a, Murat Köseoğlu'na, Şuayip Yeltan'a, Tuğrul Karataş'a ve Timur Doğanay'a; Kardeş Türküler elemanı Vedat Yıldırıma; Gramen Reklamcılık çalışanlarına; önerileri, eleştirileri ve yoldaş sıcaklıklarıyla her an yanıbaşımızda olan özgür tutsaklarımıza ve o eşsiz ailemize yürek dolusu teşekkür ederiz.
14 yıldır müzik yaşamımız içinde sizlere 13 albümle ve bir çok konserle ulaşmaya çalıştık. Her albümümüz adeta kendi içinde bir hikaye taşıyor. Hepsinde yaşadıklarımız, edindiğimiz deneyimler, birikimlerimiz ve vatan topraklarına daha sağlam bakışımız var. Her defasında karşılaştığımız baskılara karşılık özgün yöntemler geliştirerek yıktık baskı duvarlarını. Şimdi elinize ulaşan 14. albümümüzde yine bir Grup Yorum gerçekliği var. Sizler bu çalışmayı dinlerken Grup Yorum elemanı irşad Aydın, halkın ve haklının, ezilenlerin türküsünü söylediği için tutsak. Çalışmalarımızı yürüttüğümüz idil Kültür Merkezi'ne 21 Ağustos'ta yapılan polis baskınında gözaltına alındı ve tutuklandı.
14 yıldır, mantıklarımızdan zerrece taviz vermeden yürüyoruz. Yaşadığımız sayısız gözaltıyı hesaba katmazsak ilk tutsaklığımızı 1988 yılında yaşadık. 12 Eylül sonrası ilk kez Kürtçe türkü seslendirdigimiz için bir elemammız tutsak edildi. 1989'da ise Mersin konserimizin yasaklanmasını protesto ettiğimiz için tüm Yorumcular 60 gün süreyle tutsak edildik. "Cemo" burada şekillenip ulaştı ellerinize. "Türküler Susmaz Halaylar Sürer" sloganı böyle doğdu. Ve buradan ulaştı dört bir yana Grup Yorum'un engel tanımayacağının ilk işareti. 1990 yılında tüm ülkeyi saran madencilerin grevinde onların yanıbaşındaydık.
"Madenciden" türküsü, nice türkümüz gibi hayatın, halkın içinde doğdu.
1992 yılında Eskişehir'de verdiğimiz bir konserden sonra hakkımızda keyfi gerekçelerle tutuklama kararı çıktı. Kabullenmedik! Egemenlerin bunca zulmünü, halklarımıza layık gördüğü sömürüyü, baskıyı kabullenmedik ve teslim olmadık. Böyle başladı "kaçak"lık günlerimiz. "Cesaret'in elden ele dolaştığı günlerde biz, hayatın içinde, halkın kapılarını ardına kadar açtığı yüreğinde yürüttük çalışmalanmızı. Dost ve düşman bildi ki, Grup Yorum'un sesi hiç susmayacak. Türküleri dilden dile yayılacak.
1993 Eylül'ünde yaptığımız "Hiç Durmadan" albümünün yayınlanmasının ardından üç ay geçtiginde yeni bir baskıyla karşılaştık; 1992 yılında Denizli'de verdiğimiz bir konserden dolayı açılan davada iki elemanımıza 20'şer ay hapis cezası verildi. Yine teslim olmadık. "Varsın zulmün sahipleri bulsun"du bizi. Bir arkadaşımızın bu davadan dolayı tutsak edilmesiyle yepyeni bir süreç başladı bizim için. Çok tanıdık duvarları, bu duvarları yine delip geçti türkülerimiz. "ileri" böyle şekillendi. Yorum, elemanları tutsak düştükçe çoğaldı, ürünleri gelişti.
1996 yılında evlerimiz talan edildi, işkencelerden geçtik. Ardından yine tutsaklık... iki elemanımız üç ayda üç hapishane dolaştı. Tutsaklığa sürgünler eklendi.
1998 Ağustos'unu da iki tutsaklıkla karşıladık, irşad, idil Kültür Merkezi'ne yapılan baskında, Ufuk da 1994 yılında Denizli'de verdiğimiz konser sonrasında açılan davanın hapis cezası ile sonuçlanması üzerine, konser nedeniyle gittiğimiz izmit'te gözaltına alınıp yaklaşık 3 ay tutuklu kaldı.
"Hapishane Türkücüleri" deniliyor bizim için. Şimdi yine bir yanımız tutsak ama budanan ağaçlar misali uç veriyor, filizleniyor, çoğalıyoruz. Halkın bize duyduğu güveni asla boşa çıkarmadan, bir kar makinası gibi yolları aça aça ilerliyoruz. Tutsaklıklar baskılar bitene, bayraklarla, halaylarla yollara dökülüp türkülerimizi özgürce söyleyeceğimiz güne dek.
teşekkür :
Devrimci sanat faaliyetlerinin içinde, yeni bir dünya kurma mücadelesinde müziğin, şarkılarımızın da önemli bir yere sahip olduğu, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinde defalarca görülmüştür. Anadolu halkları yüzlerce yıldır yaşadıklarını türkülerle dile getirmiştir. Türküleri dinlediğimizde, Anadolu'nun tarihsel gerçekliği, yaşayış biçimi apaçık bir biçimde canlanır gözümüzde. Yaşadığımız çağın ilişkileri insanlanmızı yeni biçimlere, yeni arayışlara ve doğal sonucu olarak da üretimlere yöneltmiştir. Enstrümantal çalışmalar da müziğimizi ifade etmede bu tür çalışmaların bir ürünüdür.
14 yıldır yürüttüğümüz çalışmalanmız boyunca kazandığımız birikimi, halkımızla paylaşmaya özen gösterdik. 1985 yılında kuruluşumuzun ardından 1987 yılında yayınlanan ilk albümümüz Sıyrılıp Gelen'den bu yana hemen her albümümüzde enstrümantal çalışmalara yer verdik. Bu çalışma, 14 yıl boyunca yaptığımız müzikal çalışmaların, kazandığımız birikimlerin küçük bir kesitidir.
Bu çalışmalarımızda bize sürekli destek olan çalışma arkadaşlanmız idil Kültür Merkezi emekçileri, Özgürlük Türküsü, Grup Ekin, Koma Berfin, Grup Günışığı elemanları, Ayşe Gülen Halk Sahnesi oyuncuları. Fotoğraf ve Sinema Emekçileri, Kültür Sanatta Tavır Dergisi çalışanlarına; Kalan Müzik emekçileri'ne, prodüktörümüz Hasan Saltık'a; Stüdyo Audeon çalışanları Ercan Akbay ve Cüneyt Dinçer'e, Stüdyo Metropol çalışanı Hasan Bitmez'e; Erkan Oğur'a, Murat Köseoğlu'na, Şuayip Yeltan'a, Tuğrul Karataş'a ve Timur Doğanay'a; Kardeş Türküler elemanı Vedat Yıldırıma; Gramen Reklamcılık çalışanlarına; önerileri, eleştirileri ve yoldaş sıcaklıklarıyla her an yanıbaşımızda olan özgür tutsaklarımıza ve o eşsiz ailemize yürek dolusu teşekkür ederiz.
sevenlerin * arkadaşların dostların birbiriyle görüştüklerin yapması gerektiğini düşündüğüm eylemdir çünkü yüreklerin bir birine dokandığı olaydır.
internetten indirmek yerine gidip para verilerek alınması gerekecek bir emeğin ürünü olan grup yorum albümü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar