bugün
- ölümden korkuyor musunuz28
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- hiç antidepresan kullanmayan insan3
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi17
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- kadın dövmek3
- meriç keskin4
- atatürk diyor ki8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- hamburgerin içindeki domates4
- vedat muriqi6
- fenerbahçe5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- habire1219
- kafakoparan dede3
- trombosit bağışında bulunmak2
- galatasaray5
- her biji amed8
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- gecenin şarkısı12
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- depresyon6
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- 0 0 719
- adana saimbeylide deprem3
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- claudian clouds33
- sıfır atık vakfı11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- türk düşmanı piçler9
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- sabahları sevilen şeyler11
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- sözlükteki sinsi köpekler8
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- sözlük kızlarının kekleri24
- fusya semsiyeli yabanci25
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- evrene enerji gönderen müslüman9
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
muhteşem bir osman öztunç şarkısıdır. bu şarkıyı dinlerken babanızı bir düşünün;
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
sebebim ustam koca babam
sana yazıyorum ey gidi ihtiyar
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
köylüydün belki ama onurlu mamur
bilirdin bir çok şeyi bir çok bilenden
sıcaklar altında orak sallayan
güneşten kavrulan teni bilirdin
kendini bilirdin kendini
onaltı yaşındaydım
bir gün türkiye tanıyacak diyordum beni
rençperiydim vahşi ve çılgın saflıkların
gülerdim benden ileri ve geri olanlara
dengesiydim her ikisinin
çocuksu, saf, masum gülerdim
birazda erkekçe
onaltı yaşındaydım
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim
utanmadım ruhuma çizilen resmin yırtılışından
bir gül dalıydım koparılan
çelik bir kol
her fırsatta kasırgalaşan yellerinde
yerlerinde yeller eser diyebilecek kadar büyümüştüm
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim.
bu ezan hangi selaya çıkar baba
nefesim acıyor.
sözlerim gözde kaldı artık
kaşlarım sual.
duymasın güzellerin gülü can birazdan gideceğimi
birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar
ben de yolculuk telaşı var.
bu ezan hangi selaya çıkar baba.
vurgun yedim baba vurgun
oltu taşı tesbihim , tütün tabakam ve siyah çakmağım şahit
bir de yüreğime çizdiğin resmin vardı yanımda
üç damla kan düştü geceye
üç damla baldıran zehri
vurgun yedim baba vurgun
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba
altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktım
rakipte olacaktı
ikimizin elinde iki 14'lü ve gece
birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize
yıldızlar yağacaktı üzerime
beni sabaha götüren.
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba.
bir gece düşüme giren ihtiyar adam
"murad olsun söyleyim oğul" dedi
zafer nerde gizlidir dedim
ömrüne ömür can güzelin yüreğinde
peki güneş nerede saklanır dedim
"yavuzun atının ak yelesindeki sırdır oğul" dedi
bir gece düşüme giren ihtiyar adam.
burda insanların yalnız ağzı var
siyah beyaz bir fotoğrafın içindeyim muzdarip
düşüncelerim kurşuna dizildi sabaha karşı
esselatu hayrun minen nevm derken ezanlar
açıldı sonsuza giden yol
burda insanların yalnız ağzı var.
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
ve buyur eyledi ötelerden o ihtiyar adam
hoş geldin oğlum osman hoş geldin
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
sebebim ustam koca babam
sana yazıyorum ey gidi ihtiyar
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
köylüydün belki ama onurlu mamur
bilirdin bir çok şeyi bir çok bilenden
sıcaklar altında orak sallayan
güneşten kavrulan teni bilirdin
kendini bilirdin kendini
onaltı yaşındaydım
bir gün türkiye tanıyacak diyordum beni
rençperiydim vahşi ve çılgın saflıkların
gülerdim benden ileri ve geri olanlara
dengesiydim her ikisinin
çocuksu, saf, masum gülerdim
birazda erkekçe
onaltı yaşındaydım
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim
utanmadım ruhuma çizilen resmin yırtılışından
bir gül dalıydım koparılan
çelik bir kol
her fırsatta kasırgalaşan yellerinde
yerlerinde yeller eser diyebilecek kadar büyümüştüm
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim.
bu ezan hangi selaya çıkar baba
nefesim acıyor.
sözlerim gözde kaldı artık
kaşlarım sual.
duymasın güzellerin gülü can birazdan gideceğimi
birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar
ben de yolculuk telaşı var.
bu ezan hangi selaya çıkar baba.
vurgun yedim baba vurgun
oltu taşı tesbihim , tütün tabakam ve siyah çakmağım şahit
bir de yüreğime çizdiğin resmin vardı yanımda
üç damla kan düştü geceye
üç damla baldıran zehri
vurgun yedim baba vurgun
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba
altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktım
rakipte olacaktı
ikimizin elinde iki 14'lü ve gece
birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize
yıldızlar yağacaktı üzerime
beni sabaha götüren.
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba.
bir gece düşüme giren ihtiyar adam
"murad olsun söyleyim oğul" dedi
zafer nerde gizlidir dedim
ömrüne ömür can güzelin yüreğinde
peki güneş nerede saklanır dedim
"yavuzun atının ak yelesindeki sırdır oğul" dedi
bir gece düşüme giren ihtiyar adam.
burda insanların yalnız ağzı var
siyah beyaz bir fotoğrafın içindeyim muzdarip
düşüncelerim kurşuna dizildi sabaha karşı
esselatu hayrun minen nevm derken ezanlar
açıldı sonsuza giden yol
burda insanların yalnız ağzı var.
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
ve buyur eyledi ötelerden o ihtiyar adam
hoş geldin oğlum osman hoş geldin
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar