bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar19
- game of thrones taki kerhaneci17
- genel ev sloganları5
- ölümden korkuyor musunuz35
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında3
- ülkü ocakları genel ev olsun4
- sözlük kızları dertleşiyor14
- melis sezen'in memeleri5
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- dyson3
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- anın görüntüsü25
- 128 milyar dolar nerede4
- platon'un mağarası3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri26
- ülkücü olmak delikanlı işidir2
- son üç şifrenizle aynı olamaz3
- claudian clouds41
- mağribiler2
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- neo ittihatçılar2
- uludağ sözlükte genel ev açılması2
- müslüman kardeşine dua etmek3
- lilith'in haklı olması2
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- sarı saç mavi göz5
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- berlin'in belediye başkanının türk olması2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- bugün ne oldu10
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- şok market2
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- 21 eylül dünya barış günü2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma2
- alkol2
- erkeklerin seks ihtiyacı bitmez bacım2
- edinburgh3
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- habire1220
- işteyken entry girmek2
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- tahammül etmek2
- yok knk iyiyim2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- karton abi2
- kimse seni sevmiyor4
muhteşem bir osman öztunç şarkısıdır. bu şarkıyı dinlerken babanızı bir düşünün;
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
sebebim ustam koca babam
sana yazıyorum ey gidi ihtiyar
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
köylüydün belki ama onurlu mamur
bilirdin bir çok şeyi bir çok bilenden
sıcaklar altında orak sallayan
güneşten kavrulan teni bilirdin
kendini bilirdin kendini
onaltı yaşındaydım
bir gün türkiye tanıyacak diyordum beni
rençperiydim vahşi ve çılgın saflıkların
gülerdim benden ileri ve geri olanlara
dengesiydim her ikisinin
çocuksu, saf, masum gülerdim
birazda erkekçe
onaltı yaşındaydım
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim
utanmadım ruhuma çizilen resmin yırtılışından
bir gül dalıydım koparılan
çelik bir kol
her fırsatta kasırgalaşan yellerinde
yerlerinde yeller eser diyebilecek kadar büyümüştüm
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim.
bu ezan hangi selaya çıkar baba
nefesim acıyor.
sözlerim gözde kaldı artık
kaşlarım sual.
duymasın güzellerin gülü can birazdan gideceğimi
birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar
ben de yolculuk telaşı var.
bu ezan hangi selaya çıkar baba.
vurgun yedim baba vurgun
oltu taşı tesbihim , tütün tabakam ve siyah çakmağım şahit
bir de yüreğime çizdiğin resmin vardı yanımda
üç damla kan düştü geceye
üç damla baldıran zehri
vurgun yedim baba vurgun
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba
altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktım
rakipte olacaktı
ikimizin elinde iki 14'lü ve gece
birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize
yıldızlar yağacaktı üzerime
beni sabaha götüren.
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba.
bir gece düşüme giren ihtiyar adam
"murad olsun söyleyim oğul" dedi
zafer nerde gizlidir dedim
ömrüne ömür can güzelin yüreğinde
peki güneş nerede saklanır dedim
"yavuzun atının ak yelesindeki sırdır oğul" dedi
bir gece düşüme giren ihtiyar adam.
burda insanların yalnız ağzı var
siyah beyaz bir fotoğrafın içindeyim muzdarip
düşüncelerim kurşuna dizildi sabaha karşı
esselatu hayrun minen nevm derken ezanlar
açıldı sonsuza giden yol
burda insanların yalnız ağzı var.
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
ve buyur eyledi ötelerden o ihtiyar adam
hoş geldin oğlum osman hoş geldin
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
sebebim ustam koca babam
sana yazıyorum ey gidi ihtiyar
ellerinden değil ayaklarından öpüyorum
köylüydün belki ama onurlu mamur
bilirdin bir çok şeyi bir çok bilenden
sıcaklar altında orak sallayan
güneşten kavrulan teni bilirdin
kendini bilirdin kendini
onaltı yaşındaydım
bir gün türkiye tanıyacak diyordum beni
rençperiydim vahşi ve çılgın saflıkların
gülerdim benden ileri ve geri olanlara
dengesiydim her ikisinin
çocuksu, saf, masum gülerdim
birazda erkekçe
onaltı yaşındaydım
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim
utanmadım ruhuma çizilen resmin yırtılışından
bir gül dalıydım koparılan
çelik bir kol
her fırsatta kasırgalaşan yellerinde
yerlerinde yeller eser diyebilecek kadar büyümüştüm
kırıldım belki defalarca bil ki eğilmedim.
bu ezan hangi selaya çıkar baba
nefesim acıyor.
sözlerim gözde kaldı artık
kaşlarım sual.
duymasın güzellerin gülü can birazdan gideceğimi
birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar
ben de yolculuk telaşı var.
bu ezan hangi selaya çıkar baba.
vurgun yedim baba vurgun
oltu taşı tesbihim , tütün tabakam ve siyah çakmağım şahit
bir de yüreğime çizdiğin resmin vardı yanımda
üç damla kan düştü geceye
üç damla baldıran zehri
vurgun yedim baba vurgun
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba
altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktım
rakipte olacaktı
ikimizin elinde iki 14'lü ve gece
birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize
yıldızlar yağacaktı üzerime
beni sabaha götüren.
ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba.
bir gece düşüme giren ihtiyar adam
"murad olsun söyleyim oğul" dedi
zafer nerde gizlidir dedim
ömrüne ömür can güzelin yüreğinde
peki güneş nerede saklanır dedim
"yavuzun atının ak yelesindeki sırdır oğul" dedi
bir gece düşüme giren ihtiyar adam.
burda insanların yalnız ağzı var
siyah beyaz bir fotoğrafın içindeyim muzdarip
düşüncelerim kurşuna dizildi sabaha karşı
esselatu hayrun minen nevm derken ezanlar
açıldı sonsuza giden yol
burda insanların yalnız ağzı var.
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
ve buyur eyledi ötelerden o ihtiyar adam
hoş geldin oğlum osman hoş geldin
ne açtı yüreğini güzellerin gülü can
ne de beyaz atın yelesindeki sır'a erdim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar