1. 1.
    çanakkale şehidi kınalı ali.

    Üsteğmen Faruk, cepheye yeni gelen askerleri denetliyor bir yandan da söyleşip onlara "Nerelisin?" gibi sorular soruyordu. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla :

    -Adın ne senin evladım?
    -Ali.
    -Nerelisin?
    -Tokat Zile'denim.
    -Peki evladım, bu kafanın hali ne?
    -Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım.
    -Niçin?
    -Bilmiyorum komutanım.
    -Peki. Gidebilirsin Kınalı Ali.

    O günden sonra herkes ona kınalı Ali der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kınalı Ali, kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla bütün arkadaşlarının sevgisini kazanır. Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali'nin okuma yazması da yoktur; arkadaşlarından yardım ister. Hep birlikte başlarlar yazmaya. Ali söyler, arkadaşları yazar "Sevgili ana-babacım ellerinizden öperim. Ben burada çok iyiyim; beni merak etmeyin"; diye baslar. Kız kardeşini, bir küçük erkek kardeşini sorar. Köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini; kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırır. Gururla mektubu bitirir. Ali'nin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeşi daha vardır. Neden sonra aklına gelince yazının sonuna anasına not düşer :



    "Anacağım, kafama kına yaktın. Burada komutanlarım ve arkadaşlarım bana şakasını yaptılar. Sakın kardeşime de yakma. Onunla da dalga geçmesinler" der. "Ellerinden öptüm" diye de bitirir.

    Aradan zaman geçer. ingilizler kesin sonuç almak için var güçleriyle Gelibolu'ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan Türk erleri birer birer şehit düşmüşlerdir. Bunlara destek olarak giden yedek güçler de yeterli olmamıştır. Gelibolu düşmek üzeredir. Kınalı Ali'nin komutanı da olayı görüp yerinde duramaz. O bölükse çarpışmaya daha hazır değildir. Yeni gelen erlerden kurulu bir bölüktür.

    insan bedeninin süngü ve mermilerle biçildiği bu yerde komutanların bu düşünceli halini görüp durumun vahametini bilen kınalı Ali ve arkadaşları, komutanlarına yalvar yakar çarpışmak istediklerini söylerler. Komutanlar onları ölüme gönderdiklerini bilerek çaresiz gönderir.

    Kınalı Ali'nin bölüğünden kimse sağ kalmaz. Bölüktekilerin tümü şehit olmuştur. Aradan zaman geçer. Kınalı Ali'nin ailesine yazdığı mektubun yanıtı gelir. Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler. (Bu mektubun aslı Çanakkale müzesinde sergilenmektedir.)

    Babası anlatır Ali'nin "Oğlum Ali, nasılsın, iyi misin? Gözlerinden öper, selam ederim" dedikten sonra "Öküzü sattık. Paranın yarısını sana yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi tarlayı ben sürüyorum. Zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum. Siz sakın bizi merak edip düşünmeyin"; Köyü, akrabaları anlatıp "Ali, ananın da sana diyeceği bir şey var" der.

    "Oğlum Ali. Yazmışsın ki "Kafamdaki kınayla dalga geçtiler""Kardeşime de yakma" demişsin. Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler. Bizde 3 şeye kına yakarlar :



    1- Gelinlik kıza. Gitsin ailesine, çocuklarına kurban olsun diye.

    2- Kurbanlık koça. Allah'a kurban olsun diye.

    3- Askere giden yiğitlerimize. Vatana kurban olsun diye.

    Gözlerinden öper, selam ederim Allah'a emanet olun" Kınalı Ali'nin mektubu okuyan komutanları hıçkıra hıçkıra ağlamaktadırlar...

    http://www.siraze.net/edebiyat/alinti1/kinali.htm
    3 ... tosun burada da hizmetinizde
  2. 2.
    çanakkale savaşı sırasında halkımızın ruhunu yansıtan, soyumuzla övünmemize sebep olan hayatlardan biri.
    (bkz: 57 nci alay)
    2 ... fewzi1907
  3. 3.
    trt'de yayınlanan kınalı kuzular adlı belgesel niteligindeki diziyi izlerken gozyaslarımızın sel olmasına neden olmus sehidimiz. *
    4 ... muratarikan