bugün
- hilafetin türklere faydası17
- kibarhergele11
- sözlüğün kırbacı10
- sohbet eder gibi entry yazan yazar5
- sorusormayin4
- pavyonları dönüştürmek4
- total war3
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi7
- günün kitabı2
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- kız sanılan yazarlar6
- ucan tekme atan hipopotam44
- yazarların sağlık sorunları7
- insanların birbirini gizlice puanlaması3
- cehennemde sigara içme yasağı2
- şeytanın kariyer değişikline gitmesi3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- tff başkanı hacıosmanoğlu'nun istifa yanıtı2
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı11
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- tulumba tatlısı3
- samimiyetin bir noktadan sonra hakarete dönüşmesi3
- öbür dünyada referans istenmesi2
- 6 ekim 2026 ali emre ballı'nın intihar etmesi5
- anın görüntüsü32
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- pforzheim şu an 10 derece3
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- ölümden sonra yapılan performans değerlendirmesi2
- futbol8
- galatasaray4
- kasımpaşa2
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- uyuyan insanın asıl amacı3
- ya bi siktirin gidin15
- penis boyu takıntısı6
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- tai lung2
- azerbaycan3
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- özgür özel'in mersin de tutuklu başkan ziyareti2
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- sinek as6
- karmanın tam iyi çalışmaması2
koyu bir komünist ve ateist olan babamın beni okullar temiz olduğu için fetullah gülen hoca efendimizin okullarından birine kaydettirmesi vesilesiyle tanıştığım muhteşem kitap. okulun öğleden sonraları yapılan sohbetlerinde öğretmenlerimize, aslında onlar bizim için öğretmenden çok birer abla, sorduğum sorular nedeniyle, çok sevdiğim bir öğretmenimiz tarafından bana hediye edilmişti. tüm ateist ve komünist kardeşlerime tavsiye ediyorum, lütfen bu kitaba ön yargıyla yaklaşmayalım.
kitap koyu komünist bir amcanın din ile tanışması hikayesini anlatıyor. yazar bi otobüs yolculuğu sırasında tanıştığı bu adamla aralarında geçen sohbeti birebir aktarmaktadır. hikaye çok gerçekçidir, hatta bence yazarın kendi hayatından bir kesittir. sayidi nursi'nin risalesi okundukça komünist amcanın verdiği "uu beybi güzel bir aydınlanma oldu bende." tadındaki tepkileri ancak gerçekten aydınlanmış bir komünistten almak mümkündür.
kitap 1979 yılında, bir sonbahar günü, adanaya gitmekte olan bir otobüste geçmektedir. dönemin modası olduğu üzere, otobüs şoförü "şarkı türkü söylemek isteyen varsa mikrofona gelsin." çağrısı yapmış, akabinde de komünist amca mikrofondan bir türkü dillendirmiştir, bakmış kendini dinletebiliyor, bir iki göndermede sisteme yapmıştır. tabii bizim yazar, buna çok içerlemiş, bu adama hak yolunu göstermek için, otobüsün tekerinin patlamasını fırsat bilerek usulca yanına sokulmuş, "sizi tebrik ederim üstadım, kendinizi iyi yetiştirmişsiniz, bu bilgilerinizden faydalanmak isterim." diyerek hem adamın gururunu okşamış, hem de diyeceklerine ön yargıyla yaklaşmasını engellemiştir. akabinde yazar "sizce insan nedir?" diye sormuş, komünist amca verecek cevap bulamayınca ilk golü atmış, sonrasında da "ben de bir kitap var isterseniz beraber okuyalım, beraber öğrenelim." demiştir.
yol boyunca kitap okunmuş, komünist amca gol üzerine gol yemiş, yedikçe öğrenmiş, yediklerine doyamamış, bir de dini bütün yazarımızı evine davet etmiştir. sabah namazına kadar süren sohbetin sonucunda, fevkalade yetenekli yazarımız o komünist amcanın top sakallarını, badem bıyıklarla değiştirmiş. komünist piçten, nur yüzlü bir nurcu yontmuştur.
sonrasında amerikaya giden artık nurcu amcamız, felç olur, rüyasında bedüzzaman hazretlerini görür felcinin günahlarına kefaret olduğunu, fakat risalenin kendisini ahret hayatında bu ızdırabı çekmekten kurtardığını öğrenir. artık okuyamayan nur yüzlü amcamız bu nurunu torununada geçirmek ve kendide risaleyi bir daha dinlemek için, torununa okutup kasede kaydeder, ölünceye kadar onu dinler.
beni çok etkileyen bu hikaye, hayatımda da önemli kararlar almama, komünist babama din için karşı çıkıp, başımı kapatmama vesile olmuştur. erken yaşta bu kitapla tanışmama vesile olmuş öğretmenimi buradan bir kere daha anmak, o güzel ellerinden saygıyla öptüğümü belirtmek isterim.
kitap koyu komünist bir amcanın din ile tanışması hikayesini anlatıyor. yazar bi otobüs yolculuğu sırasında tanıştığı bu adamla aralarında geçen sohbeti birebir aktarmaktadır. hikaye çok gerçekçidir, hatta bence yazarın kendi hayatından bir kesittir. sayidi nursi'nin risalesi okundukça komünist amcanın verdiği "uu beybi güzel bir aydınlanma oldu bende." tadındaki tepkileri ancak gerçekten aydınlanmış bir komünistten almak mümkündür.
kitap 1979 yılında, bir sonbahar günü, adanaya gitmekte olan bir otobüste geçmektedir. dönemin modası olduğu üzere, otobüs şoförü "şarkı türkü söylemek isteyen varsa mikrofona gelsin." çağrısı yapmış, akabinde de komünist amca mikrofondan bir türkü dillendirmiştir, bakmış kendini dinletebiliyor, bir iki göndermede sisteme yapmıştır. tabii bizim yazar, buna çok içerlemiş, bu adama hak yolunu göstermek için, otobüsün tekerinin patlamasını fırsat bilerek usulca yanına sokulmuş, "sizi tebrik ederim üstadım, kendinizi iyi yetiştirmişsiniz, bu bilgilerinizden faydalanmak isterim." diyerek hem adamın gururunu okşamış, hem de diyeceklerine ön yargıyla yaklaşmasını engellemiştir. akabinde yazar "sizce insan nedir?" diye sormuş, komünist amca verecek cevap bulamayınca ilk golü atmış, sonrasında da "ben de bir kitap var isterseniz beraber okuyalım, beraber öğrenelim." demiştir.
yol boyunca kitap okunmuş, komünist amca gol üzerine gol yemiş, yedikçe öğrenmiş, yediklerine doyamamış, bir de dini bütün yazarımızı evine davet etmiştir. sabah namazına kadar süren sohbetin sonucunda, fevkalade yetenekli yazarımız o komünist amcanın top sakallarını, badem bıyıklarla değiştirmiş. komünist piçten, nur yüzlü bir nurcu yontmuştur.
sonrasında amerikaya giden artık nurcu amcamız, felç olur, rüyasında bedüzzaman hazretlerini görür felcinin günahlarına kefaret olduğunu, fakat risalenin kendisini ahret hayatında bu ızdırabı çekmekten kurtardığını öğrenir. artık okuyamayan nur yüzlü amcamız bu nurunu torununada geçirmek ve kendide risaleyi bir daha dinlemek için, torununa okutup kasede kaydeder, ölünceye kadar onu dinler.
beni çok etkileyen bu hikaye, hayatımda da önemli kararlar almama, komünist babama din için karşı çıkıp, başımı kapatmama vesile olmuştur. erken yaşta bu kitapla tanışmama vesile olmuş öğretmenimi buradan bir kere daha anmak, o güzel ellerinden saygıyla öptüğümü belirtmek isterim.
1000. baskısını yapmış ve 27 dile çevrilmiş kitaptır şu ana kadar.
nejat saydam' ın yönetmenliğini üstlendiği 1963 yapımı, bir sadri alışık filmi. başrollerde tamer yiğit, ajda pekkan, sadri alışık, ali şen, reha yurdakul bulunmakta.
yeniden hortlamış, sağda solda görülmeye başlanmış kitap.
materyalizmin 100 sayfada çürütüldüğü mükemmel eser. bence bu eser ilkokul birde çocuklarımızı materyalizmden korumak için önkoruma olarak okutulmalıdır.
şizoid arkadaşlarıyla barışık yaşayan adamdır.
meşgul çalar.
suratına ayna tutmak lazım gelir.
--spoiler--
Bir arayışın yaşanmış gerçek hikayesi...
Bir sonbahar günü Kayseri’den otobüse binmişti. Bir ideoloji uğruna geçen altmış yıllık hayatı, otobüs yolculuğunda tanıştığı bir öğretmenin anlattıklarıyla derinden etkilendi.
Bir yolculuk esnasında yaptığı sohbetin, hayatını bu kadar kökten değiştirebileceğini nereden bilebilirdi? Sabaha kadar devam eden sohbetin sonunda o artık kendini ve fikirlerini sorgulamaya başlamıştı.
Bir insanı bu kadar etkileyecek konular neydi, neler konuşuldu?
Bu gerçek hayat hikayesinin sonu nereye vardı?
Halit Ertuğrul’un baskı rekorları kıran ve çeşitli dillere çevrilen bu kitabı, sizin de hayatınızda yeni sayfalar açacak.
Kendini arayanlara...
(Nesil Yayınları)
--spoiler--
Bir arayışın yaşanmış gerçek hikayesi...
Bir sonbahar günü Kayseri’den otobüse binmişti. Bir ideoloji uğruna geçen altmış yıllık hayatı, otobüs yolculuğunda tanıştığı bir öğretmenin anlattıklarıyla derinden etkilendi.
Bir yolculuk esnasında yaptığı sohbetin, hayatını bu kadar kökten değiştirebileceğini nereden bilebilirdi? Sabaha kadar devam eden sohbetin sonunda o artık kendini ve fikirlerini sorgulamaya başlamıştı.
Bir insanı bu kadar etkileyecek konular neydi, neler konuşuldu?
Bu gerçek hayat hikayesinin sonu nereye vardı?
Halit Ertuğrul’un baskı rekorları kıran ve çeşitli dillere çevrilen bu kitabı, sizin de hayatınızda yeni sayfalar açacak.
Kendini arayanlara...
(Nesil Yayınları)
--spoiler--
Kitabı okumadım ama kafamdan uydurduğum entry ile kitap yazılmış olması acaba ben de bu gruba dahil miyim dedirtmiyor değil.
Halit Ertuğrul'un kitaplarından biri olup kitabın devamı niteliğinde olan bir de 'kendini bulan adam' versiyonu vardır. Salak saçma kitaplar yerine aslında okunması gereken kitaplardan biridir.
otobüs yolculuğu esnasında bir müslümanın bir ateisti nasıl müslüman yaptığını anlatan kitap.
Bilmediği de halt yok veledin he.
zevkle okumuştum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar