bugün
- bende kara patlıcan oturtması severim diyen kız7
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı26
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- simko332
- ofsaytımsı vol 216
- seküler sanılan muhafazakarlar5
- nürnberg havalimanı5
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- sıcak çıtır lahmacun ezme salata buz gibi kola7
- yavuz sultan selim11
- dem terör partisi6
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak10
- yulaf lapası4
- ilham aliyev26
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- istanbul da sağanak ve fırtına uyarısı2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- nervio16
- nürnberg2
- chp zihniyeti vs ilham aliyev zihniyeti6
- şabısgoy9
- kılıçdaroğlu bahçeli görüşmesi2
- mekke anlaşması10
- husiler8
- moğolların araplara saldırma nedeni3
- kara para nasıl aklanır sorunsalı5
- tarhana4
- cemil tugay17
- galatasaray barcelona maçı saat 22 de trt 1 de2
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- donunu ve yarağını satmak4
- soğuk havalarda da ince külotlu çorap giyen kadın3
- türkiye de artan okul saldırıları12
- gamalı köfte2
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- kapıyı çalan komşu kızının fazla strapon sorması2
- bir önceki entryi devam ettir5
- yüksek enflasyon16
- kapıyı çalanın kim o sorusuna adriyana lima demesi2
- yazılımcıların flört etme algoritması2
- soğuk havada battaniyeyi üzerine alıp tv izlemek3
- sözlük kızlarının kombinleri45
- allah3
- devlet memurlarının suratının hep asık olması2
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak5
- uludağ sözlüğe kayyum atanması4
- son okunan kitap11
- cilt kanseri5
- ebulfeyz elçibey3
- yetiş'ya mokv5
koyu bir komünist ve ateist olan babamın beni okullar temiz olduğu için fetullah gülen hoca efendimizin okullarından birine kaydettirmesi vesilesiyle tanıştığım muhteşem kitap. okulun öğleden sonraları yapılan sohbetlerinde öğretmenlerimize, aslında onlar bizim için öğretmenden çok birer abla, sorduğum sorular nedeniyle, çok sevdiğim bir öğretmenimiz tarafından bana hediye edilmişti. tüm ateist ve komünist kardeşlerime tavsiye ediyorum, lütfen bu kitaba ön yargıyla yaklaşmayalım.
kitap koyu komünist bir amcanın din ile tanışması hikayesini anlatıyor. yazar bi otobüs yolculuğu sırasında tanıştığı bu adamla aralarında geçen sohbeti birebir aktarmaktadır. hikaye çok gerçekçidir, hatta bence yazarın kendi hayatından bir kesittir. sayidi nursi'nin risalesi okundukça komünist amcanın verdiği "uu beybi güzel bir aydınlanma oldu bende." tadındaki tepkileri ancak gerçekten aydınlanmış bir komünistten almak mümkündür.
kitap 1979 yılında, bir sonbahar günü, adanaya gitmekte olan bir otobüste geçmektedir. dönemin modası olduğu üzere, otobüs şoförü "şarkı türkü söylemek isteyen varsa mikrofona gelsin." çağrısı yapmış, akabinde de komünist amca mikrofondan bir türkü dillendirmiştir, bakmış kendini dinletebiliyor, bir iki göndermede sisteme yapmıştır. tabii bizim yazar, buna çok içerlemiş, bu adama hak yolunu göstermek için, otobüsün tekerinin patlamasını fırsat bilerek usulca yanına sokulmuş, "sizi tebrik ederim üstadım, kendinizi iyi yetiştirmişsiniz, bu bilgilerinizden faydalanmak isterim." diyerek hem adamın gururunu okşamış, hem de diyeceklerine ön yargıyla yaklaşmasını engellemiştir. akabinde yazar "sizce insan nedir?" diye sormuş, komünist amca verecek cevap bulamayınca ilk golü atmış, sonrasında da "ben de bir kitap var isterseniz beraber okuyalım, beraber öğrenelim." demiştir.
yol boyunca kitap okunmuş, komünist amca gol üzerine gol yemiş, yedikçe öğrenmiş, yediklerine doyamamış, bir de dini bütün yazarımızı evine davet etmiştir. sabah namazına kadar süren sohbetin sonucunda, fevkalade yetenekli yazarımız o komünist amcanın top sakallarını, badem bıyıklarla değiştirmiş. komünist piçten, nur yüzlü bir nurcu yontmuştur.
sonrasında amerikaya giden artık nurcu amcamız, felç olur, rüyasında bedüzzaman hazretlerini görür felcinin günahlarına kefaret olduğunu, fakat risalenin kendisini ahret hayatında bu ızdırabı çekmekten kurtardığını öğrenir. artık okuyamayan nur yüzlü amcamız bu nurunu torununada geçirmek ve kendide risaleyi bir daha dinlemek için, torununa okutup kasede kaydeder, ölünceye kadar onu dinler.
beni çok etkileyen bu hikaye, hayatımda da önemli kararlar almama, komünist babama din için karşı çıkıp, başımı kapatmama vesile olmuştur. erken yaşta bu kitapla tanışmama vesile olmuş öğretmenimi buradan bir kere daha anmak, o güzel ellerinden saygıyla öptüğümü belirtmek isterim.
kitap koyu komünist bir amcanın din ile tanışması hikayesini anlatıyor. yazar bi otobüs yolculuğu sırasında tanıştığı bu adamla aralarında geçen sohbeti birebir aktarmaktadır. hikaye çok gerçekçidir, hatta bence yazarın kendi hayatından bir kesittir. sayidi nursi'nin risalesi okundukça komünist amcanın verdiği "uu beybi güzel bir aydınlanma oldu bende." tadındaki tepkileri ancak gerçekten aydınlanmış bir komünistten almak mümkündür.
kitap 1979 yılında, bir sonbahar günü, adanaya gitmekte olan bir otobüste geçmektedir. dönemin modası olduğu üzere, otobüs şoförü "şarkı türkü söylemek isteyen varsa mikrofona gelsin." çağrısı yapmış, akabinde de komünist amca mikrofondan bir türkü dillendirmiştir, bakmış kendini dinletebiliyor, bir iki göndermede sisteme yapmıştır. tabii bizim yazar, buna çok içerlemiş, bu adama hak yolunu göstermek için, otobüsün tekerinin patlamasını fırsat bilerek usulca yanına sokulmuş, "sizi tebrik ederim üstadım, kendinizi iyi yetiştirmişsiniz, bu bilgilerinizden faydalanmak isterim." diyerek hem adamın gururunu okşamış, hem de diyeceklerine ön yargıyla yaklaşmasını engellemiştir. akabinde yazar "sizce insan nedir?" diye sormuş, komünist amca verecek cevap bulamayınca ilk golü atmış, sonrasında da "ben de bir kitap var isterseniz beraber okuyalım, beraber öğrenelim." demiştir.
yol boyunca kitap okunmuş, komünist amca gol üzerine gol yemiş, yedikçe öğrenmiş, yediklerine doyamamış, bir de dini bütün yazarımızı evine davet etmiştir. sabah namazına kadar süren sohbetin sonucunda, fevkalade yetenekli yazarımız o komünist amcanın top sakallarını, badem bıyıklarla değiştirmiş. komünist piçten, nur yüzlü bir nurcu yontmuştur.
sonrasında amerikaya giden artık nurcu amcamız, felç olur, rüyasında bedüzzaman hazretlerini görür felcinin günahlarına kefaret olduğunu, fakat risalenin kendisini ahret hayatında bu ızdırabı çekmekten kurtardığını öğrenir. artık okuyamayan nur yüzlü amcamız bu nurunu torununada geçirmek ve kendide risaleyi bir daha dinlemek için, torununa okutup kasede kaydeder, ölünceye kadar onu dinler.
beni çok etkileyen bu hikaye, hayatımda da önemli kararlar almama, komünist babama din için karşı çıkıp, başımı kapatmama vesile olmuştur. erken yaşta bu kitapla tanışmama vesile olmuş öğretmenimi buradan bir kere daha anmak, o güzel ellerinden saygıyla öptüğümü belirtmek isterim.
1000. baskısını yapmış ve 27 dile çevrilmiş kitaptır şu ana kadar.
nejat saydam' ın yönetmenliğini üstlendiği 1963 yapımı, bir sadri alışık filmi. başrollerde tamer yiğit, ajda pekkan, sadri alışık, ali şen, reha yurdakul bulunmakta.
yeniden hortlamış, sağda solda görülmeye başlanmış kitap.
materyalizmin 100 sayfada çürütüldüğü mükemmel eser. bence bu eser ilkokul birde çocuklarımızı materyalizmden korumak için önkoruma olarak okutulmalıdır.
şizoid arkadaşlarıyla barışık yaşayan adamdır.
meşgul çalar.
suratına ayna tutmak lazım gelir.
--spoiler--
Bir arayışın yaşanmış gerçek hikayesi...
Bir sonbahar günü Kayseri’den otobüse binmişti. Bir ideoloji uğruna geçen altmış yıllık hayatı, otobüs yolculuğunda tanıştığı bir öğretmenin anlattıklarıyla derinden etkilendi.
Bir yolculuk esnasında yaptığı sohbetin, hayatını bu kadar kökten değiştirebileceğini nereden bilebilirdi? Sabaha kadar devam eden sohbetin sonunda o artık kendini ve fikirlerini sorgulamaya başlamıştı.
Bir insanı bu kadar etkileyecek konular neydi, neler konuşuldu?
Bu gerçek hayat hikayesinin sonu nereye vardı?
Halit Ertuğrul’un baskı rekorları kıran ve çeşitli dillere çevrilen bu kitabı, sizin de hayatınızda yeni sayfalar açacak.
Kendini arayanlara...
(Nesil Yayınları)
--spoiler--
Bir arayışın yaşanmış gerçek hikayesi...
Bir sonbahar günü Kayseri’den otobüse binmişti. Bir ideoloji uğruna geçen altmış yıllık hayatı, otobüs yolculuğunda tanıştığı bir öğretmenin anlattıklarıyla derinden etkilendi.
Bir yolculuk esnasında yaptığı sohbetin, hayatını bu kadar kökten değiştirebileceğini nereden bilebilirdi? Sabaha kadar devam eden sohbetin sonunda o artık kendini ve fikirlerini sorgulamaya başlamıştı.
Bir insanı bu kadar etkileyecek konular neydi, neler konuşuldu?
Bu gerçek hayat hikayesinin sonu nereye vardı?
Halit Ertuğrul’un baskı rekorları kıran ve çeşitli dillere çevrilen bu kitabı, sizin de hayatınızda yeni sayfalar açacak.
Kendini arayanlara...
(Nesil Yayınları)
--spoiler--
Kitabı okumadım ama kafamdan uydurduğum entry ile kitap yazılmış olması acaba ben de bu gruba dahil miyim dedirtmiyor değil.
Halit Ertuğrul'un kitaplarından biri olup kitabın devamı niteliğinde olan bir de 'kendini bulan adam' versiyonu vardır. Salak saçma kitaplar yerine aslında okunması gereken kitaplardan biridir.
otobüs yolculuğu esnasında bir müslümanın bir ateisti nasıl müslüman yaptığını anlatan kitap.
Bilmediği de halt yok veledin he.
zevkle okumuştum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar