bugün
- rafael leao23
- günün sözü20
- üşümeyi özlemek4
- uyumanın muhteşem bir şey olması3
- türkiye13
- erkeklerin istediği tek şey17
- sarapci koala69
- karı kıza para yedirir misiniz3
- gram altın5
- biraderlerin vurduyor olması12
- tanrı ile röportajlar3
- biraderizm felsefesi3
- burdur2
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- arkadaşlar size küstüm2
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer2
- erecto birader nasıl gözüküyor2
- biraderine de sana da yeter artık2
- en son ne zaman namaz kıldın13
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak6
- şarapçı koala ile viski içmek5
- gece yarısı çerokilerin tarihini okumak2
- hayden panettiere2
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- zall'a parmak atıp hesap silnek2
- game of thrones taki kel komplocu dayı2
- biraderioz2
- sarapci diye nick alan akpli17
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar2
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- fener balı15
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı8
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- açıkta bacak olunca herkesin bakması2
- manifest11
- hapoel beer sheva4
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- rusya2
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- yavşak koala5
- neden sosyalizm'e karşısınız ve ne istiyorsunuz5
- kadınların yaşlanmaması haksızlıktır5
- anın görüntüsü19
- bir yazarı savunmak4
- fenerbahçe vs galatasaray26
- namaz kılmayan erkekle evlenir misiniz4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
koyu bir komünist ve ateist olan babamın beni okullar temiz olduğu için fetullah gülen hoca efendimizin okullarından birine kaydettirmesi vesilesiyle tanıştığım muhteşem kitap. okulun öğleden sonraları yapılan sohbetlerinde öğretmenlerimize, aslında onlar bizim için öğretmenden çok birer abla, sorduğum sorular nedeniyle, çok sevdiğim bir öğretmenimiz tarafından bana hediye edilmişti. tüm ateist ve komünist kardeşlerime tavsiye ediyorum, lütfen bu kitaba ön yargıyla yaklaşmayalım.
kitap koyu komünist bir amcanın din ile tanışması hikayesini anlatıyor. yazar bi otobüs yolculuğu sırasında tanıştığı bu adamla aralarında geçen sohbeti birebir aktarmaktadır. hikaye çok gerçekçidir, hatta bence yazarın kendi hayatından bir kesittir. sayidi nursi'nin risalesi okundukça komünist amcanın verdiği "uu beybi güzel bir aydınlanma oldu bende." tadındaki tepkileri ancak gerçekten aydınlanmış bir komünistten almak mümkündür.
kitap 1979 yılında, bir sonbahar günü, adanaya gitmekte olan bir otobüste geçmektedir. dönemin modası olduğu üzere, otobüs şoförü "şarkı türkü söylemek isteyen varsa mikrofona gelsin." çağrısı yapmış, akabinde de komünist amca mikrofondan bir türkü dillendirmiştir, bakmış kendini dinletebiliyor, bir iki göndermede sisteme yapmıştır. tabii bizim yazar, buna çok içerlemiş, bu adama hak yolunu göstermek için, otobüsün tekerinin patlamasını fırsat bilerek usulca yanına sokulmuş, "sizi tebrik ederim üstadım, kendinizi iyi yetiştirmişsiniz, bu bilgilerinizden faydalanmak isterim." diyerek hem adamın gururunu okşamış, hem de diyeceklerine ön yargıyla yaklaşmasını engellemiştir. akabinde yazar "sizce insan nedir?" diye sormuş, komünist amca verecek cevap bulamayınca ilk golü atmış, sonrasında da "ben de bir kitap var isterseniz beraber okuyalım, beraber öğrenelim." demiştir.
yol boyunca kitap okunmuş, komünist amca gol üzerine gol yemiş, yedikçe öğrenmiş, yediklerine doyamamış, bir de dini bütün yazarımızı evine davet etmiştir. sabah namazına kadar süren sohbetin sonucunda, fevkalade yetenekli yazarımız o komünist amcanın top sakallarını, badem bıyıklarla değiştirmiş. komünist piçten, nur yüzlü bir nurcu yontmuştur.
sonrasında amerikaya giden artık nurcu amcamız, felç olur, rüyasında bedüzzaman hazretlerini görür felcinin günahlarına kefaret olduğunu, fakat risalenin kendisini ahret hayatında bu ızdırabı çekmekten kurtardığını öğrenir. artık okuyamayan nur yüzlü amcamız bu nurunu torununada geçirmek ve kendide risaleyi bir daha dinlemek için, torununa okutup kasede kaydeder, ölünceye kadar onu dinler.
beni çok etkileyen bu hikaye, hayatımda da önemli kararlar almama, komünist babama din için karşı çıkıp, başımı kapatmama vesile olmuştur. erken yaşta bu kitapla tanışmama vesile olmuş öğretmenimi buradan bir kere daha anmak, o güzel ellerinden saygıyla öptüğümü belirtmek isterim.
kitap koyu komünist bir amcanın din ile tanışması hikayesini anlatıyor. yazar bi otobüs yolculuğu sırasında tanıştığı bu adamla aralarında geçen sohbeti birebir aktarmaktadır. hikaye çok gerçekçidir, hatta bence yazarın kendi hayatından bir kesittir. sayidi nursi'nin risalesi okundukça komünist amcanın verdiği "uu beybi güzel bir aydınlanma oldu bende." tadındaki tepkileri ancak gerçekten aydınlanmış bir komünistten almak mümkündür.
kitap 1979 yılında, bir sonbahar günü, adanaya gitmekte olan bir otobüste geçmektedir. dönemin modası olduğu üzere, otobüs şoförü "şarkı türkü söylemek isteyen varsa mikrofona gelsin." çağrısı yapmış, akabinde de komünist amca mikrofondan bir türkü dillendirmiştir, bakmış kendini dinletebiliyor, bir iki göndermede sisteme yapmıştır. tabii bizim yazar, buna çok içerlemiş, bu adama hak yolunu göstermek için, otobüsün tekerinin patlamasını fırsat bilerek usulca yanına sokulmuş, "sizi tebrik ederim üstadım, kendinizi iyi yetiştirmişsiniz, bu bilgilerinizden faydalanmak isterim." diyerek hem adamın gururunu okşamış, hem de diyeceklerine ön yargıyla yaklaşmasını engellemiştir. akabinde yazar "sizce insan nedir?" diye sormuş, komünist amca verecek cevap bulamayınca ilk golü atmış, sonrasında da "ben de bir kitap var isterseniz beraber okuyalım, beraber öğrenelim." demiştir.
yol boyunca kitap okunmuş, komünist amca gol üzerine gol yemiş, yedikçe öğrenmiş, yediklerine doyamamış, bir de dini bütün yazarımızı evine davet etmiştir. sabah namazına kadar süren sohbetin sonucunda, fevkalade yetenekli yazarımız o komünist amcanın top sakallarını, badem bıyıklarla değiştirmiş. komünist piçten, nur yüzlü bir nurcu yontmuştur.
sonrasında amerikaya giden artık nurcu amcamız, felç olur, rüyasında bedüzzaman hazretlerini görür felcinin günahlarına kefaret olduğunu, fakat risalenin kendisini ahret hayatında bu ızdırabı çekmekten kurtardığını öğrenir. artık okuyamayan nur yüzlü amcamız bu nurunu torununada geçirmek ve kendide risaleyi bir daha dinlemek için, torununa okutup kasede kaydeder, ölünceye kadar onu dinler.
beni çok etkileyen bu hikaye, hayatımda da önemli kararlar almama, komünist babama din için karşı çıkıp, başımı kapatmama vesile olmuştur. erken yaşta bu kitapla tanışmama vesile olmuş öğretmenimi buradan bir kere daha anmak, o güzel ellerinden saygıyla öptüğümü belirtmek isterim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar