bugün
- yazarların işlediği günahlar14
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- şamil tayyar'ın fatma betül sayan kaya tweeti2
- toplu taşımada yer verme ahlakı6
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- korkudan patır patır altına yapmak6
- amedspor31
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- flörtün ilkesel reddi3
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- günlük tutmak7
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi7
- yazarların fotoğrafları9
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- aleksey batrakov29
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- bu ne hal yahu9
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- akşama ne yemek yapsam10
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- şimdi ne yapsam acaba7
- kadın tır şoförleri6
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- yarma şeftali7
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- durduk yere tribe girmek5
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- sözlüğün yeni tasarımı23
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- ipkis2
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- profdrekremculfa3
- saçmalayan yazarlar2
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- kanal 7 gelin dizisi5
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
öncülüğünü sanayi devriminin üstlendiği, postmedernizm ile alev olup taşan ve de günümüzde de insanların bütün varoluşları düşüncesizce değersizleştirmesi ile ortaya çıkan durumdur. doğu, burukluk, aile, ışık ve daha binlerce kavramın içi boşaltılmış, üzerine yüklenen görevleri karşılayamaz olmuştur. bir hakikatten bahsetmek için fazlasıyla dağınık etraf, çünkü kavramlar, oluşlar birden fazla cevaba karşılık gelerek dört bir yana esnetilip bükülmüştür fakat hemen sıkmayın o paşa canınızı öyle; hiçbir simitçinin ya da turşucunun buna aldırış ettiği yok, bu yüzden kafaya takılacak bir tehlikede değiliz demektir.
kelimelerin manasından arındırılıp, sırf söylenen, okunan ve yazılan, bir prosedürmüş gibi zoraki yerine getirilen harfler bütünü olarak toplum bilincine yerleşmesidir.
ne güzel izah etmiş iskender pala kavramların çöküşünü;
"siz de farkındasınızdır son zamanlarda aşktan çok söz edilir oldu. dünyanın her yerinde aşk üzerine konuşmalar yapıldı ve konuşanlar öyle ulu orta, basit ve hatta bayağı idi ki adeta -kavramların içi boşaltıldı-, kelime ucuzladı, kısmen cinselliğe indirgendi ve magazin konuları arasına girdi. oysa aşkın gerçekliğini yitirmesi, nihayet insanın ve hayatın erozyona uğraması demekti ve ne yazık ki insanoğlu başından beri en muhtaç olduğu, en ziyade tutunması gereken duyguyu da hoyratça zedelemekten kaçınmadı. artık aşk kelimesini "yapmak" eylemiyle birlikte kullanabiliyor, "yeni bir aşk arıyorum" yahut "ben her bahar aşık olurum" gibi şarkı sözlerini mırıldanarak "yaz aşkı", "arkadaşımın aşkıyla" gibi bayağı ve basit cümleler kurabiliyoruz."
kitab ı aşk
yukarıda paragrafta aşk kavramının geçtiği yerleri; erdem, ahlak, inanç, sadakat, dürüstlük, seni seviyorum* gibi kavramlarla değiştirirsek ortaya ne derece bir çöküş yaşadığımızın anlatımı çıkar.
esasen iyimser bile davranmış üstadımız, biz; "al aşkını sok sok gözüne gözüne", "aşkı anlattım farzet beni kandırman lazım, yine sustu dilim sana yandı içim beni söndürmen lazım" şarkılarını mırıldanırken çökerttik kavramlarımızı.
ne güzel izah etmiş iskender pala kavramların çöküşünü;
"siz de farkındasınızdır son zamanlarda aşktan çok söz edilir oldu. dünyanın her yerinde aşk üzerine konuşmalar yapıldı ve konuşanlar öyle ulu orta, basit ve hatta bayağı idi ki adeta -kavramların içi boşaltıldı-, kelime ucuzladı, kısmen cinselliğe indirgendi ve magazin konuları arasına girdi. oysa aşkın gerçekliğini yitirmesi, nihayet insanın ve hayatın erozyona uğraması demekti ve ne yazık ki insanoğlu başından beri en muhtaç olduğu, en ziyade tutunması gereken duyguyu da hoyratça zedelemekten kaçınmadı. artık aşk kelimesini "yapmak" eylemiyle birlikte kullanabiliyor, "yeni bir aşk arıyorum" yahut "ben her bahar aşık olurum" gibi şarkı sözlerini mırıldanarak "yaz aşkı", "arkadaşımın aşkıyla" gibi bayağı ve basit cümleler kurabiliyoruz."
kitab ı aşk
yukarıda paragrafta aşk kavramının geçtiği yerleri; erdem, ahlak, inanç, sadakat, dürüstlük, seni seviyorum* gibi kavramlarla değiştirirsek ortaya ne derece bir çöküş yaşadığımızın anlatımı çıkar.
esasen iyimser bile davranmış üstadımız, biz; "al aşkını sok sok gözüne gözüne", "aşkı anlattım farzet beni kandırman lazım, yine sustu dilim sana yandı içim beni söndürmen lazım" şarkılarını mırıldanırken çökerttik kavramlarımızı.
kültür erezyonuyla ilintili bir sonucun nedeni olan beyin amcıklamasından kaynaklanan tarihi oluşagelmişliğin yansımalarını silici etkenlerin oluşturduğu kafadan inme değerler bütününün etkisinin neden olduğu tepkisel algılamanın da rol oynadığı sosyolojik afaziliğin somut görünümünden öteye gitmeyen yaşamsal faaliyetlerin nedenini oluşturan olguların kalıpsal yönlendirmsesine maruz kalmış halk kitlelerinin üzerinde başlatılan asimilasyonik siyasetin bir ürünüdür hiç kuşkusuz. kültür devriminin neden olduğu modernist seküler formlar bunların başını çeker.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com