bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sabah tostu3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- penis boyu takıntısı5
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz20
- zamanda kaybolmus yazar2
- 144p film izlemek2
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- düş sokağı sakinleri4
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- akp de fon krizi tartışmaları3
- tomtom mahallesi3
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- ya bi siktirin gidin15
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- üzülünce kime gidersiniz8
- sözlükte bile yalnız olmak10
- ucan tekme atan hipopotam43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- sözlük çiftleştirme servisi11
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- şapka takar mısınız12
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- istanbul12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- sarapci koala hatayi13
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- nervionun beni engellemesi10
- yemek yedikten sonra kusmak9
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- sezen taş7
- arkadaşlar buldum9
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- büyük oyunu görmek9
- şükürcülük9
- sizce karizma mıyım13
- kemalizmin çöküşü8
Ko'vi,Kavi,Kav,(Kayı) Asireti: KAVi Aşiretinden olduklarını söyleyenler, kelimenin telaffuz farklılığından dolayı Oğuz Boyu olduklarını bilememektedirler. KAVI kelimesinin aslının KAYI olduğunu, KAYI Boyu'nun da Oğuzlar'ın 24 boyundan biri olduğunu, asıl Osmanlı imparatorluğunun kurucularının kendileri olduklarını Kav,KOVi-KAVi ile KAYI'nın aynı boy olduğunu geçen yüzyıllar boyunca unuttuklarından bu konuda aşiret mensupları fikir yürütemiyorlar. Osmanlı imparatorluğunun kurucuları oldukları yapılan araştırmalarla kesin olarak tespit edilmiş osmanlı arşivlerindede bu konuyla alakalı pek çok bilgiye ulaşılmıştır.. Bizim görüşümüze göre KÜRTÇE konuşan Oğuz Kürt Boyları sonradan KÜRTÇE;Yi öğrenmiş değillerdir. Mesele Sadece Orta asya'da bir zamanlar konuşulan(Eski dil Türkçe) Eski Oğuz-Uygur-Özbek Dilinin BiR TÜR LEHÇESi;Ni halen muhafaza etmiş olmalarından ibarettir. DiL Bölümünde yayınlayacağımız Orijinal KÜRTÇE Kelimelerin kökenine indikçe, bunların ÖZ BE ÖZ TÜRKÇE olduklarını görmüş olacağız. Kısacası KÜRTÇE zannedilen GURANiCE-GURMANÇCA Lehçenin Eski TÜRKÇE olduğunu göreceğiz. Yabancı kelimelerin dışında, net kalan KÜRTÇE kelimelerin Anadolu TÜRKLERiNCE unutulan Orijinal ESKi ANA DiL TÜRKÇE olduğunu anlamış olacağız. Kürtçe konuşan Siverek Karakeçilileri, Söğüt;teki KAYI BOYU;NA bağlı bir aşiret koludur. KARAKEÇiLi'ler 'Osmanlı Devletinin Kuruluş Şenliklerine' her yıl katılırlar.Aynı şekilde aşiretin asıl büyük kolları (kav, kavi,ko vi, gibi aşiret isimleri altında)adıyaman, malatya,urfa,azerbeycan,ırak,iran,suriyede çok büyük guruplar olarak yaşarken iç anadoluda bazı illerde de daha küçük guruplar olduğu,da tespit edilmiştir. Cumhuriyet ilkelerine sıkı sıkıya bağlı bir aşirettir.( Kavimler ve Aşiretler;kitabından alınmıştır)
Kayı,kav,kavi Aşireti, Moğol istilası nedeni ile kendine yeni bir yurt bulmak için, Horasan;ın Merv şehri yakınındaki, Mahan bölgesinden, Gündüz Bey (Süleyman Şah) ( Ertuğrul Gazi&;nin babasının adı birçok kaynakta Süleyman Şah olarak geçmektedir. Uzun süre tartışmaya sebep olan bu konu üzerinde ; Osman b.Ertuğrul b.Gündüz ibaresinin yazılı olduğu, Osman Bey;e ait bir sikkenin bulunmasıyla, tarihçiler kesinliğe kavuştuğunu savunmaktadır. ) komutasında gelerek Anadolu&;ya girdi. Önce Ahlat-Van Gölü civarında iki yıl ikamet edip, 1221 yılına doğru Erzincan&;a, oradan da Halep&;e geçtiler. Atının üzerinde Fırat Nehri&;ne giren Gündüz Bey (Süleyman Şah) boğulmuş ve aşiret başsızlaşmıştır. Obanın içinde bulunan Kayı dışındaki),(bugün kullanılan adıyla kavi aşireti,kav aşireti,) Oğuz boyları, Suriye&;ye gitti. Gündüz Bey&;in dört oğlundan Gündoğdu Bey ve Sungur Tekin, aşiretin çoğunu toplayıp Orta Asya;ya geri döndü.
Diğer iki kardeş Dündar Bey,Ertuğrul Bey ve anneleri Hayme Ana, (Çadıranası, Çadır büyüğü anlamına gelir.) 400 çadırlık aşiretle ortada kalınca, Anadolu Selçuklu Sultanı, Alaaddin Keykubat;tan yurt istemişler ve kendilerine Ankara yakınlarındaki Karacadağ yaylası verilmiştir. Karacadağ&;a doğru yol alınırken Erzincan yakınlarındaki Yassıçimen;de Harzemşahlar;la savaşan ve Anadolu Selçuklu ordusuna yardım edip, savaşın kazanılmasında rol oynamışlar ve Anadolu Selçuklu Sultanı;nın takdirini kazanmışlardır.
kavi aşireti Erzincan yakınlarındaki Yassıçimen;de Moğollarla;la savaşan ve Anadolu Selçuklu ordusuna yardım edip, savaşın kazanılmasında rol oynamışlar ve Anadolu Selçuklu Sultanı;nın takdirini kazanmışlardır.
O yıl Moğol ordusu Sivas;a doğru ilerlemekte idi. Nihayet Selçuklularla Moğol ordusu Sivas;ın Hafikkale civarında savaşa tutuştular. Ertuğrul bu harbi duyar duymaz kuvvetlerini alarak o tarafa gitti. Bir dağın yamacında iki ordunun çarpıştığını seyrettiler. Bunlardan Anadolu Selçuklu ordusu yenilmek üzere, diğer taraf tada Moğollar galip gelmek üzere idi. Bunu gören Ertuğrul Gazi maiyetindeki Koç yiğitlerine dedi ki:
Yiğitlerim Savaşa Hazırmısınız,
Derhal mağlup olmak üzere olan Selçuklulara yardıma karar verildi. Kayı),(bugün kullanılan adıyla kavi aşireti,kav aşireti,) yiğitleri dağdan bir çığ gibi harp meydanına daldılar. Kılıçlar oynadı, oklar çekildi, kavga yeniden kızıştı. Çok geçmeden galipler mağlup duruma düştüler. ilk mağlup olanlar Selçuklular kısa bir zamanda galip bir duruma geçtiler, Moğollar ise perişan bir halde kaçtılar.
Kayıların bu yardımlarından Sultan Alaeddin çok memnun oldu. Kayı,(kavi) aşiretinin beyi olarak Ertuğrul;u tanıdı. Sultan Alaeddin. Ertuğrul Gazi;yi, Bizans hududuna uçbeyi tayin etti. Kayı kabilesine Söğüt kasabasını kışlak, Domaniç yaylasını da yaylak olarak verdi. Ertuğrul Gazi, Karacadağ;dan Kayı aşiretini alarak Söğüt&;e geldi.
Ertuğrul Gazi, çok geçmeden, maiyetindeki kılıç erleri ile Bizanslılarla savaşa girişti. Bizanslılara ait, Sultanönü bölgesi ile Karacahisar;ı fethetti. Bu zaferleri duyan Anadolu;nun muhtelif bölgelerindeki kılıç erleri, Ertuğrul;un etrafında toplandılar. Hudut boyu serdengeçti akıncılarla doldu.
Ertuğrul;un değerli kumandanları şunlardı: Akçakoca, Konuralp, Turgut Alp, Saltuk Alp, Aykut Alp, Samsa Çavuş, Hasan Alp, Karamürsel, Akbaş, Kocaoğlan... Bu kumandanlar kuvvetleri ile gece;gündüz demeden Bizans;a doğru akınlarına devam ettiler.
Ertuğrul;un karısı Hayme Ana, bir oğlan çocuk doğurdu. Bu çocuğun adını Otman koydular. Sonradan Otman, ;Osman; adı ile anıldı. Ertuğrul;un diğer oğulları Sarubalı ile Gündüz Alp;tir. Küçük Osman, Söğüt kasabasında kılıç erleri arasında büyüdü. Beş yaşına geldiği zaman, bir gün babası onu, Konya;ya beraberinde götürdü. O gün Hazret-i Mevlânâ;yı ziyarete gittiler. Mevlânâ Ertuğrul;u ve yanındaki oğlunu görünce şöyle deki:
Sultan Alaeddin, Baba ishak;ı kendine baba yaptıysa, ben de bu küçüğü kendime evlat edindim.
Mevlânâ; Osman;ı sevdi ve ona hayır duada bulundu.
Ertuğrul Gazi, Söğüt;te oturuyordu. Bir gün köyleri dolaşmaya çıkmıştı. Akşam olunca itburnu köyünde bulunan ulemâdan bir zâtın evinde misafir kaldı. Ev sahibi Ertuğrul;a fazlaca ikramda bulundu. Ertuğrul, gece yatacağı zaman rafta bulunan bir kitabı görüp,
Bu kitap nedir ? Diye sordu.
Ev sahibi:
Bu kitap, Allah (c.c.) tarafından Hazret-i Muhammed vasıtası ile, insanlara doğru yolu göstermek üzere gönderilen Kur&;an-ı Kerîm;dir...dedi ve odadan çıkıp gitti.
Ertuğrul, serilmiş yatağa yatmayıp, Kur;an-ı Kerim;in önünde el bağlayıp, sabaha kadar ayakta durdu. Ancak güneş doğarken yatağa girdi. Uyur uyumaz bir rüya gördü. Rüyasında bir pîr ona:
Sen, Tanrı sözü olan Kuran-ı Kerîm&e halis bir kalp ile saygı gösterdin; bunun için sana mükafat olarak evlat ve torunlarına padişahlık verildi. Bütün neslin aziz olsun... dedi.
Ertuğrul, bu sözlerin dehşetinden uyandı. Ev sahibine de bu rüyasını anlattı. Osmanlı Devletinin Kuruluşu adlı bir eser yazan ingiliz tarihçisi Gibbons, bu hadiseyi ele alarak, Ertuğrul Gazi;nin Müslüman olmayıp, Şaman dininde olduğunu yazmaktadır. Halbuki bu fikir yanlıştır.
Ertuğrul Gazi, hudut boyunda Bizanslılarla durmadan savaştı. Fakat kılıcının hakkı olarak kazandığı bu yerleri Selçuk Sultanına verdi.
Ertuğrul Gazi, bu savaşları ile Osmanlı Devletinin arsasını hazırlamıştı. Ertuğrul, artık iyice ihtiyarlamış, işlerini büyük oğlu Gündüz Alp;e bırakmıştı. Küçük oğlu Osman da, serhat boylarında düşmanlarla çarpışmakta idi.
Bazı kaynaklarda da Söğüt&;ün Ertuğrul Gazi;ye veriliş tarihi olarak 1270 tür. yılını vermektedir. Bu tarih tartışma konusu olmakla birlikte kesin olan bir şey vardır. O da OSMANLI DEVLETiNiN TEMELLERiNiN SÖĞÜT;TE ATILMIŞ OLMASIDIR; Zira, Ertuğrul Gazi 1281 yılında 90 yaşında vefat ettiğinde, Osmanlıların bölgeye kararlı olarak yerleştiklerinin bir kanıtı olarak Söğüt&;e gömülmüştür. Bugün Adıyaman Şanlıurfa / Halfeti,Çorum,Sivas,Malatya, Suriye ,Irak ve iranda tahmini 100 den fazla köy ve kasabada kayı, aşireti mensupları),(bugün kullanılan adıyla kavi ,kav aşireti,) yoğun olarak yaşamaktadır. Türkiyede,ki en büyük aşiretlerden biridir,bu aşirette kılasik ağa mantığıyla hareket edilmez aşiretin geneli okumuş ve bilinçli insanlardan oluşmaktadır.Bu aşiret kurtuluş savaşında,da milli mücadeleye büyük katkısı olmuş olan bir aşirettir.
Halen aşiretin çoğunluğu doğu ve güneydoğuda korucu olarak görev almaktadır.
Diğer iki kardeş Dündar Bey,Ertuğrul Bey ve anneleri Hayme Ana, (Çadıranası, Çadır büyüğü anlamına gelir.) 400 çadırlık aşiretle ortada kalınca, Anadolu Selçuklu Sultanı, Alaaddin Keykubat;tan yurt istemişler ve kendilerine Ankara yakınlarındaki Karacadağ yaylası verilmiştir. Karacadağ&;a doğru yol alınırken Erzincan yakınlarındaki Yassıçimen;de Harzemşahlar;la savaşan ve Anadolu Selçuklu ordusuna yardım edip, savaşın kazanılmasında rol oynamışlar ve Anadolu Selçuklu Sultanı;nın takdirini kazanmışlardır.
kavi aşireti Erzincan yakınlarındaki Yassıçimen;de Moğollarla;la savaşan ve Anadolu Selçuklu ordusuna yardım edip, savaşın kazanılmasında rol oynamışlar ve Anadolu Selçuklu Sultanı;nın takdirini kazanmışlardır.
O yıl Moğol ordusu Sivas;a doğru ilerlemekte idi. Nihayet Selçuklularla Moğol ordusu Sivas;ın Hafikkale civarında savaşa tutuştular. Ertuğrul bu harbi duyar duymaz kuvvetlerini alarak o tarafa gitti. Bir dağın yamacında iki ordunun çarpıştığını seyrettiler. Bunlardan Anadolu Selçuklu ordusu yenilmek üzere, diğer taraf tada Moğollar galip gelmek üzere idi. Bunu gören Ertuğrul Gazi maiyetindeki Koç yiğitlerine dedi ki:
Yiğitlerim Savaşa Hazırmısınız,
Derhal mağlup olmak üzere olan Selçuklulara yardıma karar verildi. Kayı),(bugün kullanılan adıyla kavi aşireti,kav aşireti,) yiğitleri dağdan bir çığ gibi harp meydanına daldılar. Kılıçlar oynadı, oklar çekildi, kavga yeniden kızıştı. Çok geçmeden galipler mağlup duruma düştüler. ilk mağlup olanlar Selçuklular kısa bir zamanda galip bir duruma geçtiler, Moğollar ise perişan bir halde kaçtılar.
Kayıların bu yardımlarından Sultan Alaeddin çok memnun oldu. Kayı,(kavi) aşiretinin beyi olarak Ertuğrul;u tanıdı. Sultan Alaeddin. Ertuğrul Gazi;yi, Bizans hududuna uçbeyi tayin etti. Kayı kabilesine Söğüt kasabasını kışlak, Domaniç yaylasını da yaylak olarak verdi. Ertuğrul Gazi, Karacadağ;dan Kayı aşiretini alarak Söğüt&;e geldi.
Ertuğrul Gazi, çok geçmeden, maiyetindeki kılıç erleri ile Bizanslılarla savaşa girişti. Bizanslılara ait, Sultanönü bölgesi ile Karacahisar;ı fethetti. Bu zaferleri duyan Anadolu;nun muhtelif bölgelerindeki kılıç erleri, Ertuğrul;un etrafında toplandılar. Hudut boyu serdengeçti akıncılarla doldu.
Ertuğrul;un değerli kumandanları şunlardı: Akçakoca, Konuralp, Turgut Alp, Saltuk Alp, Aykut Alp, Samsa Çavuş, Hasan Alp, Karamürsel, Akbaş, Kocaoğlan... Bu kumandanlar kuvvetleri ile gece;gündüz demeden Bizans;a doğru akınlarına devam ettiler.
Ertuğrul;un karısı Hayme Ana, bir oğlan çocuk doğurdu. Bu çocuğun adını Otman koydular. Sonradan Otman, ;Osman; adı ile anıldı. Ertuğrul;un diğer oğulları Sarubalı ile Gündüz Alp;tir. Küçük Osman, Söğüt kasabasında kılıç erleri arasında büyüdü. Beş yaşına geldiği zaman, bir gün babası onu, Konya;ya beraberinde götürdü. O gün Hazret-i Mevlânâ;yı ziyarete gittiler. Mevlânâ Ertuğrul;u ve yanındaki oğlunu görünce şöyle deki:
Sultan Alaeddin, Baba ishak;ı kendine baba yaptıysa, ben de bu küçüğü kendime evlat edindim.
Mevlânâ; Osman;ı sevdi ve ona hayır duada bulundu.
Ertuğrul Gazi, Söğüt;te oturuyordu. Bir gün köyleri dolaşmaya çıkmıştı. Akşam olunca itburnu köyünde bulunan ulemâdan bir zâtın evinde misafir kaldı. Ev sahibi Ertuğrul;a fazlaca ikramda bulundu. Ertuğrul, gece yatacağı zaman rafta bulunan bir kitabı görüp,
Bu kitap nedir ? Diye sordu.
Ev sahibi:
Bu kitap, Allah (c.c.) tarafından Hazret-i Muhammed vasıtası ile, insanlara doğru yolu göstermek üzere gönderilen Kur&;an-ı Kerîm;dir...dedi ve odadan çıkıp gitti.
Ertuğrul, serilmiş yatağa yatmayıp, Kur;an-ı Kerim;in önünde el bağlayıp, sabaha kadar ayakta durdu. Ancak güneş doğarken yatağa girdi. Uyur uyumaz bir rüya gördü. Rüyasında bir pîr ona:
Sen, Tanrı sözü olan Kuran-ı Kerîm&e halis bir kalp ile saygı gösterdin; bunun için sana mükafat olarak evlat ve torunlarına padişahlık verildi. Bütün neslin aziz olsun... dedi.
Ertuğrul, bu sözlerin dehşetinden uyandı. Ev sahibine de bu rüyasını anlattı. Osmanlı Devletinin Kuruluşu adlı bir eser yazan ingiliz tarihçisi Gibbons, bu hadiseyi ele alarak, Ertuğrul Gazi;nin Müslüman olmayıp, Şaman dininde olduğunu yazmaktadır. Halbuki bu fikir yanlıştır.
Ertuğrul Gazi, hudut boyunda Bizanslılarla durmadan savaştı. Fakat kılıcının hakkı olarak kazandığı bu yerleri Selçuk Sultanına verdi.
Ertuğrul Gazi, bu savaşları ile Osmanlı Devletinin arsasını hazırlamıştı. Ertuğrul, artık iyice ihtiyarlamış, işlerini büyük oğlu Gündüz Alp;e bırakmıştı. Küçük oğlu Osman da, serhat boylarında düşmanlarla çarpışmakta idi.
Bazı kaynaklarda da Söğüt&;ün Ertuğrul Gazi;ye veriliş tarihi olarak 1270 tür. yılını vermektedir. Bu tarih tartışma konusu olmakla birlikte kesin olan bir şey vardır. O da OSMANLI DEVLETiNiN TEMELLERiNiN SÖĞÜT;TE ATILMIŞ OLMASIDIR; Zira, Ertuğrul Gazi 1281 yılında 90 yaşında vefat ettiğinde, Osmanlıların bölgeye kararlı olarak yerleştiklerinin bir kanıtı olarak Söğüt&;e gömülmüştür. Bugün Adıyaman Şanlıurfa / Halfeti,Çorum,Sivas,Malatya, Suriye ,Irak ve iranda tahmini 100 den fazla köy ve kasabada kayı, aşireti mensupları),(bugün kullanılan adıyla kavi ,kav aşireti,) yoğun olarak yaşamaktadır. Türkiyede,ki en büyük aşiretlerden biridir,bu aşirette kılasik ağa mantığıyla hareket edilmez aşiretin geneli okumuş ve bilinçli insanlardan oluşmaktadır.Bu aşiret kurtuluş savaşında,da milli mücadeleye büyük katkısı olmuş olan bir aşirettir.
Halen aşiretin çoğunluğu doğu ve güneydoğuda korucu olarak görev almaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar