bugün
- ölümden korkuyor musunuz9
- queen feristah12
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- ayıyla güreşmek7
- uludağ itiraf16
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- işiniz gücünüz yok mu11
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- hafızayı sildirmek3
- gecenin şarkısı17
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- gocu43
- bir bela geliyor29
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- sözlükten korkmak2
- fusya semsiyeli yabanci20
- zalbert ramstein2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bara giden erkeğin asıl amacı6
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- willem dafoe3
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır2
- gece gelinlikle ip atlayıp şarkı söyleyen kayınço2
- uludağ sözlük evreni8
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- dizi izlemek4
- abd'nin grönland da kalıcı kontrol anlaşması2
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- heyt bea gocu mu5
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- hiç kız kankası olmayan erkek2
- halil güneşli karizması4
- çağatay ulusoy ile akşam yemeği vs 125 tl2
- apo'nun villası11
- kimseyle dertleşememek4
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
Kayı,kav,kavi Aşireti, Moğol istilası nedeni ile kendine yeni bir yurt bulmak için, Horasan;ın Merv şehri yakınındaki, Mahan bölgesinden, Gündüz Bey (Süleyman Şah) ( Ertuğrul Gazi&;nin babasının adı birçok kaynakta Süleyman Şah olarak geçmektedir. Uzun süre tartışmaya sebep olan bu konu üzerinde ; Osman b.Ertuğrul b.Gündüz ibaresinin yazılı olduğu, Osman Bey;e ait bir sikkenin bulunmasıyla, tarihçiler kesinliğe kavuştuğunu savunmaktadır. ) komutasında gelerek Anadolu&;ya girdi. Önce Ahlat-Van Gölü civarında iki yıl ikamet edip, 1221 yılına doğru Erzincan&;a, oradan da Halep&;e geçtiler. Atının üzerinde Fırat Nehri&;ne giren Gündüz Bey (Süleyman Şah) boğulmuş ve aşiret başsızlaşmıştır. Obanın içinde bulunan Kayı dışındaki),(bugün kullanılan adıyla kavi aşireti,kav aşireti,) Oğuz boyları, Suriye&;ye gitti. Gündüz Bey&;in dört oğlundan Gündoğdu Bey ve Sungur Tekin, aşiretin çoğunu toplayıp Orta Asya;ya geri döndü.
Diğer iki kardeş Dündar Bey,Ertuğrul Bey ve anneleri Hayme Ana, (Çadıranası, Çadır büyüğü anlamına gelir.) 400 çadırlık aşiretle ortada kalınca, Anadolu Selçuklu Sultanı, Alaaddin Keykubat;tan yurt istemişler ve kendilerine Ankara yakınlarındaki Karacadağ yaylası verilmiştir. Karacadağ&;a doğru yol alınırken Erzincan yakınlarındaki Yassıçimen;de Harzemşahlar;la savaşan ve Anadolu Selçuklu ordusuna yardım edip, savaşın kazanılmasında rol oynamışlar ve Anadolu Selçuklu Sultanı;nın takdirini kazanmışlardır.
kavi aşireti Erzincan yakınlarındaki Yassıçimen;de Moğollarla;la savaşan ve Anadolu Selçuklu ordusuna yardım edip, savaşın kazanılmasında rol oynamışlar ve Anadolu Selçuklu Sultanı;nın takdirini kazanmışlardır.
O yıl Moğol ordusu Sivas;a doğru ilerlemekte idi. Nihayet Selçuklularla Moğol ordusu Sivas;ın Hafikkale civarında savaşa tutuştular. Ertuğrul bu harbi duyar duymaz kuvvetlerini alarak o tarafa gitti. Bir dağın yamacında iki ordunun çarpıştığını seyrettiler. Bunlardan Anadolu Selçuklu ordusu yenilmek üzere, diğer taraf tada Moğollar galip gelmek üzere idi. Bunu gören Ertuğrul Gazi maiyetindeki Koç yiğitlerine dedi ki:
Yiğitlerim Savaşa Hazırmısınız,
Derhal mağlup olmak üzere olan Selçuklulara yardıma karar verildi. Kayı),(bugün kullanılan adıyla kavi aşireti,kav aşireti,) yiğitleri dağdan bir çığ gibi harp meydanına daldılar. Kılıçlar oynadı, oklar çekildi, kavga yeniden kızıştı. Çok geçmeden galipler mağlup duruma düştüler. ilk mağlup olanlar Selçuklular kısa bir zamanda galip bir duruma geçtiler, Moğollar ise perişan bir halde kaçtılar.
Kayıların bu yardımlarından Sultan Alaeddin çok memnun oldu. Kayı,(kavi) aşiretinin beyi olarak Ertuğrul;u tanıdı. Sultan Alaeddin. Ertuğrul Gazi;yi, Bizans hududuna uçbeyi tayin etti. Kayı kabilesine Söğüt kasabasını kışlak, Domaniç yaylasını da yaylak olarak verdi. Ertuğrul Gazi, Karacadağ;dan Kayı aşiretini alarak Söğüt&;e geldi.
Ertuğrul Gazi, çok geçmeden, maiyetindeki kılıç erleri ile Bizanslılarla savaşa girişti. Bizanslılara ait, Sultanönü bölgesi ile Karacahisar;ı fethetti. Bu zaferleri duyan Anadolu;nun muhtelif bölgelerindeki kılıç erleri, Ertuğrul;un etrafında toplandılar. Hudut boyu serdengeçti akıncılarla doldu.
Ertuğrul;un değerli kumandanları şunlardı: Akçakoca, Konuralp, Turgut Alp, Saltuk Alp, Aykut Alp, Samsa Çavuş, Hasan Alp, Karamürsel, Akbaş, Kocaoğlan... Bu kumandanlar kuvvetleri ile gece;gündüz demeden Bizans;a doğru akınlarına devam ettiler.
Ertuğrul;un karısı Hayme Ana, bir oğlan çocuk doğurdu. Bu çocuğun adını Otman koydular. Sonradan Otman, ;Osman; adı ile anıldı. Ertuğrul;un diğer oğulları Sarubalı ile Gündüz Alp;tir. Küçük Osman, Söğüt kasabasında kılıç erleri arasında büyüdü. Beş yaşına geldiği zaman, bir gün babası onu, Konya;ya beraberinde götürdü. O gün Hazret-i Mevlânâ;yı ziyarete gittiler. Mevlânâ Ertuğrul;u ve yanındaki oğlunu görünce şöyle deki:
Sultan Alaeddin, Baba ishak;ı kendine baba yaptıysa, ben de bu küçüğü kendime evlat edindim.
Mevlânâ; Osman;ı sevdi ve ona hayır duada bulundu.
Ertuğrul Gazi, Söğüt;te oturuyordu. Bir gün köyleri dolaşmaya çıkmıştı. Akşam olunca itburnu köyünde bulunan ulemâdan bir zâtın evinde misafir kaldı. Ev sahibi Ertuğrul;a fazlaca ikramda bulundu. Ertuğrul, gece yatacağı zaman rafta bulunan bir kitabı görüp,
Bu kitap nedir ? Diye sordu.
Ev sahibi:
Bu kitap, Allah (c.c.) tarafından Hazret-i Muhammed vasıtası ile, insanlara doğru yolu göstermek üzere gönderilen Kur&;an-ı Kerîm;dir...dedi ve odadan çıkıp gitti.
Ertuğrul, serilmiş yatağa yatmayıp, Kur;an-ı Kerim;in önünde el bağlayıp, sabaha kadar ayakta durdu. Ancak güneş doğarken yatağa girdi. Uyur uyumaz bir rüya gördü. Rüyasında bir pîr ona:
Sen, Tanrı sözü olan Kuran-ı Kerîm&e halis bir kalp ile saygı gösterdin; bunun için sana mükafat olarak evlat ve torunlarına padişahlık verildi. Bütün neslin aziz olsun... dedi.
Ertuğrul, bu sözlerin dehşetinden uyandı. Ev sahibine de bu rüyasını anlattı. Osmanlı Devletinin Kuruluşu adlı bir eser yazan ingiliz tarihçisi Gibbons, bu hadiseyi ele alarak, Ertuğrul Gazi;nin Müslüman olmayıp, Şaman dininde olduğunu yazmaktadır. Halbuki bu fikir yanlıştır.
Ertuğrul Gazi, hudut boyunda Bizanslılarla durmadan savaştı. Fakat kılıcının hakkı olarak kazandığı bu yerleri Selçuk Sultanına verdi.
Ertuğrul Gazi, bu savaşları ile Osmanlı Devletinin arsasını hazırlamıştı. Ertuğrul, artık iyice ihtiyarlamış, işlerini büyük oğlu Gündüz Alp;e bırakmıştı. Küçük oğlu Osman da, serhat boylarında düşmanlarla çarpışmakta idi.
Bazı kaynaklarda da Söğüt&;ün Ertuğrul Gazi;ye veriliş tarihi olarak 1270 tür. yılını vermektedir. Bu tarih tartışma konusu olmakla birlikte kesin olan bir şey vardır. O da OSMANLI DEVLETiNiN TEMELLERiNiN SÖĞÜT;TE ATILMIŞ OLMASIDIR; Zira, Ertuğrul Gazi 1281 yılında 90 yaşında vefat ettiğinde, Osmanlıların bölgeye kararlı olarak yerleştiklerinin bir kanıtı olarak Söğüt&;e gömülmüştür. Bugün Adıyaman Şanlıurfa / Halfeti,Çorum,Sivas,Malatya, Suriye ,Irak ve iranda tahmini 100 den fazla köy ve kasabada kayı, aşireti mensupları),(bugün kullanılan adıyla kavi ,kav aşireti,) yoğun olarak yaşamaktadır. Türkiyede,ki en büyük aşiretlerden biridir,bu aşirette kılasik ağa mantığıyla hareket edilmez aşiretin geneli okumuş ve bilinçli insanlardan oluşmaktadır.Bu aşiret kurtuluş savaşında,da milli mücadeleye büyük katkısı olmuş olan bir aşirettir.
Halen aşiretin çoğunluğu doğu ve güneydoğuda korucu olarak görev almaktadır.
Diğer iki kardeş Dündar Bey,Ertuğrul Bey ve anneleri Hayme Ana, (Çadıranası, Çadır büyüğü anlamına gelir.) 400 çadırlık aşiretle ortada kalınca, Anadolu Selçuklu Sultanı, Alaaddin Keykubat;tan yurt istemişler ve kendilerine Ankara yakınlarındaki Karacadağ yaylası verilmiştir. Karacadağ&;a doğru yol alınırken Erzincan yakınlarındaki Yassıçimen;de Harzemşahlar;la savaşan ve Anadolu Selçuklu ordusuna yardım edip, savaşın kazanılmasında rol oynamışlar ve Anadolu Selçuklu Sultanı;nın takdirini kazanmışlardır.
kavi aşireti Erzincan yakınlarındaki Yassıçimen;de Moğollarla;la savaşan ve Anadolu Selçuklu ordusuna yardım edip, savaşın kazanılmasında rol oynamışlar ve Anadolu Selçuklu Sultanı;nın takdirini kazanmışlardır.
O yıl Moğol ordusu Sivas;a doğru ilerlemekte idi. Nihayet Selçuklularla Moğol ordusu Sivas;ın Hafikkale civarında savaşa tutuştular. Ertuğrul bu harbi duyar duymaz kuvvetlerini alarak o tarafa gitti. Bir dağın yamacında iki ordunun çarpıştığını seyrettiler. Bunlardan Anadolu Selçuklu ordusu yenilmek üzere, diğer taraf tada Moğollar galip gelmek üzere idi. Bunu gören Ertuğrul Gazi maiyetindeki Koç yiğitlerine dedi ki:
Yiğitlerim Savaşa Hazırmısınız,
Derhal mağlup olmak üzere olan Selçuklulara yardıma karar verildi. Kayı),(bugün kullanılan adıyla kavi aşireti,kav aşireti,) yiğitleri dağdan bir çığ gibi harp meydanına daldılar. Kılıçlar oynadı, oklar çekildi, kavga yeniden kızıştı. Çok geçmeden galipler mağlup duruma düştüler. ilk mağlup olanlar Selçuklular kısa bir zamanda galip bir duruma geçtiler, Moğollar ise perişan bir halde kaçtılar.
Kayıların bu yardımlarından Sultan Alaeddin çok memnun oldu. Kayı,(kavi) aşiretinin beyi olarak Ertuğrul;u tanıdı. Sultan Alaeddin. Ertuğrul Gazi;yi, Bizans hududuna uçbeyi tayin etti. Kayı kabilesine Söğüt kasabasını kışlak, Domaniç yaylasını da yaylak olarak verdi. Ertuğrul Gazi, Karacadağ;dan Kayı aşiretini alarak Söğüt&;e geldi.
Ertuğrul Gazi, çok geçmeden, maiyetindeki kılıç erleri ile Bizanslılarla savaşa girişti. Bizanslılara ait, Sultanönü bölgesi ile Karacahisar;ı fethetti. Bu zaferleri duyan Anadolu;nun muhtelif bölgelerindeki kılıç erleri, Ertuğrul;un etrafında toplandılar. Hudut boyu serdengeçti akıncılarla doldu.
Ertuğrul;un değerli kumandanları şunlardı: Akçakoca, Konuralp, Turgut Alp, Saltuk Alp, Aykut Alp, Samsa Çavuş, Hasan Alp, Karamürsel, Akbaş, Kocaoğlan... Bu kumandanlar kuvvetleri ile gece;gündüz demeden Bizans;a doğru akınlarına devam ettiler.
Ertuğrul;un karısı Hayme Ana, bir oğlan çocuk doğurdu. Bu çocuğun adını Otman koydular. Sonradan Otman, ;Osman; adı ile anıldı. Ertuğrul;un diğer oğulları Sarubalı ile Gündüz Alp;tir. Küçük Osman, Söğüt kasabasında kılıç erleri arasında büyüdü. Beş yaşına geldiği zaman, bir gün babası onu, Konya;ya beraberinde götürdü. O gün Hazret-i Mevlânâ;yı ziyarete gittiler. Mevlânâ Ertuğrul;u ve yanındaki oğlunu görünce şöyle deki:
Sultan Alaeddin, Baba ishak;ı kendine baba yaptıysa, ben de bu küçüğü kendime evlat edindim.
Mevlânâ; Osman;ı sevdi ve ona hayır duada bulundu.
Ertuğrul Gazi, Söğüt;te oturuyordu. Bir gün köyleri dolaşmaya çıkmıştı. Akşam olunca itburnu köyünde bulunan ulemâdan bir zâtın evinde misafir kaldı. Ev sahibi Ertuğrul;a fazlaca ikramda bulundu. Ertuğrul, gece yatacağı zaman rafta bulunan bir kitabı görüp,
Bu kitap nedir ? Diye sordu.
Ev sahibi:
Bu kitap, Allah (c.c.) tarafından Hazret-i Muhammed vasıtası ile, insanlara doğru yolu göstermek üzere gönderilen Kur&;an-ı Kerîm;dir...dedi ve odadan çıkıp gitti.
Ertuğrul, serilmiş yatağa yatmayıp, Kur;an-ı Kerim;in önünde el bağlayıp, sabaha kadar ayakta durdu. Ancak güneş doğarken yatağa girdi. Uyur uyumaz bir rüya gördü. Rüyasında bir pîr ona:
Sen, Tanrı sözü olan Kuran-ı Kerîm&e halis bir kalp ile saygı gösterdin; bunun için sana mükafat olarak evlat ve torunlarına padişahlık verildi. Bütün neslin aziz olsun... dedi.
Ertuğrul, bu sözlerin dehşetinden uyandı. Ev sahibine de bu rüyasını anlattı. Osmanlı Devletinin Kuruluşu adlı bir eser yazan ingiliz tarihçisi Gibbons, bu hadiseyi ele alarak, Ertuğrul Gazi;nin Müslüman olmayıp, Şaman dininde olduğunu yazmaktadır. Halbuki bu fikir yanlıştır.
Ertuğrul Gazi, hudut boyunda Bizanslılarla durmadan savaştı. Fakat kılıcının hakkı olarak kazandığı bu yerleri Selçuk Sultanına verdi.
Ertuğrul Gazi, bu savaşları ile Osmanlı Devletinin arsasını hazırlamıştı. Ertuğrul, artık iyice ihtiyarlamış, işlerini büyük oğlu Gündüz Alp;e bırakmıştı. Küçük oğlu Osman da, serhat boylarında düşmanlarla çarpışmakta idi.
Bazı kaynaklarda da Söğüt&;ün Ertuğrul Gazi;ye veriliş tarihi olarak 1270 tür. yılını vermektedir. Bu tarih tartışma konusu olmakla birlikte kesin olan bir şey vardır. O da OSMANLI DEVLETiNiN TEMELLERiNiN SÖĞÜT;TE ATILMIŞ OLMASIDIR; Zira, Ertuğrul Gazi 1281 yılında 90 yaşında vefat ettiğinde, Osmanlıların bölgeye kararlı olarak yerleştiklerinin bir kanıtı olarak Söğüt&;e gömülmüştür. Bugün Adıyaman Şanlıurfa / Halfeti,Çorum,Sivas,Malatya, Suriye ,Irak ve iranda tahmini 100 den fazla köy ve kasabada kayı, aşireti mensupları),(bugün kullanılan adıyla kavi ,kav aşireti,) yoğun olarak yaşamaktadır. Türkiyede,ki en büyük aşiretlerden biridir,bu aşirette kılasik ağa mantığıyla hareket edilmez aşiretin geneli okumuş ve bilinçli insanlardan oluşmaktadır.Bu aşiret kurtuluş savaşında,da milli mücadeleye büyük katkısı olmuş olan bir aşirettir.
Halen aşiretin çoğunluğu doğu ve güneydoğuda korucu olarak görev almaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar