bugün
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- sözlük kızlarının kombinleri45
- kendini türk hisseden arap artığı24
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası13
- ilham aliyev9
- 45 adet kurabiye11
- sözlükteki ilişki skandalı37
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı13
- manisalı erkekler8
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu7
- son okunan kitap7
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- uludede'ye sorulacak sorular8
- firavun haklıydı12
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- kesik at kafası7
- gammaz sözlük kızları15
- coleslaw3
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- filistin57
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- ismet gurbuz'e kesik at kafası göndermek5
- sözlükteki gammaz özelliği11
- sahte motor yağı8
- sonbaharda dinlenecek şarkılar5
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- artık kürt sorunu yoktur14
- nervio7
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri11
- gece yatağın altından el çıkaran cin5
- doktorluğu en zor tıbbi branş15
- içtim şarabı siktim arabı7
- levent kırca11
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi9
- herkesin hemfikir olduğu şeyler4
- kendini güzel sanan at suratlı kız7
- yavuz sultan selim3
- göztepe4
- hanginiz yaptı bunu6
- sözlük kızlarının kurabiyeleri5
- claudian clouds9
- hırt11
- s'i l v'e r m'i s t15
- uludede'nin z kuşağı olması4
- bir kıza alınabilecek en iyi hediye10
- eyüpspor 0 göztepe 43
nedjema adlı yazar'ın kitabı.
--spoiler--
1957 yılında Cezayir-Fransa savaşı en ateşli günlerini yaşarken, yirmi sekiz yaşındaki genç yazar Katip Yasin (asıl adı Muhammed Khelluti) Albert Camusye yazdığı mektubunda "Aynı krallıktan sürülmüş iki düşman kardeş gibiyiz, elimizdeki mirası paylaşmamak için reddediyoruz ve feragat ettiğimiz egemenliğin kibrine sarınmışız, ama işte bu güzelim miras aile ya da kabilelerin gölgelerine kadar katledildiği uğursuz bir yer haline geliyor, oysa iki yanı keskin dilimiz eşşiz ve ortaktır," diye yazar.
Bu "eşşiz ve ortak dil" Fransızcadır. Katip Yasin bu ortak dili kullanarak, çelişkili bir hakikatin zalim çizgilerini ortaya çıkartır: Birbirine zıt ama aynı lingustik boyutta var olan gerçeklikleri, tutkuları, hayalleri anlatmak için aynı dil.
Gilles Carpentierin önsözüyle Can Yayınlarından çıkan Necmada, Albert Camusun muhteşem yapıtı Yabancıyla ilgili referanslar özellikle Cezayirli eleştirmen Naget de Khaddanın çalışmalarında ortaya konmuş; Yasin Yabancıdan yola çıkarak bir anlamda durumu, Camusnün eserindeki sömürgeci perspektifi tersine çevirmiştir. Arapça yıldız anlamına gelen Necma ile Mağrip edebiyatı ilk modern ve çağdaş örneğini vermiştir. Romanın realist damarı Mağrip toplumunun özellikleri ve çarklarının işleyişini (yoksulluk, sömürge düzeni, din...) gözler önüne sererken, eleştirmenler Necmayı nouveau romanakımı içine yerleştirmekten çekinmezler çünkü genç yazarı Amerikalı yazarlardan çok etkilenmiş, Necmanın redaksiyonu sırasında Faulknerin yapıtlarını yeniden okuduğunu söylemiştir.
Kendi kurgu evreninin merkezindeki yıldız olan Necma romanda asla söz almaz. Romanın farklı anlatıcıları ve anlatımları onun çevresinde, farklı zaman dilimlerinde döner ve çakışır. Bu karışıklık içinde yazar tek bir anlatıcı ekseninde yönlenen geleneksel roman düzenini radikal biçimde kırar.
Necma hem genç ve tehlikeli bir kadın hem de Cezayirdir. Bu Cezayir ataların geçmişi ve geleneklerle, modernitenin zalim gerçekliği arasında parçalanmıştır. Anlatı içinde anlatılarda eski Numidyaya egemen Hippone ve Cirtanın temelleri üzerinde yükselen Bône ve Konstantin arasında gidip gelen hikâye, aslında Doğu Cezayirde küçük bir taşra kasabasında geçer: burası dünyadır. Numidyalıların vatanlarını düşman bir çölün ortasında bakir bırakmaları gibi, Necma da sevgisiz ve sıfatsız talipleri arasında gidip gelir. Necmanın zamanı öykünün geçtiği iki savaş arası dönemden ve bağımsızlık mücadelesinden ziyade, gelmiş geçmiş tüm savaşların zamanıdır. Roman başka bir çağa ait gibi görünse de, gezegenin güncelliğini oluşturan savaşları anlatır. Ancak Yasinin özel olarak göstermek istediği ne fanatiklerin ne ateşli Arap milliyetçilerinin ne de kargaşayı adaletsizliğe tercih ettiğini söyledikten sonra Yasinin deyişiyle artık "annesini adalete yeğleme" noktasına gelen Camus gibi ılımlıların görmek istemediği Cezayiri gözler önüne sermektir. Bu hem genç hem yaşlı, çok yönlü ve çelişkili, bilge ve vahşi; ensestler, cinayetler, piçlikler altında ezilen bir Cezayirdir. Tüm erkeklerin arzu ve emellerinin nesnesi olan Necma, tanımadığı bir baba tarafından darmadağın olmuş kabilenin son kadınlarından biri, hem de yabancı bir kadının gayrı meşru çocuğudur ve ağabeyiyle zorla evlendirilir. Kısacası vatan evlatlarına karşı müşfik değildir. Gerçek Cezayir bir karabasandır aslında. Yasin anlatı bölümlerindeki kurulukla tefekküre dalınan ya da öfkeli sayfalardaki lirizm arasındaki üslup kopukluğuyla, zina ve cinayetten doğan Necmaya hiç söz hakkı vermeyerek onu bir anlamda cezalandırmasıyla; Fransızca yazdığı derinlemesine Arap yapıtıyla, Batının tümüyle farklı bir biçimde gördüğü Doğuya yeniden sahip çıkarak devrim ve aşk üzerinden ülkesini anlatır. Kimse Necmanın kolay okunan bir roman olduğunu iddia edemez, ama bu kadar çelişkiyi bünyesinde barındırıp bu kadar göz kamaştırıcı eserler gerçekten sayılıdır.
--spoiler--
http://www.kitapyurdu.com...tap/default.asp?id=107716
--spoiler--
1957 yılında Cezayir-Fransa savaşı en ateşli günlerini yaşarken, yirmi sekiz yaşındaki genç yazar Katip Yasin (asıl adı Muhammed Khelluti) Albert Camusye yazdığı mektubunda "Aynı krallıktan sürülmüş iki düşman kardeş gibiyiz, elimizdeki mirası paylaşmamak için reddediyoruz ve feragat ettiğimiz egemenliğin kibrine sarınmışız, ama işte bu güzelim miras aile ya da kabilelerin gölgelerine kadar katledildiği uğursuz bir yer haline geliyor, oysa iki yanı keskin dilimiz eşşiz ve ortaktır," diye yazar.
Bu "eşşiz ve ortak dil" Fransızcadır. Katip Yasin bu ortak dili kullanarak, çelişkili bir hakikatin zalim çizgilerini ortaya çıkartır: Birbirine zıt ama aynı lingustik boyutta var olan gerçeklikleri, tutkuları, hayalleri anlatmak için aynı dil.
Gilles Carpentierin önsözüyle Can Yayınlarından çıkan Necmada, Albert Camusun muhteşem yapıtı Yabancıyla ilgili referanslar özellikle Cezayirli eleştirmen Naget de Khaddanın çalışmalarında ortaya konmuş; Yasin Yabancıdan yola çıkarak bir anlamda durumu, Camusnün eserindeki sömürgeci perspektifi tersine çevirmiştir. Arapça yıldız anlamına gelen Necma ile Mağrip edebiyatı ilk modern ve çağdaş örneğini vermiştir. Romanın realist damarı Mağrip toplumunun özellikleri ve çarklarının işleyişini (yoksulluk, sömürge düzeni, din...) gözler önüne sererken, eleştirmenler Necmayı nouveau romanakımı içine yerleştirmekten çekinmezler çünkü genç yazarı Amerikalı yazarlardan çok etkilenmiş, Necmanın redaksiyonu sırasında Faulknerin yapıtlarını yeniden okuduğunu söylemiştir.
Kendi kurgu evreninin merkezindeki yıldız olan Necma romanda asla söz almaz. Romanın farklı anlatıcıları ve anlatımları onun çevresinde, farklı zaman dilimlerinde döner ve çakışır. Bu karışıklık içinde yazar tek bir anlatıcı ekseninde yönlenen geleneksel roman düzenini radikal biçimde kırar.
Necma hem genç ve tehlikeli bir kadın hem de Cezayirdir. Bu Cezayir ataların geçmişi ve geleneklerle, modernitenin zalim gerçekliği arasında parçalanmıştır. Anlatı içinde anlatılarda eski Numidyaya egemen Hippone ve Cirtanın temelleri üzerinde yükselen Bône ve Konstantin arasında gidip gelen hikâye, aslında Doğu Cezayirde küçük bir taşra kasabasında geçer: burası dünyadır. Numidyalıların vatanlarını düşman bir çölün ortasında bakir bırakmaları gibi, Necma da sevgisiz ve sıfatsız talipleri arasında gidip gelir. Necmanın zamanı öykünün geçtiği iki savaş arası dönemden ve bağımsızlık mücadelesinden ziyade, gelmiş geçmiş tüm savaşların zamanıdır. Roman başka bir çağa ait gibi görünse de, gezegenin güncelliğini oluşturan savaşları anlatır. Ancak Yasinin özel olarak göstermek istediği ne fanatiklerin ne ateşli Arap milliyetçilerinin ne de kargaşayı adaletsizliğe tercih ettiğini söyledikten sonra Yasinin deyişiyle artık "annesini adalete yeğleme" noktasına gelen Camus gibi ılımlıların görmek istemediği Cezayiri gözler önüne sermektir. Bu hem genç hem yaşlı, çok yönlü ve çelişkili, bilge ve vahşi; ensestler, cinayetler, piçlikler altında ezilen bir Cezayirdir. Tüm erkeklerin arzu ve emellerinin nesnesi olan Necma, tanımadığı bir baba tarafından darmadağın olmuş kabilenin son kadınlarından biri, hem de yabancı bir kadının gayrı meşru çocuğudur ve ağabeyiyle zorla evlendirilir. Kısacası vatan evlatlarına karşı müşfik değildir. Gerçek Cezayir bir karabasandır aslında. Yasin anlatı bölümlerindeki kurulukla tefekküre dalınan ya da öfkeli sayfalardaki lirizm arasındaki üslup kopukluğuyla, zina ve cinayetten doğan Necmaya hiç söz hakkı vermeyerek onu bir anlamda cezalandırmasıyla; Fransızca yazdığı derinlemesine Arap yapıtıyla, Batının tümüyle farklı bir biçimde gördüğü Doğuya yeniden sahip çıkarak devrim ve aşk üzerinden ülkesini anlatır. Kimse Necmanın kolay okunan bir roman olduğunu iddia edemez, ama bu kadar çelişkiyi bünyesinde barındırıp bu kadar göz kamaştırıcı eserler gerçekten sayılıdır.
--spoiler--
http://www.kitapyurdu.com...tap/default.asp?id=107716
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar