bugün
- kiraz cicegi kolonyasi34
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- yazarların en sevdiği sözler9
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak3
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- yazarların en sevdiği meyve7
- sözlükteki tatlı su solcuları2
- yapay zeka ile yazılımcı olmak2
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- kuran da namazın olmaması21
- midye8
- bir anne sözü bırak2
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- mantra grubu6
- kadın yazarların kavga etmesi11
- velvet38
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- 10 temmuz 20265
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- 1000 liralık boxer giymek5
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- kürdistan5
- fas11
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- fransa8
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- 2026 dünya kupası24
- saraca finch house25
- ayakseverlik5
- futbol21
- düşün ki o bunu okuyor6
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler15
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- corona sonrası dünya düzeni4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- ctrlx10
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- tabağında yemek bırakan erkek5
- söylemek istenilenler4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- johnny sinsin araba vurdurması4
nedjema adlı yazar'ın kitabı.
--spoiler--
1957 yılında Cezayir-Fransa savaşı en ateşli günlerini yaşarken, yirmi sekiz yaşındaki genç yazar Katip Yasin (asıl adı Muhammed Khelluti) Albert Camusye yazdığı mektubunda "Aynı krallıktan sürülmüş iki düşman kardeş gibiyiz, elimizdeki mirası paylaşmamak için reddediyoruz ve feragat ettiğimiz egemenliğin kibrine sarınmışız, ama işte bu güzelim miras aile ya da kabilelerin gölgelerine kadar katledildiği uğursuz bir yer haline geliyor, oysa iki yanı keskin dilimiz eşşiz ve ortaktır," diye yazar.
Bu "eşşiz ve ortak dil" Fransızcadır. Katip Yasin bu ortak dili kullanarak, çelişkili bir hakikatin zalim çizgilerini ortaya çıkartır: Birbirine zıt ama aynı lingustik boyutta var olan gerçeklikleri, tutkuları, hayalleri anlatmak için aynı dil.
Gilles Carpentierin önsözüyle Can Yayınlarından çıkan Necmada, Albert Camusun muhteşem yapıtı Yabancıyla ilgili referanslar özellikle Cezayirli eleştirmen Naget de Khaddanın çalışmalarında ortaya konmuş; Yasin Yabancıdan yola çıkarak bir anlamda durumu, Camusnün eserindeki sömürgeci perspektifi tersine çevirmiştir. Arapça yıldız anlamına gelen Necma ile Mağrip edebiyatı ilk modern ve çağdaş örneğini vermiştir. Romanın realist damarı Mağrip toplumunun özellikleri ve çarklarının işleyişini (yoksulluk, sömürge düzeni, din...) gözler önüne sererken, eleştirmenler Necmayı nouveau romanakımı içine yerleştirmekten çekinmezler çünkü genç yazarı Amerikalı yazarlardan çok etkilenmiş, Necmanın redaksiyonu sırasında Faulknerin yapıtlarını yeniden okuduğunu söylemiştir.
Kendi kurgu evreninin merkezindeki yıldız olan Necma romanda asla söz almaz. Romanın farklı anlatıcıları ve anlatımları onun çevresinde, farklı zaman dilimlerinde döner ve çakışır. Bu karışıklık içinde yazar tek bir anlatıcı ekseninde yönlenen geleneksel roman düzenini radikal biçimde kırar.
Necma hem genç ve tehlikeli bir kadın hem de Cezayirdir. Bu Cezayir ataların geçmişi ve geleneklerle, modernitenin zalim gerçekliği arasında parçalanmıştır. Anlatı içinde anlatılarda eski Numidyaya egemen Hippone ve Cirtanın temelleri üzerinde yükselen Bône ve Konstantin arasında gidip gelen hikâye, aslında Doğu Cezayirde küçük bir taşra kasabasında geçer: burası dünyadır. Numidyalıların vatanlarını düşman bir çölün ortasında bakir bırakmaları gibi, Necma da sevgisiz ve sıfatsız talipleri arasında gidip gelir. Necmanın zamanı öykünün geçtiği iki savaş arası dönemden ve bağımsızlık mücadelesinden ziyade, gelmiş geçmiş tüm savaşların zamanıdır. Roman başka bir çağa ait gibi görünse de, gezegenin güncelliğini oluşturan savaşları anlatır. Ancak Yasinin özel olarak göstermek istediği ne fanatiklerin ne ateşli Arap milliyetçilerinin ne de kargaşayı adaletsizliğe tercih ettiğini söyledikten sonra Yasinin deyişiyle artık "annesini adalete yeğleme" noktasına gelen Camus gibi ılımlıların görmek istemediği Cezayiri gözler önüne sermektir. Bu hem genç hem yaşlı, çok yönlü ve çelişkili, bilge ve vahşi; ensestler, cinayetler, piçlikler altında ezilen bir Cezayirdir. Tüm erkeklerin arzu ve emellerinin nesnesi olan Necma, tanımadığı bir baba tarafından darmadağın olmuş kabilenin son kadınlarından biri, hem de yabancı bir kadının gayrı meşru çocuğudur ve ağabeyiyle zorla evlendirilir. Kısacası vatan evlatlarına karşı müşfik değildir. Gerçek Cezayir bir karabasandır aslında. Yasin anlatı bölümlerindeki kurulukla tefekküre dalınan ya da öfkeli sayfalardaki lirizm arasındaki üslup kopukluğuyla, zina ve cinayetten doğan Necmaya hiç söz hakkı vermeyerek onu bir anlamda cezalandırmasıyla; Fransızca yazdığı derinlemesine Arap yapıtıyla, Batının tümüyle farklı bir biçimde gördüğü Doğuya yeniden sahip çıkarak devrim ve aşk üzerinden ülkesini anlatır. Kimse Necmanın kolay okunan bir roman olduğunu iddia edemez, ama bu kadar çelişkiyi bünyesinde barındırıp bu kadar göz kamaştırıcı eserler gerçekten sayılıdır.
--spoiler--
http://www.kitapyurdu.com...tap/default.asp?id=107716
--spoiler--
1957 yılında Cezayir-Fransa savaşı en ateşli günlerini yaşarken, yirmi sekiz yaşındaki genç yazar Katip Yasin (asıl adı Muhammed Khelluti) Albert Camusye yazdığı mektubunda "Aynı krallıktan sürülmüş iki düşman kardeş gibiyiz, elimizdeki mirası paylaşmamak için reddediyoruz ve feragat ettiğimiz egemenliğin kibrine sarınmışız, ama işte bu güzelim miras aile ya da kabilelerin gölgelerine kadar katledildiği uğursuz bir yer haline geliyor, oysa iki yanı keskin dilimiz eşşiz ve ortaktır," diye yazar.
Bu "eşşiz ve ortak dil" Fransızcadır. Katip Yasin bu ortak dili kullanarak, çelişkili bir hakikatin zalim çizgilerini ortaya çıkartır: Birbirine zıt ama aynı lingustik boyutta var olan gerçeklikleri, tutkuları, hayalleri anlatmak için aynı dil.
Gilles Carpentierin önsözüyle Can Yayınlarından çıkan Necmada, Albert Camusun muhteşem yapıtı Yabancıyla ilgili referanslar özellikle Cezayirli eleştirmen Naget de Khaddanın çalışmalarında ortaya konmuş; Yasin Yabancıdan yola çıkarak bir anlamda durumu, Camusnün eserindeki sömürgeci perspektifi tersine çevirmiştir. Arapça yıldız anlamına gelen Necma ile Mağrip edebiyatı ilk modern ve çağdaş örneğini vermiştir. Romanın realist damarı Mağrip toplumunun özellikleri ve çarklarının işleyişini (yoksulluk, sömürge düzeni, din...) gözler önüne sererken, eleştirmenler Necmayı nouveau romanakımı içine yerleştirmekten çekinmezler çünkü genç yazarı Amerikalı yazarlardan çok etkilenmiş, Necmanın redaksiyonu sırasında Faulknerin yapıtlarını yeniden okuduğunu söylemiştir.
Kendi kurgu evreninin merkezindeki yıldız olan Necma romanda asla söz almaz. Romanın farklı anlatıcıları ve anlatımları onun çevresinde, farklı zaman dilimlerinde döner ve çakışır. Bu karışıklık içinde yazar tek bir anlatıcı ekseninde yönlenen geleneksel roman düzenini radikal biçimde kırar.
Necma hem genç ve tehlikeli bir kadın hem de Cezayirdir. Bu Cezayir ataların geçmişi ve geleneklerle, modernitenin zalim gerçekliği arasında parçalanmıştır. Anlatı içinde anlatılarda eski Numidyaya egemen Hippone ve Cirtanın temelleri üzerinde yükselen Bône ve Konstantin arasında gidip gelen hikâye, aslında Doğu Cezayirde küçük bir taşra kasabasında geçer: burası dünyadır. Numidyalıların vatanlarını düşman bir çölün ortasında bakir bırakmaları gibi, Necma da sevgisiz ve sıfatsız talipleri arasında gidip gelir. Necmanın zamanı öykünün geçtiği iki savaş arası dönemden ve bağımsızlık mücadelesinden ziyade, gelmiş geçmiş tüm savaşların zamanıdır. Roman başka bir çağa ait gibi görünse de, gezegenin güncelliğini oluşturan savaşları anlatır. Ancak Yasinin özel olarak göstermek istediği ne fanatiklerin ne ateşli Arap milliyetçilerinin ne de kargaşayı adaletsizliğe tercih ettiğini söyledikten sonra Yasinin deyişiyle artık "annesini adalete yeğleme" noktasına gelen Camus gibi ılımlıların görmek istemediği Cezayiri gözler önüne sermektir. Bu hem genç hem yaşlı, çok yönlü ve çelişkili, bilge ve vahşi; ensestler, cinayetler, piçlikler altında ezilen bir Cezayirdir. Tüm erkeklerin arzu ve emellerinin nesnesi olan Necma, tanımadığı bir baba tarafından darmadağın olmuş kabilenin son kadınlarından biri, hem de yabancı bir kadının gayrı meşru çocuğudur ve ağabeyiyle zorla evlendirilir. Kısacası vatan evlatlarına karşı müşfik değildir. Gerçek Cezayir bir karabasandır aslında. Yasin anlatı bölümlerindeki kurulukla tefekküre dalınan ya da öfkeli sayfalardaki lirizm arasındaki üslup kopukluğuyla, zina ve cinayetten doğan Necmaya hiç söz hakkı vermeyerek onu bir anlamda cezalandırmasıyla; Fransızca yazdığı derinlemesine Arap yapıtıyla, Batının tümüyle farklı bir biçimde gördüğü Doğuya yeniden sahip çıkarak devrim ve aşk üzerinden ülkesini anlatır. Kimse Necmanın kolay okunan bir roman olduğunu iddia edemez, ama bu kadar çelişkiyi bünyesinde barındırıp bu kadar göz kamaştırıcı eserler gerçekten sayılıdır.
--spoiler--
http://www.kitapyurdu.com...tap/default.asp?id=107716
Gündemdeki Haberler