bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı55
- kiraz cicegi kolonyasi20
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek14
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- dm yazarlığı8
- ne kadar paranız var10
- dereden altın bulmak5
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar3
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- fransız devrimi3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi4
- arkadaşlar lütfen uyur musunuz3
- bakarız diyen erkek18
- gta 78
- sırlar denizi5
- cübbeli ahmet hoca9
- yaratılış kıssası3
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- kronik omurga yetmezliği3
- ayşe tokyaz cinayetinde cemil koç'a müebbet3
- sözlüğü gerenler2
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- 0 0 78
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması3
- çine neden bir şey olmuyor4
- iphone duo4
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği4
- cincinnati cini3
- 8 eylül 2026 birgün gazetesi manşeti2
- semicenk şarkıları4
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar5
- sözlüğün en kütür kütür yazarı7
- i will go to war2
- gecenin şiiri6
- sözlükten hatun indirmek5
- mehmet ağar3
- beynindeki sesleri susturamamak3
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- dünyanın en dayanıklı şehirleri2
- gooooooooooool2
- kim yong'un kızları2
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- kuzey kore de aşk yaşamak2
- kuzey kore askerinin ukrayna savaşına katilmasi2
- manisa daki gizli kamera skandalında 1 tutuklama3
- sözlüğün sarması13
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- soğuk savaş2
- ben çok pis içerim2
tahmin ettiğim kadarıyla ikinci katın bi üstü.
(bkz: mike s apartment)
oturduğum kat.
dün gece kent meydanındaki kat 3' te yaşadığım problem sonucu artık gitmemeye karar verdiğim mekan.
sıklıkla giderdik kent meydanına. 2 ya da 3 arkadaş gidip bir şişe şarap ve bir peynir tabağı eşliğinde 2 saat sohbet eder ve kalkardık. özellikle hafta sonları içeride konser ya da başka bir etkinlik olduğundan dolayı giriş ücretli olduğunda ya derdimizi anlatıp program başlamadan kalkacağımızı, sadece şarap için sohbet etmek istediğimizi söyler ve kabul edilmesiyle içeri girerdik ya da -nadiren- bu akşam içeri giren herkesten ücret almak zorunda olduklarına ilişkin bir cevap alıp vazgeçerdik girmekten.
dün gece bir arkadaşımla gittim mekana. yine giriş ücretli dediler, biz de yine kat 3' e değil de malt denen tarafa oturacağımızı, şarap için ayrılacağımızı, ama eğer saat 22.00' de maltı kapatacaklarsa hiç boşuna girmeyeceğimizi çünkü içerideki dj partinin zerre umurumuzda olmadığını anlattık. onlar da terasa alabileceklerini belirttiler. bir arkadaş daha gelecekti ve sigara içen biriydi dolayısıyla teras çok daha makbuldü zaten bizim için. tamam dedik girerken benim elimdeki şarabı içeri sokamayacağımızı söylediler, biz de tamam size bırakalım çıkarken alırız dedik. bu şarap arkadaşımın bana getirdiği ev yapımı bir şaraptı ve eski bir şarap şişesine doldurulmuştu.
biz yukarıda 3 kişi oturduk, içtik, sohbet ettik ve hesabı ödeyip kalktık. çıkarken de şarabımız vardı dedik. şarabı verdiler ve şarabı verirken kendince bir laf sokma işine girişti güvenlik görevlilerinden biri. ''yok iyi kontrol etmeliymişim, yok belki içmişlermiş, yok lütfen bakmalıymışım vs. vs.'' hani girerken, şarabı bırakırken bir tereddüt yaşamış olsak tamam belki gerek olurdu o zaman bu laf sokma eylemine ama öyle bir şey de olmadı. bu kapıdaki arkadaşlar kendi kendilerine bir şeyler denediler. son olarak da ben şarabı alıp giderken bir koruma diğerine şu soruyu soruyordu ''sen benim ne demek istediğimi anladın mı?'' hani ben laf soktum anladın mı gibilerinden bir onay alma girişimiydi bu soru da. neden böyle saçma bir şey yaşadık hiç bilmiyorum.
şunu kabul ediyorum türkiye gibi kadın erkek ilişkilerinin oturmadığı, cinselliğin çok abartıldığı bir yerde kapıdaki bu güvenlik görevlileri benim de içerideki huzurum için gerekli elbette ve bu güvenlik görevlilerinin içerideki huzuru, düzeni sağlama görevinin yanında içerideki kız erkek sayısal dengesini sağlama görevi de var. çünkü ben de içeride 20 erkek 3 kızın olduğu bir mekana girmek istemem kız arkadaşımla. başta da dediğim gibi henüz o seviyede, o olgunlukta değil bu ülke insanının çoğunluğu.
yalnız mekan yokluğunda gidip kirli masalarına oturduğumuz, sadece 2 saat kalıp 100 tl bıraktığımız bir mekanda biraz daha saygı bekliyor insan. her hafta sonu kapıda aynı diyalogları yaşamak zaten sıkıntı yaratmaya başlamıştı bu şarap olayıyla da artık bardak taştı. farkındayım tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış durumu var ama fsm' deki klan da full çektiği dönemlerde çok tavşanı küstürdüğü için bugün sinek avlıyor.
sıklıkla giderdik kent meydanına. 2 ya da 3 arkadaş gidip bir şişe şarap ve bir peynir tabağı eşliğinde 2 saat sohbet eder ve kalkardık. özellikle hafta sonları içeride konser ya da başka bir etkinlik olduğundan dolayı giriş ücretli olduğunda ya derdimizi anlatıp program başlamadan kalkacağımızı, sadece şarap için sohbet etmek istediğimizi söyler ve kabul edilmesiyle içeri girerdik ya da -nadiren- bu akşam içeri giren herkesten ücret almak zorunda olduklarına ilişkin bir cevap alıp vazgeçerdik girmekten.
dün gece bir arkadaşımla gittim mekana. yine giriş ücretli dediler, biz de yine kat 3' e değil de malt denen tarafa oturacağımızı, şarap için ayrılacağımızı, ama eğer saat 22.00' de maltı kapatacaklarsa hiç boşuna girmeyeceğimizi çünkü içerideki dj partinin zerre umurumuzda olmadığını anlattık. onlar da terasa alabileceklerini belirttiler. bir arkadaş daha gelecekti ve sigara içen biriydi dolayısıyla teras çok daha makbuldü zaten bizim için. tamam dedik girerken benim elimdeki şarabı içeri sokamayacağımızı söylediler, biz de tamam size bırakalım çıkarken alırız dedik. bu şarap arkadaşımın bana getirdiği ev yapımı bir şaraptı ve eski bir şarap şişesine doldurulmuştu.
biz yukarıda 3 kişi oturduk, içtik, sohbet ettik ve hesabı ödeyip kalktık. çıkarken de şarabımız vardı dedik. şarabı verdiler ve şarabı verirken kendince bir laf sokma işine girişti güvenlik görevlilerinden biri. ''yok iyi kontrol etmeliymişim, yok belki içmişlermiş, yok lütfen bakmalıymışım vs. vs.'' hani girerken, şarabı bırakırken bir tereddüt yaşamış olsak tamam belki gerek olurdu o zaman bu laf sokma eylemine ama öyle bir şey de olmadı. bu kapıdaki arkadaşlar kendi kendilerine bir şeyler denediler. son olarak da ben şarabı alıp giderken bir koruma diğerine şu soruyu soruyordu ''sen benim ne demek istediğimi anladın mı?'' hani ben laf soktum anladın mı gibilerinden bir onay alma girişimiydi bu soru da. neden böyle saçma bir şey yaşadık hiç bilmiyorum.
şunu kabul ediyorum türkiye gibi kadın erkek ilişkilerinin oturmadığı, cinselliğin çok abartıldığı bir yerde kapıdaki bu güvenlik görevlileri benim de içerideki huzurum için gerekli elbette ve bu güvenlik görevlilerinin içerideki huzuru, düzeni sağlama görevinin yanında içerideki kız erkek sayısal dengesini sağlama görevi de var. çünkü ben de içeride 20 erkek 3 kızın olduğu bir mekana girmek istemem kız arkadaşımla. başta da dediğim gibi henüz o seviyede, o olgunlukta değil bu ülke insanının çoğunluğu.
yalnız mekan yokluğunda gidip kirli masalarına oturduğumuz, sadece 2 saat kalıp 100 tl bıraktığımız bir mekanda biraz daha saygı bekliyor insan. her hafta sonu kapıda aynı diyalogları yaşamak zaten sıkıntı yaratmaya başlamıştı bu şarap olayıyla da artık bardak taştı. farkındayım tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış durumu var ama fsm' deki klan da full çektiği dönemlerde çok tavşanı küstürdüğü için bugün sinek avlıyor.
ikinci kattan sonra, dördüncü kattan önce bir kattır.
Aşağı doğru iniyorsan genelde gelmeyen kattır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar