bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- kiraz cicegi kolonyasi22
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- okan buruk9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar5
- recep tayyip erdoğan14
- gece gece bamya yenir mi5
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- galatahahahahahaha7
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- bakarız diyen erkek18
- ne kadar paranız var10
- dm yazarlığı8
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- 0 0 710
- hala açılacak başlık bulunması5
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı3
- aziz yıldırım13
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı14
- uğurcan çakır4
- cübbeli ahmet hoca9
- gta 78
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- dereden altın bulmak5
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması4
- tacettin libosoglu3
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- sırlar denizi5
- arkadaşlar ben gudubet miyim3
- sinek yanımda hiç hareket etmeden duruyor2
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması3
- ruhi çenet10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- galatasaray'ın lizbon'a kaybetme sebebi2
- fransız devrimi3
- avrupa fatihahahahaha3
- tancredi2
- sözlüğün sarması13
- okan buruk istifa2
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- arkadaşlar lütfen uyur musunuz3
- iyi geceler7
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- getirin ordan türk hakemleri gesem şov yapcak2
- çine neden bir şey olmuyor4
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
geçmişte yaşamaya eğilimli olanlar için oldukça etkileyici bir studio ghibli animasyonu.
--spoiler--
Bambu ağaçlarını kesen bir köylü bir gün beklenmedik bir olayla karşılaşır. Parlayan ağaçlardan tekinin yanına gittiğinde içindeki ışık huzmesinden ufak bir oyuncağı andıran kız çıktığını görür. Tanrılar tarafından kendisine gönderilmiş bir hediye olduğunu düşündüğü bu yaratığı ilk iş olarak evine götürür. Ne var ki, avuçlarındaki bu canlı çok geçmeden gerçek bir bebeğe dönüşecektir.
--spoiler--
Bu da filmin eleştirisi: http://sinemahzen.com/kaguyahime-no-monogatari/
--spoiler--
Bambu ağaçlarını kesen bir köylü bir gün beklenmedik bir olayla karşılaşır. Parlayan ağaçlardan tekinin yanına gittiğinde içindeki ışık huzmesinden ufak bir oyuncağı andıran kız çıktığını görür. Tanrılar tarafından kendisine gönderilmiş bir hediye olduğunu düşündüğü bu yaratığı ilk iş olarak evine götürür. Ne var ki, avuçlarındaki bu canlı çok geçmeden gerçek bir bebeğe dönüşecektir.
--spoiler--
Bu da filmin eleştirisi: http://sinemahzen.com/kaguyahime-no-monogatari/
(bkz: prenses kaguya masalı)
(bkz: prenses kaguya)
ateşböceklerinin mezarı'yla hayranı olduğum isao takahata'nın diğer güzel animasyonu. her saniyesini dolu dolu, bildiğimiz masallardan çok farklı. ilk yarısı cicili bicili geçerken, ikinci yarısı mesaj dolu olmuş. boyut atlattı resmen.
--spoiler--
bi insana isteği dışında sorumluluk yüklemenin, güya onun mutluluğu için onu yüksek konuma getirmeye çalışmanın o insanı nasıl boğduğu anlatılmış. bir kadına güzel ve asil olmanın dayatılmasının mutsuz ediciliği gösterilmiş. hatta çok güzel bi cümleyle açıklanmış: "benim için dilediğin mutluluk taşıması çok zor bir yüktü." ve ortaya sahtelikten yakınan eski mutluluğu kalmamış bi prenses çıkmış. en sonunda da "birini bu kadar boğarsanız elinizden kayıp gidişini izlersiniz" gibisinden bi mesaj vardı heralde. sutemaru'nun rüyasıyla mutlu sonla biticek sanmıştım ama hiç de mutlu olmayan bi sonla bitirerek şaşırttılar. o son sahnede ayda bebekliğinin belirmesi çok güzel olmuş. görsel
animasyonda en sevdiğim monolog şuydu:
"eğer beni mikado'ya itaatsizlikle suçlamak niyetindeysen beni şuracıkta öldürmekten çekinme. eğer mutluluğun mikado'dan alacağın bir kepe bağlıysa, o zaman bir kez onun yanına gider seni o kepi giyerken gördükten sonra da kendimi öldürürüm."
--spoiler--
(bkz: prenses kaguya)
ateşböceklerinin mezarı'yla hayranı olduğum isao takahata'nın diğer güzel animasyonu. her saniyesini dolu dolu, bildiğimiz masallardan çok farklı. ilk yarısı cicili bicili geçerken, ikinci yarısı mesaj dolu olmuş. boyut atlattı resmen.
--spoiler--
bi insana isteği dışında sorumluluk yüklemenin, güya onun mutluluğu için onu yüksek konuma getirmeye çalışmanın o insanı nasıl boğduğu anlatılmış. bir kadına güzel ve asil olmanın dayatılmasının mutsuz ediciliği gösterilmiş. hatta çok güzel bi cümleyle açıklanmış: "benim için dilediğin mutluluk taşıması çok zor bir yüktü." ve ortaya sahtelikten yakınan eski mutluluğu kalmamış bi prenses çıkmış. en sonunda da "birini bu kadar boğarsanız elinizden kayıp gidişini izlersiniz" gibisinden bi mesaj vardı heralde. sutemaru'nun rüyasıyla mutlu sonla biticek sanmıştım ama hiç de mutlu olmayan bi sonla bitirerek şaşırttılar. o son sahnede ayda bebekliğinin belirmesi çok güzel olmuş. görsel
animasyonda en sevdiğim monolog şuydu:
"eğer beni mikado'ya itaatsizlikle suçlamak niyetindeysen beni şuracıkta öldürmekten çekinme. eğer mutluluğun mikado'dan alacağın bir kepe bağlıysa, o zaman bir kez onun yanına gider seni o kepi giyerken gördükten sonra da kendimi öldürürüm."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar