bugün
- teomancalmasur15
- kudüs üç semavi din için önemlidir10
- sözlük kızıyla kavga eder misiniz5
- ak partiyi savunan dayılar9
- bir kızın peşinde koşan erkek sayısı5
- nervio13
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması5
- türk solu10
- tarih dizileri3
- simko34
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- smile 33
- kel ve at kuyruklu kötü adam4
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- üçler yediler kırklar11
- call of duty filmi3
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- türkiyeliyim ve mutluyum11
- motorun yatak sarması5
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- insan doğuştan iyi midir17
- patrick stewart5
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- ismet'i aklınoksan efendi4
- popo silerken dikkat edilmesi gerkenler3
- sevgilinin iri ve dolgun göğüslerini özlemek3
- yarınlar yokmuş gibi sallamak3
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- kafkas çingeneleri3
- balık yanına en yakışan çorba11
- sözlükçü kızların tam bir sazan olduğu gerçeği2
- ergenle iletişim2
- eşcinsel yazarlar2
- pubg dizisi2
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı3
- kimsenin 10 dakkadır entry girmemesi5
- sherqiy turkistan3
- aleksey batrakov7
- kia rio3
- düzenli ayak bakımı yapan kadın2
- tek türkçe padişah adı2
- cedidacer tarzı entry girmek6
- ekşi sözlük toplu yazar alımı11
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa3
- mızıkçı3
- kadınların ayakkabısına göre meslek analizi2
- sözgür başkan teoman çalmaşur3
Dünyanın en güçlü bankeri.
John Pierpont Morgan kimdir? (1837 - 1913)
Babası Junius Spencer Morgan (1813-1890) gibi banker olan J.P.Morgan, 1871'de New York'ta Drexel, Morgan, Company'nin ortağı oldu ve kısa sürede ABD yönetiminin en önemli mali destekçisi haline geldi, 1895'te J.P.Morgan and Company adını aldı ve dünyanın en güçlü bankerlik kuruluşları arasına girdi.
ABD'deki para tröstü'nün başı olarak önde gelen şirketlerin ve mali kuruluşların iplerini kısa zamanda eline alan Morgan'ın yerine 1913'te şirketin başına oğlu John Pierpont Morgan Jr. (1867-1943) geçti
J.P.Morgan Jr. I. Dünya Savaşı sırasında Müttefiklerin ikmal ve kredi gereksinmesinin karşılanmasında önemli rol oynadı
Yani özetle bu Morgan ailesi tam bir Amerikan emperyalizmi mahsulü ve Amerikan çıkarları için her şeyi yapan özel görünümlü fakat devlete çalışan bir paravan şirket
J.P.Morgan(Şirketi) 2007 seçimlerinden sonra (neyin karşılığında ise artık onu da siz düşünün) 2010yılında %53 hisse ile bir Türk kuruluşu olan Netaş'ı satın aldı
NETAŞ hisseleri 6-18TL civarında seyrederken satılıyor, satım 83buçuk milyon dolara gerçekleşiyor, satış sayesinde üzerinde hak sahibi olduğu arsanın değeri 180milyon TL yani 22 Aralık 2010 kuru hesabıyla 120milyon dolar sadece arazi değeri, sonra bir anda ne hikmetse satıştan önce 6-18 lira arasında seyreden hisseleri 300liraya kadar fırlıyor ve J.P.Morgan muhteşem bir kar elde ediyor bu satın alımdan
NETAŞ'ı kimin sattığını, 2010yılında başta kim olduğunu söylememe gerek yok herhalde? Daha pek çok milli kuruluşu bedavaya satan Akp'nin NETAŞ'ı da çekirdek pahasına sattığını anlamış oldunuz böylece
Peki nedir bu NETAŞ? Ne işe yarar? Hemen onu da açıklayalım
NETAŞ
Bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Türkiye'nin şirketlerden birisi, 45 yıllık tecrübeye sahip MiLLi bir kuruluş olan NETAŞ, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla savunma iletişim ağının modernizasyonunda da çok önemli bir rol oynuyordu
ŞiMDi GELELiM iŞiN ÖZÜNE
Bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu söylememle az çok bağlantıyı anlamışsınızdır, düşündüğünüz gibi evet, Türkiye'de seçimleri yapan ve pek çok anketi yapıp ''Akp'nin ekonomi karnesi güzel, Türkiye mükemmel gidiyor'' gibi sonuçlar yayınlayan o şirket J.P.Morgan'dan başkası değil
1- Bir Amerikan Bankası olan J.P.Morgan Türkiye'deki seçim sonuçlarının sanal ortamda aktarılması için Türkiye'ye kredi sağladı.
2- Sistemi Sun Microsystems adına yerel ortağı Koç kurdu.
3- Sun Microsystems'in benzer bir yazılım programı için Yunanistan'da da ihaleyi kazandı, ancak Yunan hükümeti "Bu şirketin Amerika'daki seçimlere hile karıştırdığı yolunda bilgiler var" gerekçesiyle ihaleyi iptal etti.
4- Amerika'da ki seçimlere hile karıştırdığı iddiası olan Sun Microsystems ve Koç ile Türkiye'de seçimlere girdi.
5- AKP % 46 oy oranına sahip oldu.
Seçimlerden sonra mail gruplarında dolaşan bir haber şöyle: ''Seçimlerde kullanılan bilgisayar yazılımı sertifikasız çıktı'' YSK, ''Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi'' için, yetkili tek kurum olan istanbul Teknik Üniversitesi Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezinden sertifika almamış.
UYSM, sertifikalı yazılım eserlerinin üst düzey güvenlik koşulları altında kaydının tutulmasını ve geriye dönük hukuki inceleme yapılabilmesini sağlıyor.
Yazılanın muhatabı elbette YSK, verecekleri cevabın önemi var
Seçim programı SEÇSiSin sertifikası olması gerekiyor mu? Sertifikası var da, birileri bulanık suda, balık mı avlamaya çalışıyor?
Şeffaf Türkiye denildiğine göre, böyle bir sorunun cevabı mutlaka vardır. Peki kim verecek bu soruların cevabını? Bu güne kadar kimse verdi mi?
Kesin nüfus ve seçmen sayısı bilinmeyen bir ülkede yaşıyoruz ve normal seçimlere bile hile karışırken, seçimler internet üzerinden yapılmaya başlanıyor, bunu da Batı destekliyor tabi ki, Batı'nın desteklemesindeki amaç açık değil mi? Kumanda J.P.Morgan veya diğer seçimlerde onun yerine geçecek herhangi bir şirket sayesinde Abd'nin elinde, istedikleri gibi tek tuşa basarak seçim sonuçlarını ayarlayabilirler, değiştirebilirler, üstelik kesin bir seçmen sayısı belli olmadığından bir sağlama bile yapılamaz, birileri de çıkıp ''Halkın iradesi bizden yana!'' der istediği gibi
Tayyip Erdoğan'ın nasıl başa geldiği, gelmeden önce ne vaatler ile o mevkiye getirildiğini bilmeyenler ise Erdoğan'ın 2002yılında seçimlerden hemen sonra dönemin Abd Dışişleri Bakanı Paul Wolfowitz'e yazdığı mektubu okuyarak bir şeyleri anlayabilirler
John Pierpont Morgan kimdir? (1837 - 1913)
Babası Junius Spencer Morgan (1813-1890) gibi banker olan J.P.Morgan, 1871'de New York'ta Drexel, Morgan, Company'nin ortağı oldu ve kısa sürede ABD yönetiminin en önemli mali destekçisi haline geldi, 1895'te J.P.Morgan and Company adını aldı ve dünyanın en güçlü bankerlik kuruluşları arasına girdi.
ABD'deki para tröstü'nün başı olarak önde gelen şirketlerin ve mali kuruluşların iplerini kısa zamanda eline alan Morgan'ın yerine 1913'te şirketin başına oğlu John Pierpont Morgan Jr. (1867-1943) geçti
J.P.Morgan Jr. I. Dünya Savaşı sırasında Müttefiklerin ikmal ve kredi gereksinmesinin karşılanmasında önemli rol oynadı
Yani özetle bu Morgan ailesi tam bir Amerikan emperyalizmi mahsulü ve Amerikan çıkarları için her şeyi yapan özel görünümlü fakat devlete çalışan bir paravan şirket
J.P.Morgan(Şirketi) 2007 seçimlerinden sonra (neyin karşılığında ise artık onu da siz düşünün) 2010yılında %53 hisse ile bir Türk kuruluşu olan Netaş'ı satın aldı
NETAŞ hisseleri 6-18TL civarında seyrederken satılıyor, satım 83buçuk milyon dolara gerçekleşiyor, satış sayesinde üzerinde hak sahibi olduğu arsanın değeri 180milyon TL yani 22 Aralık 2010 kuru hesabıyla 120milyon dolar sadece arazi değeri, sonra bir anda ne hikmetse satıştan önce 6-18 lira arasında seyreden hisseleri 300liraya kadar fırlıyor ve J.P.Morgan muhteşem bir kar elde ediyor bu satın alımdan
NETAŞ'ı kimin sattığını, 2010yılında başta kim olduğunu söylememe gerek yok herhalde? Daha pek çok milli kuruluşu bedavaya satan Akp'nin NETAŞ'ı da çekirdek pahasına sattığını anlamış oldunuz böylece
Peki nedir bu NETAŞ? Ne işe yarar? Hemen onu da açıklayalım
NETAŞ
Bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Türkiye'nin şirketlerden birisi, 45 yıllık tecrübeye sahip MiLLi bir kuruluş olan NETAŞ, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla savunma iletişim ağının modernizasyonunda da çok önemli bir rol oynuyordu
ŞiMDi GELELiM iŞiN ÖZÜNE
Bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu söylememle az çok bağlantıyı anlamışsınızdır, düşündüğünüz gibi evet, Türkiye'de seçimleri yapan ve pek çok anketi yapıp ''Akp'nin ekonomi karnesi güzel, Türkiye mükemmel gidiyor'' gibi sonuçlar yayınlayan o şirket J.P.Morgan'dan başkası değil
1- Bir Amerikan Bankası olan J.P.Morgan Türkiye'deki seçim sonuçlarının sanal ortamda aktarılması için Türkiye'ye kredi sağladı.
2- Sistemi Sun Microsystems adına yerel ortağı Koç kurdu.
3- Sun Microsystems'in benzer bir yazılım programı için Yunanistan'da da ihaleyi kazandı, ancak Yunan hükümeti "Bu şirketin Amerika'daki seçimlere hile karıştırdığı yolunda bilgiler var" gerekçesiyle ihaleyi iptal etti.
4- Amerika'da ki seçimlere hile karıştırdığı iddiası olan Sun Microsystems ve Koç ile Türkiye'de seçimlere girdi.
5- AKP % 46 oy oranına sahip oldu.
Seçimlerden sonra mail gruplarında dolaşan bir haber şöyle: ''Seçimlerde kullanılan bilgisayar yazılımı sertifikasız çıktı'' YSK, ''Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi'' için, yetkili tek kurum olan istanbul Teknik Üniversitesi Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezinden sertifika almamış.
UYSM, sertifikalı yazılım eserlerinin üst düzey güvenlik koşulları altında kaydının tutulmasını ve geriye dönük hukuki inceleme yapılabilmesini sağlıyor.
Yazılanın muhatabı elbette YSK, verecekleri cevabın önemi var
Seçim programı SEÇSiSin sertifikası olması gerekiyor mu? Sertifikası var da, birileri bulanık suda, balık mı avlamaya çalışıyor?
Şeffaf Türkiye denildiğine göre, böyle bir sorunun cevabı mutlaka vardır. Peki kim verecek bu soruların cevabını? Bu güne kadar kimse verdi mi?
Kesin nüfus ve seçmen sayısı bilinmeyen bir ülkede yaşıyoruz ve normal seçimlere bile hile karışırken, seçimler internet üzerinden yapılmaya başlanıyor, bunu da Batı destekliyor tabi ki, Batı'nın desteklemesindeki amaç açık değil mi? Kumanda J.P.Morgan veya diğer seçimlerde onun yerine geçecek herhangi bir şirket sayesinde Abd'nin elinde, istedikleri gibi tek tuşa basarak seçim sonuçlarını ayarlayabilirler, değiştirebilirler, üstelik kesin bir seçmen sayısı belli olmadığından bir sağlama bile yapılamaz, birileri de çıkıp ''Halkın iradesi bizden yana!'' der istediği gibi
Tayyip Erdoğan'ın nasıl başa geldiği, gelmeden önce ne vaatler ile o mevkiye getirildiğini bilmeyenler ise Erdoğan'ın 2002yılında seçimlerden hemen sonra dönemin Abd Dışişleri Bakanı Paul Wolfowitz'e yazdığı mektubu okuyarak bir şeyleri anlayabilirler
(bkz: jp morgan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar