bugün
- bik bik 220
- gay olduğunu saklayan erkek4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- balkona israil bayrağı asmak4
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- noodle6
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği6
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- 115 bin entry giren işsiz yazar2
- teomancalmasur23
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması3
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor4
- psikolog4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- platon un mağara alegorisi2
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- güzel göt görünce tansiyonun düşmesi3
- mi6'nın takibe aldığı sözlük yazarları2
- rafael leao6
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- tüylü ve sulu şeftali2
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- şeftalili dondurma2
- bu sözlüğe yıllarımı verdim3
- çingene dilenci ile sevişmek3
- şeftali ağaçları dökülüyor yaprakları2
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- türk solu16
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- wada 35 yaşında4
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- yakında sözlüğe geri dönüşler olabilir2
- gece 11 de eve sipariş edilebilecek en güzel şey3
- herzevekil11
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik2
- nervio14
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- uludağ sözlük korosu alet dağılımı3
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- erlik5
- sabah akşam ayak muhabbeti yapan sözlük4
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması4
- bir gammazın günlüğü2
- gina marano3
- mekan sınırsız mıdır4
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
- türkiyeliyim ve mutluyum16
Dünyanın en güçlü bankeri.
John Pierpont Morgan kimdir? (1837 - 1913)
Babası Junius Spencer Morgan (1813-1890) gibi banker olan J.P.Morgan, 1871'de New York'ta Drexel, Morgan, Company'nin ortağı oldu ve kısa sürede ABD yönetiminin en önemli mali destekçisi haline geldi, 1895'te J.P.Morgan and Company adını aldı ve dünyanın en güçlü bankerlik kuruluşları arasına girdi.
ABD'deki para tröstü'nün başı olarak önde gelen şirketlerin ve mali kuruluşların iplerini kısa zamanda eline alan Morgan'ın yerine 1913'te şirketin başına oğlu John Pierpont Morgan Jr. (1867-1943) geçti
J.P.Morgan Jr. I. Dünya Savaşı sırasında Müttefiklerin ikmal ve kredi gereksinmesinin karşılanmasında önemli rol oynadı
Yani özetle bu Morgan ailesi tam bir Amerikan emperyalizmi mahsulü ve Amerikan çıkarları için her şeyi yapan özel görünümlü fakat devlete çalışan bir paravan şirket
J.P.Morgan(Şirketi) 2007 seçimlerinden sonra (neyin karşılığında ise artık onu da siz düşünün) 2010yılında %53 hisse ile bir Türk kuruluşu olan Netaş'ı satın aldı
NETAŞ hisseleri 6-18TL civarında seyrederken satılıyor, satım 83buçuk milyon dolara gerçekleşiyor, satış sayesinde üzerinde hak sahibi olduğu arsanın değeri 180milyon TL yani 22 Aralık 2010 kuru hesabıyla 120milyon dolar sadece arazi değeri, sonra bir anda ne hikmetse satıştan önce 6-18 lira arasında seyreden hisseleri 300liraya kadar fırlıyor ve J.P.Morgan muhteşem bir kar elde ediyor bu satın alımdan
NETAŞ'ı kimin sattığını, 2010yılında başta kim olduğunu söylememe gerek yok herhalde? Daha pek çok milli kuruluşu bedavaya satan Akp'nin NETAŞ'ı da çekirdek pahasına sattığını anlamış oldunuz böylece
Peki nedir bu NETAŞ? Ne işe yarar? Hemen onu da açıklayalım
NETAŞ
Bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Türkiye'nin şirketlerden birisi, 45 yıllık tecrübeye sahip MiLLi bir kuruluş olan NETAŞ, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla savunma iletişim ağının modernizasyonunda da çok önemli bir rol oynuyordu
ŞiMDi GELELiM iŞiN ÖZÜNE
Bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu söylememle az çok bağlantıyı anlamışsınızdır, düşündüğünüz gibi evet, Türkiye'de seçimleri yapan ve pek çok anketi yapıp ''Akp'nin ekonomi karnesi güzel, Türkiye mükemmel gidiyor'' gibi sonuçlar yayınlayan o şirket J.P.Morgan'dan başkası değil
1- Bir Amerikan Bankası olan J.P.Morgan Türkiye'deki seçim sonuçlarının sanal ortamda aktarılması için Türkiye'ye kredi sağladı.
2- Sistemi Sun Microsystems adına yerel ortağı Koç kurdu.
3- Sun Microsystems'in benzer bir yazılım programı için Yunanistan'da da ihaleyi kazandı, ancak Yunan hükümeti "Bu şirketin Amerika'daki seçimlere hile karıştırdığı yolunda bilgiler var" gerekçesiyle ihaleyi iptal etti.
4- Amerika'da ki seçimlere hile karıştırdığı iddiası olan Sun Microsystems ve Koç ile Türkiye'de seçimlere girdi.
5- AKP % 46 oy oranına sahip oldu.
Seçimlerden sonra mail gruplarında dolaşan bir haber şöyle: ''Seçimlerde kullanılan bilgisayar yazılımı sertifikasız çıktı'' YSK, ''Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi'' için, yetkili tek kurum olan istanbul Teknik Üniversitesi Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezinden sertifika almamış.
UYSM, sertifikalı yazılım eserlerinin üst düzey güvenlik koşulları altında kaydının tutulmasını ve geriye dönük hukuki inceleme yapılabilmesini sağlıyor.
Yazılanın muhatabı elbette YSK, verecekleri cevabın önemi var
Seçim programı SEÇSiSin sertifikası olması gerekiyor mu? Sertifikası var da, birileri bulanık suda, balık mı avlamaya çalışıyor?
Şeffaf Türkiye denildiğine göre, böyle bir sorunun cevabı mutlaka vardır. Peki kim verecek bu soruların cevabını? Bu güne kadar kimse verdi mi?
Kesin nüfus ve seçmen sayısı bilinmeyen bir ülkede yaşıyoruz ve normal seçimlere bile hile karışırken, seçimler internet üzerinden yapılmaya başlanıyor, bunu da Batı destekliyor tabi ki, Batı'nın desteklemesindeki amaç açık değil mi? Kumanda J.P.Morgan veya diğer seçimlerde onun yerine geçecek herhangi bir şirket sayesinde Abd'nin elinde, istedikleri gibi tek tuşa basarak seçim sonuçlarını ayarlayabilirler, değiştirebilirler, üstelik kesin bir seçmen sayısı belli olmadığından bir sağlama bile yapılamaz, birileri de çıkıp ''Halkın iradesi bizden yana!'' der istediği gibi
Tayyip Erdoğan'ın nasıl başa geldiği, gelmeden önce ne vaatler ile o mevkiye getirildiğini bilmeyenler ise Erdoğan'ın 2002yılında seçimlerden hemen sonra dönemin Abd Dışişleri Bakanı Paul Wolfowitz'e yazdığı mektubu okuyarak bir şeyleri anlayabilirler
John Pierpont Morgan kimdir? (1837 - 1913)
Babası Junius Spencer Morgan (1813-1890) gibi banker olan J.P.Morgan, 1871'de New York'ta Drexel, Morgan, Company'nin ortağı oldu ve kısa sürede ABD yönetiminin en önemli mali destekçisi haline geldi, 1895'te J.P.Morgan and Company adını aldı ve dünyanın en güçlü bankerlik kuruluşları arasına girdi.
ABD'deki para tröstü'nün başı olarak önde gelen şirketlerin ve mali kuruluşların iplerini kısa zamanda eline alan Morgan'ın yerine 1913'te şirketin başına oğlu John Pierpont Morgan Jr. (1867-1943) geçti
J.P.Morgan Jr. I. Dünya Savaşı sırasında Müttefiklerin ikmal ve kredi gereksinmesinin karşılanmasında önemli rol oynadı
Yani özetle bu Morgan ailesi tam bir Amerikan emperyalizmi mahsulü ve Amerikan çıkarları için her şeyi yapan özel görünümlü fakat devlete çalışan bir paravan şirket
J.P.Morgan(Şirketi) 2007 seçimlerinden sonra (neyin karşılığında ise artık onu da siz düşünün) 2010yılında %53 hisse ile bir Türk kuruluşu olan Netaş'ı satın aldı
NETAŞ hisseleri 6-18TL civarında seyrederken satılıyor, satım 83buçuk milyon dolara gerçekleşiyor, satış sayesinde üzerinde hak sahibi olduğu arsanın değeri 180milyon TL yani 22 Aralık 2010 kuru hesabıyla 120milyon dolar sadece arazi değeri, sonra bir anda ne hikmetse satıştan önce 6-18 lira arasında seyreden hisseleri 300liraya kadar fırlıyor ve J.P.Morgan muhteşem bir kar elde ediyor bu satın alımdan
NETAŞ'ı kimin sattığını, 2010yılında başta kim olduğunu söylememe gerek yok herhalde? Daha pek çok milli kuruluşu bedavaya satan Akp'nin NETAŞ'ı da çekirdek pahasına sattığını anlamış oldunuz böylece
Peki nedir bu NETAŞ? Ne işe yarar? Hemen onu da açıklayalım
NETAŞ
Bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Türkiye'nin şirketlerden birisi, 45 yıllık tecrübeye sahip MiLLi bir kuruluş olan NETAŞ, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla savunma iletişim ağının modernizasyonunda da çok önemli bir rol oynuyordu
ŞiMDi GELELiM iŞiN ÖZÜNE
Bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu söylememle az çok bağlantıyı anlamışsınızdır, düşündüğünüz gibi evet, Türkiye'de seçimleri yapan ve pek çok anketi yapıp ''Akp'nin ekonomi karnesi güzel, Türkiye mükemmel gidiyor'' gibi sonuçlar yayınlayan o şirket J.P.Morgan'dan başkası değil
1- Bir Amerikan Bankası olan J.P.Morgan Türkiye'deki seçim sonuçlarının sanal ortamda aktarılması için Türkiye'ye kredi sağladı.
2- Sistemi Sun Microsystems adına yerel ortağı Koç kurdu.
3- Sun Microsystems'in benzer bir yazılım programı için Yunanistan'da da ihaleyi kazandı, ancak Yunan hükümeti "Bu şirketin Amerika'daki seçimlere hile karıştırdığı yolunda bilgiler var" gerekçesiyle ihaleyi iptal etti.
4- Amerika'da ki seçimlere hile karıştırdığı iddiası olan Sun Microsystems ve Koç ile Türkiye'de seçimlere girdi.
5- AKP % 46 oy oranına sahip oldu.
Seçimlerden sonra mail gruplarında dolaşan bir haber şöyle: ''Seçimlerde kullanılan bilgisayar yazılımı sertifikasız çıktı'' YSK, ''Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi'' için, yetkili tek kurum olan istanbul Teknik Üniversitesi Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezinden sertifika almamış.
UYSM, sertifikalı yazılım eserlerinin üst düzey güvenlik koşulları altında kaydının tutulmasını ve geriye dönük hukuki inceleme yapılabilmesini sağlıyor.
Yazılanın muhatabı elbette YSK, verecekleri cevabın önemi var
Seçim programı SEÇSiSin sertifikası olması gerekiyor mu? Sertifikası var da, birileri bulanık suda, balık mı avlamaya çalışıyor?
Şeffaf Türkiye denildiğine göre, böyle bir sorunun cevabı mutlaka vardır. Peki kim verecek bu soruların cevabını? Bu güne kadar kimse verdi mi?
Kesin nüfus ve seçmen sayısı bilinmeyen bir ülkede yaşıyoruz ve normal seçimlere bile hile karışırken, seçimler internet üzerinden yapılmaya başlanıyor, bunu da Batı destekliyor tabi ki, Batı'nın desteklemesindeki amaç açık değil mi? Kumanda J.P.Morgan veya diğer seçimlerde onun yerine geçecek herhangi bir şirket sayesinde Abd'nin elinde, istedikleri gibi tek tuşa basarak seçim sonuçlarını ayarlayabilirler, değiştirebilirler, üstelik kesin bir seçmen sayısı belli olmadığından bir sağlama bile yapılamaz, birileri de çıkıp ''Halkın iradesi bizden yana!'' der istediği gibi
Tayyip Erdoğan'ın nasıl başa geldiği, gelmeden önce ne vaatler ile o mevkiye getirildiğini bilmeyenler ise Erdoğan'ın 2002yılında seçimlerden hemen sonra dönemin Abd Dışişleri Bakanı Paul Wolfowitz'e yazdığı mektubu okuyarak bir şeyleri anlayabilirler
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar