bugün
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- kadınların ilgisiz yaşayamaması5
- patrona kurulmak3
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- göbeksiz kadın kalmaması4
- en son aldığınız iltifat8
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- ısparta6
- teen slasher film klişeleri6
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi2
- çay koymak mı katmak mı8
- göbek eritme taktikleri5
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- amerika birleşik devletleri5
- haluk levent'e 70 milyon tl ceza3
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- kayahan'ın en güzel şarkısı3
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- cehaletln cazibesi11
- petek dinçöz bam bam2
- topluma öfke duyup kendini seçilmiş kişi görmek2
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- risale-i nur3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı10
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- amfetamin4
- irmik helvası6
- karabağlar2
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı7
- seferihisar belediyesi ne rüşvet operasyonu2
- güvenilir erkek3
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- yaza fit girmek için somali'ye gitmek2
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- yazar k2
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- kemal kılıçdaroğlu15
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek16
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- nuh tufanı olayı gerçek midir2
- fas4
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması3
ABD'de 607 kitabevi bulunan Barnes & Noble'un CEO'su. ingiltere'nin en büyük kitabevi zinciri Waterstones'u kurtaran adam olarak bilinir. Waterstone's daki başarısı üzerine Waterstones ile birlikte ABD'nin en büyük kitabevi zinciri olan Barnes & Noble'ın da sahibi olan Elliott Advisors tarafından Barnes & Nobles'ın başına getirildi ve aynı başarıyı orada da tekrarlaması bekleniyor.
Amerikalı Bir kitabevi CEO'sunun hikayesi bizi ne kadar ilgilendiriyor diyebilirsiniz. Ama yılda 1 kere bile D&R ya da bir kitapçıya gidiyorsanız burada James Daunt'un yöntemlerine tabii oluyorsunuz. FArkında olmasak bile.
Babası diplomat olan James Daunt, Cambridge'de tarih eğitimi aldıktan ve JP Morgan'da stajyerlik gibi işlere girdikten sonra 1990 yılında Daunt Books adında ilk kitabevini açtı. iflas korkusuyla geçen dört yıldan sonra kendi tarzını bularak yayıncıların önerdiği eserler yerine bizzat okuyup sevdiği kitapları kapakları görünecek şekilde, bazen de öneri notlarıyla birlikte sunmaya başlamış. Kitapçılar için en iyi yolun, gerçek okurların uzmanlara danıştığı kitap kulüplerine dönüşmek olduğunu keşfetmiş.
Burada biz farkında olmasak bile ülkemizdeki kitapçıların James Daunt'un yöntemlerini bildiğini ya da takip ettiğini anlayabiliriz. D&R'lar ilginizi çekiyor mu bilmem ama vitrinlerinde yüzleri dışarı dönük kitapları yerleştirme fikrinin nereden geldiği belli...
Daunt, Barnes & Noble'un başına geçtikten sonra Waterstones da olduğu gibi mağaza düzenlerini değiştirdi. Kütüphane biçiminde ve kitapların alfabetik sırayla raflarda dizili olduğu sistemin yerine rafların önüne yuvarlak masalar yerleştirdi. Bu masaların üzerine temalarına göre yerleştirilmiş kitaplar koydu. Örneğin tarih kısmında Alman edebiyatından örnekler, rehberler ve popüler akademik çalışmalar da koydu. Niyeti, okurların çiçekten çiçeğe konan arılar misali türden türe atlamasını sağlamaktı. Kitaplar arasında entelektüel bir uyum yakalamaya çalıştı.
Mühim olanın mağaza dizaynı değil personel olduğunu belirledi. Kitapları barkoda göre dizecek çalışanlar yerine, her eserin adını ve yerini hatırlayan insan zekasını tercih etti.
Daunt bunların yanı sıra ingiliz Hükümetinin kitapçılardan aldığı işletme vergisini kaldırması ve bunu internetten satış yapan sitelerden alınacak çevrimiçi satış vergisiyle dengelemesi için lobi çalışmaları da yapıyor. Yoksa kiralar arttıkça daha fazla sayıda dükkan kapanacak. ABD'de2004 yılında 11.200 kitabevi vardı. 2018'de bu rakam 6.200'e indi.
Aslında James Daunt'un hikayesi bir kahramanlık hikayesi olarak nitelendirilebilir. Sadece James Daunt değil tüm kitapçıların savaşı. Amerika'da Amazon olması gibi ülkemizde de online sipariş siteleri kitapçıların en büyük düşmanı. Evet, bu sitelerden kitapları belki daha ucuza alıyorsunuz. Üstelik evinizden çıkmadan elinize de ulaşıyor. Ama Daunt'un yöntemleri yaşamaya devam ederse kitapları okuyup tanıtan insanlan zamanda okurları bilindik kitaplara yönelten sitelerin önüne geçecek. Ayrıca bizzat kitapçıların yeni eserleri okuyup tanıtması yeni yazarların da tanınmasını kolaylaştırıyor. Bu yayınevlerinin de desteklediği bir şey.
Yeni bir araştırmaya göre online alışveriş ve Amazon, trendyol gibi siteler nedeniyle beş yıl içinde alışveriş merkezlerinin ve fiziki mağazaların 4'te birinin kapanacağı öngörülüyor.
Gazete Oksijen, 25.06.2021 (John Gapper'ın Financial Times'taki yazısından alıntı)
Amerikalı Bir kitabevi CEO'sunun hikayesi bizi ne kadar ilgilendiriyor diyebilirsiniz. Ama yılda 1 kere bile D&R ya da bir kitapçıya gidiyorsanız burada James Daunt'un yöntemlerine tabii oluyorsunuz. FArkında olmasak bile.
Babası diplomat olan James Daunt, Cambridge'de tarih eğitimi aldıktan ve JP Morgan'da stajyerlik gibi işlere girdikten sonra 1990 yılında Daunt Books adında ilk kitabevini açtı. iflas korkusuyla geçen dört yıldan sonra kendi tarzını bularak yayıncıların önerdiği eserler yerine bizzat okuyup sevdiği kitapları kapakları görünecek şekilde, bazen de öneri notlarıyla birlikte sunmaya başlamış. Kitapçılar için en iyi yolun, gerçek okurların uzmanlara danıştığı kitap kulüplerine dönüşmek olduğunu keşfetmiş.
Burada biz farkında olmasak bile ülkemizdeki kitapçıların James Daunt'un yöntemlerini bildiğini ya da takip ettiğini anlayabiliriz. D&R'lar ilginizi çekiyor mu bilmem ama vitrinlerinde yüzleri dışarı dönük kitapları yerleştirme fikrinin nereden geldiği belli...
Daunt, Barnes & Noble'un başına geçtikten sonra Waterstones da olduğu gibi mağaza düzenlerini değiştirdi. Kütüphane biçiminde ve kitapların alfabetik sırayla raflarda dizili olduğu sistemin yerine rafların önüne yuvarlak masalar yerleştirdi. Bu masaların üzerine temalarına göre yerleştirilmiş kitaplar koydu. Örneğin tarih kısmında Alman edebiyatından örnekler, rehberler ve popüler akademik çalışmalar da koydu. Niyeti, okurların çiçekten çiçeğe konan arılar misali türden türe atlamasını sağlamaktı. Kitaplar arasında entelektüel bir uyum yakalamaya çalıştı.
Mühim olanın mağaza dizaynı değil personel olduğunu belirledi. Kitapları barkoda göre dizecek çalışanlar yerine, her eserin adını ve yerini hatırlayan insan zekasını tercih etti.
Daunt bunların yanı sıra ingiliz Hükümetinin kitapçılardan aldığı işletme vergisini kaldırması ve bunu internetten satış yapan sitelerden alınacak çevrimiçi satış vergisiyle dengelemesi için lobi çalışmaları da yapıyor. Yoksa kiralar arttıkça daha fazla sayıda dükkan kapanacak. ABD'de2004 yılında 11.200 kitabevi vardı. 2018'de bu rakam 6.200'e indi.
Aslında James Daunt'un hikayesi bir kahramanlık hikayesi olarak nitelendirilebilir. Sadece James Daunt değil tüm kitapçıların savaşı. Amerika'da Amazon olması gibi ülkemizde de online sipariş siteleri kitapçıların en büyük düşmanı. Evet, bu sitelerden kitapları belki daha ucuza alıyorsunuz. Üstelik evinizden çıkmadan elinize de ulaşıyor. Ama Daunt'un yöntemleri yaşamaya devam ederse kitapları okuyup tanıtan insanlan zamanda okurları bilindik kitaplara yönelten sitelerin önüne geçecek. Ayrıca bizzat kitapçıların yeni eserleri okuyup tanıtması yeni yazarların da tanınmasını kolaylaştırıyor. Bu yayınevlerinin de desteklediği bir şey.
Yeni bir araştırmaya göre online alışveriş ve Amazon, trendyol gibi siteler nedeniyle beş yıl içinde alışveriş merkezlerinin ve fiziki mağazaların 4'te birinin kapanacağı öngörülüyor.
Gazete Oksijen, 25.06.2021 (John Gapper'ın Financial Times'taki yazısından alıntı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar