bugün

james daunt

ABD'de 607 kitabevi bulunan Barnes & Noble'un CEO'su. ingiltere'nin en büyük kitabevi zinciri Waterstones'u kurtaran adam olarak bilinir. Waterstone's daki başarısı üzerine Waterstones ile birlikte ABD'nin en büyük kitabevi zinciri olan Barnes & Noble'ın da sahibi olan Elliott Advisors tarafından Barnes & Nobles'ın başına getirildi ve aynı başarıyı orada da tekrarlaması bekleniyor.

Amerikalı Bir kitabevi CEO'sunun hikayesi bizi ne kadar ilgilendiriyor diyebilirsiniz. Ama yılda 1 kere bile D&R ya da bir kitapçıya gidiyorsanız burada James Daunt'un yöntemlerine tabii oluyorsunuz. FArkında olmasak bile.

Babası diplomat olan James Daunt, Cambridge'de tarih eğitimi aldıktan ve JP Morgan'da stajyerlik gibi işlere girdikten sonra 1990 yılında Daunt Books adında ilk kitabevini açtı. iflas korkusuyla geçen dört yıldan sonra kendi tarzını bularak yayıncıların önerdiği eserler yerine bizzat okuyup sevdiği kitapları kapakları görünecek şekilde, bazen de öneri notlarıyla birlikte sunmaya başlamış. Kitapçılar için en iyi yolun, gerçek okurların uzmanlara danıştığı kitap kulüplerine dönüşmek olduğunu keşfetmiş.

Burada biz farkında olmasak bile ülkemizdeki kitapçıların James Daunt'un yöntemlerini bildiğini ya da takip ettiğini anlayabiliriz. D&R'lar ilginizi çekiyor mu bilmem ama vitrinlerinde yüzleri dışarı dönük kitapları yerleştirme fikrinin nereden geldiği belli...

Daunt, Barnes & Noble'un başına geçtikten sonra Waterstones da olduğu gibi mağaza düzenlerini değiştirdi. Kütüphane biçiminde ve kitapların alfabetik sırayla raflarda dizili olduğu sistemin yerine rafların önüne yuvarlak masalar yerleştirdi. Bu masaların üzerine temalarına göre yerleştirilmiş kitaplar koydu. Örneğin tarih kısmında Alman edebiyatından örnekler, rehberler ve popüler akademik çalışmalar da koydu. Niyeti, okurların çiçekten çiçeğe konan arılar misali türden türe atlamasını sağlamaktı. Kitaplar arasında entelektüel bir uyum yakalamaya çalıştı.

Mühim olanın mağaza dizaynı değil personel olduğunu belirledi. Kitapları barkoda göre dizecek çalışanlar yerine, her eserin adını ve yerini hatırlayan insan zekasını tercih etti.

Daunt bunların yanı sıra ingiliz Hükümetinin kitapçılardan aldığı işletme vergisini kaldırması ve bunu internetten satış yapan sitelerden alınacak çevrimiçi satış vergisiyle dengelemesi için lobi çalışmaları da yapıyor. Yoksa kiralar arttıkça daha fazla sayıda dükkan kapanacak. ABD'de2004 yılında 11.200 kitabevi vardı. 2018'de bu rakam 6.200'e indi.

Aslında James Daunt'un hikayesi bir kahramanlık hikayesi olarak nitelendirilebilir. Sadece James Daunt değil tüm kitapçıların savaşı. Amerika'da Amazon olması gibi ülkemizde de online sipariş siteleri kitapçıların en büyük düşmanı. Evet, bu sitelerden kitapları belki daha ucuza alıyorsunuz. Üstelik evinizden çıkmadan elinize de ulaşıyor. Ama Daunt'un yöntemleri yaşamaya devam ederse kitapları okuyup tanıtan insanlan zamanda okurları bilindik kitaplara yönelten sitelerin önüne geçecek. Ayrıca bizzat kitapçıların yeni eserleri okuyup tanıtması yeni yazarların da tanınmasını kolaylaştırıyor. Bu yayınevlerinin de desteklediği bir şey.

Yeni bir araştırmaya göre online alışveriş ve Amazon, trendyol gibi siteler nedeniyle beş yıl içinde alışveriş merkezlerinin ve fiziki mağazaların 4'te birinin kapanacağı öngörülüyor.

Gazete Oksijen, 25.06.2021 (John Gapper'ın Financial Times'taki yazısından alıntı)
© copyright 2005 - 2026