bugün
- amedspor11
- ama yeni parti tüzüğü11
- dürüm yerken suikaste uğramak5
- iran düşmanlığı4
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması24
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
- birader avanosta mı sorunsalı4
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- evlenecek kız kalmaması12
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz4
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması5
- sezai karakoç2
- 16 eylül 2026 milan benfica maçı3
- talışlar2
- 10 eylül 2026 bayern münih bordo glimt maçı3
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- türk kızı10
- şiir2
- google reyiz3
- şanghay işbirliği örgütü'nün 25 yılı3
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- 9 eylül 2026 liverpool atletico madrid maçı2
- sarapci koala63
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- gocu31
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- ayın 12 sinde meeş almak2
- hoşlanılan kızın senden daha çok meeş alması2
- müzik eşliğinde sevişmek3
- 2 eylül 20262
- anya4
- seri eksici ezik11
- beşiktaş 6 atınca anlık fenerbahçeliler3
- 2026 eylül ayı nasıl geçecek3
- yeni adli yıl2
- 15 eylül 20262
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- sevgili varken sarışın bir rus kızıyla karşılaşmak3
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- koşun koşun havadis var7
- kocasını seven külotsuz yatar4
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- 1 eylül dünya barış günü2
- türk seküler devrimi11
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- bu koyden olsam ne olacak20
Büyük patlama kuramını en verimli şekilde revize edebilme potansiyeline sahip teori.
büyük patlama kuramı, "kendisinden kalan tek fosil" olarak görülen kozmik mikrodalga arka plan ışıması, evrende, uzak ışık kaynaklarından yayılan ışıkların kırmızıya kayması ve galaksi kümelerinin birbirinden uzaklaşması gibi birçok gözlemle tutarlıdır. bunlardan kozmik mikrodalga fon ışıması, büyük patlama'nın ardından tüm evreni dolduran elektromanyetik bir dalgadır. uzak galaksilerden yayılan ışıklardan farklı olarak, bu ışıma, en eski ışıma olarak görülebilir. uzak galaksiler ise evrenin bebeklik ya da çocukluk çağında oluşan ilkel galaksilerdir. fon ışımasının evrendeki yaygınlığının anlaşılması açısından, fon ışımasını, balonu şişirirken balonun içerisine üflediğimiz hava ile bağdaştırabiliriz; o her yerdedir. ya kırmızıya kayma? bunun konsept olarak, yaklaşan ambulansın sesinin tiz gelmesi ve ambulans uzaklaşırken bu sesin kalınlaşması olayından farkı yoktur. ambulans, bildiğimiz gibi ses dalgaları yayar. bu dalgalar yayılırken, aynı zamanda kendisi de hareket halindedir. bu, ambulansın önündeki dalgaların, arkasındakilere göre daha sık olmasına sebep olur. sık olan dalgalar ise daha yüksek frekanslı, yani tiz sesi ortaya çıkarır. galaksimizden uzaklaşmaya devam eden galaksilerde de bu böyledir, ancak tek bir farkla: söz konusu olan ses değil, ışıktır. bu galaksilerin ''arkalarında kalan dalgalar arasındaki mesafe açılır ve frekansı giderek düşen dalgalar, gözlemci olan bizlere ulaşır. düşük frekansa sahip olan renklerin ise, elektromanyetik spektruma bakıldığında, kırmızı ve tonları olduğu görülür. bu uzaklaşma, uzak ışık kaynaklarından bize ulaşan ışınların kırmızıya kaymasına sebep olur.
ancak bulmacaya uymayan bir şeyler de var. en önemlilerinden başlamak gerekirse, wmap'ten, yani wilkinson mikrodalga anizotropi sondası'ndan bahsetmemiz gerekecektir. wmap, nasa'nın uzaya gönderdiği bir uzay sondası olup, esasında yukarıda bahsettiğimiz, büyük patlama'nın tek fosili olan kozmik mikrodalga fon ışınımındaki değişimleri ve farkları saptamak amacıyla kullanılmıştır. diğer yandan, wmap'in ölçümleri, hemen hemen düz olan bir evren geometrisi ortaya koymaktadır. bunun yanında büyük patlama'nın öngörüsü, bu geometrinin eğriliğinin zamanla artması yönünde. işte sorun da burada.
esasında ortaçağ kiliselerinin başında bulunan yetkililer, burada biraz masum duruyorlar. zira hiçbirimiz, etrafımıza baktığımızda dünya'nın -şezlongumuza uzanmış vaziyette, ufuktan çıkagelen gemileri izleyecek kadar şanslı değilsek- küre formuna dair bir izlenim edinemiyoruz. aynı şekilde, evrenin formuna dair de, bulunduğumuz noktadan yorum yapmamız biraz acelecilik oluyor. büyük patlama'nın öngördüğü eğriliğin aksine, ilginç bir düzlük söz konusu. biz buna, düzlük problemi diyoruz. bunun yanında ikinci bir problem, ufuk problemi olup, evrenin zıt yönlerindeki çok uzak bölgeler arasında, eski bir bağlantı bulunması gerektiğini, ancak bu iki bölge arasındaki ışık yolculuğunun, evrenin yaşının üstünde bir zamanla mümkün olabileceğini yansıtır. bunun yanında kozmik ışınımın ölçümleri, bu iki noktanın geçmişte bir arada bulularınduğuna dair bulgu da beraberinde getirmektedir. üçüncü problemimiz ise manyetik monopol problemi olup, en kaba haliyle tek kutuplu bir mıknatısın bulunamayacağını söyler. bir mıknatısı ne kadar bölersek bölelim, iki kutba sahip olacaktır.
şimdilerde m.i.t.'de bulunan büyük kozmolog, alan guth'un başını çektiği bilim insanları, bu problemlere, şişme (enflasyon) teorisi ile çözüm sunmuşlardır. temel olarak enflasyon teorisi, evrenin başlardaki kademeli genişlemesinin sonrasında, son derece hızlı (üstel) bir genişlemeye sahne olduğunu öne sürer. bu dönemde, evrende bulunan enerjiye, kozmolojik bir sabit egemendir ve bu enerji daha sonra, günümüzde bolca bulunan maddeyi ve evreni dolduran radyasyonu oluşturacaktır. enflasyon, yani şişme, saniyenin çok çok küçük bir kısmında, evrenin büyüklüğünün, milyar kere milyar kere milyar katına çıkması olayını niteler. enflasyon, düzlük problemine, büyük ölçeklerde kaybettiğimiz eğrilikle cevap verir. bir futbol topunun yüzeyinde yaşıyorsak, bizler için yüzeyin düz olmadığı açıktır. ancak eğer bu topu astronomik ölçeklere kadar büyütürsek, bir noktadan sonra, tıpkı dünya yüzeyi gibi, eğrilik kaybolacaktır. enflasyon, ufuk problemine, yukarıda bahsi geçen üstel ve aşırı genişlemeyle yanıt verir. böylece, birbirinden bu denli uzak olan iki noktanın, aslında bu genişlemeden önce çok yakın olabileceği anlaşılır. son olarak manyetik monopoller ise, enflasyon sürecinde ortaya çıkmaları şartıyla, enflasyon teorisi dahilinde açıklanabiliyor. şişme sırasında monopollerin yoğunlukları katlanarak düşüyor ve sonuç olarak monopoller, saptanamayacak düzeyde var oluyorlar.
büyük patlama kuramı, "kendisinden kalan tek fosil" olarak görülen kozmik mikrodalga arka plan ışıması, evrende, uzak ışık kaynaklarından yayılan ışıkların kırmızıya kayması ve galaksi kümelerinin birbirinden uzaklaşması gibi birçok gözlemle tutarlıdır. bunlardan kozmik mikrodalga fon ışıması, büyük patlama'nın ardından tüm evreni dolduran elektromanyetik bir dalgadır. uzak galaksilerden yayılan ışıklardan farklı olarak, bu ışıma, en eski ışıma olarak görülebilir. uzak galaksiler ise evrenin bebeklik ya da çocukluk çağında oluşan ilkel galaksilerdir. fon ışımasının evrendeki yaygınlığının anlaşılması açısından, fon ışımasını, balonu şişirirken balonun içerisine üflediğimiz hava ile bağdaştırabiliriz; o her yerdedir. ya kırmızıya kayma? bunun konsept olarak, yaklaşan ambulansın sesinin tiz gelmesi ve ambulans uzaklaşırken bu sesin kalınlaşması olayından farkı yoktur. ambulans, bildiğimiz gibi ses dalgaları yayar. bu dalgalar yayılırken, aynı zamanda kendisi de hareket halindedir. bu, ambulansın önündeki dalgaların, arkasındakilere göre daha sık olmasına sebep olur. sık olan dalgalar ise daha yüksek frekanslı, yani tiz sesi ortaya çıkarır. galaksimizden uzaklaşmaya devam eden galaksilerde de bu böyledir, ancak tek bir farkla: söz konusu olan ses değil, ışıktır. bu galaksilerin ''arkalarında kalan dalgalar arasındaki mesafe açılır ve frekansı giderek düşen dalgalar, gözlemci olan bizlere ulaşır. düşük frekansa sahip olan renklerin ise, elektromanyetik spektruma bakıldığında, kırmızı ve tonları olduğu görülür. bu uzaklaşma, uzak ışık kaynaklarından bize ulaşan ışınların kırmızıya kaymasına sebep olur.
ancak bulmacaya uymayan bir şeyler de var. en önemlilerinden başlamak gerekirse, wmap'ten, yani wilkinson mikrodalga anizotropi sondası'ndan bahsetmemiz gerekecektir. wmap, nasa'nın uzaya gönderdiği bir uzay sondası olup, esasında yukarıda bahsettiğimiz, büyük patlama'nın tek fosili olan kozmik mikrodalga fon ışınımındaki değişimleri ve farkları saptamak amacıyla kullanılmıştır. diğer yandan, wmap'in ölçümleri, hemen hemen düz olan bir evren geometrisi ortaya koymaktadır. bunun yanında büyük patlama'nın öngörüsü, bu geometrinin eğriliğinin zamanla artması yönünde. işte sorun da burada.
esasında ortaçağ kiliselerinin başında bulunan yetkililer, burada biraz masum duruyorlar. zira hiçbirimiz, etrafımıza baktığımızda dünya'nın -şezlongumuza uzanmış vaziyette, ufuktan çıkagelen gemileri izleyecek kadar şanslı değilsek- küre formuna dair bir izlenim edinemiyoruz. aynı şekilde, evrenin formuna dair de, bulunduğumuz noktadan yorum yapmamız biraz acelecilik oluyor. büyük patlama'nın öngördüğü eğriliğin aksine, ilginç bir düzlük söz konusu. biz buna, düzlük problemi diyoruz. bunun yanında ikinci bir problem, ufuk problemi olup, evrenin zıt yönlerindeki çok uzak bölgeler arasında, eski bir bağlantı bulunması gerektiğini, ancak bu iki bölge arasındaki ışık yolculuğunun, evrenin yaşının üstünde bir zamanla mümkün olabileceğini yansıtır. bunun yanında kozmik ışınımın ölçümleri, bu iki noktanın geçmişte bir arada bulularınduğuna dair bulgu da beraberinde getirmektedir. üçüncü problemimiz ise manyetik monopol problemi olup, en kaba haliyle tek kutuplu bir mıknatısın bulunamayacağını söyler. bir mıknatısı ne kadar bölersek bölelim, iki kutba sahip olacaktır.
şimdilerde m.i.t.'de bulunan büyük kozmolog, alan guth'un başını çektiği bilim insanları, bu problemlere, şişme (enflasyon) teorisi ile çözüm sunmuşlardır. temel olarak enflasyon teorisi, evrenin başlardaki kademeli genişlemesinin sonrasında, son derece hızlı (üstel) bir genişlemeye sahne olduğunu öne sürer. bu dönemde, evrende bulunan enerjiye, kozmolojik bir sabit egemendir ve bu enerji daha sonra, günümüzde bolca bulunan maddeyi ve evreni dolduran radyasyonu oluşturacaktır. enflasyon, yani şişme, saniyenin çok çok küçük bir kısmında, evrenin büyüklüğünün, milyar kere milyar kere milyar katına çıkması olayını niteler. enflasyon, düzlük problemine, büyük ölçeklerde kaybettiğimiz eğrilikle cevap verir. bir futbol topunun yüzeyinde yaşıyorsak, bizler için yüzeyin düz olmadığı açıktır. ancak eğer bu topu astronomik ölçeklere kadar büyütürsek, bir noktadan sonra, tıpkı dünya yüzeyi gibi, eğrilik kaybolacaktır. enflasyon, ufuk problemine, yukarıda bahsi geçen üstel ve aşırı genişlemeyle yanıt verir. böylece, birbirinden bu denli uzak olan iki noktanın, aslında bu genişlemeden önce çok yakın olabileceği anlaşılır. son olarak manyetik monopoller ise, enflasyon sürecinde ortaya çıkmaları şartıyla, enflasyon teorisi dahilinde açıklanabiliyor. şişme sırasında monopollerin yoğunlukları katlanarak düşüyor ve sonuç olarak monopoller, saptanamayacak düzeyde var oluyorlar.
''okuyana helal olsun takdir ediyorum'' dedirtendir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar