bugün

bir yaşam tarzı.

önce iman. amenna. ya sonra? her inanç bazı mükellefiyetleri de beraberinde getirmiyor mu? bir hayat tarzının sınırlarını belirleyen de bu mukellefiyetler değil mi?

inanan, hayatını belirlenen bu sınırlar içinde sürdürmek mecburiyetindedir. aksi takdirde iman prensiplerinin dışına taşar. bu taşış çelişkiyi, çelişki boşluğu, yetmezliği getirir. iman, boşlukta dönüp duran ve konacak yeri olmayan bir kuş durumuna düşer. gücü tükenir ve ölür. insanın bunalımı da burada başlıyor.
(bkz: inanarak ölmek)
hayatın olmazsa olmazlarından.. imansız bir insan, yaşarken ölmüş bir insandır...
yaşama arzunu arttıran. duygu.
(bkz: mutaasıp aile)
bir insanın boşa yaşamadığının göstergesidir.
inanmak amaçları ,amaçlarda yaşamayı sevdirir insana..
ilk başta neye inandığını ve neden inandığını bilmek gerekir.
© copyright 2005 - 2026