bugün
- yunan aşığı tip15
- dinci ahlaksızlığı20
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak14
- yunan adalarına gitmek20
- rüyada nervio yu görmek5
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak14
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak4
- sağlıklı yaşama katkı payı3
- ucu nereye giderse gitsin3
- akın gürlek'in fon soruşturması açıklaması4
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi4
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- rujlu erkekle öpüşmek14
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- centaur sırtına binip topraklar fethetmek3
- evlenmeyip zina mı yapalım4
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- gurbette yaşayıp milliyetçilik yapan insan4
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması8
- mini sosis2
- mevlana celaleddin rumi'nin yunan olması2
- 3 ayda bir duş almak5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- my name is buck2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- çok düşünmek neyin belirtisidir5
- bu saatte hala uluyamama sebebi5
- evinden çıkarılıp sokakta öldürülmek2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- gri havaların sevgilisi şarkılar2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması3
- miss universe türkiye 20262
- ölüyorum lan ölüyorum6
- beyazlar içinde görmek istediğiniz yazar2
- yazarların sabah kahvaltısı6
- para için karısını tiktok ta oynatan erkek3
- recep tayyip erdoğan27
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- nervio23
- from gold from dust13
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- çin'e demokrasi gelsin10
1960 yılında Fatsa'nın Kılıçlı Köyü'nde doğdu. ilkokulu Kılıçlı'da, ortaokulu Fatsa'da okudu. 1975 yılında Trabzon Yatılı Öğretmen Okulu sınavını kazandı.
O dönemde Trabzon Yatılı Öğretmen Okulu faşistlerin kontrolü altındaydı. llhan Durmuş, okuldaki devrimcilerle ilişkiye geçerek kısa sürede anti-faşist mücadelede etkin bir yer edindi. Henüz 1 yıl geçmemişti ki, ilhan Durmuş ve 70 arkadaşı okul idaresi tarafından okuldan atıldılar. Daha sonra Ladik Öğretmen Okulu'na kayıt yaptıran ilhan Durmuş, burada da faşistlere karşı yürütülen mücadelenin içinde yer aldı. Uğradığı bir saldırının sonucunda. yaralanınca Ladik'te barınma imkanı kalmadı ve Fatsa'ya döndü. Bu iki yıllık dönem ilhan Durmuş'un devrimcilik yaşamında edindiği ilk deneyimlerdi.
Lise eğitimini Fatsa'da sürdürdüğü yıllarda bir yandan okullarda anti-faşist mücadele içinde yer alırken, diğer yandan Fatsa Halkevi çalışmalarına da etkin bir biçimde katılıyordu.
1978 yılına gelindiğinde ilhan Durmuş, Fatsa'da gerek Fatsa halkı, gerekse faşistler ve polis tarafından yakından tanınan, bölgedeki birçok eyleme öncülük yapan Devrimci Yol militanlarından biriydi. Aynı yıl MHP Fatsa ilçe Başkanı'nın yaralanması olayı nedeniyle polis tarafından aranır duruma düştü. Bu durum bölgedeki çalışmalarını sekteye uğratınca ve sözkonusu olayda yer almadığına dair tanıklıklar da olunca ifade vermek üzere Adliye'ye gitti.
Bir Fatsalı anlatıyor:
"ilhan Adliye'nin önüne geldiğinde kapıda 1500-2000 kişi bekliyordu. Okullar ilhan için boykot ilan etmişti. Adliye'deki yetkililer ifadesinin alınmasından sonra serbest bırakılacağını söylemişlerdi ama tutukladılar. Dışarı ilhan'ın tutuklandığı haberi gelince kıyamet koptu. Kalabalık sloganlarla cezaevine doğru yürüyüşe geçti. Yoldan da katılanlar olunca sayı iyice arttı. Yol üzerinde MHP binası tahrip edildi, tabelası indirildi. Bütün ilçe protesto gösterileriyle boydan boya katedildi. Endişeye kapılan yetkililer ilhan Durmuş'u o gece apar topar Ünye Kapalı Cezaevi'ne naklettiler"
ilhan Durmuş'un tutukluluğu 4 ay sürdü. Çıktığında bir süre Aybastı'da faaliyet gösterdi.1978 sonlarında Fatsa'da bir polis memurunun öldürülmesi olayı nedeniyle tekrar aranmaya başlayınca Fatsa'yı terketti ve önce Karadeniz'in çeşitli ilçelerinde, son olarak da Artvin bölgesinde görev aldı. Artvin'deki çalışmaları 12 Eylül sonrasında da sürdü.1981 yılında bu bölgede yenilen darbelerin ardından yapılan yeni düzenlemeyle tekrar Fatsa'nın kırsal alanına döndü. Doğduğu köyü de kapsayan geniş bir alanda siyasi-askeri faaliyetin yürütülmesinden sorumlu yerel komitede yer aldı.
Bir arkadaşı anlatıyor:
"ilhan devrimciliğe küşük yaşta atılmıştı. Kendi ufak tefekti ama büyük sorumluluklar almaktan hiç geri durmadı. Aldığı sorumlulukların altından kalkmayı da bilirdi. Hayattaki tek sorumsuzluğunu kendi sağlığına karşı yapmıştı. ileri derecede ülserdi ama onu sigara ve çay içmekten bir türlü vazgeçirememiştik. Çok güzel saz çalar, türkü söylerdi. Neşeli bir insandı; en karanlık zamanlarda bile neşelenecek, gülecek birşeyler bulurdu. Sözlüydü. Öldürüldüğünde aylardır dağda olduğu işin sözlüsünü görmemişti; göremeden öldü."
ilhan Durmuş doğduğu köy olan Kılıçlı yakınlarında 13 Kasım 1983 günü Cavit Kaya ile birlikte katledildi. Dört kişiydiler. Bir başka grupla bağlantı kurmak üzere Kılıçlı Köyü'ne gelmişlerdi. Geceyi köyde geçirdiler. Sabah 07.00 sıralarında köyün çevresinde askeri birlikler ve polisin katıldığı geniş bir operasyonun başladığını farkettiler. Köyün dışında gizlenmeyi denedilerse de üzerlerinde dolaşan helikopter tarafından yerleri tespit edildi. Üzerlerine yaylım ateşi açıldı. Ormanlık araziye ulaşmak için çatışarak geri çekildiler. Açık bir araziyi geçmeleri gerekiyordu. Denediler; ilk önce grubun önünde giden ilhan Durmuş vuruldu, ardından Cavit Kaya. Diğer iki arkadaşları öğlene kadar çatışmayı sürdürdüler; öğle saatlerinde ikisi de yaralı ele geçti.
O dönemde Trabzon Yatılı Öğretmen Okulu faşistlerin kontrolü altındaydı. llhan Durmuş, okuldaki devrimcilerle ilişkiye geçerek kısa sürede anti-faşist mücadelede etkin bir yer edindi. Henüz 1 yıl geçmemişti ki, ilhan Durmuş ve 70 arkadaşı okul idaresi tarafından okuldan atıldılar. Daha sonra Ladik Öğretmen Okulu'na kayıt yaptıran ilhan Durmuş, burada da faşistlere karşı yürütülen mücadelenin içinde yer aldı. Uğradığı bir saldırının sonucunda. yaralanınca Ladik'te barınma imkanı kalmadı ve Fatsa'ya döndü. Bu iki yıllık dönem ilhan Durmuş'un devrimcilik yaşamında edindiği ilk deneyimlerdi.
Lise eğitimini Fatsa'da sürdürdüğü yıllarda bir yandan okullarda anti-faşist mücadele içinde yer alırken, diğer yandan Fatsa Halkevi çalışmalarına da etkin bir biçimde katılıyordu.
1978 yılına gelindiğinde ilhan Durmuş, Fatsa'da gerek Fatsa halkı, gerekse faşistler ve polis tarafından yakından tanınan, bölgedeki birçok eyleme öncülük yapan Devrimci Yol militanlarından biriydi. Aynı yıl MHP Fatsa ilçe Başkanı'nın yaralanması olayı nedeniyle polis tarafından aranır duruma düştü. Bu durum bölgedeki çalışmalarını sekteye uğratınca ve sözkonusu olayda yer almadığına dair tanıklıklar da olunca ifade vermek üzere Adliye'ye gitti.
Bir Fatsalı anlatıyor:
"ilhan Adliye'nin önüne geldiğinde kapıda 1500-2000 kişi bekliyordu. Okullar ilhan için boykot ilan etmişti. Adliye'deki yetkililer ifadesinin alınmasından sonra serbest bırakılacağını söylemişlerdi ama tutukladılar. Dışarı ilhan'ın tutuklandığı haberi gelince kıyamet koptu. Kalabalık sloganlarla cezaevine doğru yürüyüşe geçti. Yoldan da katılanlar olunca sayı iyice arttı. Yol üzerinde MHP binası tahrip edildi, tabelası indirildi. Bütün ilçe protesto gösterileriyle boydan boya katedildi. Endişeye kapılan yetkililer ilhan Durmuş'u o gece apar topar Ünye Kapalı Cezaevi'ne naklettiler"
ilhan Durmuş'un tutukluluğu 4 ay sürdü. Çıktığında bir süre Aybastı'da faaliyet gösterdi.1978 sonlarında Fatsa'da bir polis memurunun öldürülmesi olayı nedeniyle tekrar aranmaya başlayınca Fatsa'yı terketti ve önce Karadeniz'in çeşitli ilçelerinde, son olarak da Artvin bölgesinde görev aldı. Artvin'deki çalışmaları 12 Eylül sonrasında da sürdü.1981 yılında bu bölgede yenilen darbelerin ardından yapılan yeni düzenlemeyle tekrar Fatsa'nın kırsal alanına döndü. Doğduğu köyü de kapsayan geniş bir alanda siyasi-askeri faaliyetin yürütülmesinden sorumlu yerel komitede yer aldı.
Bir arkadaşı anlatıyor:
"ilhan devrimciliğe küşük yaşta atılmıştı. Kendi ufak tefekti ama büyük sorumluluklar almaktan hiç geri durmadı. Aldığı sorumlulukların altından kalkmayı da bilirdi. Hayattaki tek sorumsuzluğunu kendi sağlığına karşı yapmıştı. ileri derecede ülserdi ama onu sigara ve çay içmekten bir türlü vazgeçirememiştik. Çok güzel saz çalar, türkü söylerdi. Neşeli bir insandı; en karanlık zamanlarda bile neşelenecek, gülecek birşeyler bulurdu. Sözlüydü. Öldürüldüğünde aylardır dağda olduğu işin sözlüsünü görmemişti; göremeden öldü."
ilhan Durmuş doğduğu köy olan Kılıçlı yakınlarında 13 Kasım 1983 günü Cavit Kaya ile birlikte katledildi. Dört kişiydiler. Bir başka grupla bağlantı kurmak üzere Kılıçlı Köyü'ne gelmişlerdi. Geceyi köyde geçirdiler. Sabah 07.00 sıralarında köyün çevresinde askeri birlikler ve polisin katıldığı geniş bir operasyonun başladığını farkettiler. Köyün dışında gizlenmeyi denedilerse de üzerlerinde dolaşan helikopter tarafından yerleri tespit edildi. Üzerlerine yaylım ateşi açıldı. Ormanlık araziye ulaşmak için çatışarak geri çekildiler. Açık bir araziyi geçmeleri gerekiyordu. Denediler; ilk önce grubun önünde giden ilhan Durmuş vuruldu, ardından Cavit Kaya. Diğer iki arkadaşları öğlene kadar çatışmayı sürdürdüler; öğle saatlerinde ikisi de yaralı ele geçti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar