bugün
- asrın soygunu7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- guterres ten iki devletli çözüm açıklaması2
- true nickli yazar18
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- kürtler asimile edilmelidir11
- habire1227
- kullanıcı adı değişmiyor2
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- teslimiyet4
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- bu ne soğuk amk5
- manisada okul saldırısı17
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- sözlükte kavga olacak hissi4
- et döner dürüm9
- sarı poşet kudurtması13
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- evliliği ayakta tutan güçler13
- gocusuz bir sözlük5
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- krt tv4
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- türkiye de muhalefet var mı9
- ikizler burcu kadını olmak7
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- götünden tanırım seni7
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler7
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- kendinden bile sakladığın şey5
- çok hastayım sözlük6
- ölümden korkuyor musunuz34
Doğum tarihi tam olarak bilinmeyen ibn Bacce'nin Endülüs'teki Saragossa (Saragosta) kentinde doğduğu bilinmektedir. Asıl adı Ebû Bekr Muhammed esSaig`dir. 1138 yılında Fas'ta vefat etmiştir. Hayatının ilk dönemlerine dair pek bir bilgi yoktur fakat sonraki dönemlerde yazdığı eserler sayesinde düşüncesi ve bilimsel araştırmaları bilinmektedir.
Akılcı (rasyonalist) bir filozof olan ibn Bacce, Meşşailik takımının önemli ismi Farâbî'den fazlasıyla etkilenmiştir. Felsefe dışında astronomi, matematik ve musikî ile ilgilenmiştir. Bunların dışında tıpta döneminin uzmanlarından olmuştur. Metafizik ve felsefedeki çeşitli düşünceleri nedeniyle gelenekçi dini otoriteler tarafından dinsizlikle suçlanmıştır.
*
Akılcı (rasyonalist) bir filozof olan ibn Bacce, Meşşailik takımının önemli ismi Farâbî'den fazlasıyla etkilenmiştir. Felsefe dışında astronomi, matematik ve musikî ile ilgilenmiştir. Bunların dışında tıpta döneminin uzmanlarından olmuştur. Metafizik ve felsefedeki çeşitli düşünceleri nedeniyle gelenekçi dini otoriteler tarafından dinsizlikle suçlanmıştır.
*
felsefe ve mantık alanında farabi'den etkilendiği gibi, aristo felsefesine hayrandı, aristo metinlerini detaylı inceleyerek şerhler yazmasındaki sebep budur..
bacce'ye göre akıl insanın en önemli parçasıdır ve doğru bilgi akılla kazanılır. akıl bizi saadete ulaştıran iyi ahlak sahibi kılan yegane şeydir..
insan kendini akıl gözüyle hayal gücündeki muhtevayı görmesi gerekir; tıpkı dış dünya gözüyle ferdi nesneleri görüp, onları birbirinden ayrıdetmesi gibi. o şunu göreceğinden emindir ki söz konusu ferdi nesneler durmadan hayal gücünde izlenimler uyandırmaktadır. çok sayıda hayal edilir objenin, muhayyilede bir veya daha çok ferdi bulunmaktadır. bu objeler söz konusu fedlere ilişmiş, miktar, renk, bilgi, sağlık, hastalık, hareket, zaman, mekan ve diğer katagorilerden olşan arazlara da sahipir. bütün bunları kavrayan insan akıl gözüyle görür ki, akıl gücü objelerine bakmakta ve onların ortak niteliklerini kavramaktadır; bu ortak niteliklerden kasıt, onları duyu objelerinden ayıran fasıllardır; bu fasıllar sayesinde onların birer ferd oldukları ve akledilir objeler olarak ayrıldıkları anlaşılır. insan ayrıca şunu da anlamalıdır ki, bu fasıllar akıl gücüyle ayrılır; tıpkı dış dünyadaki nesnelerin üzerine güneş ışığı düşünce nefsin idrakine hazır hale gelmeleri, aksi halde görünmemeleri gibi, bu akli objeler üzerine ilahi nur düşünce akıl gücü onları ayırır. aynı nur saysinde bütün de parçalarından ayrılır ve onlardan daha büyük olduğu hükmüne ulaşır. yine sayı dizileri halinde düşünülen rakamlar, bu nur sayesinde ayrı ayrı belirir; allah'ın yarattıkları-göklerin ve yerin yaradılışı, gece ile gündüzün meydana gelişi, peygamberler, vahiy, rüyalar ve kahinin dilinin beyan ettiği şey- hakkında tekrar tekrar araştırma yapılması durumunda insan onları hayal gücüyle kavrar ve akıl gücü kendi iç gözüyle saf, basit ve kendine özgü bir tarzda, nesnelerin ne düşünceleriyle kavranan ne de duyularla idrak edilen varlığını görür. bakış açısı genişler ve akledilir hale gelen bu yaratıkların sebeplerini bilme arzusu artar. akıl gücü, şu dört sebebi bilmeden bilgi objelerini layıkıyla bilemez: süri sebep, maddi sebep, fail sebep, gai sebep... objeleri bilmek için onların kaçınılmaz olarak bağlı bulunduğu bütün sebepleri bilmek zorunludur. insan tabiatı gereği bütün bu sebepleri araştırma ve bilme eğlimindedir. araştırılması, evvel emir de duyu idrakine konu olan objelere ait dört sebebi kapsar. bu durum tabii nesneler ve sanat objeleri için açık şekilde böyledir. ancak araştırmacı akledilir objelerin sebepleri ile daha çok ilgilenir; çünkü bu araştırmanın ince, yüce ve yararlı olduğu düşünülür. nihayet, sebeplerin araştırılması insanı allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygmberlerine ve ahiret günü'ne inanmaya götürür..
bacce'ye göre akıl insanın en önemli parçasıdır ve doğru bilgi akılla kazanılır. akıl bizi saadete ulaştıran iyi ahlak sahibi kılan yegane şeydir..
insan kendini akıl gözüyle hayal gücündeki muhtevayı görmesi gerekir; tıpkı dış dünya gözüyle ferdi nesneleri görüp, onları birbirinden ayrıdetmesi gibi. o şunu göreceğinden emindir ki söz konusu ferdi nesneler durmadan hayal gücünde izlenimler uyandırmaktadır. çok sayıda hayal edilir objenin, muhayyilede bir veya daha çok ferdi bulunmaktadır. bu objeler söz konusu fedlere ilişmiş, miktar, renk, bilgi, sağlık, hastalık, hareket, zaman, mekan ve diğer katagorilerden olşan arazlara da sahipir. bütün bunları kavrayan insan akıl gözüyle görür ki, akıl gücü objelerine bakmakta ve onların ortak niteliklerini kavramaktadır; bu ortak niteliklerden kasıt, onları duyu objelerinden ayıran fasıllardır; bu fasıllar sayesinde onların birer ferd oldukları ve akledilir objeler olarak ayrıldıkları anlaşılır. insan ayrıca şunu da anlamalıdır ki, bu fasıllar akıl gücüyle ayrılır; tıpkı dış dünyadaki nesnelerin üzerine güneş ışığı düşünce nefsin idrakine hazır hale gelmeleri, aksi halde görünmemeleri gibi, bu akli objeler üzerine ilahi nur düşünce akıl gücü onları ayırır. aynı nur saysinde bütün de parçalarından ayrılır ve onlardan daha büyük olduğu hükmüne ulaşır. yine sayı dizileri halinde düşünülen rakamlar, bu nur sayesinde ayrı ayrı belirir; allah'ın yarattıkları-göklerin ve yerin yaradılışı, gece ile gündüzün meydana gelişi, peygamberler, vahiy, rüyalar ve kahinin dilinin beyan ettiği şey- hakkında tekrar tekrar araştırma yapılması durumunda insan onları hayal gücüyle kavrar ve akıl gücü kendi iç gözüyle saf, basit ve kendine özgü bir tarzda, nesnelerin ne düşünceleriyle kavranan ne de duyularla idrak edilen varlığını görür. bakış açısı genişler ve akledilir hale gelen bu yaratıkların sebeplerini bilme arzusu artar. akıl gücü, şu dört sebebi bilmeden bilgi objelerini layıkıyla bilemez: süri sebep, maddi sebep, fail sebep, gai sebep... objeleri bilmek için onların kaçınılmaz olarak bağlı bulunduğu bütün sebepleri bilmek zorunludur. insan tabiatı gereği bütün bu sebepleri araştırma ve bilme eğlimindedir. araştırılması, evvel emir de duyu idrakine konu olan objelere ait dört sebebi kapsar. bu durum tabii nesneler ve sanat objeleri için açık şekilde böyledir. ancak araştırmacı akledilir objelerin sebepleri ile daha çok ilgilenir; çünkü bu araştırmanın ince, yüce ve yararlı olduğu düşünülür. nihayet, sebeplerin araştırılması insanı allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygmberlerine ve ahiret günü'ne inanmaya götürür..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar