bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- kullanıcı adı değişmiyor2
- true nickli yazar18
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- kürtler asimile edilmelidir11
- habire1227
- asrın soygunu5
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- teslimiyet4
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- bu ne soğuk amk5
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sözlükte kavga olacak hissi4
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- manisada okul saldırısı17
- et döner dürüm9
- gocusuz bir sözlük5
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- sarı poşet kudurtması13
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- evliliği ayakta tutan güçler13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- ecevit döneminin kepazeliği5
- krt tv4
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- ikizler burcu kadını olmak7
- türkiye de muhalefet var mı9
- 22 eylül istanbul gecesi2
- kendinden bile sakladığın şey5
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- götünden tanırım seni7
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- botswana2
- gocu'nun çaylak olması3
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- çok hastayım sözlük6
felsefe ve mantık alanında farabi'den etkilendiği gibi, aristo felsefesine hayrandı, aristo metinlerini detaylı inceleyerek şerhler yazmasındaki sebep budur..
bacce'ye göre akıl insanın en önemli parçasıdır ve doğru bilgi akılla kazanılır. akıl bizi saadete ulaştıran iyi ahlak sahibi kılan yegane şeydir..
insan kendini akıl gözüyle hayal gücündeki muhtevayı görmesi gerekir; tıpkı dış dünya gözüyle ferdi nesneleri görüp, onları birbirinden ayrıdetmesi gibi. o şunu göreceğinden emindir ki söz konusu ferdi nesneler durmadan hayal gücünde izlenimler uyandırmaktadır. çok sayıda hayal edilir objenin, muhayyilede bir veya daha çok ferdi bulunmaktadır. bu objeler söz konusu fedlere ilişmiş, miktar, renk, bilgi, sağlık, hastalık, hareket, zaman, mekan ve diğer katagorilerden olşan arazlara da sahipir. bütün bunları kavrayan insan akıl gözüyle görür ki, akıl gücü objelerine bakmakta ve onların ortak niteliklerini kavramaktadır; bu ortak niteliklerden kasıt, onları duyu objelerinden ayıran fasıllardır; bu fasıllar sayesinde onların birer ferd oldukları ve akledilir objeler olarak ayrıldıkları anlaşılır. insan ayrıca şunu da anlamalıdır ki, bu fasıllar akıl gücüyle ayrılır; tıpkı dış dünyadaki nesnelerin üzerine güneş ışığı düşünce nefsin idrakine hazır hale gelmeleri, aksi halde görünmemeleri gibi, bu akli objeler üzerine ilahi nur düşünce akıl gücü onları ayırır. aynı nur saysinde bütün de parçalarından ayrılır ve onlardan daha büyük olduğu hükmüne ulaşır. yine sayı dizileri halinde düşünülen rakamlar, bu nur sayesinde ayrı ayrı belirir; allah'ın yarattıkları-göklerin ve yerin yaradılışı, gece ile gündüzün meydana gelişi, peygamberler, vahiy, rüyalar ve kahinin dilinin beyan ettiği şey- hakkında tekrar tekrar araştırma yapılması durumunda insan onları hayal gücüyle kavrar ve akıl gücü kendi iç gözüyle saf, basit ve kendine özgü bir tarzda, nesnelerin ne düşünceleriyle kavranan ne de duyularla idrak edilen varlığını görür. bakış açısı genişler ve akledilir hale gelen bu yaratıkların sebeplerini bilme arzusu artar. akıl gücü, şu dört sebebi bilmeden bilgi objelerini layıkıyla bilemez: süri sebep, maddi sebep, fail sebep, gai sebep... objeleri bilmek için onların kaçınılmaz olarak bağlı bulunduğu bütün sebepleri bilmek zorunludur. insan tabiatı gereği bütün bu sebepleri araştırma ve bilme eğlimindedir. araştırılması, evvel emir de duyu idrakine konu olan objelere ait dört sebebi kapsar. bu durum tabii nesneler ve sanat objeleri için açık şekilde böyledir. ancak araştırmacı akledilir objelerin sebepleri ile daha çok ilgilenir; çünkü bu araştırmanın ince, yüce ve yararlı olduğu düşünülür. nihayet, sebeplerin araştırılması insanı allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygmberlerine ve ahiret günü'ne inanmaya götürür..
bacce'ye göre akıl insanın en önemli parçasıdır ve doğru bilgi akılla kazanılır. akıl bizi saadete ulaştıran iyi ahlak sahibi kılan yegane şeydir..
insan kendini akıl gözüyle hayal gücündeki muhtevayı görmesi gerekir; tıpkı dış dünya gözüyle ferdi nesneleri görüp, onları birbirinden ayrıdetmesi gibi. o şunu göreceğinden emindir ki söz konusu ferdi nesneler durmadan hayal gücünde izlenimler uyandırmaktadır. çok sayıda hayal edilir objenin, muhayyilede bir veya daha çok ferdi bulunmaktadır. bu objeler söz konusu fedlere ilişmiş, miktar, renk, bilgi, sağlık, hastalık, hareket, zaman, mekan ve diğer katagorilerden olşan arazlara da sahipir. bütün bunları kavrayan insan akıl gözüyle görür ki, akıl gücü objelerine bakmakta ve onların ortak niteliklerini kavramaktadır; bu ortak niteliklerden kasıt, onları duyu objelerinden ayıran fasıllardır; bu fasıllar sayesinde onların birer ferd oldukları ve akledilir objeler olarak ayrıldıkları anlaşılır. insan ayrıca şunu da anlamalıdır ki, bu fasıllar akıl gücüyle ayrılır; tıpkı dış dünyadaki nesnelerin üzerine güneş ışığı düşünce nefsin idrakine hazır hale gelmeleri, aksi halde görünmemeleri gibi, bu akli objeler üzerine ilahi nur düşünce akıl gücü onları ayırır. aynı nur saysinde bütün de parçalarından ayrılır ve onlardan daha büyük olduğu hükmüne ulaşır. yine sayı dizileri halinde düşünülen rakamlar, bu nur sayesinde ayrı ayrı belirir; allah'ın yarattıkları-göklerin ve yerin yaradılışı, gece ile gündüzün meydana gelişi, peygamberler, vahiy, rüyalar ve kahinin dilinin beyan ettiği şey- hakkında tekrar tekrar araştırma yapılması durumunda insan onları hayal gücüyle kavrar ve akıl gücü kendi iç gözüyle saf, basit ve kendine özgü bir tarzda, nesnelerin ne düşünceleriyle kavranan ne de duyularla idrak edilen varlığını görür. bakış açısı genişler ve akledilir hale gelen bu yaratıkların sebeplerini bilme arzusu artar. akıl gücü, şu dört sebebi bilmeden bilgi objelerini layıkıyla bilemez: süri sebep, maddi sebep, fail sebep, gai sebep... objeleri bilmek için onların kaçınılmaz olarak bağlı bulunduğu bütün sebepleri bilmek zorunludur. insan tabiatı gereği bütün bu sebepleri araştırma ve bilme eğlimindedir. araştırılması, evvel emir de duyu idrakine konu olan objelere ait dört sebebi kapsar. bu durum tabii nesneler ve sanat objeleri için açık şekilde böyledir. ancak araştırmacı akledilir objelerin sebepleri ile daha çok ilgilenir; çünkü bu araştırmanın ince, yüce ve yararlı olduğu düşünülür. nihayet, sebeplerin araştırılması insanı allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygmberlerine ve ahiret günü'ne inanmaya götürür..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar