bugün
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- bir yazarı savunmak7
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- çalışmadan para kazanmak6
- nasıl zengin olunur4
- amedspor7
- seri gizli artı oy veren melek7
- mutlu ama uzak olsun5
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- osuruktan şiirler2
- üsteki yazara güzel bir şey söyle2
- sözlük çok bozuldu monşer2
- özlediniz mi beni7
- fosur fosur osurmak2
- velvet27
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- yatarken surata telefonu düşürmek2
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- ütopyalar güzeldir2
- karı kıza para yedirir misiniz5
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- sözlükte kavga oldu hissi5
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- acı gerçekler3
- kedi4
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- pizza yemek2
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- nil karaibrahimgil2
- sen hep tedbirler aldın ben gözü karaydım2
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- mor semsiyeli yabanci8
- şeker ezmek2
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- evliliğin anlamı13
- anın görüntüsü34
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı6
- türklere vize serbestisi4
- duygulandıran ingilizce şarkılar3
- bir kadın için yapılabilecek en büyük fedakarlık2
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- rüyada deprem olduğunu görmek2
- evlilik balonunun patlaması3
stevie wonder şarkısı.
(bkz: don t know why)
yenice fark ettiğim çok güzel bir the talking bugs şarkısı. aşağıdaki cümlelere de alet olmuştur tesadüf eseri, ve tesadüfün böylesi.
"a word again and a word again"*
burada böylece duruyorum ben. içim ezilerek duruyorum, gözüm tavana bakarak ve kollarım iki yanımda sabit bir şekilde. gözümden kulağıma doğru yaş akıyor ve duruyorum. bir insan olarak değil de sanki dokunsan kırılacakmış kadar eski bir gece lambası olarak duruyorum. kımıldamadan duruyorum. o kadar buralı değilim ki nasıl o dilde anlatırım derdimi hiç kestiremiyorum.
içim çok acıyor, metafor olmasını dilerdim de değil, dilediğim ne çok şey gibi değil. ajitasyon meleği. içim bildiğin acıyor, ezilerek acıyor. birbirine yapışık bir acı. böyle kollarınla sımsıkı sarmak da bırakamamak gibi de bir acı. ezik acı.
burnumdan koluma doğru yaş akıyor da duruyorum. durmazsam birilerinin canı yanacakmışcasına duruyorum. bir şey olduğu yok sesini duyuyor ama duruyorum. hayır, canımı yakmışlar da kendimi anlıyormuşum gibi bile duruyorum. o kadar duruyorum ki. ben burada bayadır hissizleşmek anlamında biraz da, duruyorum. uzun süre ışığa maruz kalan gözlerin ışık görünce boku yemesi gibi bir hissizleşmek. çok sevildikten sonra sevme beni artık diyen insan hissizliği gibi bir hissizleşmek. çok sevildikten sonra diyorum bak. sonrası olan bir sevilmek. kimse kimseye sevme beni diyemez bunu nazikçe ima eder işte bana burada nazikçe bir imada bulunuluyor bayım. imayı inkar edebilecek kadar nazik.
|sevme beni artık demez kimse kimseye, lütfen burada saçmalamadan duralım.||
gözümdeki yaş biraz da saçlarıma bulaşıyor da duruyorum. daha fazla gidecek yer bulamayınca kurur. hayatta anlayamayacağı şeylerin başında 'kimin canının ne kadar yandığı' sorusu gelir de, öylece durur mu insan.
kıpırdamazsa her şey baştan yaşanacakmış sanırsa, gitmeye doyamayanlara sevgi büyüterek bile durur. insan dediğin gider mi hiç, hatır için bari durur.
*: https://www.youtube.com/watch?v=TKAfW7CkAEs
"a word again and a word again"*
burada böylece duruyorum ben. içim ezilerek duruyorum, gözüm tavana bakarak ve kollarım iki yanımda sabit bir şekilde. gözümden kulağıma doğru yaş akıyor ve duruyorum. bir insan olarak değil de sanki dokunsan kırılacakmış kadar eski bir gece lambası olarak duruyorum. kımıldamadan duruyorum. o kadar buralı değilim ki nasıl o dilde anlatırım derdimi hiç kestiremiyorum.
içim çok acıyor, metafor olmasını dilerdim de değil, dilediğim ne çok şey gibi değil. ajitasyon meleği. içim bildiğin acıyor, ezilerek acıyor. birbirine yapışık bir acı. böyle kollarınla sımsıkı sarmak da bırakamamak gibi de bir acı. ezik acı.
burnumdan koluma doğru yaş akıyor da duruyorum. durmazsam birilerinin canı yanacakmışcasına duruyorum. bir şey olduğu yok sesini duyuyor ama duruyorum. hayır, canımı yakmışlar da kendimi anlıyormuşum gibi bile duruyorum. o kadar duruyorum ki. ben burada bayadır hissizleşmek anlamında biraz da, duruyorum. uzun süre ışığa maruz kalan gözlerin ışık görünce boku yemesi gibi bir hissizleşmek. çok sevildikten sonra sevme beni artık diyen insan hissizliği gibi bir hissizleşmek. çok sevildikten sonra diyorum bak. sonrası olan bir sevilmek. kimse kimseye sevme beni diyemez bunu nazikçe ima eder işte bana burada nazikçe bir imada bulunuluyor bayım. imayı inkar edebilecek kadar nazik.
|sevme beni artık demez kimse kimseye, lütfen burada saçmalamadan duralım.||
gözümdeki yaş biraz da saçlarıma bulaşıyor da duruyorum. daha fazla gidecek yer bulamayınca kurur. hayatta anlayamayacağı şeylerin başında 'kimin canının ne kadar yandığı' sorusu gelir de, öylece durur mu insan.
kıpırdamazsa her şey baştan yaşanacakmış sanırsa, gitmeye doyamayanlara sevgi büyüterek bile durur. insan dediğin gider mi hiç, hatır için bari durur.
*: https://www.youtube.com/watch?v=TKAfW7CkAEs
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar