bugün
- askerde özlenen şeyler9
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- dizi sektöründeki maliyet krizi8
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı4
- uludede3
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- arda güler4
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- 8 kasım 2026 elazığspor şanlıurfaspor maçı2
- burun karıştırmak5
- iran füzeleri ateşlemiş2
- gammaz mesaisi3
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- kürt lastikçi2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- bir önceki entryi devam ettir4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek3
- yazarların işlediği günahlar15
- terhis oluyorum sözlük25
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- pazar günü aktiviteleri3
- mesaj atan travestiye nerden esti demek2
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- helin elveren3
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu4
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- sıra gecesine gidip çılgınlar gibi eğlenmek2
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- soğuk havaların resmi içeceği2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- anın görüntüsü25
- felsefe öğretmenin ironisi3
- bekareti kaybedince aglamanin mantiksizligi2
- muslettin amca23
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- hayat bilgisi ürperi2
- onur babacan3
- scream 82
- kahvaltı yapmak2
- flörtün ilkesel reddi5
Hûd Sûresi, 123 âyet olup 12, 17 ve 114. âyetler Medine'de diğerleri Mekke'de inmiştir. 50-60. âyetlerde Arabistan halkına gönderilmiş peygamberlerden biri olan Hûd (a.s.)'ın hayatından bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
http://www.biriz.biz/kuran/hud/11hud.htm
http://www.biriz.biz/kuran/hud/11hud.htm
Kuran, islam inancına göre Allahın sözü kabul edilir. islam inancına göre Allah, Cebrail adlı bir melek vasıtasıyla kendi sözlerini Muhammed'e iletir. Muhammed ise vahiy katipleri adı verilen kişilere "tanrı" vahiylerini yazdırtır.
Kuran'ın geneli incelendiğinde hitap dilinin "ben" veya "biz" zamiri olduğu göze çarpar. Oysa Kuran eğer tanrı sözü ise sürekli "ben" zamiri kullanılmalıydı. Örneğin ....yaptık şeklinde cümleler değil de ....yaptım şeklinde cümleler kurulmalıydı. "Biz" zamirinin kullanılması tanrının tekliği ve güçlülüğü, her şeye yeterliği, konusunda şüpheler uyandırmaktadır. Çünkü her ne kadar "biz" denilerek tanrının kendisiyle birlikte melekleri de kastettiği iddia edilse de "Melekler olmasa tanrı bunları yapamaz mıydı? Neden meleklere ihtiyaç duydu?" gibi sorular yanıtsız kalmakta, pek çok konuda olduğu gibi bu sorunun yanıtı da "tanrının takdiri" ne bırakılmaktadır.
Aslında bu makaledeki esas konumuz yukarıda ele alınandan çok daha düşündürücü: Muhammedin ağzından çıkan ayetler!
11. Hud Suresi, 2. ayet:
"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."
Açık şekilde görülmektedir ki bu ayette konuşan Muhammeddir. Bir gaf yaparak ayeti kendi dilinden yazdırtmıştır. Bu gafı farkeden ama örtmeye çalışan kimi mealciler (Kuran'ı Türkçeye çeviren yazarlar), ayetin orijinalinde bulunmayan "de ki" sözcüğünü meale parantez içinde monte etmektedirler. Sitemizde de bulunan bir Kuran mealinde (islami bir siteden alınmıştır) meal şu şekilde geçmektedir:
(De ki: Bu Kitap) "Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için (indirildi). Şüphesiz ki ben, onun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
Kuran meali kitaplarında parantez içinde yazılan kelimeler, "Bu sözcükler Kuranın orijinalinde yok ama biz siz daha iyi anlayasınız diye bunu yazdık" anlamına gelmektedir. Yukarıdaki mealde de ayetteki çarpıklık örtülmek istenerek orijinalde bulunmayan "de ki" sözcüğü parantez içinde eklenmiştir.
Toplam yedi ayetten ibaret olan Fatiha Suresi' de aynı mahiyettedir:
1. Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.
2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
3. O, rahmândır ve rahîmdir.
4. Ceza gününün mâlikidir.
5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
6. Bize doğru yolu göster.
7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!
Gene pek açık görülmektedir ki ayetler Allahın dilinden yazılmamıştır. Allah, siz bana böyle dua edin de dememiştir. Fatiha Suresi'nde konuşan kişi belli ki bir insandır. O halde hitapda gaf yapılarak açık verilmiştir.
Benzeri durum Zariyat Suresi' nin 50. ve 51. ayetlerinde de söz konusudur:
50-"O halde hemen Allah'a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.
51-Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın; haberiniz olsun ki ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.
Pek açıktır ki bu Kuran ayetlerinde konuşan Allah değil Muhammedin kendisidir.
Peki o dönemlerde bunları farkedenler yok muydu? Neden Muhammed'e inandılar?
Birincisi o dönemde okuma-yazma oranı o kadar düşüktü ki bu ayetleri inceleyeyebilecek insan sayısı çok azdı.
ikincisi, bu ve benzeri çarpıklıkları farkedip dile getirilenler kafirlikle, münafıklıkla, zındıklıkla suçlanıp aşağılanıyordu. Hatta Muhammedi sadece eleştirmekle kalan şair Ka'b Bin Eşref gibiler bile bunu canları ile ödemiştir. Dolayısıyla gerçeği söylemek çok tehlikeliydi.
kaynak:turandursun.com
Kuran'ın geneli incelendiğinde hitap dilinin "ben" veya "biz" zamiri olduğu göze çarpar. Oysa Kuran eğer tanrı sözü ise sürekli "ben" zamiri kullanılmalıydı. Örneğin ....yaptık şeklinde cümleler değil de ....yaptım şeklinde cümleler kurulmalıydı. "Biz" zamirinin kullanılması tanrının tekliği ve güçlülüğü, her şeye yeterliği, konusunda şüpheler uyandırmaktadır. Çünkü her ne kadar "biz" denilerek tanrının kendisiyle birlikte melekleri de kastettiği iddia edilse de "Melekler olmasa tanrı bunları yapamaz mıydı? Neden meleklere ihtiyaç duydu?" gibi sorular yanıtsız kalmakta, pek çok konuda olduğu gibi bu sorunun yanıtı da "tanrının takdiri" ne bırakılmaktadır.
Aslında bu makaledeki esas konumuz yukarıda ele alınandan çok daha düşündürücü: Muhammedin ağzından çıkan ayetler!
11. Hud Suresi, 2. ayet:
"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."
Açık şekilde görülmektedir ki bu ayette konuşan Muhammeddir. Bir gaf yaparak ayeti kendi dilinden yazdırtmıştır. Bu gafı farkeden ama örtmeye çalışan kimi mealciler (Kuran'ı Türkçeye çeviren yazarlar), ayetin orijinalinde bulunmayan "de ki" sözcüğünü meale parantez içinde monte etmektedirler. Sitemizde de bulunan bir Kuran mealinde (islami bir siteden alınmıştır) meal şu şekilde geçmektedir:
(De ki: Bu Kitap) "Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için (indirildi). Şüphesiz ki ben, onun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
Kuran meali kitaplarında parantez içinde yazılan kelimeler, "Bu sözcükler Kuranın orijinalinde yok ama biz siz daha iyi anlayasınız diye bunu yazdık" anlamına gelmektedir. Yukarıdaki mealde de ayetteki çarpıklık örtülmek istenerek orijinalde bulunmayan "de ki" sözcüğü parantez içinde eklenmiştir.
Toplam yedi ayetten ibaret olan Fatiha Suresi' de aynı mahiyettedir:
1. Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.
2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
3. O, rahmândır ve rahîmdir.
4. Ceza gününün mâlikidir.
5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
6. Bize doğru yolu göster.
7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!
Gene pek açık görülmektedir ki ayetler Allahın dilinden yazılmamıştır. Allah, siz bana böyle dua edin de dememiştir. Fatiha Suresi'nde konuşan kişi belli ki bir insandır. O halde hitapda gaf yapılarak açık verilmiştir.
Benzeri durum Zariyat Suresi' nin 50. ve 51. ayetlerinde de söz konusudur:
50-"O halde hemen Allah'a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.
51-Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın; haberiniz olsun ki ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.
Pek açıktır ki bu Kuran ayetlerinde konuşan Allah değil Muhammedin kendisidir.
Peki o dönemlerde bunları farkedenler yok muydu? Neden Muhammed'e inandılar?
Birincisi o dönemde okuma-yazma oranı o kadar düşüktü ki bu ayetleri inceleyeyebilecek insan sayısı çok azdı.
ikincisi, bu ve benzeri çarpıklıkları farkedip dile getirilenler kafirlikle, münafıklıkla, zındıklıkla suçlanıp aşağılanıyordu. Hatta Muhammedi sadece eleştirmekle kalan şair Ka'b Bin Eşref gibiler bile bunu canları ile ödemiştir. Dolayısıyla gerçeği söylemek çok tehlikeliydi.
kaynak:turandursun.com
Allah ın birgün herkesi affedeceği ve cehennemde kimsenin kalmayacağını bildirdiği suredir.
günahkarları olarak orada kaldıktan sonra cayır cayır , kelvin kelvin yandıktan sonra cennete gidecek halimiz kalır mı diye düşündüren lakin gönlümüze de bir su serpen suredir.
bir de nasıl olsa affolacak diye günahlara devam olayı aklıma gelmiyor değil...
günahkarları olarak orada kaldıktan sonra cayır cayır , kelvin kelvin yandıktan sonra cennete gidecek halimiz kalır mı diye düşündüren lakin gönlümüze de bir su serpen suredir.
bir de nasıl olsa affolacak diye günahlara devam olayı aklıma gelmiyor değil...
2. ayeti ile kafa karıştıran ve saldırılara çok açık olan sure. kafama takılan şu 2. ayet bir kutsi hadis niteliğinde değil midir? neredeyse tüm tefsirlere başvurmama rağmen henüz bir cevap bulabilmiş değilim.
11. Hud Suresi, 2. ayet:
"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."
kusura bakma ama bu başa gelen ( de ki ) takısı bir çok ayette karşımıza çıkıyor. hatta al sana başka örnek.
25.Andolsun, Biz Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara:) "Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıp-korkutucuyum."
26."Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben size (gelecek olan) acı bir günün azabından korkarım" (dedi).
bak burda da nuh peygamber geldi bunuda ben yazayım dedi öylemi?
kuran'a saldırmaktan ne anlıyorsunuz anlamış degilim. istediginiz kadar uğraşın istediginiz kadar yırtının nasıl sizin fikriniz degişmeyecekse inanan kişinin de degişmeyecektir.
"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."
kusura bakma ama bu başa gelen ( de ki ) takısı bir çok ayette karşımıza çıkıyor. hatta al sana başka örnek.
25.Andolsun, Biz Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara:) "Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıp-korkutucuyum."
26."Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben size (gelecek olan) acı bir günün azabından korkarım" (dedi).
bak burda da nuh peygamber geldi bunuda ben yazayım dedi öylemi?
kuran'a saldırmaktan ne anlıyorsunuz anlamış degilim. istediginiz kadar uğraşın istediginiz kadar yırtının nasıl sizin fikriniz degişmeyecekse inanan kişinin de degişmeyecektir.
67 - O zalimleri, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de oldukları yerde çöküp kaldılar.
68 - Sanki orada güzel güzel yaşayıp durmamışlardı. Bak işte Semud, gerçekten de Rablerine küfretmişlerdi. Bak işte nasıl yok olup gittiler.
68 - Sanki orada güzel güzel yaşayıp durmamışlardı. Bak işte Semud, gerçekten de Rablerine küfretmişlerdi. Bak işte nasıl yok olup gittiler.
"bu kitap allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. kuşkusuz, ben size o'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."
çokça açıklaması olan ayettir. çelişkiye sürülmesi ise ali imran suresindeki müteşabih ayetleri eleştirenlerle açıklanabilir. kur'an'ın kendine has dilidir bu zaten. bazen yaratan peygamberin dilinden gibi konuşur. ona söyletir belki de. en doğrusunu allah bilir.
çokça açıklaması olan ayettir. çelişkiye sürülmesi ise ali imran suresindeki müteşabih ayetleri eleştirenlerle açıklanabilir. kur'an'ın kendine has dilidir bu zaten. bazen yaratan peygamberin dilinden gibi konuşur. ona söyletir belki de. en doğrusunu allah bilir.
peygamber efendimizin beni yaşlandırdı dediği sure .
rivayete göre salihlerden birisi, rüyada gördüğü Peygamberimiz s.a.v.e; (Ey Allahın Rasûlü s.a.v. ) senin Hûd Suresi beni yaşlandırdı. dediğin söyleniyor. demiş. O da Evet. diye tasdik etmiştir. O zat merakla, O surede seni yaşlandıran nedir, Peygamber kıssalarıyla kavimlerin helâki mi? diye sorunca, Efendimiz s.a.v. yukarıda geçen ayeti kastederek buyurmuştur ki; Hayır. Emrolunduğun şekilde dosdoğru hareket et. sözüdür. (Ruhul-Beyan)
Emrolunduğun şekilde dosdoğru hareket et. şu anda bunu hangi mü'min hayatına uygulayabiliyor? malesef çok az müslüman..
gerçekten de çok zor bir iş ama gerçek bir mü'min in hayatına geçirebilmesi gerekir.
allah hepimizi salih kullarından eylesin (amin).
Emrolunduğun şekilde dosdoğru hareket et. şu anda bunu hangi mü'min hayatına uygulayabiliyor? malesef çok az müslüman..
gerçekten de çok zor bir iş ama gerçek bir mü'min in hayatına geçirebilmesi gerekir.
allah hepimizi salih kullarından eylesin (amin).
insanın kafasını karıştıran bir suredir. Bilenlerin yorumuna ihtiyacımız var. yani allah bilerek mi insanların bir kısmını cennetlik bir kısmını ise cehennemlik amel işlemek üzre yaratıyor? Yani allah
insanlara özgür irade vermemiş mi?
--spoiler--
Ancak Rabbinin
merhamet ettikleri
müstesnadır. Zaten Rabbin
onları bunun için yarattı.
Rabbinin, "Andolsun ki
cehennemi tümüyle insanlar ve
cinlerle dolduracağım" sözü
yerini buldu.
--spoiler--
(bkz: hud suresi 119 ayeti)
insanlara özgür irade vermemiş mi?
--spoiler--
Ancak Rabbinin
merhamet ettikleri
müstesnadır. Zaten Rabbin
onları bunun için yarattı.
Rabbinin, "Andolsun ki
cehennemi tümüyle insanlar ve
cinlerle dolduracağım" sözü
yerini buldu.
--spoiler--
(bkz: hud suresi 119 ayeti)
allah her canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekânı bilir. hepsi açık bir kitapta [levh-i mahfuzda]dır.
hud 6
hud 6
''innel hasenati yuzhibnes seyyeati''
Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir.
Hud Suresi 114. Ayet
görsel
Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir.
Hud Suresi 114. Ayet
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com