bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- gammaz olmuşum13
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- aquila bicipite8
- kel erkek3
- eski dizileri izlemek2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- minyon kadın siniri5
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- gecenin şarkısı4
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- kemal kılıçdaroğlu35
- ona bir cümle bırak4
- ses yakışıklılığı2
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- bizim delilere bakayım4
- pazarda su satmak2
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- gençler iş beğenmiyor3
- elit olmak için gerekenler13
- gazlamak2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- sevgiliyle kavga etmek2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- semum3
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- şato3
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- düşkün2
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- gocu26
1843 yılında Hereke Fabrika-i Hümâyûnu adıyla Herekede kurulan fabrika, Osmanlı imparatorluğunun o tarihe kadar halı ve ipekli dokuma alanında kurduğu en kapsamlı fabrikasıdır.
1800lü yıllarda başlatılan Türk sanayiinin geliştirilmesi çalışmaları kapsamında açılan bu fabrika, kuruluşundan başlayarak sürekli yenilik ve değişiklikler yaşamıştır. Fabrika, o yılların öncü teknolojisini kullanmakta ve Osmanlı devleti adına milli dokumacılık ürünlerinin geliştirmesi ve çağdaşlaştırılmasına öncülük etmekteydi. Öyleki, Hereke Fabrikasının en üst kalitedeki ürünleri; Osmanlı sanayiinin bir vitrini niteliğindeki başta Dolmabahçe olmak üzere padişaha ait saray, köşk ve kasırlarda yer alıyordu. Öte yandan bu konuda kolaylık sağlaması için Dolmabahçe Sarayı yapılırken, Hereke Dokumahanesi adıyla sarayın bünyesinde bir de atölye kurulmuştu.
Cumhuriyet Döneminde de çalışmasını sürdüren Hereke ipekli Dokuma ve Halı Fabrikası; günümüzde bir Müze-Fabrika olarak üretimini sürdürmekte ve konumuyla benzerleri arasında özel bir yer tutmaktadır.
kaynak : http://www.kultur.gov.tr
1800lü yıllarda başlatılan Türk sanayiinin geliştirilmesi çalışmaları kapsamında açılan bu fabrika, kuruluşundan başlayarak sürekli yenilik ve değişiklikler yaşamıştır. Fabrika, o yılların öncü teknolojisini kullanmakta ve Osmanlı devleti adına milli dokumacılık ürünlerinin geliştirmesi ve çağdaşlaştırılmasına öncülük etmekteydi. Öyleki, Hereke Fabrikasının en üst kalitedeki ürünleri; Osmanlı sanayiinin bir vitrini niteliğindeki başta Dolmabahçe olmak üzere padişaha ait saray, köşk ve kasırlarda yer alıyordu. Öte yandan bu konuda kolaylık sağlaması için Dolmabahçe Sarayı yapılırken, Hereke Dokumahanesi adıyla sarayın bünyesinde bir de atölye kurulmuştu.
Cumhuriyet Döneminde de çalışmasını sürdüren Hereke ipekli Dokuma ve Halı Fabrikası; günümüzde bir Müze-Fabrika olarak üretimini sürdürmekte ve konumuyla benzerleri arasında özel bir yer tutmaktadır.
kaynak : http://www.kultur.gov.tr
yıldız köşündeki devasa halıyı dokuyan fabrikadır. bu halı o kadar büyüktür ki, halıyı koca köşke sokabilmek için köşkün bir duvarı yıkılmıştır.
(şuan rutubetten köpek sidiği gibi kokuyor)
(şuan rutubetten köpek sidiği gibi kokuyor)
ülkemizin gururu olan fabrikalardan biriydi...
sadece halı değil, kumaş da üretilirdi ki, atatürk ve celal bayar'ın hereke kumaş fabrikası ile ilgili çok nezih bir anısı vardır.
sene 1932.
celal bayar maliye bakanı olarak londra'da bir ekonomi toplantısına gidecektir.
gitmeden evvel çankaya'ya uğrayıp atatürk'ten hem helallik ister, hem de londra'dan istediği bir şey olup olmadığını sorar.
atatrük celal bayar'a; "burberry kumaş al, kendine de al, diktirip giyelim" der.
ayrıca celal bayar'a; "bu ayarda kumaş yapamıyorsunuz, biz de dışarıdan almak zorunda kalıyoruz" diye sitem eder.
celal bayar ayrılır, londra'ya gider. ama gitmeden evvel de bazı talimatlar verir.
birkaç ay sonra celal bayar yurda döner.
fakat atatürk'ün sipariş ettiği "burberry" kumaşlardan almadan dönmüştür.
döner dönmez hereke fabrikasının müdürüne "siparişlerim hazır mı" diye sorar, fabrika müdürü kumaşları bizzat getirir.
celal bayar elinde iki takım elbiselik kumaşla çankaya'ya çıkar.
atatürk celal bayar'ın getirdiği kumaşları çok beğenir.
"celal bey, bu ayarda kumaşı benim ülkemde ne zaman imal etmeyi düşünüyorsun" diye sorar.
celal bayar yanıtlar; "efendim o kumaşlar zaten memleketimizde yapıldı, bunlar hereke'dir..."
atatürk buna çok sevinir. celal bayar'ın anlattığına göre atatürk'ü gördüğü en keyifli, en neşeli olduğu andır.
bir türk fabrikası, avrupa ayarında, burberry ayarında hatta ondan daha iyi kumaş üretmiştir.
yüzde yüz yerli ve milli...
o günden sonra ankara'da kimse ithal kumaş kullanmaz, takım diktirmek için ithal kumaş getirilmez...
not: hereke halı ve kumaş fabrikası akp döneminde garipoğlu'na satıldı...
sadece halı değil, kumaş da üretilirdi ki, atatürk ve celal bayar'ın hereke kumaş fabrikası ile ilgili çok nezih bir anısı vardır.
sene 1932.
celal bayar maliye bakanı olarak londra'da bir ekonomi toplantısına gidecektir.
gitmeden evvel çankaya'ya uğrayıp atatürk'ten hem helallik ister, hem de londra'dan istediği bir şey olup olmadığını sorar.
atatrük celal bayar'a; "burberry kumaş al, kendine de al, diktirip giyelim" der.
ayrıca celal bayar'a; "bu ayarda kumaş yapamıyorsunuz, biz de dışarıdan almak zorunda kalıyoruz" diye sitem eder.
celal bayar ayrılır, londra'ya gider. ama gitmeden evvel de bazı talimatlar verir.
birkaç ay sonra celal bayar yurda döner.
fakat atatürk'ün sipariş ettiği "burberry" kumaşlardan almadan dönmüştür.
döner dönmez hereke fabrikasının müdürüne "siparişlerim hazır mı" diye sorar, fabrika müdürü kumaşları bizzat getirir.
celal bayar elinde iki takım elbiselik kumaşla çankaya'ya çıkar.
atatürk celal bayar'ın getirdiği kumaşları çok beğenir.
"celal bey, bu ayarda kumaşı benim ülkemde ne zaman imal etmeyi düşünüyorsun" diye sorar.
celal bayar yanıtlar; "efendim o kumaşlar zaten memleketimizde yapıldı, bunlar hereke'dir..."
atatürk buna çok sevinir. celal bayar'ın anlattığına göre atatürk'ü gördüğü en keyifli, en neşeli olduğu andır.
bir türk fabrikası, avrupa ayarında, burberry ayarında hatta ondan daha iyi kumaş üretmiştir.
yüzde yüz yerli ve milli...
o günden sonra ankara'da kimse ithal kumaş kullanmaz, takım diktirmek için ithal kumaş getirilmez...
not: hereke halı ve kumaş fabrikası akp döneminde garipoğlu'na satıldı...
güncel Önemli Başlıklar
