bugün
- çalışmak özgürlük müdür5
- cıvık çift5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- bu saatte yemek yemek4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- blackberry7
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- sözlükte kadın yazar olması5
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- sebahattin şirin14
- renault 92
- mony tontana3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- tenis oynayan erkek4
- çerçeve yasa23
- ekşi sözlük referans18
- dümbük2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- su tabancasından su içen çocuk4
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- sözlüğün kapanması4
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- pipisiyle düşünenler buraya2
- kalp krizi8
- evleneceği kadının geçmişini merak etmeyen erkek2
- anın görüntüsü15
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- apo piçtir piç kalacak12
- havanın bir milyon derece olması2
- sanayi devrimi olmayaydı daha iyiydi aga2
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- nokia 32102
- burçlara inanmak3
- romelu lukaku7
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- profilini gizli tutma nedeni9
- beyaz atletle balkonda çay içme sezonunun açılması2
- karpuz yiyen erkek2
- eski türkiye5
- bir bela geliyor3
- türk milletine kurulan pusu7
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- yakışıklı erkek görünce verilen tepkiler2
- kendini kulaklardan tutup havaya kaldırmak2
a şehrinden b şehrine diye başlayan ve insanın beynini yiyen, kafamın bir türlü basmadığı legal işkenceler...
normal hayatta lazim olma ihtimali giderek dusen bir problem cesididir. cozume dair en makul cevap bir karadenizli'nin mektubunda anlattigi gibi olabilir.
"trabzonlu temel aga'nin sevgili torunu eda'ya verilen odevle basi derttedir. eskisehir'e goc eden arkadasi niyazi'ye basina gelenleri
yazar:
" niyazicugum. hani benim kucuk torun var ya. gecen aksam, geturdi odevini onume koydi. bi yandan da aglay. zaten dertlerini hep baga acar.
dedi ki;
-"habunlari anliyamadum. o yuzden da yapamadum. yarin ogretmen beni dovecek."
dedum ki; "aglama usagum, bunun icun ogretmen adam dovmez. simdi oni cozeruk." ne mumkun niyazi kardasum: bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. tiren otobostan ucte bir daha hizli gidiy. otobos iki yerde onbeser dakka istirahat vermis. tiren da bi yerde durmis, 20 dakka su almis. otobos saatte 60 kilometro gidiymis. tiren 5 saat sonra gidecegi yere varmis. otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmis. ograstum yapamadum. usak aglay. derken bubasi geldi. o da cozemedi. diyrum oga ki, " damat, senun tanidugun tahsilli bi otobos sofori var ise oga soralim, belki o bilebilur. yahutta sabah olsun ben usagi soforler cemiyetine gotureyum. onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur."
ha, biz bi yandan da usaga tireni tarif ediyruk. tiren gormemis ki... ne anasi gormis, ne bubasi. ben da bi tek askerlukte erzurum'dan
sivas'a gittiydum. neysa kardasum, o gece cok kizdum. diyeceksun ki niye? usak daha incir agacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduguni sanay. biz gelduk araba yaristiriyruk. yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, gec varsa ne olur? gurbetten yolci mi bekliysun? eger varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun inecegi zamani. bu kadarluk mesele icun sabiyi subyani niye telef edersun? usacuklarda sarki yok, turki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. ayuptur..." * * *
"trabzonlu temel aga'nin sevgili torunu eda'ya verilen odevle basi derttedir. eskisehir'e goc eden arkadasi niyazi'ye basina gelenleri
yazar:
" niyazicugum. hani benim kucuk torun var ya. gecen aksam, geturdi odevini onume koydi. bi yandan da aglay. zaten dertlerini hep baga acar.
dedi ki;
-"habunlari anliyamadum. o yuzden da yapamadum. yarin ogretmen beni dovecek."
dedum ki; "aglama usagum, bunun icun ogretmen adam dovmez. simdi oni cozeruk." ne mumkun niyazi kardasum: bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. tiren otobostan ucte bir daha hizli gidiy. otobos iki yerde onbeser dakka istirahat vermis. tiren da bi yerde durmis, 20 dakka su almis. otobos saatte 60 kilometro gidiymis. tiren 5 saat sonra gidecegi yere varmis. otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmis. ograstum yapamadum. usak aglay. derken bubasi geldi. o da cozemedi. diyrum oga ki, " damat, senun tanidugun tahsilli bi otobos sofori var ise oga soralim, belki o bilebilur. yahutta sabah olsun ben usagi soforler cemiyetine gotureyum. onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur."
ha, biz bi yandan da usaga tireni tarif ediyruk. tiren gormemis ki... ne anasi gormis, ne bubasi. ben da bi tek askerlukte erzurum'dan
sivas'a gittiydum. neysa kardasum, o gece cok kizdum. diyeceksun ki niye? usak daha incir agacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduguni sanay. biz gelduk araba yaristiriyruk. yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, gec varsa ne olur? gurbetten yolci mi bekliysun? eger varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun inecegi zamani. bu kadarluk mesele icun sabiyi subyani niye telef edersun? usacuklarda sarki yok, turki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. ayuptur..." * * *
'saatteki hızları 60km ve 40km olan iki araç aynı anda aynı noktadan hareket edilyor.buna göre, iki saat sonra araçlar arasındaki mesafe en fazla kaç km olabilir?' şeklinde daha küçük yaştan itibaren çocuklarımıza çaktırmadan fazla hız yapmayın mesajı veren gereksiz probleblerdir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar