bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat17
- dincilere laf anlatmakta çalışmak7
- kaçak çay17
- nervio bayan6
- galatasaray vs akp8
- tavuk dolma5
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- fon vurgunu53
- podofili3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- muzlu süt3
- borsa istanbul19
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- kürk mantolu madonna4
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası10
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- iç savaş2
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- dilek imamoğlu2
- tavuklu pilav13
- iltica23
- tanga giyince osuramıyorsun5
- zahter2
- pastırma sıcakları2
- ekonomi6
- from gold from dust34
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- kendi kendine konuşmak alışkanlığı2
- berat albayrak'a iftira atılması11
- podofobi2
- yulaf lapası vs tost8
- türkiye26
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- sözlükten 19 yaşında hatun düşürmek isteyen erkek3
- egzotikbirkul6
- villahermosa2
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması2
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- naber lan ezikler4
- kürt dizilerinin tutmaması11
- futbol20
- yılmaz erdoğanla çalışan oyuncular3
- 25 ekim 2026 barcelona real madrid maçı2
- arkadaşlar çok sıkıcısınız12
- galatasaray vs 11 tane sarı lacivert forma2
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- arkadaşlar çok kötüyüm2
'saatteki hızları 60km ve 40km olan iki araç aynı anda aynı noktadan hareket edilyor.buna göre, iki saat sonra araçlar arasındaki mesafe en fazla kaç km olabilir?' şeklinde daha küçük yaştan itibaren çocuklarımıza çaktırmadan fazla hız yapmayın mesajı veren gereksiz probleblerdir..
normal hayatta lazim olma ihtimali giderek dusen bir problem cesididir. cozume dair en makul cevap bir karadenizli'nin mektubunda anlattigi gibi olabilir.
"trabzonlu temel aga'nin sevgili torunu eda'ya verilen odevle basi derttedir. eskisehir'e goc eden arkadasi niyazi'ye basina gelenleri
yazar:
" niyazicugum. hani benim kucuk torun var ya. gecen aksam, geturdi odevini onume koydi. bi yandan da aglay. zaten dertlerini hep baga acar.
dedi ki;
-"habunlari anliyamadum. o yuzden da yapamadum. yarin ogretmen beni dovecek."
dedum ki; "aglama usagum, bunun icun ogretmen adam dovmez. simdi oni cozeruk." ne mumkun niyazi kardasum: bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. tiren otobostan ucte bir daha hizli gidiy. otobos iki yerde onbeser dakka istirahat vermis. tiren da bi yerde durmis, 20 dakka su almis. otobos saatte 60 kilometro gidiymis. tiren 5 saat sonra gidecegi yere varmis. otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmis. ograstum yapamadum. usak aglay. derken bubasi geldi. o da cozemedi. diyrum oga ki, " damat, senun tanidugun tahsilli bi otobos sofori var ise oga soralim, belki o bilebilur. yahutta sabah olsun ben usagi soforler cemiyetine gotureyum. onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur."
ha, biz bi yandan da usaga tireni tarif ediyruk. tiren gormemis ki... ne anasi gormis, ne bubasi. ben da bi tek askerlukte erzurum'dan
sivas'a gittiydum. neysa kardasum, o gece cok kizdum. diyeceksun ki niye? usak daha incir agacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduguni sanay. biz gelduk araba yaristiriyruk. yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, gec varsa ne olur? gurbetten yolci mi bekliysun? eger varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun inecegi zamani. bu kadarluk mesele icun sabiyi subyani niye telef edersun? usacuklarda sarki yok, turki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. ayuptur..." * * *
"trabzonlu temel aga'nin sevgili torunu eda'ya verilen odevle basi derttedir. eskisehir'e goc eden arkadasi niyazi'ye basina gelenleri
yazar:
" niyazicugum. hani benim kucuk torun var ya. gecen aksam, geturdi odevini onume koydi. bi yandan da aglay. zaten dertlerini hep baga acar.
dedi ki;
-"habunlari anliyamadum. o yuzden da yapamadum. yarin ogretmen beni dovecek."
dedum ki; "aglama usagum, bunun icun ogretmen adam dovmez. simdi oni cozeruk." ne mumkun niyazi kardasum: bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. tiren otobostan ucte bir daha hizli gidiy. otobos iki yerde onbeser dakka istirahat vermis. tiren da bi yerde durmis, 20 dakka su almis. otobos saatte 60 kilometro gidiymis. tiren 5 saat sonra gidecegi yere varmis. otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmis. ograstum yapamadum. usak aglay. derken bubasi geldi. o da cozemedi. diyrum oga ki, " damat, senun tanidugun tahsilli bi otobos sofori var ise oga soralim, belki o bilebilur. yahutta sabah olsun ben usagi soforler cemiyetine gotureyum. onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur."
ha, biz bi yandan da usaga tireni tarif ediyruk. tiren gormemis ki... ne anasi gormis, ne bubasi. ben da bi tek askerlukte erzurum'dan
sivas'a gittiydum. neysa kardasum, o gece cok kizdum. diyeceksun ki niye? usak daha incir agacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduguni sanay. biz gelduk araba yaristiriyruk. yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, gec varsa ne olur? gurbetten yolci mi bekliysun? eger varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun inecegi zamani. bu kadarluk mesele icun sabiyi subyani niye telef edersun? usacuklarda sarki yok, turki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. ayuptur..." * * *
a şehrinden b şehrine diye başlayan ve insanın beynini yiyen, kafamın bir türlü basmadığı legal işkenceler...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar