hafiflemek bir nesnenin ağırlığının azalması. yükünün bir bölümünden kurtulması. bir şey söz konusuysa eski gücünü yoğunluğunu yitirmek etkisi azalmak; başımın ağrısı biraz hafifledi. yağmur hafifleyince yola çıktık. ses giderek hafifledi duyulmaz oldu. bedensel ruhsal açıdan bir sıkıntıdan kurtulup rahatlamak. ve kendini hafiflemiş hissetmek.
hayatınızda boş yere yer kaplayan, beyninize yük olan, gereksiz insanlardan kurtulunca hissettiğiniz şeydir.
© copyright 2005 - 2026